Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara

Erol Sunat

08-05-2026 20:57

“Elemtere fiş, kem gözlere şiş” denirdi bir zamanlar. Kem sözden, kem gözden ırak olunsun, nazar ermesin, nazar değmesin diye söylenirdi bu cümle. Ciddi ciddi söyleyenler de vardı, işi espriye dökenler de… Ne mi diyor insanımız? Pazara pazara çoktan geldik nazara… Sonra bir yığın cümle… Nazar mı değdi bize? Bize nazar mı ettiler? Bu durumu nazardan başka neyle izah edelim? Nazar var dedim size… Bal gibi de nazar işte… Sonunda reklam repliklerine dahi girdi nazar… Nazara nazar kaç yazar diye… Nazar halk arasında göz değmesi olarak bilinir. Ne mi denildi hep bir ağızdan? Gözü vardı… Gözü değdi… Yeminle göz değdi… Göz değmesi başka bir şeye benzemez… Gözü olanın gözü kör olsun. Nazarın olduğu yerde ah var, serzeniş var, beddua var.

Allah nazarlardan korusun benzeri birçok cümle kuranlarımız az değil. Göz değmesi dediğimiz nazar neden mi olur? İnsanlarımıza göre… Kıskançlık denen illetten… Haddini aşan ve abartılan hayranlıktan… Çeşitli kazalardan, yaralanmalardan hatta ölüm hadiselerinden… Haset dolu bakışların bir şeyin üzerinde toplanmasından… Yaşanılan bir dizi talihsizliğin göz değmesine ya da yaygın adıyla nazara çıkması yaşadığımız coğrafyada çok yaygındır. Böyle olunca da başımıza ne gelirse gelsin nazara bağlamak gibi yolları benimsemiş, hatta kabullenmiş olmamız elbette tesadüf değil. Çünkü nazar kavramı bugünlerin en vazgeçilmez teselli kavramı. Nazar duaları, nazar boncukları, nazarlıklar olmazsa olmazlarımız. Nazarı geçer diye yanlarına varılmayan insanların var olduğu bir coğrafya burası. Bir bakmış kale surunu yıkmış, bir bakmış adam ölmüş, bir bakmış baktığının dili lâl olmuş, bir bakmış adamın samanlığı yanmış; benzeri neler anlatılmadı neler. Çocukluğumuzdan bu yana ana ve babalarımızın anaları, kendi analarımız, teyze ve halalarımız neler anlatmadılar ki. Emmi ve dayılarımızdan da çok hikaye dinleyerek geldik bugünlere… Sonunda nazar bir girdi kolumuza… Bırakmaya hiç niyeti yok.

Dönüp dolaşıp ne diyoruz? Biz böyle insanlar değildik… Bize bir haller oldu. Ne oldu, neden oldu, sebebi ne? Nazar…Biri bize nazar etti… Birinin nazarı değdi… Son yıllarda kem gözlü, kem sözlü insanlar kuşattı çevremizi. Haset çok, fesat çok, kıskanç aramadığınız kadar, çekemeyen say say bitmez. Başımızdan dert eksilmez. Böyle gitmez… İnsanlar bir “oh” demez, diyemez… Hep nazardan… Çarşıya pazara bile nazar erdi… Ceplerimize, cüzdanlarımıza, hanemize bile… Geçim düzeni bozuldu… Hırgür çoğaldı… Boşanmalar arttı… Gençler evlenemiyor… Evlenen üç gün sonra bir duyuyorsunuz ayrılmış… Neden? Nazardan… O nazar, bu nazar; yok mu insanların bir kusuru, taksiri? “Okta da var, yayda da var” denilen laflarımızı rafa mı kaldırdık? Anlayacağınız; dur, sakin ol, abartma artık diyen yok…

Bize kalsa nazarın geçmediği, gözün değmediği yer yok. Hastalıklardan şansızlıklara varıncaya kadar nice kulplar takmışız nazarla ilgili. Güçlü bir nazar kültürümüz olduğu bir gerçek. Anadolu gibi, medeniyetlerin postunu serdiği bir coğrafyada kültürlerin birbirinden etkilenmemesi söz konusu değil. Binlerce yılın birikimi bu coğrafyada yaşıyor. Her gelen bir şeyler bırakmış. Etkilenmemek mümkün değil. Nazar denen kültür de bunlardan birisi. Keşke tadında bırakılması mümkün olsaydı. Nazar kültürü zaman zaman abartılan dönemler yaşadı. Bugün içinde bulunduğumuz dönem o abartılı dönemlere yakın seyrediyor adeta… Bu abartma elbette bizlerden kaynaklı değil… Yaşadığımız şartlardan, içinde bulunduğumuz durumlardan, çıkmazlardan… Çaresizlikten… Kimsesizlikten… Kendinizi yapayalnız hissetmekten…

Bugünlerin en meşhur teselli kelimesi ne mi? Nazar… Nazar, dramatik bir kavram… Aradığı çıkış yolunu bulamayanların… Başına olmadık işler gelenlerin… Bir anda işinden olanların… Yolunda gittiğini sandığı ne varsa yalan olduğunu öğrenenlerin… Şok geçirmekle yüz yüze kalanların yaşadıkları o anlar… Çaresizlik denen illet, kimsesizlik denen anlatılması zor hal, nazar denen o kavrama yükleneli çok oldu. Nazar, dert küpü oldu. Küp dayanamadı bu efkâra… Yarıldı boydan boya; “küpe de nazar erdi” demekten geri kalmadı nazar üstüne ahkam kesenler… Nazar, sabır taşı oldu. Sabır taşı önce çatladı, sonra infilak etti patladı, her parçası dağıldı dört bucağa… Bize galiba nazar değdi? Kurtulamadık nazardan… Paratoner gibi bir şeylere döndük… Nazar kalabalıkların içinde dahi arayıp bizi buluyor. “Anam bile nazara geldi oğlum demeye başladı” diyen yine bizlerden başkası değil.

Nazara mı geldik? Bal gibi de geldik… Geleli çok oldu diyenleri dinlemediniz galiba? Ne diyordu rahmetli Barış Manço? “Tüh tüh tüh tüh maşallah, nazar değmez inşallah.” Bir başka şarkısında da… “Nazar eyle, nazar eyle / Gel yanıma pazar eyle…” diyordu… Nazar kime mi değmez? “Bize değdiği kesin de” diye söze başlayanlar, “bizden başkasına yeminle değmez” diye devam ediyorlar cümlelerine… Biz ve nazar… İşledi içimize sanki azar azar… Bize çoktan değdi o nazar… Nazar mı değdi bize… Göze geldik bize göze, diye neler söylemedik neler. “Kara bahtım kem talihim, taşa bassam iz olur / Başım bir Erciyes Dağı, yaz günleri kış olur” demiş ya Âşık. Ona da nazar mı dediler de kahretti de kahrından mı yazdı bu satırları bilmiyoruz… “Nazar mı değdi bize / Düştük bu hâle neden” diye yazmıştı Yusuf Nalkesen o güzel şarkısını… Başıma gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi diye anlatımlar vardı bayağı bir eskiden… Onlara da nazardır diyorlardı, bilir bilmeden… Nazar değdi böyle oldu diye bir anlatılmaya başlanırdı, sonra üst üste eklenirdi de eklenirdi nazar değme hikayeleri… Meğer nazardan yana ne kadar çok derdimiz varmış diye düşünmeden edemezdi insanlar.

Bugüne kadar nazardan olduğuna inandığımız dert ve sıkıntılardan çok çektik diye anlatan bir milletin çocukları olarak; Allah nazarlardan saklasın demişiz. Allah nazarlardan muhafaza etsin demişiz… Nazar değmesin inşallah demişiz. Allah göz değdirmesin demişiz. Nazara gelmemek adına oldukça güzel ve hoş temennilerde bulunmuşuz. Ne mi diyelim? Allah, Türk milletine nazar değdirmesin, nazarlardan saklasın inşallah…

 

DİĞER YAZILARI Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz 01-01-1970 03:00 Elbet bir gün barışacağız 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Türk olmak 01-01-1970 03:00 Bayram Hürmetine 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Olmaz Olmaz Deme Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Payitahtı 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Felek Vurmuşun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Kara Vicdanlı 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Mızrak ve Çuval Meselesi 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00