ureticihaber.com
ureticihaber.com
KÖŞE YAZISI

Niyet Hayır İse Akıbet hayır Olur

İmdat Yayla İmdat Yayla Yazarın tüm yazıları
22-07-2023 00:36 3 dk okuma
Paylaş:

Sevgili Arkadaşlarım Kıymetli Dostlarım Canlar

Niyet hayır, akıbet hayır” diye meşhur bir söz var, muhtemelen herkes bunu biliyor.  Bir işe başlarken ne tür bir niyet kurulursa, sonucu da o  yönde  olur. Yani işin başındaki niyet hayırlı ve  samimi ise akıbeti de hayırlı olur. Bu yüzden, insan kendi yapıp ettikleri hakkında, “Akıbet neden böyle şer oldu?” diye düşünecek olursa, öncelikle “Başlangıçta niyetim neydi?” diye kendi nefsini sorgulamak durumundadır. Bir çok  İslâmî kaynaklarda, “kalp, akıl ve iradenin fiile yönelmesi” veya “fiile yönelen irade” diye tanımlanan niyet, ahlâkî sorumluluk alanında adeta anahtar konumundadır.

“Ameller ancak niyetlere göre değer kazanır” (inneme’l-a’mâlü bi’n-niyyât) mealindeki hadis de “niyet” konusunda çok  önemli bir mesaj verir.

Niyet ve akıbet meselesini teorik olarak  bu günümüze  yani yaşantımız açısından baktığımızda  şunları söylebiliriz. Bugünkü Türkiye’nin siyasi yönetim şekline ve bilhassa yöneten iradenin her geçen gün daha da tuhaflaşan ekonomi yönetimine  baktığınızda, niyetle çok sıkı ilişkisinden dolayı akıbetin pek de hayır  olmayacağını kestirmek zor olmasa gerek. Bu noktada, “niyet okumak” gibi bir ahlaksızlığı yapmadığımı  özellikle vurgulamak isterim. Benim burada anlatmaya çalıştığım  mesele, çok kısa ve öz olarak şundan ibarettir: Şayet bugün gelinen nokta insani, ahlaki, vicdani açıdan savrulmuşluk ve hatta zıvanadan çıkmışlık noktasıysa, bu durum günübirlik süreçte ortaya çıkmış bir şey değil, işin başındaki niyetle doğrudan irtibatlı olarak tezahür eden bir şeydir. Çünkü işi başında niyet neye göre kurulmuşsa, akıbet de ister istemez o şekilde tecelli edecektir.

Sevgili dostlarım

Kur’an’da birçok ayetinde  bildirildiği gibi  herkes niyetinin ve  yapıp ettiği işlerin neticesini kesinlikle  görecektir. Başka bir ifadeyle, her kim hangi niyetle ne tür bir iş yaptıysa, günün sonunda o işin neticesi ve semeresi  amiyane tabirle  kendisine yol, su, elektrik olarak geri dönecektir. Burada söylemek istediğim şey, “Daha neler olacak neler, bunlar daha iyi günler” bu bir tehdit olmadığı gibi kehanet veya kayıptan haber vermek  değildir.  Ata sözünde anlatmak istendiği gibi görünen  köy kılavuz istemez. Benim  buradaki maksadımı şundan ibarettir: İnsan bir yola çıkarken veya bir işe başlarken, ne tür bir niyet kurmuşsa, günün sonunda o niyetin neticesiyle karşı karşıya gelir. Yani niyet iyi ve hayırlıysa, akıbette de iyi ve hayırlı olur. Yok eğer niyet kötü ve şerliyse, işin seyri ve süreci kötüye doğru sürüklenir ve sonunda da pek hayırlı olmayan bir akıbetle karşılaşır. İnsanlık tarihinde  bunun böyle olduğunu  sayısız örnekler görürüz. Bu yüzden, vicdani ve ahlaki duyarlılığa sahip her insanın “hayırlı niyet” sahibi olmayı hayat felsefesi edinmek gerektiğini bilmesi ve her işin başında niyetle ilgili olarak kendi kendini hesaba çekmesi  gerekir.

İnsan hayırlı bir niyet kurup yola koyulduğunda, akıbet -her ne kadar kimi zaman maddi,  açıdan hayırlı görünmeyen birtakım neticelerle karşılaşılsa da manevi ve ahlaki açından hayırlı olacaktır. Kaldı ki hayırlı niyetle atılan her adımın Allah indinde de güzel bir karşılık bulacağı şüphesizdir. “Ameller ancak niyetlere göre anlam kazanır” hadisi de bunun teminatı gibidir.

Sevgili Arkadaşlarım Kıymetli Dostlarım Canlar

Olmayacak sebeplerle suç ve suçlu aramak niyetinde olanlara “öküzün altında buzağı arıyor”, deriz.

 Kurt ile kuzu hikâyesini bilirsiniz.

Hani kuzunun biri derenin aşağısında su içerken derenin yukarısından hışımla gelen bir kurt; “sen kim oluyorsun da benim suyumu bulandırıyorsun, bu hadsizliğin cezasın çekeceksin”, deyince kuzu, “Aman efendim, kızmayın, ben sizin suyunuzu nasıl bulandırırım!

Siz derenin yukarısındasınız, ben aşağısındayım.”, demesine, akla ve mantığa uygun cevap vermesine karşılık kurt; “onu bunu bilmem, suyumu bulandırdın, bu hadsizliğin karşılığında da ben seni yiyerek cezalandıracağım” demiş ya işte o hikâye

Dedim, yine diyorum; bir işe girişirken niyet çok önemlidir. İnsanlıktan nasibini almamış, ahlakı ve tıyneti zayıf, kişiliği gelişmemiş, basiretsiz insan kılıklı yaratık ve yaratıklardan iyi niyet beklemek, elbette zordur. Hele de böylesi sıfatların sahibi olan nefsi arzularını ve dünyevi çıkarlarını her şeyin üstünde gören sefiller, bir de bir şekilde hak etmedikleri bir gücü ellerinde bulunduruyorlarsa. Bu tiplerin olay ve durumları ters yüz ederek göstermeleri, bahane bulmaları, yumurtaya kulp takmaya çalışmaları tıynetlerinin gereği ve sonucudur. Güzelim ülkemiz Türkiye’mizde son zamanlarda gelişen geliştirilmeye çalışılan olay ve durumlara bakarak böyle düşünmekten kendimi alamıyorum. Ben, yine de “niyeti kötü olanlardan” Allah’a sığınıyor  SAYGILARIMLA VESSELAM

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, ureticihaber.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

İmdat Yayla — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.