Konya'nın Milli Mücadele dönemindeki rolünü incelediğimizde, şehrin sadece coğrafi konumuyla değil, aynı zamanda Batı Cephesi'nin hayati ikmal ve lojistik üssü olarak üstlendiği görevlerle de tarihe damga vurduğunu görüyoruz. Bu kadim şehir, cephede savaşan ordunun adeta beslenme, donanım ve tedavi merkeziydi.
Konya'nın lojistikteki önemi, öncelikle Anadolu-Bağdat Demiryolu üzerinde kritik bir kavşak noktası olmasından kaynaklanıyordu. Bu demiryolu hattı, mühimmat, asker ve erzakın Batı Cephesi'ne ulaştırılmasında tek ve en hızlı ulaşım yoluydu. Şehir, demiryolunun bu merkezi konumu sayesinde, İnebolu üzerinden Karadeniz'den gelen silahların ve Anadolu'nun çeşitli bölgelerinden toplanan gıda maddelerinin depolandığı ve cepheye sevk edildiği devasa bir transit merkez rolünü üstlendi. Aynı zamanda, Konya'nın bereketli toprakları, onu doğal bir hububat deposu haline getirmişti. Un, buğday, arpa gibi temel gıda maddelerinin temini ve cepheye ekmek olarak ulaştırılması, büyük ölçüde Konya'nın imkânlarıyla sağlandı.
Mustafa Kemal'in Tekâlif-i Milliye Emirleri'ni (Ulusal Yükümlülükler) yayımlamasının ardından, Konya halkının lojistik görevi adeta katlandı. Emirler gereğince, halk elindeki taşıma araçlarını (özellikle meşhur Konya kağnıları) ordu emrine verdi. Köylüler ve şehir sakinleri, ellerindeki gıda ve giyecek maddelerinin büyük bir kısmını fedakârca orduya bağışladı. Türk kadınları, cepheye yakın bölgelerde gece yarıları kağnılarla taşıdıkları yemekleri pişirerek, askerin iaşe (beslenme) ihtiyacını karşılamada destansı bir rol oynadı. Konya'nın bu devasa ayni ve nakdi yardımları, Batı Cephesi'ndeki levazım ve ikmal faaliyetlerinin kesintisiz sürmesinde temel gücü oluşturdu.
Savaşın yıkıcı yüzü cephede kendini gösterirken, cephe gerisinde yaralı askerlerin tedavisi de büyük bir lojistik görevi gerektiriyordu. Konya, bu dönemde önemli bir sıhhiye (sağlık) merkezi haline geldi. Şehirdeki bazı cami ve medreseler askeri mühimmatların yerleştirilmesi için kullanılırken, mevcut hastaneler ve ek tesisler, cepheden gelen binlerce yaralı askere bakmak için seferber edildi. Bu hastaneler, cephedeki kuvvetlerin hayatta kalma oranını doğrudan etkileyen, kritik bir insan gücü ikmal ve onarım işlevi gördü. Konya halkı, gönüllü olarak hastane hizmetlerinde çalışarak, bu manevi göreve de büyük bir bağlılıkla katılmıştır.
Konya'nın bu cephe gerisi organizasyonu, Milli Mücadele'nin askeri zaferlerinin elde edilmesinde sessiz ama en temel dayanak noktalarından biri olmuştur.
İmdat Yayla
Sabrın Sonunda Huzuru Buluruz
Hasan Yayla
Köprüler Kuran Miras
Ahmet Turan (Gazeteci-Yazar)
Konya da SURİÇİ
Erol Sunat
Mevlâna, Aşk, Pervane
Dr. Cemil Paslı
Dinle Neyden/Gönülden
Ömer Kacar (Eğitim Gücü Sen İlçe Temsilcisi)
Makamların Gölgesindeki Çaresizlik ve Duruşun Kıymeti
Özkan Buyrucu
Cumhuriyetin Sanayi Hamlesi ve Atatürk
Gülay Çetkin (Eğitim Gücü Sen. Denizli Temsilcisi)
Eğitimde Yeni Yönetim Şekli; İdare Edemeyeni İdare Et
Beyza Bandırma Kelek (Eğitim Koçu)
Balkanlar’da Kalan Türk’ün Ahı
İlayda Mangal (Psikolojik Danışman)
Konya’nın ilk Türkiye’nin ikinci Rehberlik ve Psikolojik Danışma Merkezi olan KUZEY YILDIZI’NDA Biz Ne Yapıyoruz?