Türkçenin Payitahtı

Erol Sunat

04-01-2025 17:44

Konya öz be öz bir Türk şehri. Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın fethettiği İkonyum olan adının Konya’ ya döndüğü, dönüştüğü, dönüştürüldüğü şehir. Birinci Kılıçaslan’ın Payitaht yapmasıyla da cümle yolların kesiştiği, birleştiği bir şehir.

Bağdat mı daha güzeldi, Konya mı?

Derler ki, “Gez dünyayı gör Konya’yı” sözü ta…o zamanlardan kalma bir efsaneyi yansıtır ve yaşatırdı. Bağdat’ı görenlere Konya’yı gördün mü diye sorarlardı diye anlatılırdı.

Konya Türkçe’nin ihya edildiği bir Payitaht. Türkçe’nin fermana bağlandığı bir Payitaht üstelik…

O meşhur ferman 13 Mayıs 1277’den beri taptaze…Konya aynı zamanda Türkçenin Payitahtı…

En çok ne mi yakışır Konya’ya?

“Türkçe günü”

“Şimden gerü hiç gimesne divanda, dergâh da, bergâh da, mecliste, meydanda ve dahi her yerde Türk dilinden özge söz söylemeye” diye ferman çıkaran Karamanoğlu Mehmet Bey’in ruhu şad olurdu…Kılıçaslanların da…

Yeter miydi?

Yetmezdi elbet…

Anadolu’nun ilk Payitahtlarından biri olan Konya’da ilk önce, her şeyden önce ve mutlaka yüceltilmeye layık tek bir dil var…

Türkçe…

Bu konuya hassasiyet gösterecek başta Selçuk Üniversitemize bağlı Türkiyat Araştırmaları Merkezimiz olmak üzere kurumlarımız, Sivil Toplum Kuruluşlarımız ve duyarlı bir kamuoyumuz var.

“Türkçe günü” ve benzeri etkinliklerin Türkçenin Payitahtında daha etkin olarak yapılması kendilerinden ricamızdır.

Selçuklu Türk Oğuz’un Üçok kolunun Kınık boyundan. Kınık Boyu, Üçok kolunun en soylusu, en bilinen ve tanınanı. Devlet kuranı…Aynı Bozok kolunun Kayı boyu gibi. Anadolu Bozokların on iki, Üçokların on iki boyu ile fethedilen, dağı taşı, ovası, vadisi, çayı, deresi, nehri, gölü, köyü kasabası, şehri Türkleştiren bir coğrafya. Türk Oğuz’un boylarının adı yaşıyor bu coğrafyanın bir ucundan bir diğer ucuna kadar.

İğdir, Iğdır olmuş İl olmuş. Kınık ilçe, Bayındır İlçe, Dodurga İlçe, Bayat ilçe, kasabalarımızda ve köylerimizde yaşıyor ve yaşatılıyor Oğuz…

Türk’ün sesi, Türk’ün nefesi, Türk’ün mührünü taşır başınızı her nereye çevirseniz.

Hele ki, Selçuklunun Payitahtında iseniz…

 

Kılıçaslanlar şehrinde Türk’ten gayrı bir şey yok…Uluğ Keykubad gibi bir ulu Sultan yetiştirdi Selçuklu…Alaeddin Tepesi ki, Sultanlar Tepesidir, ondan bize yadigâr…Bu kadim şehri, bu kadim Payitahtı ne Araplar fethetti ne İranlılar…

Selçuklu denen bir medeniyet doğdu bu Payitahttan…Bu Payitahttan çıktı mesleklerin piri Ahi Evren…Bu Payitahta misafir oldu Muhiddin-i Arabi…Bu Payitahta kondu geldi Sultan-ül Ulema…Bu payitahta değer kattı Hz. Mevlâna…Bu payitahtta büyük bir Hadis Alimi olarak hüküm sürdü Şeyh Sadrettin Konevi…

Kimlerin yolu düşmedi ki bu Payitahta…Kimi geçiyordum uğradım dedi, kimi merak ettim geldim dedi. Kimi gel çağrısına uydum geldim dedi geldi, kimi kal dediler dedi kaldı. Gidenler, ayrılanlar gönüllerini bıraktı…

Bu şehre gelenler, Türkçe konuştu, Türkçe anlaştı, Türkçe öğrendi… Türkçenin Payitahtına Türk Milletinin simgeleri ve sembolleri yakışırdı. Ve pek tabi ki, otağ da…

Otağın en azametlisi bu şehirde olmalı…

Ve dahi o otağ Sultanlar Şehrinin, Sultanlar Tepesinde kurulmalı…

Oradan şehri selamlamalı…

Çünkü, baştanbaşa tarih yaşar bu şehirde…

Bu şehir ne o diyar ne bu diyar ne şu diyar…

Benzemez bir başka diyara…Benzemez bir başka Payitahta…

Bu şehir Diyarı Selçuklu…Bu şehir Diyarı Mevlâna…Bu şehir Diyarı Kılıçaslan aynı zamanda…

Yaklaşık bin yıl kadar önceydi…Haçlı seferleri Anadolu üzerinden Kudüs’e doğru dalgalar halinde harekete başladı. Bu seferlerin ilk üçü ve en güçlü olanları kara yolundan Selçukluyu da hedef alan seferlerdi.

Kudüs’ü alacak, Türkleri de Anadolu’dan atacaklardı. Kılıçaslanlar ve Sultan Mesud Haçlı ordularına Anadolu’yu mezar ettiler. Bu karşı koyma, Anadolu’yu geçilmez yaparken, Doğu Roma, bir taşla birkaç taş birden vurmak istiyordu. Haçlı orduları yollarına devam ederken, başta İznik olmak üzere, kaybettikleri birçok şehri de fırsattan istifade geri aldı Roma.

Haçlı seferleri Anadolu’da bir şehrinde kaderini değiştirecekti…O şehir Konya oldu. Haçlılar, Selçuklunun ilk Payitahtı olan İznik’i aldıktan sonra, Sultan Kılıçaslan, Payitahtını Anadolu’nun merkezine çekti. Konya’ya…

Şehrin surları tahkim edildi. Selçuklu Haçlı seferlerini cansiperane karşıladı. Haçlılar ve Doğu Roma böyle bir mukavemet beklemiyorlardı. Eğer Türkiye Selçukluları Kudüs’e kalkan olacak bir direnç göstermemiş olsaydı. Ne Selahaddin Eyyubi’nin işi kolaylaşırdı ne de Haçlı hakimiyetinin önü alınabilirdi.

 

Payitahtı Konya olan Türkiye Selçukluları, Haçlıların Anadolu ve Orta Doğu coğrafyasında ki hayallerini ve hakimiyet iddialarını da yerle bir etti.

Tarih döner dolaşır, hiç beklenmedik bir anda çıkıverir karşınıza…

Ve der ki…

Ey beni unutan, ıskalayan, pas geçen, yok sayan ne geçti eline?

Kaçma, gözlerini kaçırma…Kaçacağın yer yok…

Bu şehir, Türk şehri arkadaş…Selçuklu şehri…Payitaht aynı zamanda…Bu Payitahtta Türk Milletine ait izlerden başka bir şey yok…

Nafile aranılan ve arattırılan her neyse, o aranan yok bu şehirde…

Bu payitaht, bir Türk Payitahtı. Türkçenin Payitahtı. Ortadoğu’daki şehirlerden birine benzetmek, benziyor demek abesle iştigal. Bu şehirde Kılıçaslanların ruhu dolaşırken, üstelik şehrin taşı toprağı ben Türküm derken… Alaeddin Tepesi bir ulu tepe…Sultanlar şehrinin Sultanlar tepesi… O Sultanlar Konya’ya ve bu coğrafyaya Türklük mührünü vuran Sultanlar. Bu topraklar onlar tarafından mühürlendi. Miryokefalon denen o mührü ne tarih unutur ne bu Payitaht ne de bu coğrafya…

Türkçenin Payitahtında Türk’ten başka bir şey bulamazsınız. Gelin, Selçuklu Sultanlarını incitmeyin. Hele Kılıçaslanları hiç. Onlar incinirse, onları seven incir. O seven incinirse…Daha başka nasıl anlatalım ki incinmeyi?

Roma ve Batı, Anadolu’ya yüzyıllar öncesinden, “Türkeli” derken, Araplar “Rum” diyordu. Yanlış olarak, Mevlâna için Mevlâna Celaleddin Rumi denmesinin sebebi de budur.

Keşke Türkeli’li Mevlâna Celaleddin denebilseydi. Ve bu yanlışlık düzeltilebilseydi…

“Türkçe günü” güzel Türkçemizi, yabancı dillerin boyunduruğundan ve kuşatmasından kurtarmanın ilk ve esaslı bir adımı olacaktır diye düşünüyorum.

Ve bu adım, Türkçenin Payitahtı olan kadim şehir Konya’dan başlamalı ve başlatılmalıdır.

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun 01-01-1970 03:00 Hâlimiz Hâl Değil 01-01-1970 03:00 Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz 01-01-1970 03:00 Elbet bir gün barışacağız 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Türk olmak 01-01-1970 03:00 Bayram Hürmetine 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Olmaz Olmaz Deme Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Felek Vurmuşun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Kara Vicdanlı 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Mızrak ve Çuval Meselesi 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00