Keşmekeşin Hikayesi

Erol Sunat

01-03-2025 01:31

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde oldukça keşmekeş bir şehir varmış. Bir türlü sular durulmazmış. Kimin kime kızdığı, vurduğu, yıktığı, ortadan kaldırdığı belli değilmiş. Şehirde bir anda bir keşmekeş hâkim olur, sonra ortalığa bir sakinlik çöker, beklenmedik bir anda bir hır-gür çıkar her şey adeta kaldığı yerden devam edermiş. Şehrin Beyi, şehrin güngörmüş adamlarını ve kadınlarını toplamış konağına. Büyüklerim demiş, ben bu keşmekeşin önüne geçemedim. Sizler benden önceki devirleri yaşadınız. Daha önceki dönemleri büyüklerinizden dinlediniz, deyin hele ne yapılması lazım? Hazır bulunanlardan yaşlı bir kadın elindeki bastonuna dayanarak doğrulmuş. Beyim demiş, keşmekeşi düzeltmek akıllı adam işi değil, bu işin dilinden anlayan bir keşmekeş bulacaksın. Yetki senin diyeceksin. Kim ne derse desin karışmayacaksın. Ortalık süt liman olacak. Sen bugüne kadar yanlış adımlar attın.

Seni yönlendirenlerden kim var yanında. Şehri keşmekeşten kurtaramadı diye Sultana gittiler, Vezirlere gittiler, günlerin sayılı. Seni Beylikten azlettirecekler, şehir daha büyük keşmekeşlerin içine düşecek, bir daha da kimse işin içinden çıkamayacak. Bu görüşmelerden bir gün sonra Sultan, Beyi Payitahta çağırtmış. Bey çıkmış yola, bir hafta kadar sonra, Sultanın sarayına varmış. Sultan, Bey demiş seni severim. Seni şikâyete gelenleri dinledim. Değil onlar, şehrin tamamı gelse o şehrin Beyi sensin. Lakin ne çare buldun onu söyle. Bey, Sultanım demiş, benim şehrim Babamın Beyliğinden bu yana bir keşmekeşin içinde, karmaşa bitmez, kargaşa bitmez, olay bitmez, ahali burnundan solur, öfkeleri dinmek bilmez. Kavgasız, olaysız günümüz geçmez. Laftan anlamazlar, zindana atarım uslanmazlar, sürerim sürgünde olay çıkarırlar. Ahalim efsunlanmış gibi. Bey, tutamamış kendini ağlamış. Kendine gelince. Sultanım demiş ahalinin güngörmüş erkeklerini ve kadınlarını topladım. Yaşlı bir kadın. Keşmekeşi, ancak bir keşmekeş çözer dedi. Yalnız işine karışmayacaksın diye de ekledi. Sultan işte cevap bu demiş. Vardığında benim selamımı söyleyesin, ellerinden öpesin. Bu şehirde zindana attığım, aslen senin şehrinden sen yaşlarda bir keşmekeş var. Aradığın adam o. Zindanda çok olay çıkardı.

Sonra içine bir kapandı. Dünya ile alakasını kesti. Kendini kapattı. Onu al git. Yolda durumu anlat. Soranlara Sultanımız yanıma danışman verdi de geç. Unutma, sen benim kaç savaşta hayatımı kurtaran bir yiğitsin. Beylikte falanda gözün olmadığını bilirim. İçin rahat olsun. Keşmekeşe de sahip ol. Onun da yeri benim için seninle aynı. Kızsam da onu severim. Belki bu görev onu kendine getirir. Bir handa mola verdiklerinde, Bey, keşmekeş demiş durumu ona izah etmiş. Keşmekeş beyim demiş, benim sınırım ne olacak? Bey, senin sınırın keşmekeşin önünü kesinceye, şehir kendine gelinceye kadar demiş. Sen onu sınır yok diye anla. Senin için kim gelirse gelsin dinleyemeyeceğim. Sultanımıza söz verdim.

Bey, konağında büyükçe bir odayı ona tahsis etmiş. Şehir hemen dalgalanmış, Sultan demişler, baktı ki şehri idare edemiyor, yanına bir danışman vermiş. Görün bakın yarın danışman Bey olursa kimse şaşırmasın. Danışman ahaliyi meydana toplamış. Ahali demiş, Payitahtta adınız keşmekeş şehir diye anılır. Güzel bir tesadüf benim de namıma keşmekeş derler. Deyin hele bakalım siz keşmekeş, ben keşmekeş nasıl çıkacağız işin içinden. Ahaliden biri senin demiş bu şehirden olduğun yönünde söylentiler var doğru mu?

Keşmekeş cevap vermeden çekmiş gitmiş. Şehirdeki keşmekeşi yönetenler bir araya gelmişler. Bu adamı demişler gözümüz tutmadı. Ardında Sultan var belli. Ancak biz şehri karıştırmaktan vazgeçmeyeceğiz. O Beyi hem şikâyet etmeye devam edeceğiz hem de bildiğimizi okuyacağız. Keşmekeşin de iki ayağını bir pabuca sokacağız. Elini kolunu bağlayacağız. Adım atamayacak hale getireceğiz. Bir yeri yakacağız, Bey yaktı diyeceğiz, soyacağız, Bey soydu diyeceğiz. Birilerini öldüreceğiz, Bey öldürdü diyeceğiz. Keşmekeşte yanındaydı birlikte yaptılar diye her işi ikisinin üzerine yıkacağız. Görsünler bakalım keşmekeşi. Adı keşmekeş olan danışmanda görsün dünya kaç bucak?

Keşmekeşin Payitahttaki adamları ertesi gün şehre gelmişler sessizce etrafa dağılmışlar. Birkaç gün sonra, ele başı olanlardan bir kız yakalanmış. Kız sen demiş bana ceza veremezsin diye yıkmış ortalığı. Kızın anası beyin yanına gelmiş. Beyim demiş, bu kız keşmekeşin kızı. Ben de karısıyım. Bizi yıllar önce atıp gitti bu şehre. Şimdi de ele başı diye adamları yakaladı kızımı. Kendi kızı Beyim. İnsan kendi kızına bunu yapar mı? Bey kızı çağırtmış yanına. Kız, ben demiş Keşmekeşin kızıyım. Bu şehri karıştırdım mı evet. Babamın adı bile keşmekeş. Kaderimde böyle ortalığı karıştırmak var. Ne yapacaksın. Asacak mısın beni? Bey, daha başka bir şey yapacağım demiş.

Çağırtmış keşmekeşi. Keşmekeş demiş, sende buradasın, hanımında, benim anam-babam öldüler. Benim bir anam da bir keşmekeşi tavsiye eden bu anacığım. Keşmekeş bir şehirde, keşmekeşin kızı olan bu keşmekeş kızla evlenmeyi murat ediyorum. Keşmekeş, babası olarak verdim gitti Beyim demiş. Kızın anası, kızımı bey istedikten sonra bir şey diyemem demiş. Kızın nutku tutulmuş adeta. O asi kız donmuş kalmış. Bir anda ne olduğunu anlamadan, Beyin karısı olmuş.

Keşmekeşliği şehre yayanlar bu nasıl iş böyle demişler. O kız, şehrin bütün kadınlarını kızlarını ayağa kaldırıyordu. Sağ kolumuzdu. Ne olacak şimdi?

Keşmekeşin adamları, elebaşıların pirini yakalayıp getirmişler keşmekeşin yanına. Keşmekeş, sen demiş benim hiç görmediğim baba bir kardeşimsin. Babamız fitne fücur bir adamdı. Belli ki elini sana vermiş. Bu şehirde onlarca günahsız öldü senin ve senin gibiler yüzünden. Bağrıma taş basarım, kardeşim olsa asarım diye söz vermiştim Sultanıma. Ahali toplanmış, çevirmiş Bey konağının etrafını. Keşmekeş demişler ya ağamızı bize teslim edersin ya da Bey konağını Beyinde senin de başına yıkarız. Çekmişler kılıçlarını, germişler yaylarını, doğrultmuşlar Bey konağına. Keşmekeşin adamları Bey konağının çatısından, kalabalığı sevk ve idare edenleri avlamaya başlamışlar. Ahali yarım saat kadar sonra olduğu yerde çakılmış kalmış. Elebaşı olanlar, tek tek seçilip, ustalıkla saf dışı edilmişler.

Bir saat kadar sonra ahali tekrar yürümüş Bey konağına. Keşmekeş, istediğiniz bu mu demiş kardeşini atmış kalabalığın önüne. Ahali, keşmekeşin kardeşini alıp dağılmışlar. Toplandıkları yere vardıklarında ağam demişler, nerede bir bozgunculuk çıkarsak, kimin yakasına yapışsak, kimin dükkanına girsek, kime bir omuz atsak birileri yakalıyor. Yerden yere çarpıyor. Keşmekeş geçen kendine küfreden birini öyle bir dövdü ki, şifahaneye zor yetiştirdiler. Haraç toplayanların ellerini kırdılar. Şehir meydanında herkes serbest dolaşacak dediler.

Engel olmaya kalkanlara meydan dayağı attılar. Meydan da elimizden gitti ağam. Aşhanelerde bedava yemek yerdik.

Keşmekeşin adamları oturmuşlar aşhanelere, para vermeden gitmeye yeltenenleri yıkıyorlar aşhanelerin önüne, yediğimiz yemeğin parasını zorla alıp aşçıya veriyor, diğer akçeleri de fakir fukaraya dağıtıyorlar, aşhanelerin önünden geçemez olduk ağam. Hanlara giremez olduk ağam. Keşmekeş, bize karşı çok daha değişik bir keşmekeş ortaya koydu. Esnaf, haraçtan kurtulduk diye, keşmekeşe dua ediyor. Biz nerde yanlış yaptık ağam, nerde kaçırdık kantarın topuzunu bu kadar. Yıllardır, ancak bizim iznimiz olanlar meydanda dolaşır ağam. Buna rızamız yoktur. Bu hak bizim. Bu keşmekeş biterse, bizi kimse saymaz tanımaz ağam. Keşmekeş diye biri çıkıp geliyor. Kadınları kızları ayağa kaldıran kızı alıp Beye veriyor.

Şehrimizi geri alalım ağam. Şehirde keşmekeş rüzgârlar estirenler, son bir gayretle tekrar bir araya gelmişler. Kendilerine karşı çıkanların evlerini dükkanlarını ateşe vermişler. Kadınları, kızları ve çocukları da kendilerine kalkan yapıp, basmışlar Bey konağını. Keşmekeşi çıkaranların ağası, Bey Konağının yıkılmış kapısından içeri bağırmış. Keşmekeş demiş, esas keşmekeş böyle olur. Bu şehir sana, Beye ve Beyin yanında duran kızına mezar olacak. Savaşsa savaş, olaysa olay, kavgaysa kavga…Bu şehri keşmekeş halinden hiçbir güç geri döndüremez. Bizi bu keşmekeş yarattı. Bizim keşmekeşimize, adı keşmekeş olanlar dahi güç yetiremez.

Tam lafını bitirmiş ki, önce kalbine bir ok saplanmış, ardından gözüne, ardından tekrar kalbine. Beyin karısı olan keşmekeşin kızı yetti emmi demiş. Ardından da kadınlar kızlar demiş, şehri yaktınız ne geçti elinize? Hepiniz düşün peşime şu yangını bir söndürelim. Keşmekeşin adamları, ahaliyi yönlendiren elebaşlarını ortadan kaldırmışlar. Ahaliden bir kısmı da Bey hanımına yardıma koşmuş. Yangın sönmüş, ahali evine dönmüş, kargaşa bitmiş. Sütten ağzımız yandı, yoğurdu üflemeye başladık demeye başlamışlar. Birkaç isyan teşebbüsünü keşmekeşin adamları oldukça sert bir şekilde bastırmışlar. Şehir hiç olmadığı kadar derin bir sessizliğe bürünmüş…

Anlatırlar ki; Bey ve karısı olan keşmekeşin kızı, şehirlerinde bir daha hiçbir keşmekeş yaşanmasına fırsat vermemişler. Keşmekeş almış adamlarını, Sultanın emriyle, memlekette keşmekeş yaşanan neresi varsa oraya koşmuş. Keşmekeşleri bitiren yiğit diye anılmaya başlamış. Ahali yaşadıkları keşmekeşi yok eden olayları içine atmış. Ara ara şehri bulandırmaya, şehri birbirine katmaya niyetlenenler hep olmuş. Lakin, keşmekeşi bastıran, önleyen, bir daha kımıldayamaz hale getiren keşmekeşler her daim ortaya çıkmışlar. Nerde bir keşmekeş olsa, yaşansa, çıkıp gelmiş bir keşmekeş, Keşmekeş hikayesiyle beraber…

Şehir şehire, Keşmekeş keşmekeşe, Bey Beye, Bey hanımı Bey hanımına, Sultan Sultana, kardeş kardeşe, yaşlı kadın yaşlı kadına, han hana, aşhane aşhaneye, şifahane şifahaneye, ahali ahaliye benzer…

Bir kıssadır anlatılan. Her kıssadan bir hisse alına denmiştir. Bu hikâyede, anlatılanlarla bir benzerlik var ise, tamamen tesadüften ibarettir. Ne kimse gönül koya ne de alınganlık göstere…

Sürçü lisan eylediysek affola…

Bir daha ki sefere daha güzel bir hikâye anlatırız inşallah…

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun 01-01-1970 03:00 Hâlimiz Hâl Değil 01-01-1970 03:00 Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz 01-01-1970 03:00 Elbet bir gün barışacağız 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Türk olmak 01-01-1970 03:00 Bayram Hürmetine 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Olmaz Olmaz Deme Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Payitahtı 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Felek Vurmuşun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Kara Vicdanlı 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Mızrak ve Çuval Meselesi 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00