Bayram Hürmetine

Erol Sunat

05-06-2025 08:48

Bayram etmek, bayramlaşmak, barışmak, barışmanın kapısına varmak, kapısını çalmak bayramın nimetidir.

Kaç bayramlar geçti, barışmadılar, barışamadan gittiler öbür tarafa hikayeleri günümüzde daha da artmış durumda.

Mesele o ilk adımı atabilmekte. O adım atılamadığı için çekiliyor cümle çileler. Dünya birbiriyle kavgalı, ülkeler öyle, insanlar öyle.

Bayram günleri dahi bombalıyor, yakıyor, yıkıyor, öldürüyor, bayram yapmasınlar, sevinmesinler diye her iki cihanda da yatacak kalkacak yeri olmayanlar.

Bayramlarda dahi barışamaz hale gelmek gibi bir açmazın içerisindeyiz.

Konuşamıyoruz, uzlaşamıyoruz, anlaşamıyoruz, barışamıyoruz…

Dahası barışmak zül geliyor diye konuşmaktan da kendimizi alamayan bir bahtsızlığın ve talihsizliğin tam ortasındayız.

Bizi ne bayramlar kesiyor ne mübarek aylar ve geceler…

Yolunu yitirmişlere döndüğümüzü itiraf etmekten de korkuyoruz aslında…

Herkesi dinleyen bizler tek bir şeyi dinlemeyi ihmal ediyoruz…

Kalbimizin sesini…

Etrafımızı dur, etme, yapma, gitme, gururunu ayaklar altına alma, sana yakışmayanı yapma gibi çeldiriciler kuşatmış durumda.

Bu kuşatmaları yalnızca o günlerde yarabiliriz…

Bayramlarda…

Bayram da kimse geri çevrilmez…

Neden geldin?

Niçin geldin?

Git denmez…

Diyen varsa incitir bayramı, gücendirir.

Bayram incinirse, bayram gücenirse iflah olmaz bu yola tevessül eden…

Bayramın hatırı büyüktür. Bayramın hatırını kıranın bir daha hatırı olmaz, hatırı geçmez, sözü dikkate alınmaz, sevilmez sayılmaz…

Bayramı gücendirenin yolundan yürünmez, ardından gidilmez.

Bayramlar rastgele günler değildir.

Bayram küslük kaldırmaz, bitirin şu küslüğü denmişse bitmeli küslük…

Bitmediyse, o küslüğü bitirmeyen, gurur ve kibrine mağlup olan yüklenir gider onca vebali…

Bayramın vebali taşınacak bir vebal değildir diyen büyüklerimizi hatırlamak istemeyenler varsın hatırlamasın.

Bayramlar yürekleri yumuşatan günler. Benim yüreğim yumuşamaz diyenler, az pişman olmadılar. Gözyaşlarıyla yıkandı nice taş kalpli geçinen yürek…Bayram, duman etti öyle yürekleri, tövbe ettirdi.

Çocukluk yıllarımızda, yaşadığımız sokak ve mahallelerdeki fakir fukaralar, yalnız yaşayan insanlar gözetilirdi. Bayramda mahsun olmasınlar denir, evin küçük çocukları fakir fukara haneleri arasında mekik dokurdu.

Bizim nesil, analarımızın verdiği Kurban Bayramının ikramı olan et tabaklarını sokağın, mahallenin fakir fukarasına ulaştırma bahtiyarlığına erişmişlerle dolu.

Biz kurban bayramlarının o bahtiyar çocuklarıyız.

Her birimizin yaşlarının yetmiş küsurlara eriştiği düşünülürse, anlattığımız hatıraların geçmişi en az 65 sene, hatta biraz daha ilerilere gidiyor…

Aynı sokakta yaşayanların, hısım akraba gibi olduğu yıllardı o yıllar. Birinin derdinin herkesin derdi olduğu, çözüm bulunduğu bambaşka bir gönül zenginliği…

Bayramlar bir başka olurdu böyle bir atmosferde.

Kurban Bayramları çok daha başkaydı.

Öyle, Allah için kurban küp için kavurma mantığı girmemişti o sokaklara, o mahallelere…

Kurban kesenin, komşularına gönderdiği et, kimin cömert olduğunu, kimin eli titreye-titreye, bol kemikli ve yağlı tarafından et gönderdiğini, kimin neyine yetmiyor diye halk arasında “kımsır” yani cimrilik yaptığını ortaya koyardı.

Şimdi ne mi denecek?

Etin kaç lira olduğunu biliyor musun?

Biliyoruz elbet…

Mesele, böyle dönemlerde kurban kesebilenlerin, tek bir kelime etmeden, kestikleri kurban etinden fakir fukaraya gönderebilmeleri…

Bugün bu konuştuklarımız çok da hoş değil…

Ancak, kurban kesen, atıyor etleri dolaba, ardından düşüyor yollara, varıyor sahillere…

Bayramın ilk günü kaldığımız otel, kavurma ikram ediyor diye anlatanlar var.

Anlayacağınız, bayramlar o eski bayramlar değil…

Güzel bir şeyler anlatabilmek için bayağı bir gerilere gitmemiz gerekiyor. Yarım asır falan ötelere…

Yaşadığımız Anadolu Coğrafyasında, Hoca Ahmet Yesevi’nin, Mevlânâ’nın, Yunus Emre’nin, Hacı Bektaş-ı Velinin, Hacı Bayram-ı Velinin, Emir Sultan’ın, Somuncu Baba’nın estirdiği hoşgörü rüzgârları, barış rüzgârları, sevgi ve saygı rüzgârları esiyor.

Bu rüzgarları hissetmemek, kayıplarını bayramlarda telafi etmemek bayram hürmetine yanlışlardan dönmemek hoş değil…

Biz ki, bugüne kadar her daim bize yakışanı yaparak geldik.

Ne zaman ki o güzel hasletlerimizle yollarımızı ayırdık, rotamız şaştı, dilimiz dolaştı, kendimizi bir anda hiç bilmediğimiz uçurumların kenarında bulduk.

Bayramlar kendimize geldiğimiz günlerdir.

Birçok şeyi hatırladığımız ve hatırlandığımız günlerdir.

Bir sonraki bayramı görüp göremeyeceğini, erişip erişemeyeceğini bilme imkanına sahip olamayan bizler, kuru inatlarımızı, kavgalarımızı, kalp kırmalarımızı, yarınlara taşıma derdindeyiz. Bu ağır yüklerden kurtulup, kuş gibi hafifleyeceğimiz bayramları nasıl olur da görmeyiz?

Zaman küsme zamanı değil…Zaman ayrılık zamanı değil…Zaman kopma, parçalanma, bölünme zamanı değil…

Bir olmak diye güzel bir hasletimiz vardı ya hani…Zaman bir olma zamanı…

Hoşgörü bayramın nişanesi. Gönül kapısını ardına kadar açmanın vesilesi.

Bırakın alem ne der, el alem ne der kaygısını…O alem, o el alem bilseydi bayramın kutlu anlamını, bir değil, bin kere pişman olur, özür dilerdi bayramdan…

Herkese hayırlı bayramlar efendim…

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun 01-01-1970 03:00 Hâlimiz Hâl Değil 01-01-1970 03:00 Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz 01-01-1970 03:00 Elbet bir gün barışacağız 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Türk olmak 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Olmaz Olmaz Deme Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Payitahtı 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Felek Vurmuşun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Kara Vicdanlı 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Mızrak ve Çuval Meselesi 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00