DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
İlayda Mangal (Psikolojik Danışman)
İlayda Mangal (Psikolojik Danışman)
Giriş Tarihi : 14-09-2026 10:30

Okula Uyum Süreci Sadece Çocuğun Değil Ebeveynin de Geçiş Süreci

Okul kapısında ağlayan bir çocuk, çocuğundan ayrılmakta zorlanan bir anne ya da “Acaba bugün nasıl geçecek?” endişesiyle sınıf kapısında bekleyen bir baba… Okulun ilk günleri yalnızca çocuklar için değil, ebeveynler için de yeni bir dönemin başlangıcıdır.

Çocuğun okula başlaması, onun yaşamındaki önemli gelişimsel geçişlerden biridir. Alışılmış ev ortamından ayrılarak yeni bir sosyal çevreye girmek; yeni kurallara uyum sağlamak, öğretmenle ilişki kurmak, akranlarla iletişim geliştirmek ve ebeveynden belirli sürelerle ayrılabilmek anlamına gelir. Bu nedenle okula uyum sürecinde görülen kaygı, ağlama, içe çekilme, uyku veya iştah değişiklikleri her zaman bir problem olarak değerlendirilmemelidir. Bunlar çoğu zaman çocuğun yeni duruma verdiği doğal tepkilerdir.

Burada asıl mesele, çocuğun hiç kaygı yaşamaması değil; kaygısını yönetebileceğini deneyimlemesidir.

Peki ebeveyn bu süreçte ne yapmalıdır?

Öncelikle çocuğun duygusunu inkâr etmemelidir. “Korkacak hiçbir şey yok.” demek yerine, “Yeni bir yere başlamak biraz zorlayıcı gelebilir, seni anlıyorum.” demek çocuğun duygusunu düzenlemesine yardımcı olur. Çünkü çocuk, duygusunun kabul edildiğini hissettiğinde onu daha kolay anlamlandırabilir.

İkinci olarak, ayrılık anları uzatılmamalıdır. Uzun vedalar, tekrar tekrar sarılmalar ve “Ben hemen döneceğim, merak etme.” şeklindeki yoğun telkinler bazen çocuğun dikkatini ayrılığın kendisine daha fazla yöneltebilir. Kısa, kararlı ve güven veren bir vedalaşma daha sağlıklıdır.

Ebeveynin tutarlılığı da büyük önem taşır. Bir gün “Okula gitmelisin.” deyip ertesi gün çocuğun ağlaması üzerine “Bugün gitmesen de olur.” demek, istemeden de olsa kaçınma davranışını pekiştirebilir. Çocuk, kaygı yaşadığında ortamdan uzaklaşmanın rahatlatıcı olduğunu öğrenebilir. Oysa amaç kaygıyı tamamen ortadan kaldırmak değil, çocuğun kaygıya rağmen sürecin içinde kalabilmesini desteklemektir.

Bu süreçte ebeveynlerin uygulayabileceği bazı kısa ve somut adımlar vardır:

 

* Okul başlamadan önce uyku, uyanma ve kahvaltı saatlerini kademeli olarak okul düzenine yaklaştırın.

* Okul çantasını ve kıyafetlerini mümkünse çocuğunuzla birlikte hazırlayın; böylece sürece katılımını artırın.

* Her sabah aynı kısa vedalaşma cümlesini kullanın: “Şimdi okula gidiyorsun, ders bitince seni almaya geleceğim.”

* Vedalaşma sonrasında sınıf kapısında uzun süre beklemeyin; öğretmenin yönlendirmesine güvenin.

* Okuldan döndüğünde ilk sorunuz “Ağladın mı?” ya da “Beni özledin mi?” değil, “Bugün seni en çok gülümseten şey nedir?” olabilir.

* Çocuğun kaygısını ödüllendirmeyin, ancak gösterdiği çabayı mutlaka fark edin: “Zorlanmana rağmen sınıfa girdiğini gördüm.”

* Okula gitmediği günleri bir ödül ya da eğlence gününe dönüştürmemeye dikkat edin.

* Öğretmenle düzenli ve kısa bilgi alışverişi yapın; çocuğun yanında okul ve öğretmen hakkında kaygılı konuşmalardan kaçının.

* Çocuğunuzu kardeşleriyle veya sınıf arkadaşlarıyla kıyaslamayın.

* Kaygı uzun süre devam ediyor, çocuğun günlük işlevselliğini belirgin biçimde etkiliyor ya da fiziksel yakınmalar yoğunlaşıyorsa okul rehberlik servisi veya bir uzmandan destek alın.

Velilerin bir diğer önemli sorumluluğu ise öğretmenle iş birliği yapmaktır. Çocuğun okuldaki davranışları hakkında varsayımlarda bulunmak yerine öğretmenden gözlem ve geri bildirim almak, sürecin daha sağlıklı değerlendirilmesini sağlar.

Ve unutulmaması gereken bir başka husus: Çocuk, ebeveyninin kaygısını da okuyabilir.

Ebeveynin yüz ifadesi, ses tonu, vedalaşma biçimi ve okula ilişkin kullandığı kelimeler çocuğun okul algısını etkileyebilir. Bu nedenle çocuğa güven vermenin ilk adımı, ebeveynin kendi kaygısını fark etmesidir.

Çocuklarımızı korumak, onların her zorlanmasını ortadan kaldırmak değildir. Bazen en büyük destek, zorlandıkları bir durumun içinde yanlarında durup “Bunu yapabileceğine inanıyorum.” diyebilmektir.

Okula uyum bir günde tamamlanan bir süreç değildir. Her çocuğun mizacı, gelişimsel özellikleri ve önceki deneyimleri farklıdır. Önemli olan çocuğu başkalarıyla kıyaslamak değil, kendi gelişim çizgisindeki ilerlemeyi fark etmektir.

Çünkü okulun ilk günlerinde çocuğun ihtiyacı kusursuz bir başlangıç değil; güven, tutarlılık, anlayış ve zamandır.

Bazen bir çocuğun okul kapısından içeri girmesi, yalnızca birkaç metrelik bir yürüyüş değildir.

Bu, onun dünyaya doğru attığı ilk bağımsız adımlardan biridir.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY513
  • 2BEŞİKTAŞ512
  • 3AMED SPORTİF FAALİYETLER510
  • 4KASIMPAŞA59
  • 5ÇAYKUR RİZESPOR59
  • 6KOCAELİSPOR59
  • 7CORENDON ALANYASPOR58
  • 8TRABZONSPOR57
  • 9ARCA ÇORUM57
  • 10GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ47
  • 11GENÇLERBİRLİĞİ57
  • 12FENERBAHÇE46
  • 13İSTANBUL BAŞAKŞEHİR54
  • 14SAMSUNSPOR54
  • 15ERZURUMSPOR54
  • 16TÜMOSAN KONYASPOR53
  • 17EYÜPSPOR53
  • 18GÖZTEPE52
Advert
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ÜRETİCİ HABER  GAZETESİ 09.09.2026
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA