Sevgili Arkadaşlarım , Kıymetli Dostlarım , Canlar
Hayat, herkesin önüne farklı yol ayrımları koyar. Kimileri rüzgara göre yön değiştirmeyi, birilerinin gölgesine sığınarak yol almayı seçer, kimileri ise fırtınaya karşı tek başına da olsa dimdik durmayı. Ben, hayatta sırtını hiçbir güce yaslamadan, sadece kendi emeği, bileğinin hakkı ve onuruyla ayakta kalmaya çalışanlardanım.
Bugün dönüp etrafa baktığımda, köşe başlarını tutmuş geçici heveslerin, üç günlük çıkarların peşinde koşanların beyhude çırpınışlarını görüyorum. Şunu çok net ifade etmek gerekir; Benim duruşumu ne o küçük çıkarlar sarsabilir ne de başkalarının gölgesinde yürüyerek kazanılan sahte zaferler bozabilir.
Belki az şeye sahibim, belki hayatın sunduğu o gösterişli ama içi boş lütuflardan uzağım. Ancak sahip olduğum her şeyin altında tek bir imza var oda Kendi alın terim.
Kıymetli Dostlarım , Canlar
Bir asalak gibi ona buna yaranmaya çalışarak, el etek öperek bir yerlere gelmektense, kendi doğrularımla tek başıma kalmayı her zaman tercih ettim, yine ederim. Çünkü bilirim ki, başkasının iradesiyle ayağa kalkan, gün gelir yine başkasının iradesiyle yere çakılır.Karekterini vitirine çıkaranlar günü sonunda hep kelepir fiyata giderler ..
Bazen susuyorum. Bu sessizliği, bir kenara çekildiğimi ve kenardan izlediğim sakın ola bir eziklik, bir zayıflık sanıp üstüme oynamaya kalkanlar oluyorsa, bilsinler ki çok büyük bir yanılgı içindeler. Arkamdan dönen dolapları, kimin hangi kuyruk acısıyla, hangi kuyuyu kazmaya çalıştığını çok iyi biliyorum. Gözümden kaçtığını sananlar, sadece benim müsaade ettiğim kadar konuşabilir. Hesap sormak için acele etmiyorum. Çünkü bu hayatın şaşmaz bir terazisi var. Kinle, öfkeyle ya da fevri hamlelerle hareket etmeye gerek yok. Zaman, en büyük hakemdir. Ve o zaman, er ya da geç, herkesi tam da hak ettiği yere koyuyor, koyacaktır da. Ben buradayım kendi çizgimde, kendi doğrumla ve başım dik bir şekilde yürümeye devam ediyorum. İzleyenlere, arkadan konuşanlara ve gölgelerde saklananlara selam olsun.
Sevgili Arkadaşlarım , Kıymetli Dostlarım , Canlar
İnsan, fıtratı gereği hataya meyilli bir varlıktır. Nefsinin ve arzularının peşinde koşarken bilerek ve isteyerek başkalarının hakkına girer. Oysa kul hakkı, affı en zor olan haklardandır. Zira Allah Teâlâ, kendisine karşı işlenen günahları tövbe ile bağışlayabileceğini buyururken, kul hakkı için mağdurun rızasını şart koşmuştur.
“Kimin üzerinde din kardeşinin hakkı varsa, altın ve gümüşün bulunmayacağı kıyamet günü gelmeden önce onunla helalleşsin’’
Bu hadisi şerif, bizlere apaçık bir gerçeği hatırlatıyor: Kul hakkı, ahirette ödenmez Eğer burada helalleşmezsek, mahşer günü karşılık olarak sevaplarımızı vermek zorunda kalacağız. Sevaplarımız yetmezse, hakkına girdiğimiz kişinin günahlarını yüklenmek gibi korkunç bir akıbetle yüzleşeceğiz. Kul hakkı denildiğinde çoğumuz sadece bireyler arasındaki ilişkileri düşünürüz. Oysa kamu hakkı da bir kul hakkıdır ve hatta çok daha ağır bir sorumluluktur. Kamu malına zarar vermek, yetim hakkına el uzatmak, rüşvet almak, torpil yapmak ya da devletin sunduğu hizmetleri kötüye kullanmak da birer hak ihlalidir.
Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “Şüphesiz Allah, size emanetleri ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emreder...” (Nisâ, 58)
Bir makamda, bir yetkide, bir sorumluluk alanında bulunan herkes, emanetin farkında olmalıdır. Çünkü kamu hakkı, sadece bir kişiye değil, toplumun tamamına aittir. Bir kalemi zimmetine geçirmekle, milyonları zimmetine geçirmek arasında fark yoktur; her ikisi de emanete ihanet sayılır.
Netice olarak; Hayat, arkamızda kırık kalpler ve gasp edilmiş haklar bırakarak yürünecek bir yol değildir. Yarın çok geç olmadan henüz nefes alıyorken, "altın ve gümüşün" hükmü geçiyorken etrafımıza dönüp bakmalı ve helallik istemeliyiz. Unutmayalım ki, bu dünyada temizlenmeyen hesaplar, ahirette en çetin mahkemede önümüze açılacaktır.
Unutmayın , hesap günü geldiğinde ne malınız, ne mevkiiniz, ne de mazeretleriniz sizi kurtarabilir. Sizi kurtaracak tek şey, vicdanınızı temizleyip, üzerinizde kimsenin hakkı olmadan huzura varmaktır.
Rabbim bizleri, kul ve kamu hakkından uzak duran, helalleşerek tertemiz bir kalple huzuruna çıkan kullarından eylesin… AMİN
SAYGILARIMLA VESSELAM