Mızrak ve Çuval Meselesi

Erol Sunat

02-08-2024 13:38

Mızrak çok canlar yakmış, çok canlar almış, tarihin derinliklerinden, savaş meydanlarından günümüze gelen gizemli ve oldukça tehlikeli bir silah. Maharetli ellerde, beklenilmeyen mesafelere savrulan isabet edenin iflah olmadığı ateşsiz silahların en sinsi olanı.

 Çuval; erzak, öteberi koymaya yarayan, kenevir, pamuk gibi bitkilerin elyafından veya naylon iplikten yapılmış büyük torba… Odun çuvalı, kömür çuvalı, un çuvalı, patates-soğan çuvalı, şeker çuvalı diye bildiğimiz.

İnsanlar bildik bileli mızrağı çuvala sığdırmak gibi bir gayretin içine girmişler. Üstelik bu işten vazgeçmek gibi bir niyetleri hiç olmamış.

Atalar mızrak çuvala sığmaz demişler. Demişler demesine de o atalar yanlış biliyor, biz onlardan çok daha akıllıyız,  mızrak çuvala sığar diyorsak, sığar diyenler, sarılmışlar bu meseleye dört elle.

Biz bu işi başardık demişler.  Mızrak çuvala sığdı. Bu işin sinüsünü kosinüsünü, tanjantını, kotanjantını hesap ettik biz. Milimetrik çalıştık. Yapay zekadan dahi yardım aldık, sığdı arkadaş.  Mızrakla uyumlu çuval, çuvalla uyumlu mızrak denemeleri yaptık.

Hiçbir mesele kalmadı Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki, mızrak kesinlikle çuvala sığdı.

Sığmaz diyenlerin de kulakları çınlasın…

Mızrağı çuvala sığdırmak denge işi. Denge oldukça nazik bir nokta. Bir o kadar da hassas…

Denge bu, yelden bozulur, selden bozulur, sesten bozulur, stresten bozulur, alınganlıktan bozulur, hasetlikten, fesatlıktan özellikle kıskançlıktan bozulur.

Bir bakmışsınız mızrak ve çuval arasındaki anlaşma ters yüz olmuş.

Mızrağın tepesi atmış, çuvalın yüzünü Çarşamba çanağına çevirmiş.

 Çuval paramparça, mızrak, ben bu çuvala sığmam dercesine çıkmış çuvalın içinden.

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar derlerdi ya hani. Onun üzerine bayağı bir yatsı ekleyin. Bakın bakalım mum hâlâ yanıyor mu diye…

Baktınız yanıyor…

Ne dersiniz işler yolunda mı?

Hani bizde bir işkilli yürek benzetmesi vardır ya…O yanma, öyle yanma…

Meseleyi nasıl mı anlarsınız?

Mum ışığının titremesinden…Dikkatli bakan gözler yalancıyı, mumdan dahi bilir. Çuvalla  mızrak arasındaki denge de öyle bir şey işte…İki benzemez…İki zıt şey…İki yabancı…

Sığdırabilirseniz sığdırın  mızrağı çuvala, saklayabilirseniz de saklayın gözden ırak bir yere…

Mızrağı çuvala sığdırdım demek, hakikatlerin yani gerçeğin üzerini kalın bir şekilde örttüm demek. O zamanda denecek ki…Hani mızrak çuvala sığmazdı ya…Hakikat denen kavramla yıldızı barışmayan çok. Kayboldu derler, çekti gitti aniden ortalarda yok derler…Ne kadar kayboldu o kadar iyi diyenlerin o süre içinde derin bir oh çektiği aşikâr…

 Mızrağı çuvala sığdıran istediği kadar gömsün hakikati…Deprem olur…Sel gelir…Heyelan olur…Ansızın o gömülen hakikat herkesin kendini göreceği bir yere atar kendini.

Ne mi derler?

Gördün mü arkadaş, mızrak çuvala sığmamış…

Ülkemiz depremlere açık…Sel görmeyen bölge, yangın görmeyen yöremiz yok…

Biter mi  mızrak ve çuval meselesi? Var mı bitsin diyen, bitmesini isteyen?

Sonrasında da doğru bilinen yanlış, yanlış bilinen doğru olarak çıkar durur karşımıza…

Diller sürçmüş…Çamlar devrilmiş…Köprülerin altından sular akmış…Hakikatler dökülüvermiştir yıllar sonra meydanlara…

Bir de bakmışsınız ki;

Ne o hakikat peşinde koşan hayatta, ne de  mızrağı çuvala sığdırdığını düşünen…Gerçekle yüzleşmeleri belli ki huzuru mahşere kalmış…Böyle çok mesele var ülkemizde…

En büyük yanlışımız, mızrağı çuvala sığdırmaya çalışanların yanında durmamız. Hakikati son nefesinde dahi söyleyemeden gidenler az mı?

Ne diyorlar?

Sırlarıyla birlikte gitti öbür tarafa…Oysa konuşsa, kaç hayat kabuslardan kurtulacaktı diyen yok. Kurtulamadık taraf olmaktan, taraf tutmaktan. Gerçekleri sakladık durduk, ne geçti elimize?

Diyorlar ki;  Mızrak dediğin çuvala sığmalı.

Katlanmalı…

Kolayca saklanmalı…

Adam öyle anlatıyor ki, çakı misali, katla koy cebine, lazım olduğunda aç, kocaman  mızrak olsun. Çuvala değil, poşete dahi sığsın…

Koskoca mızrak…

Boyu dehşet!

Görünüşü ürpertici…

İsabet alanın yaşama şansı olmamış.

Savaş meydanlarının en amansız silahı o…

İyi mızrak savuranların gözüne kestirdiği hedef için türlü tuzaklar kurduğu bildik bileli anlatılır. Lakin,  mızrağı çuvala neden sığdırmaya çalışırız işte ona akıl sır erecek değil…

Bir gerçeği, bir durumu ya da bir olayı ne kadar saklamaya çalışırsanız çalışın gerçek bir şekilde ortaya çıkar.

Ne demişler?

Gerçeklerin ortaya çıkmak gibi bir adeti vardır.

Hakikatlerle aramız iyi değil.

 Mızrak çuvala sığmaz sözüne…

Neden olmasın?

Neden sığmasın?

Vardır bir yolu…

Vardır bir kolaylığı olarak bakılıyor.

Böyleleri ya hiç gerçeklerle tanışmadılar ya da hiçbir zaman mızrağın çuvala sığmayacağı sözüne inanmadılar.

Mızrağı çuvala sığdırdığını düşünene sormuşlar…

Ne var bu çuvalın içinde?

Kürek sapı…

Hadi canım…

Mızrak değil mi o? Ne mızrağı kardeş? Bu devirde mızrak ne alaka? Hem ne işimiz olur ki mızrakla?

Ne oldu? Mızrak sığdı mı çuvala? Saklanabildi mi bari?

Saklanamamış ucu delmiş geçmiş  çuvalı…Ben buradayım diye bakıyor. Çuval deseniz, vefasız mızrak, parçaladı bağrımı diye yanık ve ağlamaklı bir feryat da ondan gelir duyana, anlayana, görmek isteyene…

Mızrağı çuvala sığdırdığını düşünen de öğünsün dursun kendince…

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun 01-01-1970 03:00 Hâlimiz Hâl Değil 01-01-1970 03:00 Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz 01-01-1970 03:00 Elbet bir gün barışacağız 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Türk olmak 01-01-1970 03:00 Bayram Hürmetine 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Olmaz Olmaz Deme Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Payitahtı 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Felek Vurmuşun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Kara Vicdanlı 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00