Olmaz Olmaz Deme Hikayesi

Erol Sunat

08-02-2025 00:22

Uzun uzun zaman önce memleketin birinin bir şehrinde birbiriyle hiç geçinemeyen, adamlarının her gün kavga ettiği, olay çıkardığı bir Bey ve Ağa varmış. Şehirde olaysız kavgasız ve arbede yaşanmayan gün geçmezmiş. Memleketin Veziri, ikisini derdest edip Payitahta huzuruna getirtmiş. Bundan böyle demiş barışacaksınız. Aranızda ne husumet varsa unutacaksınız. Ağanın kızı, Beyin oğluyla, Beyin kızı da Ağanın oğluyla evlenecek. Hanımlarınız kol kola gezecekler şehirde. Sultanımız size bu saatten sonra kavgayı, sataşmayı, dövüşmeyi üstünlük taslamayı yasakladı. Varın şehrinize bir ay sonra çifte düğün yapacaksınız, nikah şahidi de Sultanımız ve ben olacağım. 

Olmaz demişler, mümkün değil demişler, kıyametler kopmuş kopmasına da nihayetinde, Beyin oğlu ağanın kızıyla, ağanın oğlu da Beyin kızıyla evlenmiş. Sultan ve Vezir gelmişler o çifte düğüne. Sultan nikâhlar kıyıldıktan sonra, gençler demiş ben geçinemedim demek yok. Ayrılacağım demek de yok. Bu şehir dedemin ve babamın Sultanlığında bu kavgalardan bıktı usandı. Bu kan davasını bu husumeti siz bitireceksiniz. Çoluk çocuğa karışacaksınız. Elim ve gölgem bu şehrin üzerinde olacak. Sizi kiminle ve kimlerle takip ettirdiğimi bilemeyeceksiniz. Bu şehirde husumet ya bitecek ya da bu kavgaya devam edeceğim diyenler canından, evinden yurdundan şehrinden olacak. Yetti artık. Bu şehri olduğu gibi sürer, yerine başka şehirlerden insanlar getiririm. Dediğim gibi, size değil ben bu gençlere güveniyorum.

Sultan ve Veziri ertesi gün, çıkıp gitmişler şehirden. Ağa kızı, bey oğluna, Bey oğlu demiş Sultana söz verdim. Beni sevmediğini hatta hiç hazzetmediğini bilirim başka bir kızı sevdiğini de. Yarın bu şehir bize kalacak, o kıza dönüp bakarsan, gidersen, o kızla kozumu paylaşırım. Seni sevdiğimden değil, sözümden dönmemek adına. Sözümüzden dönersek babalarımızın kellesi gidecek hala anlayamadın mı?

Ağaoğlu, bey kızı demiş, sen benim ulaşamayacağım bir kızdın, bak neler oldu, neler. Bey kızı, ben demiş, sana değil varmak, seni kapımın önüne muhafız diye koymam. Seni sevmeye de niyetim yok. Aradan bir ay kadar geçmiş. Sultan, Bey oğlunu, ağa kızını, ağa oğlunu ve Bey kızını çağırtmış. Beyi ve Ağayı, şehrin Payitaht meydanında çıkarmış sehpaya. Bey kızı ve ağa kızı başlamışlar ağlamaya. Sultan, gençler benim misafirim, Bey ve Ağayı da demiş sürgüne gönderiyorum.

Sultan gençleri bir sene yanında misafir etmiş. Bey oğlunun ağa kızından bir oğlu, ağa oğlunun Bey kızından bir kızı olmuş. O bir sene içinde Sultanın adamları şehirdeki Bey ve Ağanın olayları çıkaran adamlarını ortadan kaldırmışlar. Şehir bir anda sakinleşmiş. Hatta şehirde çıt çıkmaz olmuş. Sultan şehirde asayişi ve emniyeti sağlayan adamlarını Bey oğlunun yanına vermiş. Bey oğlu demiş baban sürgünde, Bey sensin. Ağa oğlu da şehrin Ağası.

En ufak bir kavgada, münakaşada, adamlarım olaya el koyup, her ikinizi de buraya getirecek. Ne hanımlarınız kavga edecek ne siz. Şehirde ne kadar sivri elebaşı varsa hepsi ortadan kalktı. O şehirde ticaretin gelişmesini isterim. Kervanların gelip gitmesini, hanların, aşhanelerin dolup taşmasını isterim. Aranızda iş bölümü yapın, adamlarım emrinizde. Babalarınızla haberleşmeniz, onlara bir şey sormanız, yanlarına gitmeniz, gizlice görüşmeniz yasak. Görüşürseniz, babalarınızın asılmadığı o sehpaları sizin için kurduracağım. En hafif cezanız sürgün olacak.

Onlar çıktıktan sonra çağırmış Bey kızını ve Ağa kızını.  Hanım kızlar demiş, kocalarınızı dövüştürmeyin. Araya girin. Sebep olursanız, çocuklarınızı elinizden alıp, sarayda büyütürüm.  Sürgüne gidersiniz. Bir daha şehrinizi göremezsiniz. Lafım özellikle sana Bey kızı. Bey kızı olmakla boyun bir karış büyümedi. Alırım babanı Beylikten. Sürgün Beyin kızı olursun ya da zindandaki Beyin. Kim olursan ol, kimseyi hor ve hakir görme. Şu an, son haklarını kullanıyorsun. Ağanın oğlunun tek bir zaafı var. Seni sevmek.  Senin sevdiğin isyancı genç hayatta değil. Ona göre ayağını denk al. Bey kızının yüzü kireç gibi olmuş.

Sultan, Bey kızı demiş, sana bağlı isyancı kadınlar vardı ya. Onlardan da hiçbiri kalmadı. Kızın senin tek şansın. O şehirdeki kan davası bitecek. O davanın en ufak kırıntısı dahi durursa, saman alevi gibi parlarsa, kellen gider. Kocana destek ol. Kimse senin suratsızlığını bu kadar çekmez.  Tutunacak tek bir dal bırakmadım sana. En ufak bir hareketinde Baban bu dünyada olmayacak. Tabi sende. Bey kardeşin senin için sözler verdi. Ağa kocan sana kefil oldu. Senin onun için söylediğin her kelimeyi biliyorum. Aslında ben niye konuşuyorum ki, alın demiş Bey kızının bebeğini elinden, verin bir süt anneye. Atın şu kendini bilmez, sevgisiz, asiyi zindana…

Bey kızı düşmüş bayılmış. Gözlerini açtığında, zindandaymış. Yeni Ağa, Sultanım demiş, affedin, kızım anasız kalmasın. Sultan, genç Ağa demiş, Bey kızı benim kızıma ne anlatmış biliyor musun? Adamı sevmiyorum, doğurduğum çocuğu da, emzirmek bile istemiyorum. Ağlayınca dayanamıyorum. Genç ağa, anladım Sultanım demiş zorla güzellik olmayacak. Benim kız kardeşim, Beyin oğlunu bildim bileli sever. Bey oğluna laf söyletmez. Bey kızı da beni yerden yere çalar, yine de hırsını alamaz. İzin verin zindanda bir konuşayım. Alayım kızımı, bu sevgisiz Bey kızından ayrılayım.

Sultan izin senin demiş. Bak geri adım atarsa, reddetme, her ne kadar kızsam da çok gözü kara, mücadeleden yılmayan bir kızdır. Aynen senin gibi. Senin bu kıza olan sevdan bir başka. Sen bugün gitme. On gün kadar zindan da kalsın. Ondan sonra var yanına. On gün sonra genç Ağa, inmiş zindana. Bey kızının olduğu hücreye gelmiş. Bey kızı ağlamaktan şişmiş gözlerle niye geldin demiş. Genç Ağa, beni istemiyormuşsun demiş. Sultanımıza söyledim. Kızımı alıp gitmek istiyorum. Tabi önce senden boşanacağım. Anladım ki aramızdaki kan davası bitmeyecek. Baban dayımı ve iki amcamı öldürttü. Benim babam, senin üç amcanı ortadan kaldırttı. Çıkan olaylarda her iki taraftan çok insan öldü. Olaylar körüklendi.

Bey ağabeyin bizim aileden beş kişiyi öldürdü. Ben sizin akrabanız olan kervanı bastım. Kırktan fazla insan öldü. Her şeye rağmen seni sevdim ben. Lakin zorla güzellik olmuyor. Anladım ki, hiçbir şekilde bu evliliğin yürümesine rızan yok. Benim de duyduğum o ağır lafları kaldıracak halim yok. Boşandığımız takdirde, zindandan kurtulacaksın.  Bey kızı, dur demiş. Evliliğe devam dersem de buradan çıkıyor muyum? Genç Ağa, hemen kararını verme demiş. Yarına kadar bekle, tekrar düşün.

Genç Ağa sabaha kadar uyuyamamış. Öğleye doğru Sultan, Genç Ağayı çağırmış. Ağa Sultanın huzuruna vardığında bir de bakmış ki, Bey kızı kucağında kızıyla Sultanın huzurunda. Sultan, Bey kızı seninle şehre dönmek istiyor demiş. Ben bir görev değişikliği yaptım. Şehrin Beyliğini sana veriyorum. Kız kardeşinle evli Bey’e de sana yakın bir şehrin Beyliğini verdim, onlar yola çıktılar. Bey, karısı ve kızları çıkmışlar yola. Küçük kafile bir handa mola vermiş. Gece yarısına yakın hanı harami kılıklı insanlar basmış. Bey çekmiş kılıcını. Bey kızı, küçük kızını yanındaki kadınlardan birine emanet ettikten sonra elinde kılıcıyla hanın salonuna giren haramilerin içine öyle bir dalmış ki, neredeyse ayakta kimse kalmamış, geri kalanı da Bey halletmiş.

Çıkmışlar dışarı harami başını ve yanındakileri ortadan kaldırmışlar. Harami başı ölmeden önce, ondan, saldırıyı sürgündeki Beyin tertip ettiğini öğrenmişler. Bey, Bey kızı demiş, bu gece sana imrenmedim desen yalan olur. Bu kadar iyi kılıç kullanmayı kimden öğrendin? Bey kızı, seni yetiştiren Hoca aynı zamanda beni de yetiştirdi. Siz sırt sırta verseniz, sizi durdurmaya kalkanın aklına şaşarım derdi, haklıymış.

Birkaç gün sonra küçük kafile, oldukça tehlikeli bir geçide girdiğinde Bey adamlarıyla kafilenin karşısına çıkmış. Benim Beyliğimi sana veren Sultanı tanımıyorum demiş. Teslim ol. Kızımı bana teslim et. Kızını da al, geri dön. Bey kızı, çocuğunu yanındaki kadınlardan birine vermiş almış kılıcını eline Bey onu görünce, hah şöyle demiş, gel kızım yanıma. Hatta o kocan olacak adamında al kellesini öyle gel. Bey dikilmiş eski Beyin karşısına, eski Bey, beni demiş bu memlekette kılıçta yenen kimse çıkmadı. Kılıçları çarpışmaya başlayınca, Genç Bey, bir anda karısını yanında bulmuş.

Bey gerçek bir kılıç ustasıymış. Öyle yaman bir karşılık vermiş ki, genç Beyin kılıcı kırılmış. Babasının kocasına yaptığı iki hamleyi güçlükle karşılayan Bey kızının elinden kılıç düşmüş. Tam o sırada nereden geldiği belli olmayan oklar Beyi delik deşik etmiş. Elinden kılıcı düşmüş. Tek bir kelime edemeden yığılmış kalmış. Yanındaki adamlar da ok yağmurundan nasibini almışlar. Biraz sonra Sultan, yanında seçme muhafız birliğiyle çıkmış gelmiş. Bey kızı sarılmış kocasının boynuna başlamış ağlamaya.

Anlatırlar ki; Bey kızı babasının ölümüne mi ağladı, yoksa kocasını sevmeye başladı da pişmanlıklarından mı ağladı diye aylarca konuşulmuş. Sultan tahminin doğru çıktı Bey demiş, bu kızla bir ordunun içine dalsanız, ikinizde sağ çıkarsınız demiş. Beş yıl kadar sonra, bir de oğulları olmuş. Sultan Beyi kendine Vezir yapmış. Karısını da kadınlardan oluşan birliğin başına geçirmiş. Ağa sürgünde dölmüş. Ağa kızıyla evli Bey oğlu, birçok şehirde Beylik yapmış iki oğulları daha olmuş.  O şehirde bir daha ne bir kan davası yaşanmış ne de en ufak bir olay olmuş.  Olmaz olmaz deme hikayesi “olmaz olmaz deme olmaz olmaz” sözünden hareketle anlatılmış asırlarca.

Şehir şehire, Ağa oğlu Ağa oğluna, Bey kızı Bey kızına, Bey oğlu Bey oğluna, Ağa kızı ağa kızına, Sultan Sultana, Bey Beye, Ağa ağaya, düğün düğüne, meydan meydana, kafile kafileye, han hana, ahali ahaliye benzer.

Bir kıssadır anlatılan. Her kıssadan bir hisse alına denmiştir. Bu hikâyede, anlatılanlarla bir benzerlik var ise, tamamen tesadüften ibarettir. Ne kimse gönül koya ne de alınganlık göstere…

Sürçü lisan eylediysek affola…

Bir daha ki sefere daha güzel bir hikâye anlatırız inşallah…

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun 01-01-1970 03:00 Hâlimiz Hâl Değil 01-01-1970 03:00 Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz 01-01-1970 03:00 Elbet bir gün barışacağız 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Türk olmak 01-01-1970 03:00 Bayram Hürmetine 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Payitahtı 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Felek Vurmuşun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Kara Vicdanlı 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Mızrak ve Çuval Meselesi 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00