Türk olmak

Erol Sunat

16-06-2025 17:42

Rahmetli Gazi Mustafa Kemal Paşa, “Ne mutlu Türk’üm Diyene” derken, ufuk zenginliğinin ne demek olduğunu ortaya koymuştu.

Türk Milleti hayali olanın, ufku olanın peşine düşüp, Anadolu coğrafyasında Türkiye Cumhuriyeti’ne Gazi Mustafa Kemal Paşa’yla hayat verirken, Türk olmanın gururunu hem dolu-dolu yaşadı hem de iliklerine kadar hissetti.

Türk olmak varken, yok Türkiyeli, yok Anadolulu gibi ifadeler bize ait ifadeler değil…

Ne bu iş sulandırılır…Ne de bu pilav daha çok su kaldırır anlamına getirilmeye çalışılan edebiyat parçalamalara maruz bırakılabilir.

Türk olmak, bu coğrafyanın ayrıcalığıdır.

Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya göre; “Irkı, düşüncesi ve inancı ne olursa olsun kendini Türk bilen ve Türk hisseden her insan Türk’tür.”

Ziya Gökalp ise, "Türk olmak için Türk doğmak kâfi değildir. Türk gibi duymak, Türk gibi düşünmek, bilhassa Türk gibi irade edip Türk gibi çalışmak lâzımdır. Kimin ne kadar Türk olduğunu ancak içtimai sireti gösterecektir. Hakiki Türk, Türkçülük için büyük fedakarlıklarda bulunandır" diyordu.

Önemli olan, kendini samimi olarak Türk hissetmekti. Göğsü kabararak ben Türk’üm demekti.

Arif Nihat Asya, “Yoksa şu yaprakta Yavuz / Yoksa şu sayfada Oğuz / Bizde yoğuz bizde yoğuz” derken…

Mehmet Emin Yurdakul, “Ben bir Türk’üm, dinim cinsim uludur.” diye haykırıyordu …

Kazım Karabekir Paşa; “Türk yılmaz, Türk yılmaz, cihan yıkılsa Türk yılmaz” diyordu aşkla…

Rahmetli Alparslan Türkeş, ‘etnik ayrıştırma’ projeleri gündeme geldiğinde tarihi uyarılar yapmıştı. Örneğin TÜSİAD’ın hazırladığı “Doğu Raporu” sonrası ortaya çıkan “Türkiye mozaiktir” söylemine karşı “Ne mozaiği ulan! Türkiye’de Türk yaşıyor. Burası 1071’den beri Türk memleketidir. Sen önce Türk gerçeğini tanı. Kürtler bizim bin yıllık kardeşimizdir” şeklindeki tepkisi, tarihe geçmişti.

Alparslan Türkeş’in Türkiye’yi mozaik olarak göstermek isteyenlere verdiği tepki o günlerden bugünlere Türkiye’nin gerçek sahibinin Türk Milleti olduğuna vurgu yapan çok önemli bir açıklamaydı.

Türk gerçeğini görmek ve kabul etmek istemeyenler Malazgirt’i, Miryokefalon’u görmezden gelmeye kalkıyorlar.

Bin yılda dağını taşını Türkleştirdiğimiz Anadolu coğrafyasında ölü antik şehir ve bölge isimlerini yeşertme ve canlandırma çalışmaları, eski ismi şuydu diye ileriye sürmeler, yıllardır hız kesmeden sürüyor. Ve bizde bu işe kapılmış gidiyoruz.

Kadim Selçuklu Payitahtı Konya’yı neredeyse İkonyum’a teslim edeceğiz…

Ya da benzetmeye çaba sarf ettiğimiz Arap şehirlerine…

Konya özüyle, sazıyla, sözüyle, tarihiyle ve kültürüyle öz be öz bir Türk şehri…

Ne Araplarla bir alakası var ne İranlılarla ne de antik çağın Roma tarafından konulmuş isimleriyle…

Öncelikle bu konuda anlaşalım…

Konya gibi şehirleri sağından solundan çekiştiremezsiniz, hiçbir zaman ait olmadığı ve olamayacağı bir yerlere yamamaya kalkamazsınız.

Tutmaz...Ters teper…Art niyetlinin elinde patlar…Aslı, faslı nesli neyse ona geri döner…

Yani Türk’e…

O Konya ki, Konya olmayı, onu Romanın elinden alan Kutalmış oğlu Süleyman Şah’a borçlu…

O Konya ki, onu payitaht yapan I. Kılıçaslan’a çok şey borçlu…

Kantarın topuzu çok fazla kaçtı. Kaş yaparken göz çıkarmaktan hiç de şikayetçi değilmişiz gibi davranıyoruz.

Konya, Türk Oğuz’un Üçok kolunun Kınık Boyunun kurmuş olduğu Türkiye Selçuklu Devletinin ilk göz ağrılarından biri. Gözbebeği. Payitahtı.

Kılıçaslanlar şehri…

Kadim bir Türk Payitahtı, kadim bir Türk şehri…

Ertuğrul Bey ve oğlu Osman Bey Türk Oğuz’un Bozok kolunun Kayı boyundan…Osman oğlu Orhan Gazi Prusa’yı, Roma’dan fethedip, kendine payitaht yapmış, Prusa, Bursa olmuştu.

Aldığımız her hisara, her kaleye, her şehre Türkçe isimler vermedik mi?

Dağlara, tepelere, nehirlere, çaylara, derelere, ovalara, vadilere, yaylalara öz be öz Türkçe olan isimler koymadık mı?

Türk olmak, yaşadığımız coğrafyalara sevgi katmak…

Türk olmak, hoşgörü rüzgarlarını beraberimizde getirmek…

Türk olmak, Hakkı, hukuku ve adaleti tesis etmek…

Türk komşusu olanın hayatından emin olduğu, güven içerisinde uyuduğu ve yaşadığı dönemler geçirdi Balkanlar.

Balkanlardaki Türk izleri silinmedi.

Belgrat, Budapeşte, Üsküp, Saraybosna, Mostar, Tuna nehri ve en az onun kadar güçlü kolları, Viyana kapılarına dek, Türk diyarı olmak gibi bir huzura ve sükûna kavuştular.

Ya Orta Doğu?

Osmanlı Orta Doğu Coğrafyasından çekildikten sonra, gün yüzü görmedi bu coğrafya…

Barışa hasret…Huzura hasret…Oh demeye bile hasret…Ölümsüz geçen günü yok…

Orta Doğu’ya ne bahar geliyor ne yaz…

Orta Doğu sahte ve yalancı baharlarla göreceğini gördü…

Irak kâğıt üstünde üç parça…

Suriye bilmiyoruz kaç parça?

Toz duman dağıldıktan sonra o parçalar netleşecek…

İsrail bizimle resmi sınır komşusu olabilir mi?

Orta Doğu, kadrini kıymetini bilmediği, her fırsatta arkadan vurduğu, isyanlar çıkarttığı, karşı koyduğu, özellikle İngilizlerle iş birliği yaparak, kolunu kanadını kırmaya kalktığı Türk Milletinin Osmanlı Hanedanına çok çektirdi.

Orta Doğu Türk Milletinin ahını o kadar çok aldı ki, şimdi belini doğrultamıyor. İsrail’e dur diyen yok. Arap dünyasının parası, zenginliği ve petrolü İsrail’in yaptıklarını uzaklardan seyrediyor. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın dercesine…

Kıyamet senaryoları coğrafyayı kan gölüne çevirdi. Orta Doğu’da İsrail olmak, can almak, asimile etmek, Orta Doğu coğrafyasının tamamına el koymak, göz dikmek demek…İran-İsrail savaşı bunun en bariz göstergesi…

İsrail’i bu coğrafyanın başına bela edenler durumdan şikayetçi görünmüyorlar.

İsrail, arkasına aldığı dünyanın en büyük güçleriyle Orta Doğu coğrafyasının tamamını kontrol altında tutma rüyaları görüyor. Ve bu amacına oldukça yaklaştığı düşüncesinde…

Bir zamanlar Orta Doğu’da Türk Milletinin kanatları altında, huzur vardı, sükûn vardı, hak vardı, hukuk vardı, adalet vardı.

İsrail’in kanatları kendinden olmayanı korumak şöyle dursun yanına yaklaştırmıyor.

Bugün Orta Doğu’nun üzerinde süzülen sevgisiz, hoşgörüsüz, barışın baş düşmanı o kanatlardan mazlumlar üzerine ölüm ve vahşet yağıyor hem de hür dünyanın gözleri önünde…

 

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun 01-01-1970 03:00 Hâlimiz Hâl Değil 01-01-1970 03:00 Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz 01-01-1970 03:00 Elbet bir gün barışacağız 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Bayram Hürmetine 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Olmaz Olmaz Deme Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Payitahtı 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Felek Vurmuşun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Kara Vicdanlı 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Mızrak ve Çuval Meselesi 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00