Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Dostlarım, Canlar,
Yönetici, sadece bir idareci yahut emir veren bir makam sahibi değildir; Mülki Amir Devleti İl’i, İlçeyi yönetmek geleneğindeki Allah’ın iradesini tatbik etmekle yükümlü kılınmış müstesna bir şahsiyettir. İslam Töresinde Halife, Hükümdar, Sultan, Padişah Yada günümüzde Cumhurbaşkanı gibi unvan alan insanlar , Allah’ın yeryüzündeki gölgesi ve İslam'ın bekçisi addedilmiştir. Ona, sadece dünyevi işleri düzene koyma değil, aynı zamanda dinin hükümlerini uygulama, yani Nizam-ı Âlem ülküsünü gerçekleştirme vazifesi yüklenmiştir.
Böylesi yüce bir makamın sahibi, her şeyden önce adil olmalıdır. Türk töresinde de İslam fıkhında da adaletten sapmak, yönetimin yıkımına giden ilk basamaktır. Mülki amir, hüküm verirken adaletli olup soylu-sıradan, Müslim-gayrimüslim ayrımı gözetmeksizin hakkaniyetle karar verim hizmet etmelidir. Ayrıca, keyfi kararlardan uzak durmalı, Hz. Peygamber'in sünnetinde de tavsiye edilen istişareye (şûra) büyük önem vermelidir.
Kıymetli Dostlarım, Canlar,
Yöneticinin ikinci önemli vasfı, ilim ve liyakat sahibi olmasıdır. Kur'an ve Sünnete vakıf, dünya işlerinde de tecrübeli ve ehil olan kişi yönetici olmalıdır. Büyük İslam âlimi Mâverdî, halifede bulunması gereken vasıflar arasında yüksek derecede ilim sahibi olmayı öncelikli tutar. Bir hükümdar, sadece savaşta alp (kahraman) değil, aynı zamanda idarede erdemli ve bilge olmalıdır. Kendi nefsine hâkim, kanaatkâr ve her türlü zulümden kaçınan bir ahlaka sahip olması beklenir. Çünkü yönetici, sadece bir kanun koyucu değil, aynı zamanda topluma örnek olan bir liderdir.
Devletin bekası ve milletin selameti, yöneticinin cesaret ve sorumluluk duygusuna bağlıdır. Devleti yönetenler, zor zamanlarda tereddüt etmeden doğru kararları alabilmeli ve bu kararların tüm sonuçlarına katlanmalıdır. Eski Türk inancındaki "küç" (güç) kavramı, cesaretle birleşince devleti koruyup kollayan bir kudrete dönüşür. Hz. Muhammed'in (SAV) şahsında görülen liderlik vasıfları gibi, yöneticinin de mesuliyet bilinciyle hareket etmesi, tebaasına karşı olan görevlerini titizlikle yerine getirmesi şarttır.
Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Dostlarım, Canlar,
Peki, yönetici diğer adı ile mülki amir ne olmamalıdır? Birincisi ki bence en büyük tehlike, yönetimin temelini sarsan zulüm ve makamın getirdiği kibre kapılmaktır. Zira zulüm, devleti harabeye çeviren bir ateştir. Mülki amirin adalet terazisini şaşırtması, hem dünyevi hem de uhrevi sorumluluk getirir. Bir Türk atasözü, "Adaletli olmayan hükümdar, gölgesiz ağaca benzer" der. Kibir ise, yöneticiyi halkından koparır, doğruyu görmesini engeller ve istişareden uzaklaştırır.
Yöneticinin kaçınması gereken ikinci husus, her yüzüne gülüp maddi manevi destek vaat ederek ve siyasi kimliğini kullanarak makamı kendi şahsi çıkarına alet etmeye çalışan insanlara fırsat vermemesidir. Bir grubun değil tüm o il ve ilçede yaşayan halkın Mülki Amiri olmalıdır. Yönetici, yaptığı her uygulamadan dinin ve tarihin önünde sorumlu olduğunu asla unutmamalıdır.
Üçüncüsü ise, riyakârlık ve keyfi yönetimdir. Yönetimini şahsi çıkarına alet eden, sözüyle eylemi bir olmayan ve dinsel kuralları sadece gösteriş için kullanan bir yönetici , toplumun güvenini kaybeder. İslam geleneğinde yöneticinin gücü, dini yasalarla ve örfi hukukla sınırlanmıştır. Sınırsız ve mutlak bir iktidar anlayışı, İslam ahlakına ve Türk töresine aykırıdır.
Kıymetli Dostlarım, Canlar,
Son olarak İdeal yönetici, adaletin timsali, bilginin rehberi ve ahlakın zirvesidir. O, nefsini terbiye etmiş, halkına hizmet etmeyi en büyük şeref sayan bir liderdir. Makamı , gücü ve zenginliği geçici birer emanet bilmeli; kalıcı olanın ise bulunduğu yerdeki insanların gönlünde bıraktığı hoş seda ve adalete mirası olduğunun idrakinde olmalıdır.
(Nisa, 4/58).Ayette Yüce Allah Şöyle Emrediyor;
“Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder. Allah bununla ne de güzel öğüt veriyor. Şüphesiz Allah her şeyi iştendir, her şeyi görendir.”
Saygılarımla, Vesselam
İmdat Yayla
Sabrın Sonunda Huzuru Buluruz
Hasan Yayla
Köprüler Kuran Miras
Ahmet Turan (Gazeteci-Yazar)
Konya da SURİÇİ
Erol Sunat
Mevlâna, Aşk, Pervane
Dr. Cemil Paslı
Dinle Neyden/Gönülden
Ömer Kacar (Eğitim Gücü Sen İlçe Temsilcisi)
Makamların Gölgesindeki Çaresizlik ve Duruşun Kıymeti
Özkan Buyrucu
Cumhuriyetin Sanayi Hamlesi ve Atatürk
Gülay Çetkin (Eğitim Gücü Sen. Denizli Temsilcisi)
Eğitimde Yeni Yönetim Şekli; İdare Edemeyeni İdare Et
Beyza Bandırma Kelek (Eğitim Koçu)
Balkanlar’da Kalan Türk’ün Ahı
İlayda Mangal (Psikolojik Danışman)
Konya’nın ilk Türkiye’nin ikinci Rehberlik ve Psikolojik Danışma Merkezi olan KUZEY YILDIZI’NDA Biz Ne Yapıyoruz?