Okulların kapanmasıyla birlikte öğrencilerin dilinde benzer bir cümle dolaşmaya başladı: “Şimdi ne yapacağız?” Tatil yapmalı mıyız, ders mi çalışmalıyız, yoksa biraz dinlenip biraz mı hazırlık yapmalıyız? Özellikle 11. sınıftan 12’ye geçen öğrenciler için bu yaz tatili, sadece dinlenme değil, aynı zamanda geleceğe atılan önemli bir adım olabilir. Çünkü bu yaz, senin için bir mola değil, aslında bir geçiş kapısı. Doğru kullanıldığında seni 12. sınıfın temposuna güçlü bir şekilde hazırlayabilecek bir köprü.
Bu dönemde en çok karıştırılan şeylerden biri şu: Ya her şeyi bırakıp tamamen dinlenmek ya da ders çalışmayı abartıp kendini yaz ortasında tüketmek. Oysa asıl ihtiyaç duyduğumuz şey, denge. Ne kendimizi tamamen serbest bırakmalı, ne de zihnimizi bir yaz boyunca sınav havasına sokmalıyız. %30 dinlenme, %70 hazırlık gibi bir oran; hem zihinsel rahatlamayı hem de akademik diriliği aynı anda sağlar. Çünkü unutmayın, bu yaz ne kadar istikrarlı geçirilirse, 12. sınıf o kadar güçlü başlar.
Her gün saatlerce çalışmak zorunda değilsiniz. Ama her gün aynı saatte 2-3 saatlik odaklanmış, verimli bir çalışma düzeni size büyük avantaj sağlar. Özellikle 11. sınıf konularını gözden geçirmek, eksikleri tespit edip tamamlamak ve temel becerileri geliştirmek için yaz ayları altın fırsat sunar. Haftada birkaç deneme çözmek, günlük konu tekrarı yapmak ve bir gününüzü kitap okumaya ayırmak; sizi hem akademik olarak geliştirir hem de alışkanlık kazandırır.
Yaz yalnızca akademik değil, duygusal hazırlık açısından da önemlidir. Kaygı, bu süreçte sıkça ortaya çıkar. Daha 12. sınıfa geçmeden “ya olmazsa?” diye başlayan iç sesler; zihni tüketebilir, motivasyonu düşürebilir. Ama bilin ki bu hisler yalnızca size ait değil. Her öğrenci benzer duygulardan geçiyor. Kaygıyı bastırmak yerine, onunla dost olmak bu yazın ruhsal egzersizi olabilir. Günlük tutmak, kısa nefes çalışmaları yapmak, gelecekle ilgili olumlu senaryolar yazmak size iyi gelir. Çünkü kaygı kötü bir şey değildir, doğru yönetildiğinde harekete geçiren güçlü bir yakıttır.
Akademik hazırlığın yanı sıra, sosyal hayatın ve kişisel gelişimin de bu süreçte yeri büyük. Tatilin hakkını verin. Arkadaşlarınızla buluşun, doğaya çıkın, film izleyin, yürüyüş yapın. Bunlar sadece keyif değil; zihinsel ve duygusal olarak yeniden yapılanma için gereklidir. Ruhun da bir nefes almaya ihtiyacı var. Çünkü motivasyon sadece programlarla değil, anlarla da beslenir.
Ve şimdi sana, yaz boyunca aklından çıkarmamanı istediğim bir şeyi söylemek istiyorum: Yolunu kaybettiğini düşündüğün her anda, gökyüzünde hep sabit kalan bir yıldız vardır. Biz ona Kuzey Yıldızı deriz. Yolu aydınlatmak, yönü yeniden hatırlatmak ve vazgeçmemeyi fısıldamak için oradadır. Sen yeter ki gözlerini yerden kaldırıp yukarıya bakmayı unutma. Çünkü biz burada, senin için hep parlıyoruz.
Sevgili öğrencim, bu yaz sadece tatil değil, aynı zamanda *geleceğin sessiz hazırlığı* olabilir. Ne kendini çok zorla, ne de tamamen bırak. Dengede kal, programını kur, duygularını fark et, yoluna inan. Çünkü bu yaz, seni sadece sınava değil, hayata da hazırlayacak. Ve unutma…
Dr. Cemil Paslı
Müzebzeb
Ahmet Turan (Gazeteci-Yazar)
Hainler Temizlenmeden Olmaz
Hasan Yayla
Yeşil ve Mavi Bir Trakya Şehri
İmdat Yayla
Müslümanların Olmazsa Olmazı Sabır Ve Tefekkür
Erol Sunat
Vefa Uzaklarda Kalan Bir His
Beyza Bandırma Kelek (Eğitim Koçu)
Hocalı Katliamı
İlayda Mangal (Psikolojik Danışman)
6 Şubat: Hatırlamak mı, Tüketmek mi?
Mustafa Kaygusuz (Emekli Emniyet Müdürü)
Bir Derviş Hüseyin Taşkın...
Gülay Çetkin (Eğitim Gücü Sen. Denizli Temsilcisi)
Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu Denizli’ye Geri mi Döndü?
Ömer Kacar (Eğitim Gücü Sen İlçe Temsilcisi)
Ebabiller Hâlâ Var