Her insanın hayata tutunmak, kendini ifade etmek ve dünyada bir iz bırakmak için seçtiği farklı bir yol vardır. Kimi resim fırçasıyla konuşur hayatla, kimi notaların arkasına gizler en derin duygularını. Benim için ise bu arayışın, kendimi bulma ve anlamlandırma çabasının karşılığı kelimeler oldu. Uzun zamandır içimde biriktirdiğim, sokakta yürürken zihnimi kurcalayan, bazen bir kahve kokusunda bazen de bir insan yüzünde yakaladığım detaylar, nihayet birer köşe yazısına dönüşmek üzere gün yüzüne çıktı. İşte tam da bu yüzden, içimdeki o sessiz çığlığı bir nebze olsun dindirebilmek ve paylaşmanın hafifliğini yaşayabilmek adına bu satırlarda sizinle buluşmaya karar verdim.
Yazmak, benim için sadece beyaz bir kâğıdı ya da boş bir ekranı doldurmaktan çok daha öte bir anlam taşıyor. Günlük hayatın o baş döndürücü hızında, hepimiz bir yerlere yetişme telaşıyla yaşıyoruz. Çoğu zaman durup düşünmeye, etrafımızda olup bitenleri gerçekten hissetmeye vaktimiz kalmıyor. Köşe yazısı yazmaya başlamak, benim için bu hızlı akan nehirde küçük bir mola vermek, zamanı biraz olsun yavaşlatmak anlamına geliyor. Kendi iç sesimi dinleyebildiğim ve o sesin yankısını topluma ulaştırabildiğim bu alan, benim en özgür sığınağım haline geldi.
Bu yolculuğun en güzel yanı, yalnız olmadığımı bilmenin verdiği o müthiş güven duygusudur. İnsan, sosyal bir varlık olarak her an anlaşılmayı ve bağ kurmayı arzular. Ben de bu köşede, sadece kendi doğrularımı anlatmak için değil, aynı gökyüzünün altında benzer dertlerle dertlenen, aynı sevinçlerle gülümseyen sizlerle ortak bir paydada buluşmak için yazıyorum. Bir yerlerde, yazdığım tek bir cümlenin bile sizin kalbinize dokunduğunu, "Evet, ben de tam olarak böyle hissediyordum," dedirttiğini bilmek, bir yazarın tadabileceği en büyük mutluluklardan biridir.
Toplumsal olaylara, kültüre, sanata ve en önemlisi de insana dair söyleyecek sözlerim vardı ve bu sözlerin havada asılı kalmasını istemedim. Bir köşede yazmak, güncelin nabzını tutarken geçmişin deneyimlerini geleceğe taşıma sorumluluğunu da beraberinde getiriyor. Yaşadığımız coğrafyanın, tanıklık ettiğimiz olayların ve her gün içinden geçtiğimiz sokakların birer hikâyesi var. Ben, bu hikâyelerin edilgen bir izleyicisi olmak yerine, kelimelerimle o hikâyelere can veren, onları kayıt altına alan ve üzerinde düşünülmesini sağlayan bir aracı olmak istedim.
Doğallık ve samimiyet, bu köşenin temel harcı olsun diye yola çıktım. Çünkü bilirim ki kalpten çıkmayan hiçbir söz, bir başka kalbe ulaşamaz. Ağdalı cümlelerin, yapay entelektüel tavırların ardına gizlenmeden; tıpkı bir dost meclisinde, bir bardak çayın sıcaklığında konuşur gibi yazmayı hedefliyorum. Hayat zaten yeterince karmaşık ve yorucu; bu yüzden burada buluştuğumuzda birbirimize yük olmak değil, birbirimizin yükünü hafifletmek, hayata daha yalın ve duru bir pencereden bakabilmek niyetindeyim.
Köşe yazarlığı benim için aynı zamanda bitmeyen bir öğrenme süreci ve kişisel bir olgunlaşma serüvenidir. Her yeni yazı, yepyeni bir araştırmayı, farklı bakış açılarını keşfetmeyi ve kendi önyargılarımla yüzleşmeyi gerektiriyor. Yazdıkça hafifliyor, hafifledikçe dünyaya daha geniş bir vizyonla bakabiliyorum. Bu süreçte sadece ben size bir şeyler aktarmayacağım; sizlerin geri dönüşleri, eleştirileri ve paylaşımları da beni besleyecek, büyütecek ve bu köşeyi hep birlikte var edeceğiz. Nihayetinde, ilk kelimesini büyük bir heyecanla yazdığım bu yolculuk, benim dünyaya bıraktığım mütevazı bir selamdır.
Neden mi yazmaya başladım? Çünkü anlatacak hikâyelerim, paylaşacak bilgilerim ve birlikte yaşamaya çalıştığımız bir dünyamız var. Bu adımı atarken yanımda olduğunuz, kelimelerime ev sahipliği yaptığınız ve bu samimi yolculuğa ortak olduğunuz için teşekkür ederim.
Hasan Yayla
Neden Yazıyorum?
Ali Sait Öge (Gazeteci-Yazar)
Unutulan Gazeteciler Ve Kaybolan Vefa
İmdat Yayla
İmece Usulünden Kooperatifçiliğe Uzanan Yol
Dr. Cemil Paslı
Bir Eğitimciden Tavsiyeler
Ömer Kacar (Eğitim Gücü Sen İlçe Temsilcisi)
Kel Başa Şimşir Tarak; İki Kelimelik Devrim
Erol Sunat
Hâlimiz Hâl Değil
Ahmet Turan (Gazeteci-Yazar)
Al Bayrağımızın Gölgesindeyiz
Beyza Bandırma Kelek (Eğitim Koçu)
Türk Eğitiminde Kadın Girişimcinin Yükselişi
İlayda Mangal (Psikolojik Danışman)
YKS’de Son 45 Günün Şifresi
Gülay Çetkin (Eğitim Gücü Sen. Denizli Temsilcisi)
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli; Müdür Şiddeti