Sevgili Arkadaşlarım Kıymetli Dostlarım Canlar
Bu gün Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk’ün basın mensuplarıyla paylaştığı kapsamlı değerlendirmeler, küresel ekonominin türbülanslı bir dönemden geçtiği günümüzde yerel üretimin ulusal ekonomiye sunduğu katkıyı bir kez daha tescillemiştir. 2025 yılının jeopolitik gerilimler, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve sıkı para politikalarıyla şekillenen zorlu yapısına rağmen Konya, üretim ve istihdamdaki proaktif duruşunu korumayı başarmıştır. Başkan Öztürk’ün vurguladığı "Türkiye ortalaması üzerinde performans" tabiri, sadece bir başarı söylemi değil, aynı zamanda Anadolu sermayesinin direnç kapasitesinin de somut bir göstergesidir.
Makroekonomik perspektifte 2025 yılını "enflasyonla mücadele yılı" olarak tanımlayan Öztürk, dezenflasyon sürecinin başarısı için mali disiplin ve para politikasındaki kararlılığın altını çizmiştir. Küresel ölçekte büyümenin yavaşladığı ve ticaret politikalarının korumacı bir eğilime girdiği bu dönemde, Türkiye ekonomisinin ılımlı ama istikrarlı bir büyüme çizgisi yakalaması kıymetlidir. Ancak bu sürecin kalıcı bir refaha dönüşebilmesi, reel sektörün yapısal dönüşümü ve fiyat istikrarının sürdürülebilir hale gelmesiyle doğrudan ilişkilidir.
Konya’nın ihracat performansı, şehrin küresel rekabet gücünü anlamak adına kritik bir veridir. 2025 yılının ilk 11 ayında ulaşılan yaklaşık 3,2 milyar dolarlık ihracat rakamı, Konya’yı Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ilk 10 ili arasında tutarak stratejik bir başarıyı perçinlemiştir. Otomotivden makinaya, gıdadan kimyaya kadar uzanan geniş sektörel yelpaze, şehrin sadece tek bir alana bağımlı kalmadığını, aksine krizlere karşı bağışıklık kazanan "çeşitlendirilmiş bir üretim üssü" haline geldiğini kanıtlamaktadır.
Kıymetli Dostlarım Canlar
Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk’ün , 2026 yılına dair beklentilerde ise iş dünyasının en temel talebi "öngörülebilirlik" olarak öne çıkmaktadır. Başkan Öztürk’ün finansmana erişimin kolaylaştırılmasına yönelik çağrısı, yatırım iştahının devam etmesi için hayati bir öneme sahiptir. Fiyat istikrarı sağlandığı ölçüde işletmelerin önünü görebileceği ve yatırım kararlarını daha rasyonel temellere oturtabileceği gerçeği, 2026 yılının ekonomik ajandasının ana sütununu oluşturmaktadır. Kamu ve özel sektör eşgüdümünün bu süreçte en yüksek verimle çalışması şarttır.
KTO’nun sadece bir meslek örgütü olmanın ötesine geçerek bir teknoloji ve eğitim üssü kimliği kazanması, şehrin geleceğine yapılan en büyük yatırımdır. Model Fabrika, AKİTEK ve Dijital Dönüşüm Merkezi gibi yapılar, "Sanayi 4.0" ve "Yeşil Dönüşüm" gibi küresel trendlere Konya sanayisinin entegre edilmesini sağlamaktadır. Bu merkezler aracılığıyla sağlanan verimlilik artışı, sadece birim maliyetleri düşürmekle kalmayıp, Konya menşeli ürünlerin uluslararası pazarlardaki teknolojik katma değerini de yukarı taşımaktadır.
Beşeri sermayeye yapılan yatırımlar, KTO Karatay Üniversitesi ve KOSAM gibi kuruluşlarla akademik bir derinlik kazanmaktadır. Öztürk’ün sunumunda belirttiği üzere, stratejik kapasitenin artırılması ancak nitelikli iş gücü ve bilgi üretimiyle mümkündür. Odanın 143 yıllık birikimini dijital gelecekle birleştirme vizyonu, Konya’yı sadece bugünün üretim merkezi değil, geleceğin teknoloji ve inovasyon duraklarından biri yapma hedefini barındırmaktadır.
Konya Ticaret Odası’nın sunduğu bu projeksiyon, ekonomik zorlukların ancak üretim disiplini ve teknolojik dönüşümle aşılabileceğini göstermektedir. Selçuk Öztürk’ün basınla kurduğu şeffaf iletişim, kamuoyunun doğru bilgilenmesi kadar iş dünyasının moral ve motivasyonunun korunması açısından da değerlidir. Konya’nın 2026 yolculuğu, sadece bir şehrin kalkınma hikayesi değil, Türkiye’nin yerli ve milli üretim gücünün dünya sahnesindeki yeni bir meydan okuması olacaktır.
Sevgili Arkadaşlarım Kıymetli Dostlarım Canlar
Konya, Anadolu’nun merkezinde, yüzyılların tarih birikimine sahip olan bir şehirdir. Anadolu Selçuklularına başkentlik yapmasından itibaren Anadolu’nun Türk ve İslam yurdu hâline gelmesinin merkezi ve taşıyıcısı olmuştur. Bu özelliğinin yanında daha sonra Osmanlı döneminde siyasi ve ticari ilişkiler açısından bölgedeki önemini muhafaza etmiştir. Osmanlı ve Cumhuriyet modernleşmesinde ise Anadolu’da pek çok alanda yenilikleri geleneksel mirasla birlikte taşıyabilmiştir. Konya, bugün tarihi birikimini farklı alanlara taşıyarak sürdürmektedir.
Büyük bir sanayi üretim potansiyeline sahip olan Konya, belli sektörlerde yurt içi üretim ve ihracat potansiyeliyle öne çıkmaktadır. Konya’nın sanayi geçmişi oldukça eskiye dayanmaktadır. Tarım makinaları konusundaki gelişmeler, şehrin iki önemli üretim kolunda birbirini tamamlamaktadır. Otomotiv yedek parça, ayakkabı, metal işleme gibi sektörlerde uluslararası ticari hareketliliğe sahiptir. Ekonomide tarım ve sanayi iş birliği özellikle öne çıkmakta ve dikkat çekmektedir. Dünyada ve Türkiye’de yaşanan genel ekonomik değişime uyumla Konya’da da hizmet sektörü zamanla yükselmiştir. İşgücü göstergeleri ile Ar-Ge ve inovasyon alanlarındaki göstergeler de Konya’da geleceğe yönelik iyimser beklentileri arttırmaktadır.
SAYGILARIMLA VESSELAM
Dr. Cemil Paslı
Müzebzeb
Ahmet Turan (Gazeteci-Yazar)
Hainler Temizlenmeden Olmaz
Hasan Yayla
Yeşil ve Mavi Bir Trakya Şehri
İmdat Yayla
Müslümanların Olmazsa Olmazı Sabır Ve Tefekkür
Erol Sunat
Vefa Uzaklarda Kalan Bir His
Beyza Bandırma Kelek (Eğitim Koçu)
Hocalı Katliamı
İlayda Mangal (Psikolojik Danışman)
6 Şubat: Hatırlamak mı, Tüketmek mi?
Mustafa Kaygusuz (Emekli Emniyet Müdürü)
Bir Derviş Hüseyin Taşkın...
Gülay Çetkin (Eğitim Gücü Sen. Denizli Temsilcisi)
Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu Denizli’ye Geri mi Döndü?
Ömer Kacar (Eğitim Gücü Sen İlçe Temsilcisi)
Ebabiller Hâlâ Var