Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Dostlarım, Canlar;
Biz insanlar, akıl, güç, imkân ve yetki bakımından sınırlı varlıklarız. Bu nedenle her şeyi tam olarak akıl edemeyiz, her işe gücümüz yetmez. Bazı işleri tek başımıza yapamayız, bazılarını ise asla yapmamamız gerekir. İşte sabır ahlakı, insanın yerinde ve zamanında haddini bilmesini, elinden geleni yapıp sonucu Allah’tan beklemesini, yapamadıklarını Allah'a havale etmesini ve mümkün olan ama doğru olmayan şeylerden uzak durmasını sağlar.
Sabır, davranışlarımızın güvenlik kilidi, hayatımızın sigortası gibidir. O, ruhun ve kalbin aynası, güzel bir huydur. Tahammülü zor ve nefse ağır gelen şeylere katlanmak ancak sabırla mümkündür. Sabırlı insan, kalbi güzel insandır.
Yüce Allah, Âl-i İmran Suresi, 200. ayette şöyle buyurur: "Ey iman edenler! Sabredin, sebat gösterin, sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, daima savaşa hazırlıklı olun, uyanık bulunun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa erebilesiniz." Sabır, zor bir durum karşısında mücadele gücünü yitirmeden beklemek, olumsuz şartlar geçene kadar kararlı bir şekilde bu zorluklara dayanmak demektir. Sabırlı olmak, erdemli insanların en önemli özelliklerindendir. Sabretmeyi bilen kişi, bir gün isteklerine ve hayallerine kavuşur, zorluklardan kurtularak ferah günlere ulaşır ve toplumda her zaman güzel bir insan olarak anılır.
Kıymetli Dostlarım, Canlar;
Tembel, medeni cesaretten ve özgüvenden yoksun, başarısızlığını kadere bağlayarak sorumluluktan kaçan ve bir şans bekleyen insanların beklentisi sabır değildir. Engeller ve imkânsızlıklarla her defasında girişimi engellenmiş kimselerin öğrenilmiş çaresizlikleri de sabır sayılamaz. Atalarımızın dediği gibi, "Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır." Söyledikleri her sözü tecrübeyle yoğuran atalarımız, sabır konusunda çok önemli bir gerçeğe işaret etmişlerdir. Sabretmek kolay olmayan, insanı zorlayan bir süreçtir. Ancak bu süreci inanç ve ağırbaşlılıkla atlatan kişiler, eninde sonunda amaçlarına ve güzel günlere ulaşırlar. Yine aynı düşünceyi savunan bir diğer atasözümüz de "Sabreden derviş, muradına ermiş" şeklindedir.
Sabır, zorluklar karşısında beklemeyi bilmek olduğundan bu süreci isyan etmeden, kendimizi yıpratmadan ve sakin bir şekilde geçirmek gerekir. Unutmamak gerekir ki her gecenin mutlaka bir sabahı vardır. Bu nedenle karanlıklarda kaybolmadan, sabırla doğacak güneşi beklemek gerekir. Sabretmeyi bilmeyenler, ne yazık ki karanlıklarda yok olurlar. Yüce Allah, Ahkaf Suresi, 35. ayette şöyle emreder: "Öyleyse Resulüm! Azim ve kararlılık sahibi peygamberler nasıl sabrettilerse sen de öylece sabret. İnkârcılar hakkında hemen hükmün verilmesini isteme. Zaten onlar, tehdit edildikleri azabı gördükleri gün, sanki dünyada gündüz çok kısa bir süreden fazla kalmadıklarını sanacaklardır. Bu bir duyurudur! Öyle ya; yoldan çıkmış bir toplumdan başkası helâk edilir mi hiç?" Gerçek sabır, sadece zorluklarda değil, güzel olan her şeyde kararlılık ve istikrar göstermeyi, bunlardan bir an olsun taviz vermeden bir ömür sürdürmeyi gerektirir. Bir hakkı savunmak ve korumak için gösterilen sebat, ancak sabırla mümkündür. Allah'ın emirlerini yerine getirmek, nefsin meşru olmayan isteklerine karşı durmak ve başa gelen musibetlere karşı koyabilmek için sabırlı olmak ve buna alışmak lazımdır.
Sabrın sonu her zaman selamet olmuyor ne yazık ki. Evet, sabır büyük bir erdemdir. Ancak erdemli kalmaya çalıştıkça olaylar ve insanlar bazen üstünüze ,üstünüze gelir. Kayıtsız kalmaya çalıştıkça "saf" ve "beceriksiz" olarak adlandırılabilir, sakin durmaya çalışınca "tepkisiz" ve "enayi," tepki verince de "kaba" ve "küstah" damgası yiyebiliriz. Oysa herkes haddini, en çok da dilini tutmayı bilecek. Çünkü dil yarası çok zor kapanır. Bu yarayı pansumanla değil, sabırla tedavi ederiz.
Allah'tan herkese sabır diliyorum. Hırslardan ve ihtiraslardan uzak kalıp, insanların çevresindekilere ve kararlarına saygı duyarak barış içinde yaşamasını umuyorum.
Sabır ve sevgi temennilerimle.
Saygılarımla, vesselselam!
Dr. Cemil Paslı
Müzebzeb
Ahmet Turan (Gazeteci-Yazar)
Hainler Temizlenmeden Olmaz
Hasan Yayla
Yeşil ve Mavi Bir Trakya Şehri
İmdat Yayla
Müslümanların Olmazsa Olmazı Sabır Ve Tefekkür
Erol Sunat
Vefa Uzaklarda Kalan Bir His
Beyza Bandırma Kelek (Eğitim Koçu)
Hocalı Katliamı
İlayda Mangal (Psikolojik Danışman)
6 Şubat: Hatırlamak mı, Tüketmek mi?
Mustafa Kaygusuz (Emekli Emniyet Müdürü)
Bir Derviş Hüseyin Taşkın...
Gülay Çetkin (Eğitim Gücü Sen. Denizli Temsilcisi)
Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu Denizli’ye Geri mi Döndü?
Ömer Kacar (Eğitim Gücü Sen İlçe Temsilcisi)
Ebabiller Hâlâ Var