ureticihaber.com
ureticihaber.com
KÖŞE YAZISI

Tüm Türkiye Yastayız

İmdat Yayla İmdat Yayla Yazarın tüm yazıları
09-02-2023 20:02 3 dk okuma
Paylaş:

Sevgili Arkadaşları Kıymetli Kardeşlerim Canlar

Hepimizi yasa boğan  Kahramanmaraş-Pazarcık’ta meydana gelen art arda 2 deprem 10 ilimizde büyük yıkıma neden olurken bu gün itibarı ile  18 bin 342 Can kayıplarımız var  ne yazık ki hala artıyor. Tüm Türkiye belediyeleri  ile sivil toplum kuruluşları ile ve vatandaşları ile  Her zaman olduğu gibi el ele vererek   Yaraları el birliği ile sarma içerisindeler. Yıkım büyük, zarar büyük, acı büyük, hasar büyük. Geçmiş olsun Kahramanmaraş! Geçmiş olsun Gaziantep! Geçmiş olsun Şanlıurfa! Geçmiş olsun Adana! Geçmiş olsun Osmaniye! Geçmiş olsun Hatay! Geçmiş olsun Kilis! Geçmiş olsun Adıyaman! Geçmiş olsun Malatya! Geçmiş olsun Diyarbakır Rabbim milletimize sabır ve dayanma gücü versin.

Sevgili Dostlar

Türkiye sahip olduğu tektonik, sismik, topografik ve iklimsel yapısı gereği doğal afetlerin  sıklıkla yaşandığı bir ülke. Su baskını, sel, çığ, heyelan, yangın ve maalesef en yıkıcısı olan deprem. Türkiye’de ortalama olarak her yıl büyüklüğü 5 ile 6 arasında değişen en az bir deprem meydana geliyor. Ülkemizde yaşanan depremler dünyadaki depremlerle kıyaslandığında vermiş olduğumuz can kaybı sayısıyla dünyada üçüncü sıradayız. Depremden etkilenen insan sayısı açısından ise sekizinci sırada yer alıyoruz.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’un öncülüğünde   9 Kasım 2022 tarihinde “Çök Kapan Tutun” Tatbikatı gerçekleştirilmişti işte bu tatbikat  belki de binlerce canın  kurtulmasına neden olmuştur. Hepimiz biliyoruz ki  depremle mücadele edilmez. Deprem durdurulamaz ve engellenemez. Yapabileceğimiz tek şey kendimizi ondan korumayı  öğrenip  gereken kurallara uymalıyız.  Unutmayalım, deprem bir doğa olayıdır. İnsana ve çevresine zarar vermedikçe afet olarak görmeyiz. Yerleşim alanlarından çok uzaklarda veya okyanus tabanlarında olan kimi depremlerden hiç kimsenin haberi bile olmaz. Ancak, yerleşim alanlarını tehdit ederse işte o zaman afete dönüşür. Depremden korunmanın en kolay yolu, yapılan binaları sağlam ve  depremi üreten fay kuşaklarından uzak yerlere inşa etmektir

Sevgili Arkadaşları Kıymetli Kardeşlerim Canlar

Depreme karşı önlem ancak zarar azaltıcı önlemler olabilir. Depremde olabilecek  eski veya çürük binaları tespit edip önceden kestirebilirseniz daha deprem gelmeden o kayıpları azaltabilecek çalışmalar yaparak depremde olacak zayiatı bir ölçüde azaltabilirsiniz.  TOKi’nin kuruluş amacı  da bu yıllardır  Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Murat Kurum’un  kentsel dönüşüm projesi olarak yapmış olduğu yatırımlar ile  bu yaklaşımı  depremle mücadelesinde şimdilik yapabileceği en akılcı yatırımdır.

Bakanımız Murat Kurum, Önlemleri bireysel ve kurumsal olmak üzere iki gruba ayırıp çalışmalarını ona göre düzenlemektedir.. Bireysel önlemler, insanların kendi çevrelerinde deprem zararlarını azaltmak için yapabilecekleri işleri anlatarak ve tatbikatlarla uygulayarak göstermesidir. Kurumsal önlemler ise, merkezi ve yerel yönetimlerin yapabileceği işlerler olup  bireyselden ziyade kurumsal önlemlerden çok önemlidir. Ülkemizde çok sayıda deprem kuşağı var. Yerleşim alanlarımızın çoğu bu kuşaklar içerisinde yer alıyor. Kentlerimiz, kasabalarımız ve köylerimiz, maalesef, deprem riski açısından güvenli değildir. Küçük depremlerde bile önemli kayıplar veriyoruz. Büyük depremler ülke çapında bir afete dönüşüyor bu geçmişte gölcük depreminden yaşadık şimdide

Kahramanmaraş- Pazarcık depreminde yaşıyoruz. Artık bu işe bir çözüm bulmanın zamanı. Herkes elini taşın altına koyarak gerekeni yaparsa bu “depremle yatıp depremle kalkma” korkumuz da biter. Acizane  fikrim  Çözüm için   “Afet yönetimine değil risk yönetimine talip olmak”. Bugüne kadar hep ilgili tüm birimler  afeti yönetmek için  çalışma yaptılar .  Deprem olunca Hızır gibi yetişip  ve yaraları sarmak için mücadele ettiler. Yerel yönetimler de millette  depreme hazır olmayı böyle belledi. Ama bu yaklaşım ölen canlarımızın sayısını azaltmadı.  Halbuki böyle yapacağımıza daha deprem gelmeden, ne yaparsak can kaybımızı azaltırız, diye düşünüp ona göre davranılsaydı  işler çok farklı olur ve bu kadar da zayiat olamazdı .  Risk yönetimi   büyük ölçüde merkezi ve yerel yönetimlerin işidir işler hakkı ile yapılırsa  göreceksiniz yıkım ve can kaybı daha az olacaktır.

 Başta AFAD ve belediyelerimiz olmak üzere ilgili tüm devlet kuruluşlarımızın koordinasyon ve titizlik içinde yürüteceği çalışmalarla birlikte, milletimizin desteği ve dualarıyla bu zor günleri de elbette aşacağız.

 85 milyon olarak tek yürek olarak dayanışma içinde tüm yaralarımızı saracak, bu felaketi birlik ve beraberlik içinde atlatacağız.

Tüm Türkiye’nin Başı sağ olsun. Ölenlere rahmet yaralılara acil şifalar dilerken Maddi Manevi her şeyini seferber eden yüce Türk Milletine de teşekkürü borç bilirim

Allah Yar ve Yardımcımız Olsun

 

SAYGILARIMLA VESSELAM

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, ureticihaber.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

İmdat Yayla — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.