Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Dostlarım, Canlar,
Ramazan ayı bu yıl da tüm heyecanıyla ve bereketiyle başladı. Her bir davetçinin maneviyat depolayacağı, Rabbiyle bağının kuvvetleneceği, Kur’an’ın mesajını daha iyi anlayabileceği ve anlatabileceği, geçmiş günahlarının muhasebesini yaparken gelecek için de hedeflerini belirleyeceği o ay Ramazan ayı. Ramazan ayı aslında bir nevi davet ayıdır. Çünkü Ramazan ayının gelmesiyle sofralar kurulur, eş, dost, akraba, komşu bu sofralara oturur. Bunun neticesinde de toplumdaki bağlar kuvvetlenir. Dolayısıyla davetçi için davet ortamı oluşurken ilgileneceği kişiler de belirlenmiş olur.
Ramazan ayı hiç şüphesiz ki ibadet ayıdır. Başta oruç ve teravih namazı olmak üzere bu ayda Allah’ın rızası gözetilerek yapılan bütün hayırlı işlerin sevabı, diğer aylarda yapılandan daha fazla olması dolayısıyla bazı bilinçli Müslümanlar Ramazan ayında adeta hayırda yarışırlar. Ramazan ayında eş, dost, komşu, akraba ve ihtiyaç sahibi kimselerle yapılan iftar buluşmaları bu ayın aynı zamanda gönülleri de kaynaştıran en güzel etkinliklerinden biridir. Bazı iftar sofralarının gösterişe dönüşmesi, zenginlerin zenginleri ağırladığı ve güç gösterisine dönüştüğü ortamlar olması elbette bu ayın ruhuna ve gayesine uygun değildir.
Kıymetli Dostlarım, Canlar,
Ramazan ayının rahmeti ve bereketinin hayatımıza kattığı güzelliklerden biri de iftar davetleridir. Misafir ağırlama veya misafirliğe gitme, iftar davetleri bu ayın kendine has özelliğidir. Misafir Allah’ın rahmeti, lütfu ve ikramıdır. Bir evin misafiri varsa o evde bereket ve rahmette vardır. Aslında davetler yediğini paylaştığın, gösteriş ve şatafattan uzak samimiyetle yaptıklarındır. Günümüz de ise neredeyse güç gösterisine dönüşmekte Rahmet ayı olan Ramazan ayının rahmetinden faydalanmak en güzeli olacaktır. Bolluk ve bereketin arttığı bu ay, bu kaygılardan dolayı heder edilmemelidir.
Güzel dinimiz İslam'da fakir, fukaraya yemek yedirmek, kişiler zengin olsun fakir olsun fark etmeksizin onlara karşı ikramda bulunmak çok sevaptır. Özellikle Ramazan ayında iftar sofraları kurarak ihtiyaç sahiplerini doyurmak, Allah’ın rızasını kazanmak için önemli bir ibadettir. Yüce Rabbimiz Kur'an-ı Kerim'de yetimi, yoksulu doyurmanın sevabından ve öneminden bahseder. Fecr Suresi'nde (17. ve18. ayetler) "Hayır hayır! Doğrusu siz yetime ikram etmiyorsunuz. Birbirinizi yoksulu yedirmeye teşvik etmiyorsunuz." diyerek insanların cimriliğine değinmektedir. Bu nedenle iftar vermenin fazileti yani yemek yedirmenin sevabı çok büyüktür.
Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Dostlarım, Canlar,
Ramazan ayında iftar sofralarının en önemli misafirleri, şüphesiz fakirler, yoksullar, yetimler, kimsesizler ve ihtiyaç sahipleridir. Onlara iftar vermek çok sevaptır. Öte yandan aile, akraba ve komşu ilişkileri bakımından iftar vermek şüphesiz birlik ve sevgi duygusunu artırır, pekiştirir.
Ramazan ayında İftar vermek, sair zamanlara göre iftar sofralarımızı biraz zenginleştirmek, dinen güzel bir davranıştır. Ancak adı iftar bile olsa iftarı israf ile buluşturmak helalle haramı karıştırmaktan başka bir şey değildir. İftarların hikmet ve gayesi; Allah’ın rızasına ve peygamberin sünnetine uygun olarak israfa ve gösterişe kaçmadan yoksulları, fakirleri ve muhtaçları doyurmak kardeşlik ilişkilerini pekiştirmektir. Kur’an’ı kerimde Salih kullar övülürken; “Onlar kendi canları çekerken yemeği, yoksula, yetime ve esire yedirirler. Biz bunları Allah rızası için veriyoruz; sizden ne bir karşılık ne de bir teşekkür bekliyoruz derler.’’ (İnsan;8,9) buyurulmuştur.
Rabbim hakkıyla kendisine kulluk, Peygamberine ümmet olan, ilki rahmet, ortası mağfiret sonu da cehennemden kurtuluş olarak vasıflandırılan Ramazan ayı hürmetine kurtuluşa erenlerden eylesin. Amin!
SAYGILARIMLA VESSELAM!