Mukaddes Sancak

Hasan Yayla

23-01-2026 00:00

"Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır,

 Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır." 

 Mithat Cemal Kuntay’ın bu mısraları, alelade birer söz dizimi değil; bir milletin varlık sebebinin, hürriyet sevdasının ve bin yıllık devlet geleneğinin en veciz ifadesidir. Türk milleti için bayrak, sadece bir bez parçası değil; şehitlerin son örtüsü, istiklalimizin nişanesi ve gökyüzünde dalgalanan namusumuzdur. Bu hafta Nusaybin-Kamışlı hattında şahit olduğumuz o menfur hadise, sadece bir kumaşa değil, doğrudan Türk milletinin tarihsel hafızasına ve egemenlik haklarına yapılmış alçakça bir saldırıdır.

​ Nusaybin’in hemen karşısında, sınırlarımızın dibinde cereyan eden bu provokasyon, bölgedeki şer odaklarının Türk devletinin kudretinden ne denli rahatsız olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kirli ellerin kutsalımıza uzanması, aslında o ellerin sahiplerinin ne denli bir acziyet içinde olduklarının açık bir göstergesidir. Biz biliyoruz ki o al bayrak, sadece 783 bin kilometrekarelik bir kara parçasının değil, gönül coğrafyamızın tamamının umut ışığıdır. Ona uzanan el, sadece bir sınırı değil, bir medeniyetin sabrını zorlamaktadır.

​ Bu saldırı, sıradan bir vandallık olarak geçiştirilemez. Bu vatanın bir evladı ve bir Türk milliyetçisi olarak ifade etmeliyim ki; bayrağa yapılan her saldırı, aslında vatanın bölünmez bütünlüğüne sıkılmış bir kurşun hükmündedir. Türk bayrağı, rengini şüheda kanından almışken, bu kutsalı çiğnemeye yeltenen bedbahtlar, tarihin tozlu sayfalarında yok olup gitmeye mahkûm olanlardır. Kamışlı tarafındaki bu cüretkar eylemler, bölgede oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun ve suni oluşumların özgüveninden değil, bilakis yaklaşan sonlarının korkusundan kaynaklanmaktadır.

​ Milli şairimizin de belirttiği üzere, toprağı vatan kılan şey, onun uğruna can verebilme iradesidir. Bugün Nusaybin sınırında görev yapan Mehmetçik, o mısraların ete kemiğe bürünmüş halidir. Sınır hattımızda rüzgarla dans eden al sancak, dosta güven verirken; hainin bağrına saplanan bir hançer gibi durmaktadır. Bizler için vatan, bir harita bilgisi değil, bir yemin meselesidir. Bayrağımıza el uzatanlar, o yeminin ne kadar ağır bir bedeli olduğunu tarih boyunca defalarca tecrübe etmişlerdir.

​ Dış mihrakların maşası haline gelmiş grupların, sınırımızın sıfır noktasında sergiledikleri bu tiyatro, Türkiye’nin bölgesel gücünü kırmaya yöneliktir. Ancak unuttukları bir gerçek var: Türk milleti, "bayrak inmez, ezan dinmez" düsturunu sadece bir slogan olarak değil, bir yaşam biçimi olarak benimsemiştir. Nusaybin’den Kamışlı’ya bakarken gördüğümüz tek şey, geçici bir toz bulutudur; o toz bulutu dağıldığında geriye yine sadece ay yıldızın şanlı gölgesi kalacaktır.

​ Buna benzer hain eylemlere prim vermeden, vücudumuzun tüm hücreleriyle haykırmak gerekir ki; bu tip saldırılar milli birliğimizi zayıflatmak bir yana, daha da perçinlemektedir. Milli refleksle olayları analiz ederken, satır aralarına gizlenen nefreti okumak zor değil. Fakat bu nefretin karşısında duran çelikten iradeyi de herkes görmek zorundadır. Bayrağa uzanan kirli eller, o bayrağın gölgesinde hesap vermeye mahkûmdur.

​ Nusaybin-Kamışlı hattındaki o hain saldırıya lanet okurken, devletimizin bekası için her şartta bayrağımızın ve milli-manevi bütün değerlerimizin yanında olduğumu bir kez daha vurguluyorum. Topraklarımızı vatan yapan o asil kan, damarlarımızda hala aynı hararetle akmaktadır. Türk milleti var oldukça o bayrak inmeyecek, o topraklar sahipsiz kalmayacaktır. Çünkü biz biliyoruz ki; bayrak düştüğü yerden değil, onu yeniden ayağa kaldıracak olan imandan güç alır.

DİĞER YAZILARI Konya Siyasetinde 40 Bin Kilometrekare Mesaisi 01-01-1970 03:00 SAHA EXPO 2026'da Sınırları Aşıyoruz 01-01-1970 03:00 Düşük Navlun, Yüksek Enflasyon 01-01-1970 03:00 Emek ve Dayanışmanın Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Başarı Mesai İle Değil, Kalple Ölçülür 01-01-1970 03:00 Atatürk Ve Çocuklar 01-01-1970 03:00 Algoritmaların Arasında Kalan Çocukluk 01-01-1970 03:00 Okullarımıza Uzanan El... 01-01-1970 03:00 Ateş Çemberinde Denge Sanatı 01-01-1970 03:00 Tapu Senedinden Anı Defterine 01-01-1970 03:00 Kendi Kayboluşumun Keşfi 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Yeni Dijital Eşiği 01-01-1970 03:00 Görünmez Prangalar 01-01-1970 03:00 Başarıyı Yeniden Tanımlamak Mı? 01-01-1970 03:00 Doğanın Uyanışı ve Ergenekon'un Mirası 01-01-1970 03:00 Bugün Bayram 01-01-1970 03:00 Enerji ve Lojistik Hattında Hürmüz Kıskacı 01-01-1970 03:00 İstiklal’in Sesi 01-01-1970 03:00 Türk Kültüründe Kadın 01-01-1970 03:00 Yeşil ve Mavi Bir Trakya Şehri 01-01-1970 03:00 Konya’da Gönül Sofraları 01-01-1970 03:00 Bozkırın Başkentinde Bir Cumhuriyet Hikayesi 01-01-1970 03:00 Yolun Yarısına İki Kala 01-01-1970 03:00 Anadolu'nun Kalbinde Bir Şehir Destanı 01-01-1970 03:00 Konya Bir Velespit Şehridir 01-01-1970 03:00 İnsana Hürmet ve İnsanı Dinlemek 01-01-1970 03:00 Milli İstikbalin Şafağı 01-01-1970 03:00 Durdurulamayan Zaman: 6 Şubat... 01-01-1970 03:00 Lojistik Yönetiminde Maliyet ve Sürdürülebilirlik Dengesi 01-01-1970 03:00 Terörsüz Türkiye ve Suriye’de Lojistik Dönüşüm 01-01-1970 03:00 Fatih Özgökçen’in İl Başkanlığı’nda İlk Yılı 01-01-1970 03:00 İçindeki Anka’yı Uyandır 01-01-1970 03:00 Akdeniz’de İkinci Yüzyıl Hamlesi 01-01-1970 03:00 Türk Asrı Kararlılığı 01-01-1970 03:00 Gerçek Haber ve Haberciler 01-01-1970 03:00 Kendi Yerini Çizen Kalemler 01-01-1970 03:00 Geleceğin Rotasını Çizmek 01-01-1970 03:00 2026’ya Umutla Bakmak 01-01-1970 03:00 Kurumsal Hayatta Esneklik ve Hayatta Kalma 01-01-1970 03:00 Ahlakın Egemenliği 01-01-1970 03:00 Emanet ve Ahde Vefa 01-01-1970 03:00 Köprüler Kuran Miras 01-01-1970 03:00 Mevlânâ'nın Vuslat Gecesi: Şeb-i Arus 01-01-1970 03:00 Ulusal Taşıt Tanıma Sistemi (UTTS) !? 01-01-1970 03:00 Sessiz Çoğunluk 01-01-1970 03:00 Güven İstismarı 01-01-1970 03:00 Algı, Tavır ve İşbirliği 01-01-1970 03:00 Türkiye'de Öğretmenlik 01-01-1970 03:00 Yusuf Has Hacib'den Kurumsal Dünyaya 01-01-1970 03:00 Yeşil Lojistik 01-01-1970 03:00 Konya'nın Cephe Arkası Kahramanlığı 01-01-1970 03:00 Milli Mücadele'de Konya ve Atatürk 01-01-1970 03:00 Aydınlığın Vizyonu ve Misyonu 01-01-1970 03:00 Yılmaz Bir İnsan Ne Demek 01-01-1970 03:00 Kaderin İnce İpliği 01-01-1970 03:00 Aile Dinamiklerinde Yaşa Bağlı Değişimler 01-01-1970 03:00 Lojistik Firmaları Üzerindeki Üçlü Baskı 01-01-1970 03:00 İlişkilerde Sınırlar ve Değerler 01-01-1970 03:00 Hamd ve Şükür 01-01-1970 03:00 Hayatta Ne Geç Kalmalı Ne De Erken Davranmalı 01-01-1970 03:00 Türkiye Yüzyılı Vizyonu ve Gençliğin Geleceği 01-01-1970 03:00 Zorunlu Eğitim Sisteminin Değişim Gerekliliği 01-01-1970 03:00 Menfaat ve İnsan İlişkileri 01-01-1970 03:00 Üretimin Sesi, Bir Ulusun Geleceğinin Aynasıdır 01-01-1970 03:00 Neden Beyin Göçü? 01-01-1970 03:00 Hayat Döngüsü 01-01-1970 03:00 Araftaki Renk 01-01-1970 03:00 Doğu Türkistan:Unutulmuş Bir Dramın Gölgesi 01-01-1970 03:00 Başarının Kilidi 01-01-1970 03:00 Depo ve Lojistik Operasyonlarında Kurumsallaşmak 01-01-1970 03:00 Zengezur Koridoru ve Türkiye 01-01-1970 03:00 Kuşak ve Yol Girişimi Nedir? 01-01-1970 03:00 Hak Edilmeyen Hakkın Topluma Etkisi 01-01-1970 03:00 Lojistik Ağındaki Stratejik Kilit Taş: Konya 01-01-1970 03:00 Zamanın Akışında İnsanlık Halleri 01-01-1970 03:00 Düşen Rekolte, Alarm Veren Tarım ve Gençler 01-01-1970 03:00 İdari ve Operasyonel Çalışanlar Arasındaki Uçurum 01-01-1970 03:00 Bir Yol Hikayesi 01-01-1970 03:00 Türkiye Eşittir Zamanın Çatladığı Merkez 01-01-1970 03:00 İnsanlığın Kırık Aynası: Neden Kötüye Gidiyoruz? 01-01-1970 03:00 Batık Müteahhit: Sadece İnşaat Değil, Hayatın Her Bir Köşesinde! 01-01-1970 03:00 Toksik Çalışanların Gizli Maliyeti 01-01-1970 03:00