DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Erol Sunat
Erol Sunat
Giriş Tarihi : 15-07-2026 20:59

Göze mi Geldik?

Adam hastanede gözden muayene olacak, kapıda bekleyenler çok…

Kapıda bekleyenlerden biri, “Abi” diyor, “sen kamyon şoförü müsün?”

Adam şaşkın, “Hayır” diyor, “değilim amma…”

Konuşan ısrarcı; “Yok yok” diyor, “sende kamyon şoförü tipi var.”

Adam lâhavle çekiyor.

Allah’tan doktor çağırıyor o adamı.

Neticede bekledikleri kapı Göz Kliniği…

“Göz var, izan var” derler demesine de…

Ne desin kendine yakıştırma yapılan?

“Göze mi geldik?” diyor.

“Evet” diyorlar.

“Göz abi burası…”

Adam tam rahat ettim derken…

Biri daha geliyor kapıya…

“Nerelisin abi?”

Adam, kömür çıkan bir yerin adını söylüyor.

Konuşan;

“Bildim abi” diyor, “sen madencisin.”

Adam “Değilim” diyorsa da…

“Neciymiş?” diye soruyorlar.

Adam kendinden emin, “Madenci” diyor.

Göz kliniğinde böyle vakalar belli ki olağan.

Göz yanılması diye bir şey var.

Göz bu…

Dalgalı görür…

Dumanlı görür.

Birine benzetir.

Ne diyelim, sizce de bu olup bitenler göze gelmiş bir hastanın başına gelenler olabilir mi?

Efendim, bizde yeminle göz var…

Aldığımız maaşlar da dâhil…

İşimizde, aşımızda göz var.

“Göze mi geldik?” diyorlar ya…

Göze geldik tabi…

Göze geldik ki böyle oluyor.

Neden hiçbir işimiz rast gitmiyor?

Göze gelmekten…

“Göze mi geldim?” diye sorar ya insan…

Emekli bile göze geldi…

Deniyor ki; “Emekliler fazlaymış, zam onun için yapılamıyormuş…”

23 bin 552 lira maaş, 25-28 bin lira kira…

Göze gelen ne?

“Göze mi geldik?” diyor emekliler.

Göz değdi, göze geldik gibi bir duygu sardı emeklileri.

65 yaş üstü iş arıyor.

Neden mi?

“Bu, göze gelmenin daniskası” diyenler pek çok…

Emeklilik, ikinci bir işe başlamak anlamına gelmeye başladı…

Tablo acı… Tablo feci…

Göze mi geldik ki yakamızı bırakmıyor geçim derdi…

Bizim göze gelmeyen neyimiz var ki…

Göze geliriz…

Göz değdi…

Göz değdirdiler deriz…

“Göz değmesinden fena korkarım” diye fikrimizi beyan ederiz.

Deniyor ki…

Kadın elimdeki bardağa öyle bir baktı, ne mi oldu?

Bardak durup dururken çat diye gitti.

“Bardak da pek güzelmiş; nereden aldın, kaça aldın, nerede satılıyor?” diye o kadar çok sordu ki…

Zaten birden başım da fena ağrımaya başladı. Göze geldim galiba…

Böyle olaylar o kadar çok ki…

“Göze mi geldim?” diyen diyene…

“Göze mi Geldim?” diye şarkı bile var…

Anadolu’da eline kalem değmemiş adam mı var?

“Elimize kalem değmiş bir kere” lafı dillerden düşmez…

Herkes az biraz şair, az biraz ozandır bu coğrafyada…

Bizim ekserimiz yazarak anlatır derdini…

Konuşamayız öyle ulu orta….

Okuyan okusun isteriz kalbimizi; gözlerimize baksın, anlasın ne diyeceğimizi…

“Ağlamayan çocuğa meme vermezler” diye Türk milletine ait olduğuna hiçbir zaman inanmadığım bir söz var.

Mesele; ağlayamayanları, yaygara yapmadan, reklam yapmadan, kendini ortalara atmadan bir köşede ağlayanları arayıp bulmak değilse ne işe yararız biz?

Yaptığımız en büyük yanlış nedir bilir misiniz?

Fark edilmesi gerekenlerin önüne geçenlerin elinden tutmak…

Böylelerine…

“Delidir” derler…

“Delisi dışında” derler… “Bırakın konuşsun” derler…

“De bakalım derdini” diye “konuş” derler.

Doğru düzgün kelam edeni dinlemezler de; söveni, edepsizce kelam edeni, bağıranı çağıranı “Analar neler doğuruyor!” diye dinlerler…

Hem de ne dinlemek…

Enflasyon düştü…

Her yeri yara bere…

“Kol kırık, ayak çıkık” diyorlar…

Kimseyi ezecek hali kalmamış.

Değil enflasyona, kimseye ezilmemişiz…

Enflasyon kim mi?

Dış kapının mandalı…

Kim korkar enflasyondan?

Biz mi?

Külliyen yalan…

Bundan gayrı o bizden korksun…

Düşmekle kalma enflasyon; dibi gör, dibin dibini gör inşallah…

Beter ol….

Daha dur…

“Enflasyon sizlere ömür, tepe tepe gömdük” de diyecekler…

 “Gurbetten gelmişim yorgunum hancı” diye bir şarkı vardı ya hani…

Fena yorgunuz…

Anlayacağınız, dilimiz dönmüyor, öyle bir yorgunluk….

Yol yorgun…

Yıl yorgun…

Dil yorgun…

Dal yorgun…

Yaprak yorgun…

Toprak yorgun…

Kopmuş kıyamet…

Şöyle iliklerimize kadar bizi ıslatacak…

Rahmet bekliyoruz rahmet…

Temmuz ayı, yedinci ay. 2027’ye kaldı koskoca bir beş ay.

Vay anam vay…

İçsem kesmez demli çay…

Doluya koysam almayan, boşa koysam almayan bir hal…

Düzelmedi gitti bizim ahval…

Düzelmez de…

Geçim meselesi derin… Göze gelmek olası. Kira heyulası, barınma çıkmazı, fatura denen baş belası, kredi kartı sarsıntısı, iş güç yıkıntısı…

Biter mi insanların sıkıntısı…

Nasıl bitsin ki… İnsanlar bir ceplerindeki paraya bakıyor, bir de zamlanan fiyatlara.

Sonrası rahmetli Orhan Veli‘nin o meşhur dizeleri…

Hava bedava… Yağmur bedava… Çamur bedava… Vitrinlere bakmak bedava…

Sonrası; aklınıza ne gelirse, elinizi cebinize atmadığınız her şey bedava…

“Züğürdün tesellisini elinden almanın bir âlemi yok” demişler…

Neticede bedava yaşıyoruz bu dünyada…

Adam hastanede gözden muayene olacak, kapıda bekleyenler çok…

Kapıda bekleyenlerden biri, “Abi” diyor, “sen kamyon şoförü müsün?”

Adam şaşkın, “Hayır” diyor, “değilim amma…”

Konuşan ısrarcı; “Yok yok” diyor, “sende kamyon şoförü tipi var.”

Adam lâhavle çekiyor.

Allah’tan doktor çağırıyor o adamı.

Neticede bekledikleri kapı Göz Kliniği…

“Göz var, izan var” derler demesine de…

Ne desin kendine yakıştırma yapılan?

“Göze mi geldik?” diyor.

“Evet” diyorlar.

“Göz abi burası…”

Adam tam rahat ettim derken…

Biri daha geliyor kapıya…

“Nerelisin abi?”

Adam, kömür çıkan bir yerin adını söylüyor.

Konuşan;

“Bildim abi” diyor, “sen madencisin.”

Adam “Değilim” diyorsa da…

“Neciymiş?” diye soruyorlar.

Adam kendinden emin, “Madenci” diyor.

Göz kliniğinde böyle vakalar belli ki olağan.

Göz yanılması diye bir şey var.

Göz bu…

Dalgalı görür…

Dumanlı görür.

Birine benzetir.

Ne diyelim, sizce de bu olup bitenler göze gelmiş bir hastanın başına gelenler olabilir mi?

Efendim, bizde yeminle göz var…

Aldığımız maaşlar da dâhil…

İşimizde, aşımızda göz var.

“Göze mi geldik?” diyorlar ya…

Göze geldik tabi…

Göze geldik ki böyle oluyor.

Neden hiçbir işimiz rast gitmiyor?

Göze gelmekten…

“Göze mi geldim?” diye sorar ya insan…

Emekli bile göze geldi…

Deniyor ki; “Emekliler fazlaymış, zam onun için yapılamıyormuş…”

23 bin 552 lira maaş, 25-28 bin lira kira…

Göze gelen ne?

“Göze mi geldik?” diyor emekliler.

Göz değdi, göze geldik gibi bir duygu sardı emeklileri.

65 yaş üstü iş arıyor.

Neden mi?

“Bu, göze gelmenin daniskası” diyenler pek çok…

Emeklilik, ikinci bir işe başlamak anlamına gelmeye başladı…

Tablo acı… Tablo feci…

Göze mi geldik ki yakamızı bırakmıyor geçim derdi…

Bizim göze gelmeyen neyimiz var ki…

Göze geliriz…

Göz değdi…

Göz değdirdiler deriz…

“Göz değmesinden fena korkarım” diye fikrimizi beyan ederiz.

Deniyor ki…

Kadın elimdeki bardağa öyle bir baktı, ne mi oldu?

Bardak durup dururken çat diye gitti.

“Bardak da pek güzelmiş; nereden aldın, kaça aldın, nerede satılıyor?” diye o kadar çok sordu ki…

Zaten birden başım da fena ağrımaya başladı. Göze geldim galiba…

Böyle olaylar o kadar çok ki…

“Göze mi geldim?” diyen diyene…

“Göze mi Geldim?” diye şarkı bile var…

Anadolu’da eline kalem değmemiş adam mı var?

“Elimize kalem değmiş bir kere” lafı dillerden düşmez…

Herkes az biraz şair, az biraz ozandır bu coğrafyada…

Bizim ekserimiz yazarak anlatır derdini…

Konuşamayız öyle ulu orta….

Okuyan okusun isteriz kalbimizi; gözlerimize baksın, anlasın ne diyeceğimizi…

“Ağlamayan çocuğa meme vermezler” diye Türk milletine ait olduğuna hiçbir zaman inanmadığım bir söz var.

Mesele; ağlayamayanları, yaygara yapmadan, reklam yapmadan, kendini ortalara atmadan bir köşede ağlayanları arayıp bulmak değilse ne işe yararız biz?

Yaptığımız en büyük yanlış nedir bilir misiniz?

Fark edilmesi gerekenlerin önüne geçenlerin elinden tutmak…

Böylelerine…

“Delidir” derler…

“Delisi dışında” derler… “Bırakın konuşsun” derler…

“De bakalım derdini” diye “konuş” derler.

Doğru düzgün kelam edeni dinlemezler de; söveni, edepsizce kelam edeni, bağıranı çağıranı “Analar neler doğuruyor!” diye dinlerler…

Hem de ne dinlemek…

Enflasyon düştü…

Her yeri yara bere…

“Kol kırık, ayak çıkık” diyorlar…

Kimseyi ezecek hali kalmamış.

Değil enflasyona, kimseye ezilmemişiz…

Enflasyon kim mi?

Dış kapının mandalı…

Kim korkar enflasyondan?

Biz mi?

Külliyen yalan…

Bundan gayrı o bizden korksun…

Düşmekle kalma enflasyon; dibi gör, dibin dibini gör inşallah…

Beter ol….

Daha dur…

“Enflasyon sizlere ömür, tepe tepe gömdük” de diyecekler…

 “Gurbetten gelmişim yorgunum hancı” diye bir şarkı vardı ya hani…

Fena yorgunuz…

Anlayacağınız, dilimiz dönmüyor, öyle bir yorgunluk….

Yol yorgun…

Yıl yorgun…

Dil yorgun…

Dal yorgun…

Yaprak yorgun…

Toprak yorgun…

Kopmuş kıyamet…

Şöyle iliklerimize kadar bizi ıslatacak…

Rahmet bekliyoruz rahmet…

Temmuz ayı, yedinci ay. 2027’ye kaldı koskoca bir beş ay.

Vay anam vay…

İçsem kesmez demli çay…

Doluya koysam almayan, boşa koysam almayan bir hal…

Düzelmedi gitti bizim ahval…

Düzelmez de…

Geçim meselesi derin… Göze gelmek olası. Kira heyulası, barınma çıkmazı, fatura denen baş belası, kredi kartı sarsıntısı, iş güç yıkıntısı…

Biter mi insanların sıkıntısı…

Nasıl bitsin ki… İnsanlar bir ceplerindeki paraya bakıyor, bir de zamlanan fiyatlara.

Sonrası rahmetli Orhan Veli‘nin o meşhur dizeleri…

Hava bedava… Yağmur bedava… Çamur bedava… Vitrinlere bakmak bedava…

Sonrası; aklınıza ne gelirse, elinizi cebinize atmadığınız her şey bedava…

“Züğürdün tesellisini elinden almanın bir âlemi yok” demişler…

Neticede bedava yaşıyoruz bu dünyada…

NELER SÖYLENDİ?
@
Erol Sunat

Erol Sunat

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun Hâlimiz Hâl Değil Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz Hayırlı Bayramlar Vefa Uzaklarda Kalan Bir His Karman Çorman Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde Neyi Arıyorsan O’sun Sen Mevlâna, Aşk, Pervane Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü Beysiz Şehrin Hikayesi Beddua Ananın Hikayesi Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz Elbet bir gün barışacağız Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür Emekli ne desin? Türk olmak Bayram Hürmetine Hekim Kızının Hikayesi Sevgi ve Barışa Yürümek Saltanat Hikayesi Uğursuzun Hikayesi Dün Bugün Yarın Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni Bak başının çaresine Keşmekeşin Hikayesi Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar Aşk Üstüne Olmaz Olmaz Deme Hikayesi Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” Düşe Kalka… Türkçenin Payitahtı Yıl Edebiyatsız Olmaz Ahalinin Hikayesi Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa Mevlânâ’nın Gecesi Bırakın Kendinizi Hoşgörüye Muhabbet ola Yıl Biterken Felek Vurmuşun Hikayesi Yazan Kalem Siyah Yol Gözüktünün Hikayesi “Ben Yoruldum Hayat” Kemankeş Kızın Hikayesi Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız Kara Vicdanlı Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? Ayakta Durmak Buysa Eğer Derinlerde Kaybolmak Meydanlar Er Meydanıdır Mızrak ve Çuval Meselesi Konya Şeker Efsanesi Darmaduman Dağ fare doğurmak zorunda mı? Kötü Gün Dostunuz Var Mı? Uçurumun Kenarı Dayının Hikayesi Müdür Kıyamet mi Koptu? Biz Bizden Gidemeyiz Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun ALPASLAN TÜRKEŞ Ramazan Hürmetine İhsan Ceylan Göl Şehrinin Hikayesi Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi Bey Kızının Hikayesi Vakit Vuslat Vaktidir Seyit Küçükbezirci Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür Buram Buram Konya Kokma KASIMPATI Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! Bu Benim Meselem, Derin Meselem” Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! Öfke hikayesi Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... Söküklerini Dik Sözlerinin Bazen... Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker Dertlinin Derdini Dinlemek! Eden Kendisine Eder!.. AYNA Diline Hâkim Olmak Ramazan Hikayesi -2 Ramazan Hikayesi Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed Fani Dünya Hoştur Amma... SON CEMRE SÖZ! YILBAŞI DEMEK ŞEB-İ ARUS Aşçı Dede Kimin Dedesi? Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! Ecdada Vefa! Yüreğe Gömülmek!
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1AMED SPORTİF FAALİYETLER00
  • 2BEŞİKTAŞ00
  • 3CORENDON ALANYASPOR00
  • 4ÇAYKUR RİZESPOR00
  • 5ÇORUM00
  • 6ERZURUMSPOR00
  • 7EYÜPSPOR00
  • 8FENERBAHÇE00
  • 9GALATASARAY00
  • 10GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ00
  • 11GENÇLERBİRLİĞİ00
  • 12GÖZTEPE00
  • 13İSTANBUL BAŞAKŞEHİR00
  • 14KASIMPAŞA00
  • 15KOCAELİSPOR00
  • 16KONYASPOR00
  • 17SAMSUNSPOR00
  • 18TRABZONSPOR00
Advert
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ÜRETİCİ  HABER  GAZETESİ  15.07.2026
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA