Sevgili Arkadaşlarım Kıymetli Kardeşlerim Canlar
Günümüzde insanlar neden hep mutsuz. İnsanlar, hayatın hem zor olduğu hem de kendi kontrolleri dışında yaşanan hadiseleri varsayarak yanlış hareket etme eğilimindedir. Bu insandaki , çaresizlik duygusunu beslemesi ve kendisini çaresiz hissederek kötü giden işleri daha iyi hale getirmek için harekete geçme duygusunun büyümesine sebep olmaktadır. Herkesin arada bir kendini kötü hissetmesi doğal olsa da, bunun hayata bakış açımızı etkilemesine izin vermemeliyiz. Başına kötü şeylerin geldiği tek kişi siz değilsiniz ve harekete geçmeye hazır olduğunuz sürece geleceğiniz üzerinde kontrole sahip olursunuz.
sevgili dostlarım kendinizi mutsuz hissettiğinizde, diğer insanlardan uzak durmak cazip gelecektir. Bu büyük bir hatadır, çünkü bundan zevk almadığınız da bile sosyalleşmek ruh halinizi etkileyecektir. Hepimizin kimseyle konuşmak istemediğimiz günler olur, ama bunu sürekli bir hale getirirsek ruh halimizi mahvettiğini görmek zor değildir.. Mutsuzluğun bizleri ne zaman asosyal yaptığını anlayın.. Bunu hissettiğinizde ortaya çıkan arkadaşlarınızı ziyaret edin farkı hemen fark edeceksiniz.Şikayet etmek kendi kendini pekiştiren bir davranıştır. İşlerin ne kadar kötü olduğu hakkında sürekli konuşarak ve dolayısıyla düşünerek olumsuz inançlarımızdan bir an önce kurtulmamız gerekmektedir. Şikayet etmek çözüm noktası olmayıp mutsuzluğu körüklemek arasında ince bir çizgi vardır. Sizi mutsuz etmenin ötesinde, sürekli şikayet etmek çevrenizdeki diğer insanları da uzaklaştırır.
Sevgili Arkadaşlarım Kıymetli Kardeşlerim Canlar
Üzüntülerimizi çözme fırsatı vermeden mutlu olmaya çalışarak sahte bir duyguya bürünmek adeta bir iş yerinde zorla gülmesi istenen bir personelin yapmacık gülüşlerini sergilemesi gibidir. Gün içerisinde yaşanan en ufak aksilikler bizleri oldukça mutsuz edebileceği gibi sağlık problemlerimizide etkileyecektir. Özellikle ruhsal problemler, stres, depresif ruh hali, kararsızlık ve öfke gibi birçok sebebin tetikleyerek sonucunda da mutsuzluk meydana getirecektir. İstediğiniz her şeye sahip olmasanız da sahip olduklarınız için şükretmeyi unutmayın. Çünkü şükretmek sizi daha mütevazı ve bilge kılar. Şükretmek aynı zamanda, hayatın kötü yanlarına yoğun olmaktansa, iyilik ve iç huzuru yaşamanın en iyi yoludur.
Kalbinizi açmanın en kestirme yolu, hiç kuşkusuz kendinizle barışık olmaktır. Kendinize karşı suçlama, pişmanlık ve güvensizlik gibi duygular zaman içinde başka insanlara ve hayatınızın akışına da yansır. Bu yüzden , dünyaya güzel bir enerji vermenin en temel kuralı kendinizi olduğu gibi kabullenip sevebilmektir.
Hep beraber iyi bir şekilde yaşamaya çalışma çabası bizi mutluluğa götürür
SAYGILARIMLA VESSELAM
Hasan Yayla
1277 Mayısından Yapay Zekaya Dilimiz
Erol Sunat
Hâlimiz Hâl Değil
Dr. Cemil Paslı
Çiğne/Hazmet/Düşün/Kendini Yeniden Tasarla!
İmdat Yayla
İnsanoğlu Yılmaz Deme, Yılmasa Dünya Bu Hale Gelmezdi
Ahmet Turan (Gazeteci-Yazar)
Al Bayrağımızın Gölgesindeyiz
Beyza Bandırma Kelek (Eğitim Koçu)
Türk Eğitiminde Kadın Girişimcinin Yükselişi
İlayda Mangal (Psikolojik Danışman)
YKS’de Son 45 Günün Şifresi
Gülay Çetkin (Eğitim Gücü Sen. Denizli Temsilcisi)
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli; Müdür Şiddeti
Ali Sait Öge (Gazeteci-Yazar)
Evlerine Gitmediklerimizin Kabirlerine Gittik
Mustafa Kaygusuz (Emekli Emniyet Müdürü)
Bir Derviş Hüseyin Taşkın...