Kara Vicdanlı

Erol Sunat

26-09-2024 01:10

Söz ve müziği Vedat Yıldırım Bora’ya ait, “Kara vicdanlı” adlı şarkı, bir zamanların en meşhur ve gözde şarkılarından biriydi. Şarkıyı ilk olarak o dönemde Yıldırım Bora’nın eşi olan sanatçı Mine Koşan söylemişti.

Halk arasında, acıma ve merhamet duygusu olmayanlara atfedilen ve söylenen bu söz, o güzel şarkı da anlayana neler anlatmıyordu ki…Kara vicdanlı, sadece aşk acısı çekenin feryadı değildi.

Çok hoş sözleri vardı…

“Çok çektim elinden bitsin bu acı / Tükettin ömrümü daha ne kaldı”

Diye başlıyordu sözler…

Şarkının nakaratı ise;

“Her zaman ızdırap verdin / Beni bir gün güldürmedin / Merhametin yok mu senin? / Kara vicdanlı…” diye de devam ediyordu.

Kara vicdanlılar dünde vardı, bugün de varlar. İnanın yarın da olacaklar.

Vicdanın kara olması, kararması, kara vicdanlıya dönüşmesi ıstıraplara, derin üzüntülere, onulmaz ve kapanmaz yaralara yol açmaya devam ediyor.

Keşke kara vicdanlılar hayatımızda hiç olmasaydı, hiç yolumuza çıkmasaydı, onlarla hiç karşılaşmasaydık, tanışmasaydık diye diye geçti gitti yıllar…

Kara vicdanlılar yüzünden yüzleri gülmedi insanların…

Tükenen, kararan, mahvolan, heba olan ömürler onların eseri. Çünkü, vicdanı olmayanın kimi ne zaman, nasıl, nereden vuracağı belli değil.

Biraz vicdan derler ya, az biraz vicdan kırıntısı da mı yoktu derler ya hani, kara vicdanlıları bu cümleler dahi anlatmaktan aciz kalır.

İnsanlığın çektiği çile, yaşadığı dram vicdan denen kavramla barışık olmaması…

Vicdanımız ağır bassaydı, bambaşka olurdu dünya…Barışın yolunu kesen, barışı hançerleyen, barışı kurşun yağmuruna tutan, barışı füze ile vuran, vicdanla derdi ve problemi olanlardan başkaları değil.

Kara vicdanlıların ta kendileri…

Adına ne derseniz deyin…

Şu deyin, bu deyin, lakin, kara vicdanlıları alkışlamayın. Onların ardından ağıt yakmayın. Peşlerinden gitmek gibi bir hataya düşmeyin…

Hüsran nedir bilir misiniz?

Bilirsiniz elbet…

Kim hangi konuda hüsrana uğradıysa, o hüsranın altından bir kara vicdanlı çıkacağına adı gibi emin olsun.

Güzel Türkçemizi argodan daha beter hale getirenler aldılar vicdan kelimesini çarptılar yerden yere…

Vicdan yapma diyorlar…Vicdan yaptım diyorlar…

Ne anladınız?

Kelime ve kavramlarla oynamanın kara vicdanlısı da bunlar…

Türkçemiz günden güne bozulup giderken, dilimize enjekte edilmeye çalışılan yeni cümle ve deyim saçmalıkları, Türkçemizin canına okuyor. Ahengini bozuyor. Ruhunu zedeliyor.

Dilimiz, yavaş yavaş Ömer Seyfettin’in Efruz Bey hikayesinde olduğu gibi kuş dili olmaya doğru gidiyor. Yakında bizim nesil, yeni nesli anlayamayacak…

Bu hengâme bizi dilimizi koruyamamakla karşı karşıya bırakırken, kara vicdanlılarının ekmeğine yağ sürdü.

Meydan onlara kaldı. Dilimize acımamız olmadığı gibi, acımayana da dur diyenimiz ortalarda görünmüyor.

Dil garip, halimiz garip, ahvalimiz garip…

Öyle bir gariplik silsilesi içerisinde debeleniyoruz ki, vicdan sahibi olduğunu düşündüklerimizin yaklaşımları, parmaklarını dahi kıpırdatmamaları, görmezden gelmeleri daha da garip…

Ne diyorduk Vicdan?

Efendim, Vicdan komşunun kızıydı, Almanya’ya gelin gitti. Markları, avroları buldu. Burnu büyüdü. Havalandı. Ne akraba tanıyor ne konu komşu.

Ha… sen esas vicdanı, öbür vicdanı soruyorsun…

O vicdan sizlere ömür güzel abim…

Ruhuna el Fatiha…

Vicdan mı var? Vicdan mı kaldı?

Kara vicdanlılar, aldı götürdü vicdanı…İzlerine varıncaya kadar, sildiler, süpürdüler…

Vicdan diye ortada bir şey bırakmadılar…Senin vicdan dediğin, eski şarkılarda kaldı…

Bir zamanlar, kara vicdanlı gençler vardı. Hatalarını bilirler anlarlardı. Şimdi o kara vicdan her yeri sardı. “Karadır şu bahtım kara” diye feryat edenleri bile duymuyor, görmüyor hiç kimse…

Bu vicdansızlığı kendini bilen yapmaz diyorsunuz cümle kara vicdanlı, ben vicdanıma laf söyletmem diye ayağa kalkıyor!

Yok mu bir vicdan sahibi diyorsunuz, bir Allah’ın kulu çıkıp da, gelmiyor yanınıza…

Neden mi?

Vicdan nedir unuttu insanlar…Anlamını da manası da…

Efendim vicdan; insanın içinde, özünde var olan ahlaki değerler bütünü, ahlaki yaklaşımlar, haklıyı haksızı ayırt etme, adalet, akıl terazisi, doğru ve yanlışı seçebilme, bakmakla görmek arasındaki o ince çizginin hakikat lehine tecellisi, belki de bu sayılanların tamamı.

Vicdanlı olabilmek inanın bir erdem…

Bir toplumda vicdan sahibi olanların sayısı ne kadar fazlaysa, o toplumda, kimse kimsenin hakkını yiyemez, kimse kimsenin malına mülküne göz dikemez. Hak hukuk gözetilir, kimse mağdur edilmez, kim düşse kaldırılır, kim dertli dinlenir, kim ağlasa sızlasa koşup gelinir.

Biz vicdanı kaybettiğimiz gibi, vicdan sahibi olanlarla da selamı sabahı kestik!

Bugün ne çekiyorsak, vicdan sahibi olanların az olmasından. Seslerinin engellenmesinden. Vicdan sahiplerinin cılız çıkan sesleri sonrasında, kara vicdanlılar çıktı ortaya. Halkın vicdansız dedikleri…Acımasız, insafsız, merhametsiz dedikleri…

Vicdanı olmayanda, Allah korkusu da olmaz…Allah korkusu olmayan için cümle eğri ve yanlış yollar mubah sayılır.

Kara vicdanlı; fakir-fukaranın, yoksulun, öksüz ve yetimin, garip-gurabanın gözünün yaşına bakmaz…

Allah, vicdan sahipleriyle karşılaştırsın, vicdan sahiplerini eksik etmesin diye boşuna söylenmemiştir.

Kara vicdan, bir bakmışsınız enflasyon olmuş…Hayat pahalılığı olmuş…Her gün değiştirilen fiyat ve etiket olmuş…Fakirlik-yoksulluk olmuş. Ne emeklinin çilesi bitmiş ne asgari ücretlinin ne esnafın ne köylünün ne çiftçinin ne gençlerin ne de işçinin…

Vicdan kararmışsa, hele bir de kapkara olmuşsa, kara vicdanlıya ne söz geçer ne rica söker ne ağlama ne yalvarma…

Halk arasında vicdansızın vicdanı olmaz derler. Vicdansızdan medet umma, vicdansızın kapısına varma, vicdansızla ortak olma, vicdansıza selam verme borçlu çıkarsın derler…

Hatta derler ki;

Kara vicdanlı ağaç olsa gölgesinde oturulmaz. Yağmur olsa yağdığı tarlada ot bitmez.

 

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun 01-01-1970 03:00 Hâlimiz Hâl Değil 01-01-1970 03:00 Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara 01-01-1970 03:00 Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik 01-01-1970 03:00 Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar 01-01-1970 03:00 Vefa Uzaklarda Kalan Bir His 01-01-1970 03:00 Karman Çorman 01-01-1970 03:00 Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da 01-01-1970 03:00 Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur 01-01-1970 03:00 Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde 01-01-1970 03:00 Neyi Arıyorsan O’sun Sen 01-01-1970 03:00 Mevlâna, Aşk, Pervane 01-01-1970 03:00 Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü 01-01-1970 03:00 Beysiz Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Beddua Ananın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz 01-01-1970 03:00 Elbet bir gün barışacağız 01-01-1970 03:00 Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür 01-01-1970 03:00 Emekli ne desin? 01-01-1970 03:00 Türk olmak 01-01-1970 03:00 Bayram Hürmetine 01-01-1970 03:00 Hekim Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Sevgi ve Barışa Yürümek 01-01-1970 03:00 Saltanat Hikayesi 01-01-1970 03:00 Uğursuzun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Dün Bugün Yarın 01-01-1970 03:00 Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni 01-01-1970 03:00 Bak başının çaresine 01-01-1970 03:00 Keşmekeşin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar 01-01-1970 03:00 Aşk Üstüne 01-01-1970 03:00 Olmaz Olmaz Deme Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” 01-01-1970 03:00 Düşe Kalka… 01-01-1970 03:00 Türkçenin Payitahtı 01-01-1970 03:00 Yıl Edebiyatsız Olmaz 01-01-1970 03:00 Ahalinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa 01-01-1970 03:00 Mevlânâ’nın Gecesi 01-01-1970 03:00 Bırakın Kendinizi Hoşgörüye 01-01-1970 03:00 Muhabbet ola 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken 01-01-1970 03:00 Felek Vurmuşun Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yazan Kalem Siyah 01-01-1970 03:00 Yol Gözüktünün Hikayesi 01-01-1970 03:00 “Ben Yoruldum Hayat” 01-01-1970 03:00 Kemankeş Kızın Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız 01-01-1970 03:00 Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? 01-01-1970 03:00 Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? 01-01-1970 03:00 Ayakta Durmak Buysa Eğer 01-01-1970 03:00 Derinlerde Kaybolmak 01-01-1970 03:00 Meydanlar Er Meydanıdır 01-01-1970 03:00 Mızrak ve Çuval Meselesi 01-01-1970 03:00 Konya Şeker Efsanesi 01-01-1970 03:00 Darmaduman 01-01-1970 03:00 Dağ fare doğurmak zorunda mı? 01-01-1970 03:00 Kötü Gün Dostunuz Var Mı? 01-01-1970 03:00 Uçurumun Kenarı 01-01-1970 03:00 Dayının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Müdür 01-01-1970 03:00 Kıyamet mi Koptu? 01-01-1970 03:00 Biz Bizden Gidemeyiz 01-01-1970 03:00 Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun 01-01-1970 03:00 ALPASLAN TÜRKEŞ 01-01-1970 03:00 Ramazan Hürmetine 01-01-1970 03:00 İhsan Ceylan 01-01-1970 03:00 Göl Şehrinin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi 01-01-1970 03:00 Bey Kızının Hikayesi 01-01-1970 03:00 Vakit Vuslat Vaktidir 01-01-1970 03:00 Seyit Küçükbezirci 01-01-1970 03:00 Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür 01-01-1970 03:00 Buram Buram Konya Kokma 01-01-1970 03:00 KASIMPATI 01-01-1970 03:00 Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem 01-01-1970 03:00 Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş 01-01-1970 03:00 Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! 01-01-1970 03:00 Bu Benim Meselem, Derin Meselem” 01-01-1970 03:00 Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? 01-01-1970 03:00 Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! 01-01-1970 03:00 BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! 01-01-1970 03:00 Öfke hikayesi 01-01-1970 03:00 Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle 01-01-1970 03:00 Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” 01-01-1970 03:00 Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ 01-01-1970 03:00 Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... 01-01-1970 03:00 Söküklerini Dik Sözlerinin 01-01-1970 03:00 Bazen... 01-01-1970 03:00 Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz 01-01-1970 03:00 Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker 01-01-1970 03:00 Dertlinin Derdini Dinlemek! 01-01-1970 03:00 Eden Kendisine Eder!.. 01-01-1970 03:00 AYNA 01-01-1970 03:00 Diline Hâkim Olmak 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi -2 01-01-1970 03:00 Ramazan Hikayesi 01-01-1970 03:00 Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed 01-01-1970 03:00 Fani Dünya Hoştur Amma... 01-01-1970 03:00 SON CEMRE 01-01-1970 03:00 SÖZ! 01-01-1970 03:00 YILBAŞI DEMEK 01-01-1970 03:00 ŞEB-İ ARUS 01-01-1970 03:00 Aşçı Dede Kimin Dedesi? 01-01-1970 03:00 Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! 01-01-1970 03:00 Ecdada Vefa! 01-01-1970 03:00 Yüreğe Gömülmek! 01-01-1970 03:00