ureticihaber.com
ureticihaber.com
KÖŞE YAZISI

Önce Dürüstlük ve Güven Sonra Saygı

İmdat Yayla İmdat Yayla Yazarın tüm yazıları
27-01-2023 21:18 3 dk okuma
Paylaş:

 Sevgili Arkadaşlarım Kıymetli Kardeşlerim  Canlar

 Hepimizin  önemsediği  ve çokça üzerinde durduğu  güven duygusu, toplumun her kesiminde ve her alanda bulunması gerekir. Güven ortadan kalktığı ve güvensizlik yaygınlaştığı zaman, insanlarda doğal olarak her şeyi şüphe ve ihtiyatla karşılamak zorunda kalıyor ve  insanlar arasındaki  manevi bağlar zayıflıyor. Kişileri aldatan veya aldatmaya çalışan insana karşı, kimsenin sevgi ve saygı duymayacağı ve hatta nefret edeceği kesindir.

   Geçen günlerde  ziyaret ettiğim sevgili Ramazan Erkoyuncu  abimin gerçekten dürüstlüğüne ve samimiyetine  yıllar geçmesine rağmen tekrar şahit oldum. Başarmak için zaman gerektiğini ve bazı eksikliklerin giderilmesinde büyük çaba sarf ettiğini samimi bir şekilde  anlattı. İnanıyorum ki   büyük başarılara imza atacak. Cenabı Allah Emeğini Zayi Etmesin.

Sevgili Dostlarım Canlar

 Büyük bir Şirketin Yöneticisinin  böylesine   Doğru ve dürüst olması çok  önemli ,  Ramazan  Erkoyuncu Ağabeyimde   kendi şahsına karşı tutumundan başlamak üzere, ilişkili bulunduğu bütün kişilere ve çevrelere karşı her türlü tutum ve davranışlarını ilgilendiren, ticari faaliyetlerden kamu görevlerine kadar hayatın bütün alanlarında ve bütün mesleklerde aranan bir erdem olmasından ileri geliyor . Doğruluk, güzel alışkanlıkların ahlaka dönüşmesinde önemli bir vasıftır. Öyleyse insan kendisine zararı dokunacağından korksa bile yine doğruluktan ayrılmamalıdır.  Dürüst ve doğru olmak, aslında herkesin yükümlüğü ise de, bu günlerde nedense önemli bir erdemlilik haline gelmiş. Herhalde samimi, doğru ve dürüst insanların sayısının azaldığındandır. Toplumumuza karşı dürüst olunmasına ise hiçbir zaman şimdiki kadar ihtiyaç duyulmamıştır. Dürüstlük, huzurun ve kendiyle barışık olmanın, kısacası mutluluğun bir gereğidir. Çünkü dürüstlük,  yönettiği  toplum yapısının vazgeçilmez şartlarından, insanın o topluma karşı   en önemli görevidir.

 Sevgili Arkadaşlarım Kıymetli Kardeşlerim Canlar

 Başınızda bu kadar  samimi ve dürüst  bir Başkan varken   ilk sorumluluk siz müdürler ve çalışanları  ilgilendirir.  Dürüst olabilmek önce kendinize karşı dürüst olmakla başlar. İşini dürüst yapmak helalı haramı ayırt ederek  yalan söylemeden gerçekleri  çarpıtmadan   aldatıcı tavırlar içine girmeyin. Bunun yanında, başkalarını korumak amacıyla olayları çarpıtmayın. İşini en iyi şekilde yaparak aldığınız maaşı helal ettirmelisiniz . Herkesin muhakkak kusurları ve hataları olacaktır. Evet önemli olan iyi insan olabilmektir. Hele ki iyi olmanın saflık şeklinde algılandığı, kötü olmanın kurnazlık ve zekâ ile ilişkilendirildiği bir devirde  iyi olmak ve iyi kalabilmek  zor iken siz gene de iyi saf temiz ve dürüst olun. İnsan önce Kendine samimi ve Dürüst olursa …Bizden sonra gelen nesille bırakacağız en büyük miras bu olacaktır.

Peygamberimiz (s.a.v.), doğruluğun önemini şöyle belirtmiş: “Size doğru olmanızı emrederim. Çünkü doğruluk iyi olmaya, iyilik de cennete götürür. İnsan doğrulukta sebat ederek nihayet Allah katında ‘sıddîk/doğru’ diye yazılır. Sizi yalan söylemekten de menederim. Çünkü yalan kötülük işlemeye, kötülük de cehenneme götürür. İnsan yalan söyleye söyleye sonunda Allah katında ‘kezzâb/yalancı’ diye yazılır.” Doğruluk, o kadar güzel bir hazinedir ki onu elde eden kişi zengin demektir. Bu güzel özellik o kişiye ve çevresindekilere mutluluk getirir.  İnsanlar birbirine güvenir Her şeyin doğruluk üzerine kurulduğu yerde yalana yer yoktur.

 Yazıyı bir hikaye ile sonlandırayım

Mevlana Cellaleddin  Rumî, Ramazan ayının bir akşamı talebelerinden birisinden incir istemiş. Bu zat tanıdığı bir dostunun bahçesine gitmiş ve dostunu bahçede bulamamış. Buna rağmen bir sepete taze incir doldurarak getirmiştir. Mevlana bu incirlerden birisini yemek üzere ağzına almış. Fakat yemeden ağzından çıkarıp atmış. İnciri getiren talebeye demiş ki: Bu incirin içi tamamen kemikleşmiştir/ taşlaşmıştır. Bu incirler bu şekliyle yenilmez. Diğer müritleri sepetteki diğer incirleri kontrol etmişler. Ve gerçekten kemikleşmiş/ taşlaşmış/ olduklarını görmüşler. Mevlana incirleri getiren adama tekrar bahçeye git ve yenilebilir incirleri bize getir, demiş. Adam bu defa bahçeye gittiğinde, dostunu orada bulmuş. İncirlerin fiyatını ödeyerek, bir sepet taze inciri Mevlana’ya getirmiş. Mevlana incirleri tattığında çok lezzetli olduklarını söylemiştir. Fakat müritler, incirleri getiren adamın yakasını bırakmamışlar ve ilk getirilen incirlerin neden taşlaştıklarını sormuşlar. Adam, önce getirdiği incirleri sahibinin izni olmadan, daha sonra parasını ödemek üzere getirdiğini ifade etmiştir. İşte bu hikayede adamın önce doğru ve dürüst davranmadığı ve bu davranışı Allah’ın dostu tarafından anlaşılmış olduğunu” bize anlatıyor. Adam, bundan sonra tam dürüst hareket edeceğine dair söz vererek tövbe etmiştir.

 

SAYGILARIMLA  VESSELAM

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, ureticihaber.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

İmdat Yayla — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.