https://www.ureticihaber.com/files/uploads/user/e653ca0b5ac63eb4e7649bf5513038de-82dfc3bf7d790607546a.jpg
Erol Sunat

Herkesin Aşkı Değer Verdiği Şeye Göre Ölçülür

10-07-2025 10:40 1322 kez okundu.

Aşk, övünmelerin, gösterişlerin, şımarıklıkların, hava atmaların, ne kadar âşık olduğumu, gördünüz, şahitsiniz diye akıtılan sahte gözyaşlarının olabildiğince uzağındadır. Sevdikleriniz için en iyi hediyeler

Elektrik alamadım, beni taşıyamadı, frekanslarımız tutmadı denen süfli aşklar, aşkın ne kenarından ne de semtinden geçebilirler.

Aşkı, aşıkların sözlerinde, duruşlarında, cümle aşk kapısının sessiz ve sakin köşelerinde huşu içinde edep üzere bulursunuz ancak…

Zaten nasibinizde aşk varsa, aşıkta olursunuz, maşukunuza da kavuşursunuz.

Sevdikleriniz için en iyi hediyeler

Aşk kapısı kabul ettikleri kapılarda, aşık benim, en fazla ben aşığım, aşkımın üstüne aşk tanımam diyenlerin aşklarını yarıştırdığı bir dünyada yaşıyoruz…

Aşık aşkını aşikâr eder mi?

Etmez…Edemez…

Söylemez…Söyleyemez…

O kapılar sanılanların aksine, aşkı da bilir, kimin ne kadar âşık olduğunu da…

Aşığa Bağdat sorulmaz, ufukları aşar gider diye boşuna dememişler.

Aşık ben aşığım der mi?

Sevdikleriniz için en iyi hediyeler

Aşkını reklam eder mi?

İsterseniz bin kere hayır deyin…

Aşkımı bilmeyen, duymayan kalmasın diye düşünen, hatta bu tanıtım benim yararıma dahi olur diyenler aşkını beğeni ve yorumlara bırakanlara ne der aşk bilemiyoruz.

“Aşkın mahpushane, içinde ben mahkûm, saçların parmaklık gözlerin gardiyan oldu” diyene saygı duyar aşk.

Biz aşkın esas mevki, makam ve koltuk faslına bayıldık. Aşk değişik bir tutku oldu. Belki takıntı, belki de bir vazgeçilmez.

Siyasetin basamakları, koridorları, koltukları, handikapları, heyecanı, entrikaları, ayak oyunları, baht ve taht kavgaları, sandık gibi araçlar ve amaçlar derin anlamlı bir aşkı anlatır, dinleyenlere.

Sevdikleriniz için en iyi hediyeler

Aşkın kapısında bir zamanlar bir şair vardı. Hem şairdi hem aşıktı, aşıkların dilinden anlayandı. Aşıkları aşkın kapısına davet eden, aşıklara ve aşkın kapısına bayram yaptırandı.

Kim miydi o aşık?

Rahmetli Feyzi Halıcı…

Hatırlı bir insandı. Onu kimse kırmazdı, hem nasıl kırabilirlerdi ki, koşar gelirlerdi aşkın kapısına. Hak aşkına, hak aşığı Gönül Sultanı Mevlânâ aşkına…O devrin Türkiye’sinin en ünlü sanatçılarını, ülkenin her köşesinden sazını kapıp gelen aşıklarını hasretle ve muhabbetle bağrına basmıştı Konya.

O yıllarda doğru düzgün otel dahi yoktu. Konyalı, evlerinde misafir etti misafirlerini, aşkın kapısına koşarak, uçarak, ağlayarak, duygu sağanakları yaşayarak gelmişti her biri. Sevdikleriniz için en iyi hediyeler

Bu öyle bir aşktı ki…Şahit olanlar, anlattılar durdular o günden bugüne…

Aşk, aşkın kapısında her ihtifalde onları bekliyordu.

Onlarda o ihtifal günlerinde her kelimede, her cümlede, her mısrada, her nağmede onu anlatıyordu. Ondan anlatıyordu. Aşkın kapısı baştanbaşa aşk kesiliyordu.

O yıllarda bir başkaydı, bambaşkaydı aşkın kapısı.

Aşkta zaten böyle bir şeydi…

Sazın teline aşk ile vuranları ayrı tutmak lazım. O Aşıklar ki, defalarca buluştular aşkın kapısında, aşklarına şahit ettiler, hayran bıraktılar aşkın kapısını. O hoş buluşmanın adı Aşıklar Bayramıydı. Hem aşıklar bayram etti hem şehir.

Sevdikleriniz için en iyi hediyeler

Sazlar dile geldi, ağladı, ağlattı.

Aşk söyletirse böyle söyletirdi.

Tel söyletirdi…Saz söyletirdi…Yaz söyletir, kış söyletirdi…Naz söyletirdi…

Leylanın Mecnunu, Mecnunun Leylayı sevdiği gibi sevemediysen, sevdim deme dedi, Aşıklar…Tahir’in Zühre’ye olan aşkından bir sayfa da aşkın kapısının olduğu bu şehirde anlatıldı hep, Tahir ile Zühre türbesinin olduğu sokakta.

Aşık Kerem, Aslı’ya aşıktı. Hiç dinlemediysen, duymadıysan bu aşkı, boşa gezmişsin yalan dünyada…

Şirin’in aşkına dağları delen Ferhat’tan var mı haberin?

Yok mu?

Kusura kalma…Demek ki sen sevmenin kenarından dahi geçememişsin. Hele sevdalı hiç değilsin diye de bitirdiler sözlerini…Sevdikleriniz için en iyi hediyeler

Aşk sevgiye saygı duymaktır ya benimsin ya toprağın ya bana yâr olursun ya bana diyenlerin saplantılı aşkları aşkı yaraladı, kırdı, incitti, mahvetti.

Takıntılı aşkların sonu yok…İnsan fani, ölüm ani…

Siz hiç aşk adına, sevmek adına öbür tarafa götürülen sandalye, masa, koltuk gördünüz ya da duydunuz mu?

Aşkımız bitecek böyle giderse demiş ya şair…Aşk prangaya vurulmaz, bir yerlere kapatılmaz, zorlamaya gelmez, tehditlere boyun eğmez, ben demeden, ben bitti demeden bitmez, bitemez diyen gerçek âşık benim diye meydanlarda boşu boşuna gezmesin.

Değilse zorba olur, aşkın yolunu kesmeye kalkan olur, aşk denen o güzel duygudan nasibini hiçbir zaman alamayacaklardan olur.Sevdikleriniz için en iyi hediyeler

Aşkın kanununu yazsam yeniden diyenler vardı…Aşkın kanunu da kalmadı.

Ümitleri sel aldı…Tuttu fırlattı al kalbinde senin olsun diyerek…

Aşk bu değil diyorlar ya…

İyi de nedir aşk? Seviyorum işte var mı diyeceğin diyen doğru mu söylüyor?

Var tabi bir diyeceğim diyor aşk…

Sen yalancının birisin. Aşka talip oluşun, aşkından değil…

Sen aşk nedir bilir misin, sorusu yalancıları duraksatır. Yasak savar gibi cevaplar verdirir.

Oysa aşk, alelacele, gelişigüzel değil, yürekten verilen cevaplar ister.

Sevdikleriniz için en iyi hediyeler

Bizim aşkımız, garip amma hercai biraz…Her an gemileri yakıp, eyvallah demeye hazır havalarında…Üstelik, vefasızlık gibi kötü bir huya da sahip…

Böyle değildik, bize ne mi oldu?

Göze mi geldik, nazar mı erdi?

Varsa cevabı olan çıksın konuşsun…

Hz. Mevlânâ diyor ki, “Hayatta tek ölümsüz olan şey, aşktır. Aşk, kâl işi değil, hâl işidir. Kalem her şeyi yazdı, çizdi, ama aşka gelince çark etti, kaldı. Herkesin aşkı, değer verdiği şeye göre ölçülür.”

İşte onun içindir ki…

Biz aşık falan değiliz…Aşka sadakatimiz göstermelik…

Neden mi?

Bizim aşkımız, değer verdiğimiz şey her neyse o…

Onun adına da aşk derler mi, demezler mi, yorum sizin

Neler Söylendi?

DİĞER YAZILARI Türk Yeter Ki Sağ Olsun Hâlimiz Hâl Değil Pazara Pazara Çoktan Geldik Nazara Bir Ömür Ah Ettik Vah Ettik Her Kale Yıkılır “Bilmem” Kalesi Yıkılmaz Hayırlı Bayramlar Vefa Uzaklarda Kalan Bir His Karman Çorman Dağın Zirvesine Çıkmasına Çıkılır da Türk’ün Türk’ten Başka Dostu Yoktur Gönül Yoksa, Hoşgörü Yoksa İşin İçinde Neyi Arıyorsan O’sun Sen Mevlâna, Aşk, Pervane Hazandı, Hüzündü, Dündü, Bugündü Beysiz Şehrin Hikayesi Beddua Ananın Hikayesi Yoksul Adamın Siyaseti Olmaz Elbet bir gün barışacağız Emekli ne desin? Türk olmak Bayram Hürmetine Hekim Kızının Hikayesi Sevgi ve Barışa Yürümek Saltanat Hikayesi Uğursuzun Hikayesi Dün Bugün Yarın Neşeli Şarkılar Sarmıyor Beni Bak başının çaresine Keşmekeşin Hikayesi Başı Pare ,Pare Dumanlı Dağlar Aşk Üstüne Olmaz Olmaz Deme Hikayesi Bu ülke, tarihte Türk'tü bugün de Türk'tür” Düşe Kalka… Türkçenin Payitahtı Yıl Edebiyatsız Olmaz Ahalinin Hikayesi Emekliler Ve Asgari Ücretliler Olmasa Mevlânâ’nın Gecesi Bırakın Kendinizi Hoşgörüye Muhabbet ola Yıl Biterken Felek Vurmuşun Hikayesi Yazan Kalem Siyah Yol Gözüktünün Hikayesi “Ben Yoruldum Hayat” Kemankeş Kızın Hikayesi Bir Zamanlar Tertemizdi Okullarımız Kara Vicdanlı Hiç Yarı Yolda Bırakıldınız Mı? Hani Çocuklar Bizim Geleceğimizdi? Ayakta Durmak Buysa Eğer Derinlerde Kaybolmak Meydanlar Er Meydanıdır Mızrak ve Çuval Meselesi Konya Şeker Efsanesi Darmaduman Dağ fare doğurmak zorunda mı? Kötü Gün Dostunuz Var Mı? Uçurumun Kenarı Dayının Hikayesi Müdür Kıyamet mi Koptu? Biz Bizden Gidemeyiz Yaşadığımız Her Güzel Gün Bayram Olsun ALPASLAN TÜRKEŞ Ramazan Hürmetine İhsan Ceylan Göl Şehrinin Hikayesi Söz, Etme Dedi Ses, Dinlemedi Bey Kızının Hikayesi Vakit Vuslat Vaktidir Seyit Küçükbezirci Öğretmenim” Kelimesiyle Geçen Bir Ömür Buram Buram Konya Kokma KASIMPATI Daha Nice Yüzyıllar Gör Türkiyem Yine Ortadoğu, yine kan, yine gözyaş Sultanlar Tepesinden Sultanlar Şehrine! Bu Benim Meselem, Derin Meselem” Bu Şehirde Kaç Zeki Oğuz Daha Kaldı? Makam Mahur Hava Eyyamı Bahur! BAYRAM GELDİ HOŞ GELDİ! Öfke hikayesi Dilinle Söylediğini, Kalbinle de Söyle Kara Odun Ateşe Eş Oldu Aydınlık Geldi!” Doğruluk Sözde Değil Özde Olur!’ Kalemin Su, Kâğıdın Rüzgâr İse... Söküklerini Dik Sözlerinin Bazen... Hak Kapısından Ayrılmayan Türk, Var Olduğu Müddetçe Vatansız Kalmaz Kıskançlık Yapanın Gönlüne Karanlıklar Çöker Dertlinin Derdini Dinlemek! Eden Kendisine Eder!.. AYNA Diline Hâkim Olmak Ramazan Hikayesi -2 Ramazan Hikayesi Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed Fani Dünya Hoştur Amma... SON CEMRE SÖZ! YILBAŞI DEMEK ŞEB-İ ARUS Aşçı Dede Kimin Dedesi? Benim Derdim Dermanım Bilen Yok! Ecdada Vefa! Yüreğe Gömülmek!