Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi?

Erol Sunat

13-09-2024 14:52

Aslında her şey köy okullarını kapatmakla başladı…Köylerin dengesi bozuldu…

Köye öğretmen geldi diye başlayan cümlelerin kalbi kırıldı.

Boynu bükük bir okul binası kaldı geriye ve her sabah o binayı açan öğretmenin olmayışının burukluğu…

Öyle bir derin boşluktu ki bu, hiç ama hiç dolmadı…Doldurulamadı…O köylerin kimyasının bozulduğunu nedense kimse anlamadı…Anlatmak isteyenleri de dinleyen olmadı.

Öğrencileri taşımalı sistemle kasaba ve ilçe merkezindeki okullara taşımaya başladık…

Adına taşımalı eğitim dedik…

Öğretmenleri de kopardık aldık o köylerden, merkezi okullarda istihdam ettik…

Bendeniz Millî Eğitim Bakanlığında acizane uzun yıllar idarecilik yapanlardan biriyim.

Ankara’da yapılan bir toplantıda, yeni bir sisteme geçerken, konuşan Daire Başkanı, tereddütlerinizi anlıyorum dedi, ancak siyasi otorite böyle istiyor.

O siyasi otoriteler, ne olurdu azıcık sahada olan bizleri dinleselerdi.

Oysa neler anlattık, ne notlar ilettik sahadan.

Bugün geldiğimiz durum dünün aynısı…

Türkiye Cumhuriyeti, öyle bir güç ve kudretin sahibidir ki, öğrencilerine günde bir öğün yemekte verir. Öğrencilerini ücretsiz taşır da…Hatta köy okullarını tekrardan açar, atama bekleyen öğretmen kardeşlerimizi, o çok sevdikleri meslekleri ve öğrencileriyle buluşturur.

O yıllarda okullarımızda yardımcı hizmetler sınıfı diye bir sınıf vardı…Okulların birçoğu sobalıydı…Sobayı yardımcı hizmetler sınıfındaki görevliler yakar, sınıf ve koridorlarda paspas çekerler, okulun temizliğini büyük ölçüde onlar üstlenirdi.

Ayda en az bir kez, okulların genel temizliği yapılır, biz öğrenciler bu temizliğe katılır, kızlar camları siler, erkek öğrenciler, kovayla su taşırdı.

Okula gelen odun ve kömürü taşımada boş derslerimizde yardımcı hizmetler personeline yardım ettiğimiz zamanlarda olurdu.

Bunları neden mi anlatıyorum?

Şu anda böyle bir sınıf yok…Olmadığı için okullar perişan. Hijyen yok, temizlik yok.

Haftada üç gün görevli kiralamak, tutmak gibi formüller var. Koskoca okullara dönemlik, mevsimlik personel alınması meseleyi bugüne kadar çözemedi. Hiçbiri, kadrolu personel kadar etkili olamıyor.

Bizler bu kadrolarla çalıştık. Okullarımız çiçek gibiydi…

Ya şimdi?

Okul Aile birliklerinin çabası ne kadar yeterli?

Yardımcı Hizmetler Sınıfına geri dönülmesi konusundaki çağrılar, yazılar ısrarlar hâlâ sonuçsuz. Oysa bu konu, yeni bir istihdam alanı açabilir. Okullar rahatlayabilir. Okul yönetimleri derin bir nefes alabilir.

Köy okullarını kapatmakla nasıl köy öğretmenleri tarih olduysa, yardımcı hizmetler sınıfı da tarih oldu…

Okulların demirbaşı gibiydi o insanlar. Dilerim bu yanlıştan dönülür.

Gelişmiş ülkelerde bedava olan eğitim, bizde uçmuş vaziyette…Özel okullar kendini nerelerde görmeye başladılar acaba? Maarif okullarında ise özel okullara yetişme çabası ve gayreti var. Velilerden talep edilen değişik isimlerdeki paralar birçok yerde patlamış durumda…

Maarif okullarının paralı okullara dönüşme eğiliminde kantarın topuzu kaçmış görünüyor.

Vatandaşın çocuğu parası olmadığı için Maarif okullarında okuyamayacak mı?

Asgari ücretli bir baba, hele birden fazla da öğrencisi varsa, nasıl çıkacak bu işin içinden?

Ne diyecek okul yöneticileri?

İstediğimiz bağış parasını veremedin, al çocuğunu okuldan mı?

Var mı böyle bir cümle kurmaya hakları?

Eğitim ve para hiç bu kadar iç içe olmamıştı. Para hiç bu kadar eğitimden daha önemli ve daha çok konuşulur olmamıştı.

Neredeyse öyle bir yere geldik ki, ya para ya eğitim dedik, diyeceğiz. Zaten eğitimin kolunu kanadını o kadar çok kırdık, o kadar çok küstürdük ki, para denen şımarık eğitim benim demeye başladı.

Yine de soralım…

Eğitimde fırsat eşitliği denen düsturu nereye koyacaksınız?

Eğitim yılı başladı başlamasına da cevabı olmayan sorular sağanak misali yağarken, bazı sorular da ceviz büyüklüğünde dolu misali düşmeye başladı…

Güneş balçıkla sıvanmaz derler…

Mızrak çuvala girmez derler…

Derler de derler…

Şimdi taşımalı eğitimi de kaldırıyoruz. Yapılan taşıma ihalelerinin iptal edildiği haberleri ekranlara yansıdı. Bugüne kadar taşınan çocuklar için pansiyonda kalmaları öneriliyor.

Gerekçe ne?

Tasarruf tedbirleri…

Eğitim ve tasarruf…Asla yan yana gelemeyecek ve gelmemesi gereken iki kavram…Tasarruf dünyanın hiçbir ülkesinde eğitimin yoluna çıkamaz…Eğitimin yolunu kesemez…Böyle bir şeyin var olması dahi kabul edilemez, hoş görülemez…

Kıyamet kopar!

Çocuklarımıza bir öğün yemek veremediğimiz gibi, şimdi onları taşımaktan da vazgeçtik…

Ne kadar farkındasınız bilmem amma; Sabah okula gidip, akşam evinde anasının babasının ve kardeşlerinin yanında olan çocukları onlardan koparıyoruz.

Yeni Büyükşehir yasası ile köyler, kasabalar mahalle oldu…

Köy okulları kapandı…Taşımalı eğitim başladı…

Köyler okullarından oldular, çocuklar öğretmenlerinden…

Ya şimdi?

Taşımalı sistem ihaleleri iptal edilmeye başladı…

Ne oldu?

Köye okul açarak, öğrencileri okulla tanıştıran, öğretmenle buluşturan, köyün havasını değiştiren eğitimden…

Çocuklarına bir öğün yemek vererek, velilerin yükünü azaltan eğitimden…

Öğrencilerini taşımalı eğitimle merkez okullara taşıyan eğitimden nerelere geldik…

Eğitim hiçbir zaman takılamayacağı, takılma ihtimalinin olamayacağı bir engele takıldı…

Tasarrufa…

Bu engel, bin pişman olacağı şeyler yapıyor. Bin tövbe etse de kurtulamayacağı bir vebalin altına giriyor.

Haberin var mı tasarruf? Haberin var mı eğitim?

Yoksa da haberiniz olsun.

Hani çocuklar bizim geleceğimizdi? Hani Öğretmenim canım benim diyordunuz?

Yol yakınken gelin vazgeçin. Çünkü, onlarla uğraşmak bugüne kadar hiç kimseye hayır getirmedi…

 

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun 01-01-1970 03:00 Hâlimiz Hâl Değil 01-01-1970 03:00 Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz 01-01-1970 03:00 Elbet bir gün barışacağız 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Türk olmak 01-01-1970 03:00 Bayram Hürmetine 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Olmaz Olmaz Deme Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Payitahtı 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Felek Vurmuşun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Kara Vicdanlı 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Mızrak ve Çuval Meselesi 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00