Sevgili Arkadaşlarım, Kıymetli Dostlarım, Canlar,
Bir İlçeyi sadece taşından, toprağından, caddesinden ya da sokak lambalarından ibaret sananlar büyük yanılgı içerisindeler. İlçeleri ayakta tutan şey yalnızca coğrafya değil o toprağa duyulan aidiyet, o havayı solumuş insanların yüreğinde taşıdığı memleket sevdasıdır. Adını her platformda göğsümüzü kabartarak andığımız, kalkınması için uykusuz geceler harcadığımız bir memleketin ruhu, onun yetiştirdiği ve vefasını unutmayan evlatlarında gizlidir. Memleketimiz Yunak’ın hamuruyla yoğrulmuş öyle isimler var ki, onların memleketimize sunduğu katkıları ve getirdiği hizmetleri görmezden gelmek kelimenin tam anlamıyla hakkı teslim etmemek ve kul hakkı olur.
Memleket sevdası lafla değil, icraatla, o taşın altına elini koymakla ölçülür. Bugün Ankara’nın devlet kademelerinde bürokrasinin ve siyasetin yükünü omuzlarken, doğdukları toprakların kokusunu bir an olsun unutmayan değerli büyüklerimiz var. Bir şehrin veya bir bölgenin en büyük zenginliği yetiştirdiği, devlet kademelerinde veya farklı sektörlerde önemli sorumluluklar üstlenen insan kaynağıdır. Bugün dönüp baktığımızda, gurur kaynağımız olan birçok hemşerimizin ülkemize ve milletimize üst düzey makamlarda hizmet ettiğini görmek hepimiz adına büyük bir onur vesilesidir.
Milli Savunma Bakan Yardımcımız Sayın Musa Heybet, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcımız Sayın Oruç Baba İnan, Dışişleri Bakan Yardımcımız Sayın Hacı Ali Özel ve Milletvekilimiz Sayın Orhan Erdem başta olmak üzere devletin kılcal damarlarında görev yapan genel müdürlerimiz, genel müdür yardımcılarımız, il emniyet müdürlerimiz ve adını tek tek sayamadığımız onlarca kıymetli bürokratımız, memleketimizin yetiştirdiği müstesna değerlerdir.
Devlet mekanizmasında ve kamu yönetiminde sorumluluk almak, ağır bir yükü ve büyük bir sadakati gerektirir. Bizlere düşen temel sorumluluk ise, Memleketimizden çıkan bu değerleri yalnızca başarı anlarında hatırlamak değil, her daim yanlarında olmak, emeklerini takdir etmek ve hemşerilerimize sahip çıkmaktır.
Sahip çıkmak, sadece kuru bir övgüden ibaret değildir. Onların bürokraside ve siyasetteki varlıklarını memleketimizin gelişimi, gençlerimizin ufku ve bölgemizin geleceği için bir sinerjiye dönüştürmektir. Birbirine kenetlenen, yetiştirdiği bürokratına, siyasetçisine ve idarecisine sahip çıkan toplumlar, vizyonlarını her zaman daha ileriye taşırlar. Gerek kritik bakanlıklarda gerekse sahada gece gündüz demeden milletimize hizmet eden tüm hemşerilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Memleket sevdasıyla atılan her adımın, verilen her emeğin arkasında durmak, bu topraklara olan borcumuzun bir gereğidir.
Gelin, kendi evlatlarımıza, yetiştirdiğimiz değerlere hep birlikte sahip çıkalım; birliğimizi ve gücümüzü her alanda hissettirelim.
Ben bir Gazeteci bir memleket sevdalısı olarak kendi adıma Kendilerinden Allah razı olsun. Yüce Allah emeklerini zayi etmesin, gayretlerini artırsın ve memleketimize daha büyük hizmetler sunabilecekleri daha yüksek makamları kendilerine nasip eylesin.
Şunu açık ve net ifade etmek isterim: Benim için memleketim ve memleketime hizmet eden değerli Bürokratlarımız kırmızı çizgimdir.
Saygılarımla Vesselam.