Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin liderliğinde şekillenen "Terörsüz Türkiye" vizyonu, Türk siyasi tarihinde bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir. Bu vizyon, yalnızca bir güvenlik politikası değişikliği değil, aynı zamanda devletin bekasını ve milletin huzurunu odağına alan köklü bir paradigma değişimidir. 2024 yılının son çeyreğinde ivme kazanan ve 2026 yılına gelindiğinde stratejik bir olgunluğa erişen bu yaklaşım, terörün fiziksel varlığının ötesinde, terörü besleyen tüm siyasi ve sosyal zeminleri kurutmayı amaçlamaktadır.
Devlet Bahçeli'nin "Silah varsa siyaset yoktur" ilkesiyle temellendirdiği bu vizyon, demokratik siyasetin önündeki en büyük engel olan şiddeti kesin bir dille reddetmektedir. MHP liderine göre, terör örgütünün lağvedilmesi ve silahların tamamen yakılması, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşmak için bir mecburiyettir. Bu süreçte devletin otoritesinden ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerinden taviz verilmeden, milli birliğin perçinlenmesi hedeflenmekte; terörün vesayeti altındaki siyaset anlayışının yerini milli ve yerli bir uzlaşıya bırakması beklenmektedir.
Vizyonun en dikkat çekici yönlerinden biri, terörle mücadeleyi "Terörsüz Bölge" hedefiyle ilişkilendirerek bölgesel bir perspektife taşımasıdır. Ankara’nın güvenliğinin Şam’dan, Bağdat’tan ve mücavir coğrafyalardan geçtiği inancıyla hareket eden bu strateji, emperyalist odakların bölge üzerindeki oyunlarını bozma gayesindedir. Sınır ötesindeki istikrarsızlığın içeriye yansımasını engellemek amacıyla geliştirilen bu bütüncül yaklaşım, Türkiye'nin jeopolitik gücünü tahkim ederek tam bağımsızlık yolunda kritik bir kalkan oluşturmaktadır.
Toplumsal düzeyde ise bu vizyon, Türk-Kürt kardeşliğini "ebedi bir bağ" olarak yeniden tanımlamakta ve terörü bu bağın önündeki yapay bir duvar olarak tasvir etmektedir. Devlet Bahçeli, "Terörsüz Türkiye"nin ancak gönüller arasında köprüler kurularak inşa edilebileceğini savunurken, etnik kökeni ne olursa olsun her ferdin Türk Milleti’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulamaktadır. Bu tutum, toplumsal kutuplaşmanın önüne geçmeyi ve ortak bir gelecek ideali etrafında kenetlenmeyi teşvik eden birleştirici bir güç işlevi görmektedir.
Ekonomik ve demokratik kalkınma ile güvenlik arasındaki doğrudan ilişki de vizyonun temel direklerinden biridir. Terörün yarattığı mali yükün ve belirsizlik ortamının ortadan kalkmasıyla, kaynakların doğrudan refah artırıcı projelere yönlendirilmesi amaçlanmaktadır. Güvenlik ortamının kalıcı hale gelmesi, yatırım iklimini iyileştirecek ve özellikle terörden en çok etkilenen bölgelerde ekonomik bir sıçrama yaşanmasına zemin hazırlayacaktır. Bu yönüyle strateji, sosyal adalet ve kalkınma merkezli bir ulusal dönüşüm projesi kimliği taşımaktadır.
Sürecin yönetimi noktasında devletin ciddiyeti ve kararlılığı, vizyonun başarısı için en büyük teminat olarak sunulmaktadır. Bahçeli’nin ifadeleriyle "Ok yaydan çıkmış, gemiler yakılmıştır." Bu kararlı duruş, dış müdahalelere kapalı, tamamen milli menfaatler doğrultusunda yürütülen bir sürecin işareti olarak kabul edilmektedir. Herhangi bir üçüncü tarafın müdahalesine izin verilmeyen bu yerli ve milli model, devletin kudretini şefkatiyle birleştiren bir yönetim becerisi sergilemektedir.
Devlet Bahçeli ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin "Terörsüz Türkiye" vizyonu, ülkemizin prangalarından kurtularak ikinci yüzyılına huzurla girmesini sağlayan tarihi bir fırsat eşiğidir. Bu vizyonun başarıyla hayata geçirilmesi, yalnızca şiddetin sona ermesi anlamına gelmeyecek; aynı zamanda daha güçlü bir demokrasi, müreffeh bir ekonomi ve sarsılmaz bir milli birlik tablosunun oluşmasına hizmet edecektir. Türkiye’nin istikbali, bu kararlı ve stratejik aklın rehberliğinde şekillenen barış iklimiyle daha parlak görünüyor.
Dr. Cemil Paslı
Müzebzeb
Ahmet Turan (Gazeteci-Yazar)
Hainler Temizlenmeden Olmaz
Hasan Yayla
Yeşil ve Mavi Bir Trakya Şehri
İmdat Yayla
Müslümanların Olmazsa Olmazı Sabır Ve Tefekkür
Erol Sunat
Vefa Uzaklarda Kalan Bir His
Beyza Bandırma Kelek (Eğitim Koçu)
Hocalı Katliamı
İlayda Mangal (Psikolojik Danışman)
6 Şubat: Hatırlamak mı, Tüketmek mi?
Mustafa Kaygusuz (Emekli Emniyet Müdürü)
Bir Derviş Hüseyin Taşkın...
Gülay Çetkin (Eğitim Gücü Sen. Denizli Temsilcisi)
Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu Denizli’ye Geri mi Döndü?
Ömer Kacar (Eğitim Gücü Sen İlçe Temsilcisi)
Ebabiller Hâlâ Var