ureticihaber.com
ureticihaber.com
KÖŞE YAZISI

Kardeşin Yaptığı Kötülük Cehennem Azabına Benziyor

İmdat Yayla İmdat Yayla Yazarın tüm yazıları
19-04-2025 16:25 4 dk okuma
Paylaş:

  Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Dostlarım, Canlar,

 Bilindiği üzere düşünce tarihinde insanın maddi  ve manevi özgürlüğünün  sorunu, insan zihnini en çok meşgul eden konulardan biridir. Bugün de birçok insana  göre söz konusu sorunun bir çözümü mümkün gözükmemektedir. Mevlana Celaleddin-i Rumi   Eserleri, fikirleri, yaşamı ve feslefesiyle dünya tarihine adını altın harflerle yazdırmış, çağları ve yüzyılları aşarak insanlığın aşk ikliminde zaman zaman güneş, zaman zaman bahar esintisi olmuş, zaman zaman ise bir yağmur damlası edasıyla yaşam kaynağı olmuş Mevlâna, birçok kültür ve medeniyete beşiklik yapan Anadolu’da sevgi pınarı ile susayana Kevser, yolunu kaybedene ışık olmuştur.

 Kıymeyli Dostlarım Canlar

"Kendini bilen Rabbini bilir" sözünü özümseyen Mevlâna, insanın kendi değerinin farkına varmasına büyük önem vermiştir. Kendi asli cevherinin farkına varan insanın, Allah’ın yüceliği karşısında saygıyla eğilip O’nu seveceğini belirtmiştir. İnsanın kendini tanımasının ötekine karşı tutum ve davranışlarına olumlu etki edeceğini, kendini tanımayanların başkalarının kusurlarıyla uğraşacaklarını vurgulamıştır. Allah’ın alemdeki aynası olan insanı manevi emanetin taşıyıcısı olarak görüp din ayrımı yapmaksızın herkese saygı göstermiştir. Alemin özü ve aynası olan insan-ı kâmil, mükemmelliğinin son sınırındaki insani nefistir. Bir yandan insan, öte yandan alemin ilk örneğidir. Bilgelik, merhamet, cömertlik , sevgi ve hoşgörü gibi tüm ahlaki iyiliklerin sembolüdür. Mevlâna’nın düşünceleri, insanı bir yönüyle Allah’a, bir yönüyle de aleme bağlamaktadır. Allah’ın yeryüzündeki halifesi olan insan, hem Allah’a karşı sorumluluklarını yerine getirmekte, hem de toplumda örnek insan olmaktadır. Bu yüzden insanı tam merkeze alan Mevlâna, insan hürriyetine büyük önem vermiş, insanın benliğini geliştirip insani "ene"yi en yüksek noktaya çıkarmıştır

  Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Dostlarım, Canlar,

Yazımızı  Mevlana Celaleddin-i Rumi  sevgi  muhabbet ve merhamet  ile açtık lakin yaram çok derin düşmanım yapsa bu kadar zoruma gitmezdi  fakat kardeşin  yapınca hiç sıfata sığdıramıyorsun.   Allah aynı anadan aynı babadan kardeş diye yaramış  kendisinin canı sağ olsun diyeceğim lakin  suratına dahi tükürmeyeceğim, en nefret ettiğim insan evladı modeli kardeşim  olmuş . Sesini duyunca haç görmüş vampire döndüğüm bir model iş yerime  girip çıka yılan gibi zehirledi. Şeytan bile  insanı bu kadar kandıramaz.. Kardeş demeye  dilim varmıyor . Pirinç tanesi beyniyle  gülerek bir şeyler zırvaladığı zaman, inanmak zorunda kaldığım o anlardan birinde kendimi tutamayıp  inanmış gibi yaparak hayır boş ve  biraderim üzmesin diye.  Ben inanın onun bu attığı kazıkla üzülmeyi hak ediyorum. Çünkü  büyüklerimin ve ailemin ve akrabalarımın  söylediklerine  inanmadım .  Tanıdık olarak anabileceğim biriyle sohbet ederken ‘’koşulsuz şefkat ve nezaket’’in olamayacağını söylemişti. Ben de o zamanki düşüncemle aslında olabileceğini bildiğim halde kelimelerimin kifayetsiz kaldığına şahit olmuş, ‘’öyle işte’’ demekle yetinmiştim.

Okuduğum hikayede şöyle anlatır  kardeşin  bana  yapmış olduğu cehennem  çilesini ;

‘’Bir gün bir avcı ormanda kaybolmuş, derin bir çukura düşmüş ve bir türlü çıkamamış. Gittikçe daha çok acıkarak ve zayıf düşerek günlerce yardım için seslenmiş. Sonunda Buda-Goril onu duyup gelmiş. Çukurun dik ve kaygan kenarlarını görünce adama şöyle demiş: ‘’seni güvenle çıkarabilmek için önce çukura indirdiğim kayalarla alıştırma yapacağım.’’ Goril, çukura her biri diğerinden daha büyük olan birkaç kaya parçası yuvarlamış, sonra da hepsini dışarı taşımış. Sonunda sıra adama gelmiş. Kayalara ve sarmaşıklara tutunarak güçlükle yukarı tırmandıktan sonra adamı dışarı itmiş, son bir çabayla kendisi sürünerek çıkmış. Adam çukurdan çıktığı için büyük bir mutlulukla etrafına bakmış. Goril nefes nefese yanında uzanıyormuş. Adam ‘’Goril teşekkür ederim. Bana ormandan çıkışı gösterir misin?’’ demiş. Goril yanıt vermiş: ‘’ Olur İnsan, ama önce gücümü toplamak için biraz uyumalıyım.’’ Goril uyurken adam onu izleyip düşünmeye başlamış: ‘’ çok açım. Ormandan çıkışı kendim bulabilirim. Bu da altı üstü bir hayvan. Şu kayalardan birini kafasına indirip onu öldürebilir ve yiyebilirim. Ne duruyorum ki?’’ Böylece adam kayalardan birini kaldırabildiği kadar yükseğe kaldırmış ve hızla gorilin kafasına indirmiş. Goril acıyla bağırarak hemen doğrulmuş, yüzüne kanlar akarken darbenin etkisiyle şaşkınmış. Goril adama bakıp ne olduğunu anladığında gözleri yaşlarla dolmuş. Kafasını kederle sallayarak ‘’zavallı İnsan. Asla mutlu olamayacaksın’’ demiş.

 Goril’in öç almasına gerek yoktu. Eylemlerinin sonucunda adamın asla mutlu olamayacağını biliyordu.  Kötü niyetli olmamak; pasiflik, sessizlik ya da başkalarının size zarar vermesine izin vermek demek değildir. Goril, insan karşısında sinmemiş, söylenmesi gereken ne varsa söylemiştir. Kötü niyete kapılmadan inandığınız gerçekleri savunmak ve etkili eylemlerde bulunmak için pek çok fırsat vardır.

Kalbimizdeki sevgi kurdunu besleyip büyüttüğümüz, karşımızdakine tüm nahoş hislerle beraber nezaket gösterebilecek kadar açık kalpli olduğumuz bir kardeşlik ve dostluk temenni ediyorum.

SAYGILARIMLA VESSELAM !!

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, ureticihaber.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

İmdat Yayla — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.