DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Erol Sunat
Erol Sunat
Giriş Tarihi : 23-10-2024 00:36

“Ben Yoruldum Hayat”

Söz ve müziği Mümin Sarıkaya’ya ait olan “Ben yoruldum hayat” şarkısının ilk satırları şöyle;

“Ben yoruldum hayat, gelme üstüme / Diz çöktüm dünyanın namert yüzüne / Gözümden gönlümden düşen düşene / Bu öksüz başıma gözdağı verme”

Hayat bir heyula gibi dikildi karşımıza…Gözdağı vermek onda. Bağırıp çağırma onda. Sindirme onda. Korkutma onda. Tehdit onda. Meydan okuma onda.

Bu saydıklarımız hayatın namert yüzünden birkaç örnek…

Her ne kadar şair gelme üstüme dese de hayat üstümüze-üstümüze geliyor. Can sıkıyor, can yakıyor. Diz çöktürüyor, baş eğdiriyor. Duman ediyor, perişan ediyor.

Hayatın namert yüzüyle gelen açlık var, sefalet var, yokluk-yoksulluk var. Varlıklılarla yoksullar arasında uçurumlar var.

Kendini bildi bileli uçurumun kenarında yaşayanlar var. Dünya herkese yetecek zenginliğe sahip olsa da bunu paylaşmaya, bölüşmeye niyeti olmayanlar var. Bu süfli dünyaya sahip olmaya, benim demeye, bu dünya bize vaat edildi demeye kalkanlar, kalkışanlar var.  Hayatın yorduğu, öyle yorgun coğrafyalar var ki, insanlar yaşamakla ölmek arası bir noktadalar.

Hayat her kıtada, her ülkede mazlumları, esaret altında olanları, ateş altında yaşayanları, huzur yüzü görmeyenleri fena yordu.

Hayatın mert yüzünün var olup olmadığını tartışmaya başladı insanlar.  Hayat o kadar uzun bir süredir namertlerin yanındaki, hayata dair ne iyimserliğimiz kaldı ne de olumlu bir beklentimiz.

Mümin Sarıkaya,” Ben yoruldum hayat” diye sitemini ortaya koymuş o içli ve güzel şarkısında…

“Hayat mı bu, yaşamak mı?” diye bir başka feryat, bir başka çığlık bildik bileli dillerde. “Hayat sen ne çabuk harcadın beni” diye kahredenleri bilmeyenimiz yok…

Hayatın namert yüzü sarsmaya, yerden yere çapmaya devam ediyor insanlığı.

 “Geçme namert köprüsünden, ko aparsın su seni” deyip namert hayata ve namertlerine eyvallahı olmayanların ise her daim başı dik, alınları açık.

Anlaşılan o ki, hayatın mert yüzü, namert yüzüne galebe çalmadıkça ne yorgunluğumuz bitecek ne barış gelecek ne de hayatlarımız bir düzene girecek…

Hayat hepimizi çok zorluyor. Hayat şartları dediğimiz bu ağır şartlar altından kalkabileceğimiz gibi değil. Ne çektiğimizi bilenlerin bilmezden ve görmezden gelmesi bizi hem yordu hem kırdı hem de incitti.

Ömrümden ömür gitti denir ya…Ömrümüzden ömür gitti şu son yıllarda…

Hayat son yıllarda namert yüzüyle karşımızda.

Pervasız…Vicdansız…Merhametsiz…Acımasız…

Dünya ve hayat barışı unuttu. Barışmayı unuttu. Savaş, barışı, tek bir kurşunla tam alnından vurdu. Doğu Türkistan da Türk ve Müslüman Uygur kardeşlerimizi Çin’in zulmüne terk etti.

Kaç kişi zindanda? Kaç kişi öldürüldü? Kaç kişi ölümün kıyısında? Aramadı, sormadı, Çin’i hesaba çekmedi.

Uygur Türkü namaz kılsa ölüyor. Kur’an okusa ölüyor. Elinde ya da evinde Kur’an bulunsa ya zindana ya da işkencelere maruz kalıyor.

Zalim namertliğin daniskasını yapıyor. İnsan hayatlarına sahip çıktıklarını söyleyenler meydanlarda yoklar. Her biri dut yemiş bülbül misali suspus…Namertlerin yanında olduklarını saklayamıyorlar artık... Hayat denen güç, yeter artık Çin, dur artık, bırak Uygurların yakasını demiyor. Hayatın namert yüzünün cehenneme döndüğü bir coğrafya Doğu Türkistan.  

Dünya ve hayat, Ortadoğu’da İsrail’e alkış tuttu. İsrail Gazze’yi yerle bir etti. Çocuklar, kadınlar dahil resmi rakamlar doğruysa eğer elli binden fazla sivil ve günahsız insanın kanına girdi. Yetmedi…Lübnan’ı vurdu. Ölen belli değil…Yaralı belli değil….

Bize gelince, bizi kaderimize terk etti hayat…

Fakirin fukaranın yoksulun enflasyonla yapıştı yakasına, hayat pahalılığı denen şımarıkla başını yerden yere vurdu.

Neticede; Namert bir hayatın elinde çırpınıp duruyoruz.

Bizi onun elinden almasını beklediklerimiz, biz bizden geçtikten, her şey olup bittikten sonra geliyor. Bile bile böyle yapıyor demeye başlayanların sayıları çığ gibi artmaya başladı…

Mert dayanır, namert kaçar meydan gümbür gümbürlenir diyordu ya Köroğlu…

Mertlerin kolu kanadı kırık, ağzı yüzü haşat, çıktıkları meydanlarda meydan dayağı yediler defalarca.

Namert kaçmıyor artık…Yanında avenesi çok, işbirlikçisi çok, yalancısı, yalakası, goygoycusu, taraftarı çok…Namerde mert diyenleri, ben ondan daha mert birini görmedim diye yemin üstüne yemin edenleri de gördük ya bu hayatta…

Nesine inanalım, nesine güvenelim bu namert ve yalancı hayatın?

Gözümüzden ve gönlümüzden o kadar çok insan düştü ki…

Hangi birini sayalım? Hangi birini söyleyelim?

Belli ki hayatın namert dönemine, namert yüzüne denk geldi ömrümüz….

Merde hayat hakkı tanımıyor…

Mert misin, doğru musun, düzgün bir insan mısın?

Yanlış zamanda dünyaya gelmişsin arkadaş diyorlar….

Ardından da;

Neden bu kadar dürüstsün? Neden bu kadar doğrusun?

Diye sorulara muhatap oluyorsunuz…

Namert olmak kolay çünkü…

Namert her kılığa giriyor…

Bin bir surat derler ya hani…

Eksiği yok fazlası var…

Gözümüzden ve gönlümüzden o kadar çok insan düştü ki…

Hangi birini sayalım? Hangi birini söyleyelim?

Belli ki hayatın namert dönemine, namert yüzüne denk geldi ömrümüz….

Merde hayat hakkı tanımıyor…

Mert misin, doğru musun, düzgün bir insan mısın?

Yanlış zamanda dünyaya gelmişsin arkadaş diyorlar….

Ardından da;

Neden bu kadar dürüstsün? Neden bu kadar doğrusun?

Diye sorulara muhatap oluyorsunuz…

Namert olmak kolay çünkü…

Namert her kılığa giriyor…

Bin bir surat derler ya hani…

Eksiği yok fazlası var…

Mümin Sarıkaya,” Ben yoruldum hayat” diye sitemini ortaya koymuş o içli ve güzel şarkısında…

“Hayat mı bu, yaşamak mı?” diye bir başka feryat, bir başka çığlık bildik bileli dillerde. “Hayat sen ne çabuk harcadın beni” diye kahredenleri bilmeyenimiz yok…

Hayatın namert yüzü sarsmaya, yerden yere çapmaya devam ediyor insanlığı.

 “Geçme namert köprüsünden, ko aparsın su seni” deyip namert hayata ve namertlerine eyvallahı olmayanların ise her daim başı dik, alınları açık.

Anlaşılan o ki, hayatın mert yüzü, namert yüzüne galebe çalmadıkça ne yorgunluğumuz bitecek ne barış gelecek ne de hayatlarımız bir düzene girecek…

NELER SÖYLENDİ?
@
Erol Sunat

Erol Sunat

DİĞER YAZILARI Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde Neyi Arıyorsan O’sun Sen Mevlâna, Aşk, Pervane Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü Beysiz Şehrin Hikayesi Beddua Ananın Hikayesi Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz Elbet bir gün barışacağız Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür Emekli ne desin? Türk olmak Bayram Hürmetine Hekim Kızının Hikayesi Sevgi ve Barışa Yürümek Saltanat Hikayesi Uğursuzun Hikayesi Dün Bugün Yarın Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni Bak başının çaresine Keşmekeşin Hikayesi Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar Aşk Üstüne Olmaz Olmaz Deme Hikayesi Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” Düşe Kalka… Türkçenin Payitahtı Yıl Edebiyatsız Olmaz Ahalinin Hikayesi Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa Mevlânâ’nın Gecesi Bırakın Kendinizi Hoşgörüye Muhabbet ola Yıl Biterken Felek Vurmuşun Hikayesi Yazan Kalem Siyah Yol Gözüktünün Hikayesi Kemankeş Kızın Hikayesi Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız Kara Vicdanlı Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? Ayakta Durmak Buysa Eğer Derinlerde Kaybolmak Meydanlar Er Meydanıdır Mızrak ve Çuval Meselesi Konya Şeker Efsanesi Darmaduman Dağ fare doğurmak zorunda mı? Kötü Gün Dostunuz Var Mı? Uçurumun Kenarı Dayının Hikayesi Müdür Kıyamet mi Koptu? Biz Bizden Gidemeyiz Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun ALPASLAN TÜRKEŞ Ramazan Hürmetine İhsan Ceylan Göl Şehrinin Hikayesi Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi Bey Kızının Hikayesi Vakit Vuslat Vaktidir Seyit Küçükbezirci Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür Buram Buram Konya Kokma KASIMPATI Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! Bu Benim Meselem, Derin Meselem” Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! Öfke hikayesi Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... Söküklerini Dik Sözlerinin Bazen... Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker Dertlinin Derdini Dinlemek! Eden Kendisine Eder!.. AYNA Diline Hâkim Olmak Ramazan Hikayesi -2 Ramazan Hikayesi Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed Fani Dünya Hoştur Amma... SON CEMRE SÖZ! YILBAŞI DEMEK ŞEB-İ ARUS Aşçı Dede Kimin Dedesi? Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! Ecdada Vefa! Yüreğe Gömülmek!
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY2152
  • 2FENERBAHÇE2149
  • 3TRABZONSPOR2145
  • 4GÖZTEPE2140
  • 5BEŞİKTAŞ2137
  • 6RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ2133
  • 7SAMSUNSPOR2130
  • 8GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ2128
  • 9KOCAELİSPOR2127
  • 10CORENDON ALANYASPOR2123
  • 11NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ2122
  • 12ÇAYKUR RİZESPOR2120
  • 13TÜMOSAN KONYASPOR2120
  • 14HESAP2120
  • 15İKAS EYÜPSPOR2118
  • 16KASIMPAŞA2116
  • 17ZECORNER KAYSERİSPOR2115
  • 18MISIRLI2112
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ÜRETİCİ HABER  GAZETESİ  11.02.2026
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA