https://www.ureticihaber.com/files/uploads/user/e653ca0b5ac63eb4e7649bf5513038de-82dfc3bf7d790607546a.jpg
Erol Sunat

Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!”

20-05-2023 14:37 3051 kez okundu.

İnsanlar, toplumlar, milletler, devletler ayakta durdukları ve kaldıkları süre içinde, aydınlığı görebilme adına çok mücadele ettiler. Aydınlık kolay gelmedi. Bütün hürriyet mücadeleleri, haksızlıklara, işgallere, işgal teşebbüslerine karşı koymalar, karanlıklardan kurtulma adına verilmiş mücadeleler olarak anlatılırlar.

Karanlıkların aydınlanması için sebep lazımdı. Siz buna mum deyin…Çıra deyin…Odun deyin…Kav deyin…Kandil deyin…İdare lambası deyin…Elektrik deyin…Ne derseniz deyin…

Ateşe eş olacak, onun yanına yakışacak, bir şey lazım. Saydığımız birçok şey, ateşe eş olmakla kalmaz, karanlıkların aydınlanmasına vesile olur. Binlerce yıl önce ateşi sürekli hale getirmenin yegâne çaresi odundu. Kara odun ister söğütten ister çalı-çırpıdan, ister meşeden olsun ateşe eşti eş olmasaydı, o denk olmasaydı ne ısınabilirdi insanlar, ne aydınlanabilir, nede yemeklerini pişirebilirlerdi.

Meydan ateşleri yaktılar odunsuz olmadı…Ocağı icat ettiler, odun olmadan ne ocak tüttü ne hanelerin yüzü güldü…Odun ateşe eş oldu! Eş oldu ki, yüzler aydınlandı, yürekler ısındı, çadırlar, haneler hayat buldu. Eğer odun ateşe eş olmasaydı, çok beklerdik aydınlığı…İki zıt karakterdiler oysa…Biri soğuk, donuk, kara, kapkara bir şey…Diğeri sıcak, yakıcı, göz alıcı…Biri olmazsa diğerinin hükmü olmuyor, yarım kalıyor orta yerde…

İnsan da böyledir işte…Tek başına bir hiçtir…Hiç olmadığını gururla, kibirle örtmeye, saklamaya çalışsa da nafiledir.

Aydınlık gelecekse, geceler gündüz misali aydınlanacaksa kendince hesap-kitap yapanların ters-kepçe geliverir hesapları.

Hesabında yanılmayan, ümitsiz sanılan gecelerden nice ümitler doğurur. Birleşmeyen elleri birleştirir. Küslerin, dargınların kalplerine yumuşaklık verip bir araya getirir. Aydınlık, göz aydınlığı gibidir. Bazılarımız muştu deyip geçer! Bazılarımız tesadüf! Bazılarımız da tevafuk! Kara gün kararıp kalmaz” Bir elin nesi var, iki elin sesi var” diyen de bizim büyüklerimiz değil mi? El ele verildiğinde, bir ve beraber olunduğunda aşılmaz dağlar, aşılmaz engeller aşılıp gidiyor.

Ne mi diyor Hz. Mevlâna?

“Kara odun ateşe eş oldu aydınlık geldi!”

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun Hâlimiz Hâl Değil Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz Hayırlı Bayramlar Vefa Uzaklarda Kalan Bir His Karman Çorman Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde Neyi Arıyorsan O’sun Sen Mevlâna, Aşk, Pervane Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü Beysiz Şehrin Hikayesi Beddua Ananın Hikayesi Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz Elbet bir gün barışacağız Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür Emekli ne desin? Türk olmak Bayram Hürmetine Hekim Kızının Hikayesi Sevgi ve Barışa Yürümek Saltanat Hikayesi Uğursuzun Hikayesi Dün Bugün Yarın Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni Bak başının çaresine Keşmekeşin Hikayesi Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar Aşk Üstüne Olmaz Olmaz Deme Hikayesi Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” Düşe Kalka… Türkçenin Payitahtı Yıl Edebiyatsız Olmaz Ahalinin Hikayesi Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa Mevlânâ’nın Gecesi Bırakın Kendinizi Hoşgörüye Muhabbet ola Yıl Biterken Felek Vurmuşun Hikayesi Yazan Kalem Siyah Yol Gözüktünün Hikayesi “Ben Yoruldum Hayat” Kemankeş Kızın Hikayesi Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız Kara Vicdanlı Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? Ayakta Durmak Buysa Eğer Derinlerde Kaybolmak Meydanlar Er Meydanıdır Mızrak ve Çuval Meselesi Konya Şeker Efsanesi Darmaduman Dağ fare doğurmak zorunda mı? Kötü Gün Dostunuz Var Mı? Uçurumun Kenarı Dayının Hikayesi Müdür Kıyamet mi Koptu? Biz Bizden Gidemeyiz Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun ALPASLAN TÜRKEŞ Ramazan Hürmetine İhsan Ceylan Göl Şehrinin Hikayesi Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi Bey Kızının Hikayesi Vakit Vuslat Vaktidir Seyit Küçükbezirci Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür Buram Buram Konya Kokma KASIMPATI Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! Bu Benim Meselem, Derin Meselem” Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! Öfke hikayesi Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... Söküklerini Dik Sözlerinin Bazen... Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker Dertlinin Derdini Dinlemek! Eden Kendisine Eder!.. AYNA Diline Hâkim Olmak Ramazan Hikayesi -2 Ramazan Hikayesi Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed Fani Dünya Hoştur Amma... SON CEMRE SÖZ! YILBAŞI DEMEK ŞEB-İ ARUS Aşçı Dede Kimin Dedesi? Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! Ecdada Vefa! Yüreğe Gömülmek!