Bundan on-on iki yıl kadar önceydi. O yıllarda Pandemi yoktu. Virüs ve varyantları yoktu. Ne altının burnu bir karış havadaydı ne de dolar alıp başını gitmişti. Enflasyon kendi halinde aralarda dolaşıp yürüyordu. Ne o kimseye karışıyor ne de kimse ona takılıyordu.
Hocalarımız sağ olsunlar, camilerimizde ve ekranlarda on bir ayın sultanı olan Ramazan ayının faziletlerinden dem vuruyorlardı...
Oruçluların cennete Reyyan kapısından gireceğini pek bir güzel anlatıyorlardı.
Oruç tutmanın, oruçlu olmanın, oruçlu insanların gün içindeki olması gereken hal ve hareketlerinden verdikleri örneklere diyecek yoktu.
Lakin bizler o yıllarda da bu anlatılanlara hiç aldırmadık. Sığındık oruca bir dünya kavga ettik!
Yetmedi ana-avrat dümdüz gittik, yakası açılmadık küfürler sıraladık art arda.
Dur dediler, yazıktır, günahtır oruçlusun dediler, dinlemedik, hırsımızı yenemedik, yumruklarımız, tekmelerimiz havada uçuştu.
Hoşgörüyü, anlayışı, hatır-gönül ilişkilerini hiçe saydık!
Yeminle kalp kırmayacağız dedik, kırmamamız gereken kalpleri kırmaktan çekinmedik!
İftar sonrasında pişman olsak ne çare? Özür diledik olmadı! Dil ile bizi affedenler, gönülden hiçbir zaman affetmediler, bağışlamadılar!
Oruca sığınarak yapmış olduğumuz hataları yıllar sonra hatırlamak neyi değiştirdi ki? Ders alabildik mi, çıkarabildik mi? Bin kez keşke desek, olmuyor, yetmiyor!
İmdat Yayla
Pancar Üreticisi Son Sözünü Söyledi
Hasan Yayla
Navlunda Boş Kilometre Çıkmazı
Dr. Cemil Paslı
Beşerin İnsan Olmasında ve Dahi Kalmasında Zihnin Önemi
Ahmet Turan (Gazeteci-Yazar)
Şenlik Başladı.
Özkan Buyrucu
Asya Fırtınası Karşısında Türk Sanayisi
Erol Sunat
Bu Hikâye Uzun Bu Hikâye Derin
Gülay Çetkin (Eğitim Gücü Sen. Denizli Temsilcisi)
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İlayda Mangal (Psikolojik Danışman)
Bir Sonuç Kâğıdı mı, Bir İnsan Hikâyesi mi?
Prof. Dr. Mevlüt Mülayim
Hububat Fiyatları ve Dane Kayıpları