Felek Vurmuşun Hikayesi

Erol Sunat

16-11-2024 08:40

Uzun uzun zaman önce memleketin birinde yuvarlanan taş misali yosun tutmayan, hiç kimseye ve hiçbir yere bağlanamayan bir delikanlı yaşarmış. Delikanlının gezmediği diyar, başından geçmeyen macera kalmamış. Babası onu ya zindandan çıkarmış ya satılmak üzere olduğu köle pazarından kurtarmış. Ona felek vurmuş derlermiş. Onun başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi diye de anlatırlarmış. Babası hangi işe el attıysa olmadı, yapamadı. Tuttuğu dallar elinde kaldı felek vurmuş oğlumu der, anlatırken gözleri dolarmış. Ana ve babası bari başını bağlayalım, bir de iş kuralım, yetti artık bunun bu dolaşması gezmesi demişler. Sert mizaçlı anası, analık hakkımı helal etmem demiş, çok ağır laflar saymış, sessiz sakin bir kızcağızla evlendirmişler.

Felek vurmuş, kıza, sen demiş bana niye vardın ki, seni de benim gibi felek mi vurdu? Seni başımdan atsam, anama laf anlatamam. Babanın evine bıraksam, yeni Bedesten Ağası olan babanın gazabına uğrarım. O da yetmez ağabeylerin bana meydan dayağı çeker. Bu şehirden kaçmaya kalksam, babam yemin etti, evlatlıktan reddeder. Söyle bana ne yapayım ben? Kız, Bedestende dükkanınız var demiş, çalışsana. Mal almaya diye kervanlarla istediğin diyara gider, gelirsin. Oradan aldıklarını burada satar hem çalışır görünürsün, hem de sana ses çıkaran olmaz. Bana gelince, ben senden razıyım. Seni beğendiğim sevdiğim için sana vardım. Senin yolunu gözlerim, oturur evde beklerim. Dilersen beni de al götür o diyarlara.

Felek vurmuş, ya demiş seni o diyarlarda bırakırsam, dönüp arkamı gidersem, kız o zamanda demiş bir daha bu şehre bu diyara gelemezsin. Ailem seni cehenneme gitsen yine bulur. Hem sen nasıl birisin böyle? Benimle ananın zorlamasıyla evlendiğini bilirim. İyide yeni yaşını dolduran oğlumuzun suçu taksiri ne? Ona hiç acımaz mısın? Felek vurmuş cevap vermeden, atmış kendini dışarı. Sokakta yürürken birileri geçmiş önüne. Sen demişler, yeni Bedesten Ağasının damadı felek vurmuş değil misin? Evet demiş felek vurmuş, iyide size ne bundan? Bir anda saldırmışlar üstüne. Felek vurmuş bileğine kuvvetli biriymiş. Kısa zamanda üzerine çullananları dağıtmış.

Birini yakalamış, yapışmış yakasına. Sizi demiş kim gönderdi üstüme ya söyle ya da seni boğup atmayayım. Yerde yatan, Bedesten Ağası demiş, Ağaya saygıda kusur edermişsin, saymazmışsın, ileri geri konuşurmuşsun. Felek vurmuş bırakmış yerde yatanın yakasını, varmış Bedesten Ağasının dükkanına. Ağa demiş, üzerime adam göndermişsin. İşte geldim. Ne senin benimle alıp veremediğin. Ağa, alaycı bir ifadeyle bırakın demiş damadım benim dükkanıma teşrif etmiş. Hoş geldin şeref verdin felek vurmuş. Sana felek vurmuş deseler de bileğini büken yokmuş, İyi kılıç kullanırmışsın. Ok atmada üstüne yokmuş. Senin bu özelliklerini ananda babanda bilmezmiş. Sen bana lazım bir adamsın. O adamları ne yapacağını gözümle görmek için gönderdim. Mesele hem canın sıkılmasın hem biraz para kazanıp üleşelim. Sende kazancına bak, bende. Kızımda torunumu büyütsün rahat rahat.

Felek vurmuş, tamam ağa da demiş ne yapacağım. Sen demiş yarın benim kervanımla yola çıkacaksın. Yolda ne yapacağını sana söylerler. Damat konuyu eve geldiğinde karısına anlatmış. Karısı sarılmış boynuna. İşte şimdi oldu demiş. Aradığın işi de hedefi de babam sana söyler. Ertesi gün öğleye doğru, bir grup atlı gelmiş kervana. Grubun başı, sen demiş ağamın damadı felek vurmuş musun? Öyleyse bizimle geleceksin. Seninle işimiz var. Birkaç saat sonra yüzlerini sarıp saldırmışlar bir kervana. Kervanın altını, akçesi, malı ve hayvanları sınırdan geçirilmiş mallar ve hayvanlar satılmış, altınlar ve akçelerle birlikte birkaç gün sonra getirilip ağaya teslim edilmiş. Ağa felek vurmuş demiş, işittim ki, kimseye kılıç çekmemişin. Ancak hepsini bağlayıp atmışsın bir kenara. Altına akçeye el dahi sürmemişsin. Dur hele bu daha başlangıç. Alışacaksın. Çok daha iyi olacak. Adamlarım tek başına kervanın cümle adamının hakkından geldi dediler. Bu tespitler gözümde senin değerini daha da artırdı haberin olsun. Senin payını kızıma verdim. Sen şimdi almazsın, almamazlık edersin.

Felek vurmuş, karısına ben demiş bu durumdan rahatsızım. Baban insanları soyuyor. Sen bu duruma nasıl katlanıyorsun. Bak beni felek fena vurdu. Hayatım zindanlarda ve kaçıp saklanmak geçti. Esir pazarlarında satılırken babam geldi kurtardı. İşim gücüm hiç rast gitmedi. Lakin kimseyi soymadım. Hırsızlık yapmadım. Feleğin vurduğu biri olmaya razı oldum. Karısı o zaman demiş sen bu işi belli ki yapmayacaksın. Felek vurmuş cevap vermemiş dalmış gitmiş. Ertesi gün ağanın adamları gelmişler tam senlik işimiz var demişler. Çok zengin bir kervan var. Lakin kervan muhafızı öyle biri ki, onu ne bu memlekette ne de yabancı diyarlarda yenen olmamış. Haramiler onun adını duyunca yol değiştirirmiş. Ağamız dedi ki, bu kervanı alt eden memlekette efsane olur. Felek vurmuş, merak etmeyin demiş her biriniz efsane olacaksınız. Siz çıkın yola ben size yetişirim. Onlar gittikten sonra, bir başka yoldan varmış o kervana. Kervancı başı, hoş geldin yiğidim demiş. Felek vurmuş, ağam demiş, kervana baskın olacak. Daha sözünü bitirmeden Bedesten ağasının adamları kervana doğru saldırıya geçmişler. Yüzü gözü sarılı Felek vurmuş, saldıranların karşısına tek başına dikilmiş. Yirmiden fazla saldırganın arasına rüzgâr gibi dalmış, ağanın adamları çil yavrusu gibi dağılmışlar. Ağanın has adamı, sen demiş aynı ağamızın damadı gibi kılıç sallıyorsun. Belki de osun demiş ve ölmüş. Geri kalanlar kaçmışlar. Kervancı başı yiğidim demiş, ne zaman başımız darda kalsa bu kervanı kurtarıyorsun. Bu sefer Sultanımıza ait emanetler taşıyorduk gel benimle Payitahta. Birlikte Payitahta varmışlar.

Sultanın huzuruna çıkmışlar. Sultan ben demiş seni biliyorum. Sen felek vurmuşsun. Benim yabancı diyarlarda gözüm kulağım olan, benim için zindanlarda yatansın. Seni ilk kez dünya gözüyle gördüm. Var olasın yiğidim. Bundan gayrı da bırakmam artık. Felek vurmuş Sultanın elini öpmüş, emrindeyim Sultanım demiş. Sultan Kervancı başı babam dostudur demiş. Memleketimin en büyük ve en zengin kervanıdır. Ne zaman sıkıntıya düşse, kervanı hem korumuş hem de muhafızlık etmişsin.

Bundan böyle demiş yanı başımda olacaksın. Seni bir ben bileceğim, bir de Kervancı başı.

Felek vurmuş gelmiş karısının ve oğlunun yanına. Karısı, sen demiş babama yardım etmemişsin en has adamlarını o kervan muhafızı denilen cani öldürmüş. Babam öyle kızdı ki ne kadar kervan varsa hepsini bastı. Duyduk ki, Sultan babamı cezalandırmaya birini gönderecekmiş. Felek vurmuş, dur demiş ben bir babanın yanına varayım. Ağanın konağının kapısını çalmış. Adamları ağam demişler damadın geldi, seninle görüşmek ister.

Ağa dört oğlunu da yanına alarak karşılamış damadını. Neredeydin demiş. Hiç demiş Felek vurmuş, ben arada bir birkaç diyar dolaşmadan yapamam. Anladım ki, baskın benim işim değil. Duyduğuma göre adamlarının yarısı ölmüş, şu muhafız denen adamın karşısına çıkmışlar. Ağa, sen demiş tanır mısın o uğursuzu. Felek vurmuş, bana zaten demiş felek sillesini vurmuş, bir de o vursaydı ne olurdu halim. Yüzünü gören yok, adını bilende. Sultanın kervanı olduğu söylenen bir büyük kervan var. O kervana kim ilişti, bir daha gün yüzü göremiyor diye anlatılıyor. Benim bildiğim, duyduğum bu kadar.

Ağa, iki gün sonra demiş, o kervan bu şehre gelecek. Gelecek amma bir daha bu şehirden çıkışı olmayacak. Benim adamlarım senin emrinde olacak Felek vurmuş. O muhafızı da Sultana çok yakın diye bilinen Kervancı başını da yok etmek senin görevin. Kervanın malı, altını akçesi ne varsa alıp komşu diyara geçeceğiz. Ondan sonra, birkaç diyar daha aştık mı, bizi kimse bulamaz. Kılavuzumuz sen olacaksın. Felek vurmuş durumu Kervancı başına bildirmiş. Kervan şehre indiğinde Bedesten ağası, oğulları ve adamlarıyla kervanı bastığında karşılarında yüzü gözü sarılı birini görmüşler. Ağanın adamlarından biri ağam demiş bu o.

Muhafız ve yanındakiler ok yağmuruna tutmuşlar ağa ve adamlarını. Çok geçmeden, ağa ve oğulları, onları destekleyenler, ahaliden onlara yardım edenler yakalanmışlar. Muhafız hepsini şehrin meydanına getirmiş. Ey ahali demiş, ben bu kervanın muhafızıyım. Bu açgözlü ağa bu kervanı soyup kaçmak istedi, yakalandı.

Ahaliden yaşlı bir kadın, Muhafız demiş, sen kimsin? Aç yüzündeki örtüleri de seni bilmiş tanımış olalım. Muhafız yüzündeki örtüleri açınca, ahali şaşırmış kalmış bu ağanın damadı demişler. Felek vurmuş bu…Yeminle o. Ağa demek ki demiş o muhafız sendin ha…Ne yapacaksın beni asacak mısın? Tam o sırada Felek vurmuşun karısı koşmuş gelmiş. Kıyma babama demiş, asma babamı.

Anlatırlar ki; Felek vurmuş ağayı ve adamlarını şehirden sürmüş atmış. Şehre aç gözlü olmayan, şehri ve insanları kucaklayan insanları Bey ve Ağa yapmış. Karısı Felek vurmuşun oğlunu alıp babasıyla birlikte gitmiş. Sultan yıllar sonra, Felek vurmuşun oğlunu bulup getirtmiş. Felek vurmuş oğlunu öyle bir yetiştirmiş ki, Felek vurmuşun oğlu, memleketin en önemli Beylerinden biri olmuş. Sultanın yeğenlerinden biriyle de evlendikten sonra hem saraya damat, bir süre sonra da memlekete Vezir olmuş.

Şehir şehire, Felek vurmuş Felek vurmuşa, Sultan Sultana, Bedesten Ağası Bedesten Ağasına, Kervancı başı kervancı başına, kervan kervana, ana baba ana babaya, gelin geline, torun toruna, ahali ahaliye benzer.

Bir kıssadır anlatılan. Her kıssadan bir hisse alına denmiştir. Bu hikâyede, anlatılanlarla bir benzerlik var ise, tamamen tesadüften ibarettir. Ne kimse gönül koya ne de alınganlık göstere…

Sürçü lisan eylediysek affola…

Bir daha ki sefere daha güzel bir hikâye anlatırız inşallah…

DİĞER YAZILARI Hâlimiz Hâl Değil 01-01-1970 03:00 Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz 01-01-1970 03:00 Elbet bir gün barışacağız 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Türk olmak 01-01-1970 03:00 Bayram Hürmetine 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Olmaz Olmaz Deme Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Payitahtı 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Kara Vicdanlı 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Mızrak ve Çuval Meselesi 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00