ureticihaber.com
ureticihaber.com
KÖŞE YAZISI

Doğru Başkalarının Anlattığı Değil Kendi Gerçeklerindir

İmdat Yayla İmdat Yayla Yazarın tüm yazıları
04-06-2023 09:05 3 dk okuma
Paylaş:

  Sevgili Arkadaşlarım Kıymetli Dostlarım Canlar

Hayatta yaşadığım trajikomik mevzuların beynimde zonklamasından nasıl kurtulurum sevgili dostlar. Var mı bir çaresi veya tanıdığınız bir ehil kişi? Beni bu çileden kurtarsın.

Beni ''sen çok iyi niyetlisin de o sebeple böyle şeyler geliyor başına'' diye eleştirenler oluyor. Ne yapmak lazım peki? Niyetimi mi bozayım, sinsice ya da şüphelerle mi yaklaşayım, işgüzar mı olayım? Muhatabım aslında bana geldiği gibi değilmiş diye ben kendimden mi eksilteyim? Yok Hayır yapamam  lakin , kendimce bulduğum tek sorun ; bizler   başkalarının  öğretilmiş olduğu  doğruları ya da yanlışları yaşıyoruz hayatta kimse  bir çok kaynakları araştırıp gerçeği bulma peşinden değil.  Maalesef  kimimiz ailemizden, kimimiz çevremizden, okuldan, dini, örfü, geleneklerimizi    öğrendik doğruluklarından emin olmadığımız doğruları ve yanlış bildiklerimiz doğruları, Araştırmadan  insanların anlattıklarını  doğru zannederek başka birinden dinlediklerimiz  ile  hep  birbirine karışıyor, acaba diyoruz. ''Amaaan kim ne derse desin bu da benim doğrum işte'' diyemiyoruz.  Başkalarının söyledikleri ,Neresi  doğru? Kime göre , neye göre ve hangi zamana göre?  Onları dinledikçe kafamız allak bullak oluyor. Gerçek doru kendinizin  araştırıp öğrendikleridir bence.

 Sevgili dostlarım

 Böyle saçma sapan işerden dolayı   sevdiklerimizle ve arkadaşlarımızla  aramız hep bu sebeplerden  açılmıyor mu  ?  Doğrularımız çakışır, sesler yükselir, kalpler kırılır ve  arkadaşlıklarda  sık görünen aramıza  mesafe koyarız. Bazen çok değerli dostlarımızı  kaybetmemek adına  kendi doğrularımızı  savunamayız. Yanlış anlaşılmaktan, uzaklaşmaktan, kopup gitmekten korkarız. Çünkü gerçekten insanın sevdiklerinden kopması kolay iş değildir,  İnsan sevdikleriyle var olur, çok olur, sonsuz olur. Sabit fikirli beyninde her şeyi bitirmiş bir sevdiğin varsa  ona dorularınızı anlatmak  büyük risktir vesselam . Ben böyle durumlarda  Allah’a  sığınarak  kendimle konuşuyorum . Hakkaniyetli davran, Allah'ın rızasını gözet ve nefsini saf dışı bırak. Doğru o zaman en net haliyle çıkacaktır karşına. Kendime hep bu telkinlerle dostlarımla sohbet etmeye çalışıyorum. Ne kadar başarılı olabiliyorum elbet muamma ama karşımdaki insanın ve hatta onun çevresindeki insanların da hakkını gözeterek bakmaya çalışıyorum yaşanan  hadiselere.  

 Sevgili Canlar

 Şu yalan dünyada   en korktuğum şey kul hakkıdır . Derviş Yunus'un dizeleri çınlar hep kulaklarımda '' Bir Tek Gönül Yıktın İse, Şu Kıldığın Namaz Değil '' Öyle mühim meseledir ki sevgili dostlar, gönül yıkmak, incitmek, kırmak, farkında bile olmazsınız ama bir insanın, hayallerinin, umutlarının, dualarının sancısı olursunuz. Bedeninde ağırlığa, zihninde karmaşaya, hayatında kavgaya sebep olursunuz. Siz dönüp gidersiniz, hayatınıza kaldığınız yerden devam ederken, ardınızda bıraktığınız o kimse  belki kendini bile bulamaz hale gelmiştir.

  Sevgili Arkadaşlarım Kıymetli Dostlarım Canlar

 Derin  mevzularda sohbet ettiğiniz kim olursa olsun  dikkat ediniz davranışlarınıza, üslubunuza, duruşunuza.  Beni seven Dostlar arkadaşlar ve akrabalar  Şunu aklınıza  kazıyın ;  hiç birimizin başka bir insanın canını yakmaya hakkımız yok. Kılıf bulmaya çalışmayın davranışlarınıza, kılıfı yok ve çok net söylemeliyim ki, affı da yok. Kırılınca bir insan, yanınca canı, önce  insanlara güvenmeyi bırakıyor. Sonra  herkes ile arasına  mesafe koyuyor,  tek başına geçemiyor engebeli yolları ve  kapatıyor tüm kapıları. Tek başına kaldığını anlıyor koca dünyada ve yeniden sevmeyi bırakıyor. Soğuyor, yoruluyor,  kalbi paramparça  oluyor. Sizin güle eğlene yaşadığınız hayatta yavaş yavaş kayboluyor. Anlatmaktan ve anlamaktan vazgeçiyor .Kelimeler manasını kaybediyor susuyor. Küsüyor işte, öyle sandığınız gibi şımarıklık değil, küçümsediğiniz gibi üç beş kişilik de değil, tüm dünyaya, kendisine, yarınlarına küsüyor. Şimdi  elinizi vicdanınıza  koyun ,  arındırın  nefsinizi her şeyden  biraz  kendi  muhasebenizi yapın. Yarı yolda bıraktıklarınızı, size ihtiyacı varken sırtınızı dönüp gittiğiniz kimseleri, düştüğü yerde çırpınırken umursamadıklarınızı, terk ettiklerinizi, çok kolay yargıladıklarınızı, hiçe saydıklarınızı düşünün şimdi konuşma hakkı tanımadıklarınızı, sizin konuşmanızı bekleyenleri, sizden dolayı düne dair bütün hatıralarını silmek isteyenleri , hiç aklınıza getirmiyor olabilirsiniz tüm bunların ben miyim müsebbibi diye  eliniz vicdanınızda ise duyacağını   o sesi; evet sizsiniz bunların tüm müsebbibi.

SAYGILARIMLA VESSELAM

 

 

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, ureticihaber.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

İmdat Yayla — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.