Sevgili Arkadaşlarım Kıymetli Dostlarım Canlar
2026 Yılına girdiğimiz yeni yılımızda zamanın “en değerli hazine” olduğunu, elimizden gittikten sonra tekrar kazanamayacağımız tek değer olduğunu biliriz. Ancak her zaman bu gerçeğe göre hareket ettiğimiz söylenemez. Zamanın değerini bilmek, onu ölçülü ve verimli kullanmakla olur. Bu da planlı, programlı olmayı gerektirir. Günü birlik olayların akışına terk edilmiş bir hayat anlayışı dürüst insan yaşam ilkesine aykırıdır. Hayata anlam verirken dili kullanırız, dil temizse hayat da temiz olur, ama dil kirlenirse hayata verdiğimiz anlamda kirlenecektir. Dünyaya baktığımız pencerenin camı kirliyse çiçekler bile çamur görünecektir. Demem o ki; dilin bir ahlakı vardır ve sadece sözden ibaret değildir. Edepli ve ölçülü olmalıdır.
Kıymetli Dostlarım Canlar
İnsanın sevgiyle, saygıyla, sözüyle, ses tonuyla, şerefini ve güvenirliğini koruyarak girdiği temiz dostane ilişkilerine hayranım. Duruş ve üslup çirkinse işler karışır. Karşındaki insanlar kendi hatalarını, yanlışını kabul etmiyor ve sürekli haklı çıkmaya çalışıyorsa, senin fikirlerini kabul etmiyor ve kendi bildiğini dayatıyorsa, sana söz hakkı tanımıyor, saldırganlaşıp çirkefleşiyorsa bağını kesip uzaklaşırsın. Ama bazen uzaklaşamazsın. Çünkü bu kardeşin, arkadaşın, akraban, komşun olabilir. Üslubunu bozmadan onlara karşı mesafeli ve ölçülü olmaktan başka çaresi de yok. İnsan herkesi taşıyamaz, herkesi kurtaramaz ve tutamaz da. Ama hakikati söyleyip geri çekilebilir. Gerçeği söylemek, seni yalnız bırakabilir. Çünkü herkes aynaya bakamaz. Bazıları inkâr eder ve saldırabilir de. Ama gelişen insan hakikati alır ve gelişmeye devam eder. Yoldaki o engelleri kenara bırakıp yola devam etmeli insan.
Sevgili Arkadaşlarım Kıymetli Dostlarım Canlar
Hayat bir iyilik yolculuğudur. İnsan da bu dünyaya “inanmak” ve “iyi işler yapmak” için gelen bir yolcudur. İnsanı yaratan, nimetlerle buluşturan, koruyan, bağışlayan, rahmetiyle kuşatan Allah, “hangimizin daha iyi işler yapacağını sınamak için” ölümü ve hayatı yaratmıştır. O hâlde hayat, bir iyilik sınavıdır. İyilik yalnıza arkadaş, yorguna dayanak, garibe sığınak olmaktır. Yetime kol kanat germek, çocuğun hatırını sormak, yaşlının elinden tutmaktır. İyilik karşılık beklemeden vermek, gücünü, enerjisini, tecrübesini, malını, emeğini, sevgisini ve merhametini, dünyevi bir karşılık düşünmeden paylaşmaktır. İyilik insaftır, fedakârlıktır, adalettir, şefkattir. İyilik duadır, niyazdır, selamdır. İyilik bir defasında ağaç dikmek, öbür defasında aç kalan kediyi doyurmaktır.
Hz. Peygamberimiz şöyle buyuruyor: “Kıyamet gününde hiçbir kul şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe Allah’ın huzurundan ayrılamaz: Ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini nerede geçirdiğinden, malını nereden kazandığından, nereye harcadığından ve bildiği ile ne kadar amel ettiğinden.”
İyiliğin sınavı ağırdır. Gönlü güzel insan, iyiliğinin ağırlığını taşır. Onun için iyiliği hak edenlere saklamalı. Bazen insan yanılır, karşısındakilerini kendisi gibi sanır, çirkinleşeceğini bilemez. Ama anlayınca soğur ve uzaklaşmak zorunda kalır. İnsanı insan yapan ‘’kendi için istediğini başkası için istemek’’ ve başkaları için uygun bulmadığını kendisi için de uygun bulmamaktır. Herkesin ahlaklı olmasını istiyoruz ama kendi ahlakımızı bir türlü hizaya getiremiyoruz. Herkese sorumlulukları hatırlatıyoruz ama kendi sorumluluklarımızı unutuyoruz. Kendi yaşantısında huzuru yakalamış kişi başkasıyla uğraşmaz. Kendi yaşantısında huzursuz olan hasetle yaşar ve başkasıyla uğraşır. Doğru insan, doğru ilişki seni ‘’sen’’ eder. Yanlış ilişki ise seni ‘’senden’’ eder.
Hayatınızdaki insanların kalitesi hayatınızın kalitesini belirler. Kaliteli insanlar başkalarına bedel ödetmezler.
Bilinsin isterim.
SAYGILARIMLA VESSELAM
Recai
İnsan ağacın yazın gölgesinden faydalanır. Kışın keser odun yapar. İyilik mayası içinde sağlam olan bozulmaz. 5 ay önce