Elbet bir gün barışacağız

Erol Sunat

13-07-2025 19:07

Siz barışamazsınız, bir araya gelemezsiniz diye başlıyorlar söze. Barışamazsınız diyenlere inat, barışacağız.

Elbet o gün gelecek…

Elbet bir gün barışacağız.

Barış yarım kalmayacak…

Sözde kalmayacak…

Öyle bir barış olacak ki, el de beğenecek, felek de…

Biz barışırsak toy düğün olur, bayram olur, herkes döker eteklerindeki taşı.

Taşlamaktan vazgeçer birbirini.

Değil gerçek taş, söz taşı bile kalmaz meydanlarda…

Meydana buluşmaya varılır, barışmaya varılır, hasret gidermeye varılır.

Biz fena hasretiz, Türk’ün Türk’le, kardeşin kardeşle barışmasına…

Bu hasretliğin önünde Çin Seddi olsa duramaz…

Oturup konuşamıyormuşuz…Gün gelir otururuz da konuşuruz da…Gün gelir aramıza giren ayrık otlarını, zehirli sarmaşıkları, kara çalıları söker atarız. Gün gelir, kardeşlerimizi bağrımıza basarız.

Vakit saat denen bir mevzu var.

O dolmadan olmuyor…Görürüz göremeyiz…Bilemeyiz…

Bildiğimiz tek bir şey var.

Elbet bir gün barışacağız…

Buluşacağız da konuşacağız da, anlaşacağız da…

Neden mi?

Biz hem Türk’üz hem kardeşiz…

Türklüğü, vatan sevgisini, bayrak aşkını, Gazi Mustafa Kemal Paşa’dan öğrendik.

Kem söz, nifak, fitne, ayak oyunu, entrika, hile hurda, bozgunculuk bir yere kadar.

Gün gelir aklı selim galip gelir. İsler ve sisler dağılır. Tünelin ucu görünür, güneş yeniden doğar, sevgiyle göz kırpar yıldızlar, meltem olur eser en deli rüzgarlar.

Elbet bir gün barışacağız biz…

O barıştığımız gün gelin yanımıza, girin kolumuza…

Bizi ayıranlardan hiç bu kadar etkilenmez bilirdik kendimizi.

Demek ki, etkileneceğimiz varmış…Demek ki, ayrılık denen bu imtihanı yaşamak varmış…Demek ki, akıl çelenler fena çelmişler aklımızı… O yeminlerin, o sözlerin hükmü yok. Yakılan gemilerin de…

Bir araya gelmek gibi bir güzelliği kendimize çok görmüşlerden olduğumuzu da kabullenemiyoruz.

Yan yana gelmek, yalnızca cenazelerde gerçekleşiyor…

Göz ucuyla bakmalar devam etse de barışmak, vuslat kaldı başka bahara denir gibi bir şey.

Cenazelerde olmasa, neredeyse bizi buluşturmayacak olanları gün gelip bulmayacak mı ölüm?

Barış denen cefakâr, o kadar çok çaldı ki kapılarını…Hâlâ da çalar durur ne bıkar ne usanır…

Neden mi?

Elbet bir gün barışacağız…Barış çok uzaklarda değil…

Barış, tahminler ötesi bir sel. Önünde ne set durabilir ne duvar ne baraj…

Bir bakmışsınız, köprülerin altından nice sular akmış…

Mevsimler gelip geçmiş, yıllar akıp gitmiş, ömürler tükenmiş, belki bizler göremeyeceğiz o barışma günlerini, ya da en azından barışma havadislerini getirecek rüzgarlar.

Kim bilir? Gör diyen gör derse neden olmasın?

Fitne ateşleri yakanlar, aralara nifak tohumları ekip bir gecede, birkaç günde büyütenler, ayrılık rüzgârı estirenler, gemileri yaktıranlar, aklına girdiklerini başka limanlara alıp götürenler…

Ne geçti elinize?

Her ne yaparsanız yapın…Kimden ne destek alırsanız alın…

Biz ayrılıklara dayanamayız.

Yüreğimiz gün gelir, buraya kadar der.

Kardeş kardeşe bunu yapmaz…

Bu kadar da olmaz…

Türk Türk’ü üzmez…

Kardeş hasreti adamın burnunun direğini sızlatır.

Gün gelir, yatağına kırgın ırmaklar, atar o kırgınlığı üzerinden…

Ne oldu bana diye…Ne oldu bize diye…Ne oldu da gerildik, kırıldık kaldık birbirimize diye…

Uzatır elini hiç tereddütsüz.

Elbet bir gün barışacaktık der…

İşte o gün, bugün…

Elbet bir gün barışacağız…

Barışmak bayramdır bize. Barışmak için, bir koca yılda bir dünya vesile kılmış bizi yaratan, bize yol gösteren büyüklerimiz.

Hırsımıza yenilmiş olabiliriz…

Etki altında tahminler ötesi kalmış olabiliriz.

Ara bozanlar, bir daha bir araya gelemesinler diye her türlü entrika ve tuzağı uygulamış olabilirler.

Bölündüler, un ufak oldular, bundan sonrası tek bir fiske vurmaya kaldı diye de düşünebilirler.

O düşünce onlara ait…

Bir gece pişmanlık gözyaşlarıyla uyanıveririz. Biz ne yaptık deriz…Çalmayı unuttuğumuz kapıları çalar, selam vermekten kaçtığımız kardeşlerimize sarılırız.

Barışırız…

Barıştan intikam almaya doyamadı zalimler. Dünya sözüm ona hür, lakin, hürriyet zindanda…Öyle bir soykırım yaşanıyor ki, Gazze’de, Kıta Afrika’sında ve Doğu Türkistan’da…

Bırakın şu insanları artık…Çıkın işgal ettiğiniz topraklardan…Verin insanlara hürriyetlerini…

Barışın kemiklerini ben kırdım, barışı ben öldürdüm, ben yok ettim diyenlere de kalmadı bu dünya…

O dünya her canına tak ettiğinde, bozguncuları, savaş çıkaranları, savaş çığırtkanlarını, kendini herkesin üzerinde görenleri affetmedi, en derine gömdü.

Kinlerin, nefretlerin, öfkelerin, gaddarların, zalimlerin ve katillerin sonu uzak değil

Elbet bir gün barışacağız…

Barışmak son umudumuz, barışmaktan başka çaremiz mi var?

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun 01-01-1970 03:00 Hâlimiz Hâl Değil 01-01-1970 03:00 Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Türk olmak 01-01-1970 03:00 Bayram Hürmetine 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Olmaz Olmaz Deme Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Payitahtı 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Felek Vurmuşun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Kara Vicdanlı 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Mızrak ve Çuval Meselesi 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00