ureticihaber.com
ureticihaber.com
KÖŞE YAZISI

İçindeki Anka’yı Uyandır

Hasan Yayla Hasan Yayla Yazarın tüm yazıları
20-01-2026 00:00 2 dk okuma
Paylaş:

 Sevdik aşık olduk,

 Sevildik maşuk olduk,

 Her dem yeniden doğarız,

 Kim bizden usanası.

​ Günümüzün hızla akıp giden, bizi sürekli "tüketmeye" zorlayan dünyasında, bazen durup kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: "Ben gerçekten kimim?" Asırlar öncesinden bize seslenen Yunus Emre, sadece dört mısrayla modern psikolojinin binlerce sayfalık külliyatını özetliyor. "Sevdik aşık olduk" derken aslında yaşam enerjisinin, yani bizi hayata bağlayan o temel motivasyonun kapısını aralıyor. Psikolojinin "yaşam tutkusu" dediği şey, Yunus için varoluşun ilk adımı olan aşktır.

​ "Sevildik maşuk olduk" ifadesi ise aslında modern terapilerin merkezinde yer alan "öz-şefkat" kavramının en zarif halidir. Çoğumuz kendimizi eleştirmekte usta, sevmekte ise çırağız. Oysa Yunus, sevilen (maşuk) olmanın da bu yolun bir parçası olduğunu hatırlatıyor. Kendini sevilmeye layık görmek, içindeki o değerli cevheri kabul etmek; psikolojinin "koşulsuz öz-kabul" dediği o iyileştirici eşiği aşmaktır. Sen kendini sevmeden, dünyanın seni sevmesini beklemek beyhude bir çabadır.

​ "Her dem yeniden doğarız" dizesi benim favorim. Modern nörobilim artık beynimizin esnek olduğunu ve her yaşta değişebileceğimizi (nöroplastisite) kanıtladı. Yunus ise bunu ruhsal bir devrim olarak niteliyor. Her sabah uyandığında, dünkü hatalarının, dünkü pişmanlıklarının mahkûmu değilsin. Her an, zihnindeki eski kalıpları yıkıp "yeniden doğma" şansına sahipsin. Bu, psikolojik anlamda tam bir özgürlük ilanıdır; geçmişin prangalarından kurtulup bugünün taze enerjisine kucak açmaktır.

​ Peki, neden bu kadar çabuk yoruluyoruz? Yunus, "Kim bizden usanası" diyerek aslında monotonluğa ve ruhsal çöküşe bir panzehir sunuyor. Psikolojide "akış" (flow) dediğimiz bir hal vardır; hani zamanın nasıl geçtiğini anlamadığın, yaptığın şeyle bütünleştiğin o anlar... İşte kendini sürekli güncelleyen, her an yeni bir anlam keşfeden bir ruhtan ne hayat bıkar ne de o ruh hayattan usanır. Yenilik, merak ve sürekli tekâmül (olgunlaşma), ruhsal yorgunluğun en büyük düşmanıdır.

​ Bu derin yolculukta metaforlar bizim en sadık rehberlerimizdir. Kalbini bir bahçe gibi düşün; aşk bu bahçenin suyu, yeniden doğuş ise her mevsim açan çiçekleridir. Modern psikoloji bize bu bahçedeki yabani otları (negatif düşünceleri) nasıl temizleyeceğimizi öğretirken, Yunus Emre o bahçenin sahibinin kim olduğunu hatırlatıyor. Kendini bilmek, kendi içindeki o uçsuz bucaksız evreni keşfetmek; sadece zihinsel bir süreç değil, ruhun kendi hakikatine uyanışıdır.

​ Yunus’un öğretisi ile psikolojinin buluştuğu nokta, insanın "tam ve bütün" olma arzusudur. Bizler sadece biyolojik makineler değiliz; bizler anlam arayan, sevgiyle beslenen ve sürekli dönüşen varlıklarız. Kendini bilmek, sadece zayıf ve güçlü yanlarını listelemek değildir; içindeki o kadim bilgeyle tanışmak, kendi hayatının hem şairi hem de şiiri olabilmektir. Bu yolculuk zahmetli görünse de, sonunda ulaşılan huzur her şeye değer.

​ Yazılarımı takip eden sayın okurum, bugün senin için "yeniden doğuş" günü olsun. Eski benliğini, seni aşağı çeken düşüncelerini dünde bırak. Yunus gibi "Her dem yeniden doğarız" diyerek başla güne. Unutma ki; kendini bilen, evreni bilir; kendini seven, sevginin kendisi olur. Usanmadan, vazgeçmeden, her an yeni bir "sen" inşa etmeye var mısın?

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, ureticihaber.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Hasan Yayla — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.