Hâlimiz Hâl Değil

Erol Sunat

14-05-2026 23:41

“Herkes mutlu hayatında…” diye başlayan bir şarkı vardı.

Herkes mutlu mu?

Memnun mu?

Yaşadığı hayattan, gidişattan…

Hâlinden…

Enflasyon düştü diye halay çekse de bizden başka düşen şaşan yok…

Zamsız geçen gün yok…

Hayat pahalılığı şaha kalkmış at misali, bayram geldi geliyor.

Değil kurbana, şeker kolonyaya yetecek para yok insanlarda…

“Bayram gelmiş neyime…” denmesi boşuna değil…

Dert bizde…

Gam bizde…

Kasavet bizde…

Aç bizde…

Açık bizde…

Yoksul bizde…

Fakir bizde…

Derman kalmadı dizlerimizde, derman kalmadı sözlerimizde…

Ne var mı hâlimizde?

Daha ne olsun ki…

Efkâr bastı gönlümü yine feryat ediyor demişiz, çok mu diyen bizim insanımız?

Sevinemedik şöyle bir dolu dolu…

Sevinmenin anlamını nerelerde kaybettik ne sen sor ne ben söyleyeyim derler ya hani…

Barınma dert…

Kira dert…

Doğalgaz, su, elektrik dert…

Hayat acımasız, hayat sert…

Felek hiç sevmez bizi…

Tutmaz, kollamaz bizi…

Karac’oğlan demiş ya…

“Kahpe felek vermez benim muradım / Viran oldum mor sümbüllü bağ iken…”

Felek ne verdi ki ne isteyecek?

Ah felek, zalim felek dememiz inanın boşuna değil…

Hâlimiz hâl değil doğru…

Nereye dökelim derdimizi?

Kime dökelim içimizi?

Kimi soralım nedenimizi niçinimizi?

Hâl var, hâl var…

Geçtik sebze halinden…

Geçtik fakir halinden…

Kurtulamadık gittik, alaycının goygoycunun dilinden…

Hâl dedik…

Tek bir parmak bal dedik…

Al ağzına çal dedik…

Hâl dedik…

Dur orada kal dedik…

Ağaç dedik, dal dedik…

Bırak beni sal dedik…

Hâl dedik…

Belli ki bilemedik…

Doğru ne diyemedik…

Şimdi efendim…

Güzel Türkçemizde ismin hâlleri var…

Beş güzel hâl…

İsmin yalın hâli… “-e” hâli… “-i” hâli… “-de” hâli… “-den” hâli…

Dil zengin, dil engin, dil dillerin güzeli…

Lakin hâli hâl değil.

Argolardan, kısaltmalardan, eklemelerden, yapısında ve ruhunda olmayan “X, W, Q” gibi kelimelere karşı direniyor, direnmesine amma…

Değişimi Türkçeyi kuş diline benzetmekte arayanların nafile çabaları bakalım ne zamana kadar sürecek… Onların hâli de hâl değil, lakin görmüyorlar.

Aynaya bakmak gibi bir açmazları var.

Hâl böyleyken…

Bizim hâlimiz, ahvalimiz, mecalimiz ne alemde mi?

Biz, bir bardak suda koparılan fırtınalar yüzünden birbirimize sardık.

Kalp kırdık, sevdiklerimize hiç yüzünden sırtımızı döndük…

Üç kuruşa tamah ettik; yıktık, viran eyledik her yeri. Ortada yıkılmayan ne gönül köprüsü kaldı ne harap olmayan bağ bahçe ne de tarumar olmayan tek bir gönül.

Bir görünmez el daldı aramıza, bizi bize düşürdü, yüce dağları kör dumanlar bürüdü, yollar kapandı, sisler çöktü aramıza.

Bir büyük de kalmadı ki, “kendinize gelin” diyen…

Hani demişler ya…

“O iyi insanlar, o güzel atlara binip gittiler…”

Onlar gitti gideli bir başka oldu dünya…

Aramızı açtılar, birbirimizden kaçar olduk, olmadık şeylere küser olduk…

Cenazeler haricinde yan yana gelememek ne demek?

Bir çift güzel laf etmeyi de mi unuttuk?

Gel barışalım gibi kelamlar yok mu güzel Türkçemizde?

Bu ne inadı böyle?

Neyin inadı?

Bu hâlin var mı bir adı?

Biz ki hâlden anlayan, hoşgörülü, merhametli, vicdan sahibi, duruşuyla, hak hukuk anlayışıyla herkesten farklı bambaşka bir milletin, Türk Milletinin evlatlarıydık…

Bizim; saçmalamak gibi… yalpalamak gibi… kopmak, ayrılmak gibi… bir olmayı göz ardı etmek gibi… arpacı kumrusu misali düşünüp durmak gibi… en basit zorluklardan yılmak gibi… kendi kendimizden kaçmak gibi… kendimizi hafife almak gibi bir lüksümüz yok.

Hâl demişken…

Yaşlının hâli… Emeklinin hâli…

Kendini yiyip bitiren hallerden…

Hem aman hem duman hem yaman…

Derdini anlatamaz en içli keman…

Zaman, zamanlardan bir zaman…

Birinin yaşlı bir kirvesi varmış.

Kirve çarşıda dolaşırken, takılmış bir yere ayağı, kapaklanmış yüzüstü.

Sıyrıklar, berelenmeler, yüzünde kanama.

Kirvenin hâli hâl olmayınca, “ne oldu” diyenler çoğalınca; bunalmış, paniklemiş, bayılmış kirve.

Hemen ambulans çağrılmış, kirvesini çok sevenin haberi olmuş, uçarak varmış hastaneye.

Bir de ne görsün; kirvesi kan revan içinde yatakta.

Vay benim kirvemin halleri demiş, başlamış ağlamaya…

Biz de “vay benim hâlim” demekten bir hâl olduk…Mesele uzun…

Mesele derin…

Mesele çetrefilli…

Mesele kördüğüm…

Bizi bir dinleyecek, bizi bir anlayacak yok mu?

Hâlinizi biliyoruz, farkındayız, aklımızdasınız diye diye bugünlere kadar geldik gelmesine de…

Nasıl geldik?

Kaç kişiydik, kaç kişi kaldık?

Kaç kişiyi kara topraklarda bıraktık?

Yorulduk, bittik, tükendik, bunaldık artık…

Bir bilinmezliğin, bir çıkmaz sokağın içinde şaşırdık kaldık.

DİĞER YAZILARI Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz 01-01-1970 03:00 Elbet bir gün barışacağız 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Türk olmak 01-01-1970 03:00 Bayram Hürmetine 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Olmaz Olmaz Deme Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Payitahtı 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Felek Vurmuşun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Kara Vicdanlı 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Mızrak ve Çuval Meselesi 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00