ureticihaber.com
ureticihaber.com

“Psikolojik” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

50 sonuç
SAĞLIK

Konya Şehir Hastanesi Yanık Merkezi’nde Anlamlı Ziyaret

Sağlıkta insan odaklı yaklaşımın en güzel örneklerinin sergilendiği Konya Şehir Hastanesi, hastalarına yalnızca tıbbi tedavi değil, aynı zamanda moral ve psikolojik destek sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz ve Konya Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Cüneyt Çiçek, hastanenin yüksek donanımlı Yanık Merkezi’ni ziyaret etti.

05.10.2026
GÜNCEL

Konya’dan Güçlü Mesaj: Şiddete Karşı Ortak Mücadele Verilmelidir

Birlikte Güvendeyiz Derneği tarafından Konya’da düzenlenen “Kadına ve Çocuğa Yönelik Şiddetle Mücadele” konulu farkındalık konferansına, Toplumun farklı kesimlerinden vatandaşların katıldı. Şiddetin önlenmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve çözüm yolları kapsamlı şekilde ele alındığı konferansta, Konya’dan güçlü bir şekilde şiddete karşı ortak bir mücadele verilmelidir mesajı verildi.

22.06.2026
EĞİTİM

27. Uluslararası PDR Kongresi, NEÜ Ev Sahipliğinde Başladı

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) ev sahipliğinde, Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR) Derneği iş birliğiyle düzenlenen, psikolojik danışmanlık ve rehberlik alanında uluslararası düzeyde en prestijli bilimsel etkinliklerden biri olan “27. Uluslararası Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi” açılış töreniyle başladı. Bu yılki ana teması, “Dikkat, Bağımlılık ve Aile” olarak belirlenen kongre kapsamında düzenlenecek panellerde; bilişsel süreçlerin yönetimi, teknoloji ve madde bağımlılığı ile bu süreçlerde ailenin koruyucu rolü gibi kritik meseleler çok boyutlu olarak ele alınacak.

11.06.2026
EĞİTİM

PDR Zirvesi, KTO Karatay Üniversitesi Ev Sahipliğinde Başladı

Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Selçuklu Rehberlik ve Araştırma Merkezi iş birliği ile Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi ev sahipliğinde rehber öğretmenlere ve psikolojik danışmanlara yönelik düzenlenen “PDR Zirvesi” programı başladı.

02.04.2026
GÜNCEL

Konya Karatay’da Engelsiz Yaşam Merkezi hasta kabulüne başladı

Konya Karatay Belediyesi’nin hayata geçirdiği Türkiye’nin en büyük, Konya’nın ise ilk Engelsiz Yaşam Merkezi hasta kabulüne başladı. Proje, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na devredilmesinin ardından hizmete girdi. Toplumun tüm kesimlerine yönelik projeler üreten Karatay Belediyesi, dezavantajlı bireyleri de unutmayarak önemli bir yatırımı daha hayata geçirdi. Engelli bireylerin eğitim ve sosyal hayata katılımına katkı sunacak olan Karatay Engelsiz Yaşam Merkezi, hasta kabulüne başlayarak Konya’da önemli bir boşluğu doldurdu. Merkezin açılışı ise önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek. ENGELLİ BİREYLER VE AİLELERİ İÇİN BÜYÜK KOLAYLIK Merkez; özel gereksinimli bireylerin eğitimlerine destek olmayı, sosyal hayata katılımlarını artırmayı ve yeteneklerini geliştirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda engelli bireylerin ailelerinin günlük yaşamlarını kolaylaştıracak hizmetler de sunuluyor. Merkezde yer alan atölyeler, eğitim programları ve etkinlikler sayesinde bireyler hem verimli vakit geçirecek hem de kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak. HER YAŞA UYGUN ATÖLYE VE EĞİTİM ALANLARI 7 bin 200 metrekare inşaat alanı üzerine inşa edilen merkezde; farklı yaş gruplarına yönelik gündüz bakım birimleri, eğitim odaları, atölyeler, konferans salonu, kapalı spor salonu, kütüphane, mescit ve sosyal alanlar yer alıyor. Merkez bünyesinde ayrıca; görme, işitme, zihinsel ve özel öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler için özel eğitim alanları, fizyoterapi birimleri, duyu bütünleme odaları, psikolojik destek hizmetleri ve uygulama alanı bulunuyor. KILCA: ŞEHRİMİZE HAYIRLI OLSUN Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Türkiye’nin en büyük ve en kapsamlı Engelsiz Yaşam Merkezlerinden birini Konya’ya kazandırmanın gururunu yaşadıklarını belirterek, merkezin özel gereksinimli bireylerin sosyal, kültürel ve fiziksel gelişimlerini desteklerken, ailelerine de günlük yaşamda kolaylık sağlayacağını vurguladı. Engelli bireylerin engel gruplarına göre ve yaş farkı gözetilmeksizin kabul edildiğini söyleyen Başkan Kılca, engelsiz kreşten başlayarak ileri yaş gruplarına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunulduğunu kaydetti. Merkezde hem eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğünü hem de bireylerin çeşitli üretim ve öğrenme süreçlerine katıldığını belirten Kılca, bu sayede ailelere de önemli ölçüde destek sağlandığını dile getirdi. Başkan Kılca, merkezin Karatay’a ve Konya’ya hayırlı olmasını temenni etti.

22.03.2026
YEREL

Karatay’da Personel Eğitimleri Sürüyor

Karatay Belediyesi, afetlere hazırlık kapsamında oluşturduğu Arama ve Kurtarma Ekibi’ni, teknik ve psikolojik boyutları kapsayan hizmet içi eğitimlerle profesyonel şekilde güçlendirmeye devam ediyor.

13.01.2026
GÜNCEL

SOBE Rehberlik Birimi Otizmli Bireyler ve Ailelerine Çok Yönlü Destek Sunuyor

Selçuklu Otizmli Bireyler Eğitim (SOBE) Vakfı Rehberlik Birimi, otizmli bireyler ve ailelerine yönelik sunduğu kapsamlı destek hizmetleriyle ailelerin yanında olmaya devam ediyor. Alanında uzman kadrosu ile yürütülen rehberlik çalışmaları; psikolojik, sosyal ve eğitsel alanlarda ailelerin güçlenmesini, sürece uyum sağlamasını ve yaşam kalitesinin artmasını hedefliyor.

22.12.2025
YEREL

Meram Velilerine Yönelik “Kaygı İle Baş Etme” Programı Başladı

Meram Belediyesi öncülüğünde hayat bulan Down Sendromlu Bireyler Yaşam Destek Merkezi (DOSD Meram), özel çocuklara sahip velilere yönelik yeni bir psikolojik destek programı başlattı. 10 hafta sürecek programda özel ailelere kaygı ile baş etmenin yolları anlatılacak.

11.11.2025
SAĞLIK

Prof. Dr. Müge Toyran,’’Okul Öncesi Sağlık Kontrolleri İhmal Edilmemeli’’

Okul dönemine fiziksel ve ruhsal açıdan sağlıklı başlamak, çocukların eğitim hayatındaki başarısını doğrudan etkiliyor. Bayındır Söğütözü Hastanesi Pediatri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Müge Toyran, okul öncesi sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekerek, göz ve diş muayenesinden aşılamaya, kronik hastalık takibinden psikolojik hazırlığa kadar yapılması gerekenleri anlattı.

26.08.2025
GÜNCEL

Sagem’den Ailelere Tatilde Aile Olmak Konulu Seminer

SAGEM, ailelerin ve çocukların yaz tatilini daha verimli geçirmelerine katkı sağlamak amacıyla “Tatilde Aile Olmak: İletişim, Etkinlik ve Gelişim Önerileri” başlıklı bir seminer düzenledi. Yoğun katılımla gerçekleşen seminerde, tatil döneminde aile içi iletişimi güçlendirmeye yönelik öneriler paylaşıldı.

30.06.2025
GÜNCEL

KTÜN'den Öğrencilere Psikolojik Danışmanlık Desteği

Konya Teknik Üniversitesi (KTÜN), öğrencilerinin akademik başarılarının yanı sıra psikolojik, sosyal ve duygusal gelişimlerini de önemseyerek önemli bir adım attı. KTÜN Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi, öğrencilere yönelik bireysel, sosyal ve eğitimsel alanları kapsayan psikolojik danışmanlık ve rehberlik hizmeti sunmaya başladı.

09.05.2025
GÜNCEL

Özlem Akarken ; ‘’Psikolojik Tacizle Mücadele İçin Yalnızca Genelgeler Yetersiz’’

‘‘İş Yerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi" genelgesi Resmi Gazete'de yayımlandı. Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan "İş Yerlerinde Psikolojik Tacizin Önlenmesi" genelgesi, iş yerlerinde çalışanların psikolojik tacize karşı korunması için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, Sahim-Sen Başkanı Özlem Akarken, bu genelgenin yeterli olmadığını ve psikolojik tacizin (mobbing) önlenmesinin ancak kapsamlı bir yasal düzenleme ve uluslararası standartların benimsenmesiyle mümkün olabileceğini ifade etti.

07.03.2025
GÜNCEL

Felsefe Öğrencilerinden Çocuklara Anlamlı Destek

Necmettin Erbakan Üniversitesi Felsefe Bölümü 3. sınıf öğrencileri, Gönüllülük Dersi kapsamında anlamlı bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Öğr. Gör. Dr. Mersiye Bora Gallois'in rehberliğinde, öğrenciler Necmettin Erbakan Üniversitesi Çocuk Polikliniği'ni ziyaret ederek muayene sırası bekleyen çocuklara psikolojik destek sağladı

20.02.2025
GÜNCEL

Bakanı Göktaş, "ŞÖNİM'lerle yaklaşık 2 milyon kişiye hizmet verdik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" programı düzenlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddet eylemlerinde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabırlar diledi. Doğrudan ve dolaylı olarak şiddete uğramış, acı, sıkıntı çekmiş her kadın için büyük bir kırılma noktası olan bu vahim durumu başkalarıyla paylaşmış veya paylaşamamış tüm kadınlara geçmiş olsun dileklerini ileten Erdoğan, bir eş, baba ve Cumhurbaşkanı olarak Türkiye'deki ve dünyadaki tüm kadınların onurlarını, onurluca yaşama haklarını koruma mücadelelerinde daima yanlarında olacağını ifade etti. İsrail'in soykırımı Erdoğan, Türkiye sınırlarından birkaç yüz kilometre uzaklıkta aylardır büyük bir soykırımın devam ettiğine, İsrail'in Gazze'ye yönelik 14 ay önce başlattığı saldırılarda bugüne kadar 50 bine yakın Filistinlinin şehit olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hayatını kaybeden Filistinlilerin yüzde 70'ten fazlasını ne yazık ki masum çocuklar ve kadınlar oluşturuyor. Lübnan'a uzanan İsrail saldırganlığının en büyük mağdurları da yine kadın ve çocuklar. Gözü dönmüş Netanyahu hükümeti öldürmekten zevk alan seri katiller gibi her gün onlarca kadını, çocuğu, yaşlıyı, bebeği, hunharca katlediyor. Bu katliam, bu zulüm dünyanın gözü önünde, dünyanın sessiz ve tepkisiz bakışları altında tam 14 aydır adım adım ilerliyor. Katliam şebekesinin barbarlıkları karşısında Filistin'in onurlu, gururlu kadınları kararlı mücadeleleriyle, zalime boyun eğmeyen asil duruşlarıyla, bombaların altında umudu ve kıyamı büyüten imanlı yürekleriyle tüm dünyaya, tüm kadınlara örnek oluyorlar." "Şiddete uğrayan tüm kadınlarla dayanışma halindeyiz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası kuruluşların, medyanın, kendilerine her fırsatta insan hakları dersi veren Batılı devletlerin sırtını döndüğü Gazzeli, Filistinli, Lübnanlı kadınlara bir mesaj iletmek istediğini vurgulayarak, şunları söyledi: "Şiddete uğrayan tüm kadınlarla olduğu gibi sizinle de tam bir dayanışma halindeyiz. Türkiye olarak, devleti ve milletiyle, kadını ve erkeğiyle, 85 milyon tüm vatandaşlarıyla sizlerin yanındayız. İçinde bulunduğunuz şartlar ne kadar zor ve ağır olursa olsun şunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Sadece bu salonda bulunan hanım kardeşlerimizin değil, Türkiye'nin tüm kadınlarının kalpleri de şu an sizlerle birlikte atıyor, sizin için çarpıyor, sizin için dua ediyor, Filistin'in kurtuluşu için Mevla'ya niyazda bulunuyor. Lafa gelince demokrasi ve insan hakları konusunda aslan kesilenler, sizin arşa yükselen feryatlarınıza kulaklarını tıkasa da söz konusu sapkın akımlar olunca ortalığı ayağa kaldıranlar, 14 aydır İsrail vahşeti karşısında üç maymunu oynasa da biz sizi asla unutmayacağız, yalnız ve çaresiz bırakmayacağız. Siyonist lobinin baskılarına aldırmadan tepkimizi gösterecek, en temel hakkınız olan yaşam hakkınızı savunmaktan geri durmayacağız." Soykırımın durması, akan kanın, gözyaşının dinmesi için her platformda gerçekleri dillendirmeyi sürdüreceklerini belirten Erdoğan, "Gazze'nin ve Filistin'in yürekli kadınlarını bir kez daha saygıyla selamlıyor, Rabb'imden sabır temenni ediyorum." ifadesini kullandı. "Nice meseleyi el birliği içinde hal yoluna koyduk" Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına hem bu güzel buluşma hem de kadına yönelik şiddete karşı çabaları dolayısıyla teşekkür etti. Türkiye'nin köklü vakıf geleneğinin bir sonucu olarak çok güçlü ve yaygın bir sivil toplum ağına sahip olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bugün insana ve hayata dair her konuda vakıfların derneklerin, gönüllü teşekküllerin gerçekten olağanüstü çalışmalar ortaya koyduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadına yönelik şiddetle mücadelenin de hiç şüphesiz bu çalışmaların en başında geldiğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir insanlık suçu olarak gördüğümüz kadına yönelik şiddetin kökünün tamamen kazınması için faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarımızı tebrik ediyorum. Gerek kamu bürokrasisi gerek sivil toplum gerek medya gerekse siyasi partilerimiz bünyesinde kadına yönelik şiddetle mücadeleye destek veren, bu mücadelenin bayraktarlığını yapan, bu mücadelenin aynı zamanda bir insanlık davası olduğuna inanan tüm kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Şurası tartışmasız bir gerçektir. Türkiye'de başta şiddet olmak üzere kadınlarla ilgili kritik konuların bugün geldiği yerde Bakanlığımızın ve sivil toplumun çok büyük rolü, katkısı, emeği vardır. Daha önce konuşulması dahi mümkün olmayan, konuşulsa bile çözüme kavuşturulması hayal olan nice meseleyi el birliği içinde hal yoluna koyduk. Kadına yönelik şiddet insanlığa ihanettir. Eşrefi mahlukat olan insana, özellikle de kadınlara yönelik şiddet kabul edilemez bir vandallıktır. Böyle bir yola tevessül eden, bu ihanetin içine giren, kadına el kaldıran fiziki ya da psikolojik şiddet uygulayan herkes hak ettiği cezayı mutlaka çekmelidir. Bunu temin etmek de devletin asli görevidir." “'Sözleşme yaşatır' sloganı da marjinal kesimlerin ideolojik kavga aparatı olma dışında hiçbir anlam taşımıyor“ Göreve geldikleri ilk günden beri, her biri kendi alanında devrim niteliğinde pek çok adım attıklarını vurgulayan Erdoğan, bireysel, sosyal, ailevi, iktisadi ve siyasi düzlemde kadınların haklarını güçlendirecek, onları destekleyecek sayısız projeyi devreye aldıklarını söyledi. Bu alandaki hukuki düzenlemelerin en önemlisinin 2012'de çıkardıkları Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yasanın çıkmasıyla ülkemiz kadına yönelik şiddetle mücadelede en kritik eşiği aştı, devletimizin 'Şiddete Sıfır Tolerans' politikası çok güçlü bir hukuki zemine kavuşmuş oldu. Şunu açık ifade etmek isterim; 6284 Sayılı Kanun kadına karşı şiddetle mücadelenin çerçevesini başka hiçbir sözleşmeye veya belgeye ihtiyaç hissettirmeyecek şekilde kesin ve kati olarak çizmiştir. Muhalefetin, İstanbul Sözleşmesi üzerinden ısrarla yürütmek istediği sanal tartışmaların hiçbir dayanağı yoktur. 'Sözleşme yaşatır' sloganı da marjinal kesimlerin ideolojik kavga aparatı olma dışında hiçbir anlam taşımıyor. Esasen bu sloganların arkasına saklananlar bize örnek gösterdikleri Batılı ülkelerdeki vahim tabloyu ya bilmiyor ya da bilmek, görmek istemiyor." "Türkiye, mücadeledeki eksikliklerini tamamlamış yegane ülke" Avrupa Parlamentosu'nun Avrupa Birliği genelinde ilk kez uygulanacak kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadeleye ilişkin direktifini bu yılın ortalarında kabul ettiğini kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Direktifin yayınlanma sebebi, AB üyesi ülkelerin kadına yönelik şiddetle mücadeleyi iç mevzuata aktarmada hızlı hareket etmemesi ve var olan mevzuatlarında yeterli düzenlemeleri yapmamasıydı. Parlamento, üye devletlere hükümleri uygulamak için 3 yıl süre tanıdı. İstanbul Sözleşmesi'ni imzalayan ülkelerin yarıdan fazlası metne çekince koymuş, 7 ülke ise iç hukukunda hiçbir düzenleme yapmamıştır. Diğer bazı ülkeler ise bu konuda son derece kısmi düzenlemeler yapmıştır. Türkiye, sözleşmeden çekilmesine rağmen hem iç hukuk mevzuatında hem de 6284 Sayılı Kanunla konuyu kapsamlı ele alan ikinci mevzuatlarıyla bu mücadeledeki eksikliklerini tamamlamış yegane ülkedir. Avrupa'da Türkiye dışında bu hususta müstakil kanun yapan başka bir ülke bulunmuyor. O zaman da söyledik, bugün tekrar altını çizerek vurguluyorum. Muhalefetin iddialarının aksine sözleşmeden çekilme ile hükümetimizin kadına yönelik şiddetle mücadele iradesi arasında hiçbir illiyet bağı yoktur. Bu adım, her türlü şiddetle mücadelede kararlılığımızı asla eksiltmemiş, geriye götürmemiş, asla törpülememiştir." "Kadına karşı şiddet, AK Parti iktidarında tanımlanarak nitelikli suç haline getirildi" Erdoğan, Türkiye'nin kadına şiddet konusunda 2011'den önce olduğu gibi 2020'den sonra da ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri yaptığının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Şunu da ifade etmek durumdayım. Bize bu iftiraları atanlar maalesef hükümetlerimizin bu süreçte hayata geçirdiği her biri bir dönüm noktası olan gerçekleri de gizlemektedir. Bakınız 2005'teki kapsamlı Türk Ceza Kanunu düzenlemesine kadar ceza kanununda kadına yönelik şiddet suç olarak bile tanımlı değildi. Kadına karşı şiddet, AK Parti iktidarında tanımlanarak nitelikli suç haline getirildi. Bu suçun katalog suç haline getirilmesi, boşanılmış eşe karşı işlenen suçun tıpkı nikahlı eşe işlenmiş gibi ceza alması, iyi hal uygulamasının kaldırılması gibi adımlar da 2020'den sonra atılmıştır. Hasılı Avrupa Parlamentosu'nun 51 maddelik direktifinde belirtilen bütün hususlar gerek 6284 Sayılı Kanunla gerek iç hukuk düzenlemeleriyle katbekat fazlasıyla yerine getirilmiştir. Öyle ki KADES, ihtiyaç halinde mağdurun kimliğinin ve adresinin değiştirilmesi ile elektronik kelepçe gibi tedbirleri biz şu an uyguluyoruz. Dolayısıyla sözleşme değil, kanunlar yaşatır. Bunun yanında, kadına yönelik şiddetle mücadele için hazırladığımız eylem planlarını kararlılıkla takip ediyoruz. Şiddet önleme ve izleme merkezlerimizle, sosyal hizmet merkezlerimizle, kadın konuk evlerimizle, mağdur destek sistemimizle ve eğitim çalışmalarımızla bu alanda takdir edilen bir yere geldik." Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu süreçte, kadınlara yönelik toplumda yerleşmiş dini ve kültürel hiçbir temeli bulunmayan yanlış algılarla, yanlış davranış biçimleriyle de yoğun bir şekilde mücadele ettiklerini bildirdi. Erdoğan, kadınların eğitimleriyle arasına giren engellerin ve yasakların ortadan kaldırılmasının, tarihi başarıları olduğunu belirtti. Başörtüsü yasağı sebebiyle lise ve üniversiteye gidemeyen, gitse de kapısından geri çevrilen kızların mağduriyetlerini giderdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "CHP'li yöneticilerin son günlerde 'safsata' dediği güya 'yalan' olduğunu iddia ettiği zulümlere bu ülkede biz son verdik. Kılık kıyafeti sebebiyle okulundan, memuriyetinden, kamu görevinden atılan on binlerce 28 Şubat mağduruna haklarını tekrar iade ettik. Kız çocuklarının okullaşma oranlarında yaşanan ciddi artış, kadınların iş gücüne katılım oranlarının sürekli yükselmesi, siyasette ve bürokraside kadınların daha fazla pay sahibi olması, ülkemizdeki öğretmenlerin yüzde 60'ının, akademisyenlerin yarıdan fazlasının, üniversite öğrencilerinin yüzde 51'inin kadınlardan oluşması, yasakçı zihniyete karşı verdiğimiz mücadelenin semerelerinden sadece birkaçıdır." Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu başarıları da kadınların çektiği acılara "safsata" diyen CHP'ye ve CHP'nin "kadın düşmanı" politikalarına rağmen elde ettiklerini dile getirdi. Çok daha iyi konumlara geleceklerini kaydeden Erdoğan, "Bir daha bu ülkede, 28 Şubatların yaşanmaması ve kadınların benzer zorbalıklara maruz kalmamaları için her türlü önlemi aldık, alıyoruz, bundan sonra da ihtiyaç hasıl olması halinde her türlü tedbiri alacağız. Kadınlara dönük şiddete hiçbir surette geçit vermeyen, şiddetsiz bir Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşana kadar bu yolda sabırla yürüyeceğiz." diye konuştu. Erdoğan, kadınlara, anne, eş ve kız çocuklarına şiddet uygulayanların, ayrımcılık yapanların, kadınları öteleyenlerin veya hayattan dışlayanların, insani, vicdani ve kutsal değerlerden bahsetme hakkının olamayacağını vurguladı. Bunların en başında, bölücü terör örgütüne "şaşı" bakanların olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti: "Şunun bir defa anlaşılması lazım, kadına şiddetin konuşulduğu her platformda şayet kadınların canına kastedenlerle, genç kızlarımızı zorla dağa kaçıranlarla, onları zorla ölüme ve öldürmeye gönderenlerle ilgili tek bir cümle kurulmuyorsa ortada büyük bir iki yüzlülük var demektir. Bölücü terör örgütündeki tecavüzden infaza, her türlü insan hakkı ihlalini görmezden gelenlerin meselesi asla kadınlar olamaz, kadınların hak ve hukuku olamaz, özgürlüğü hiç olamaz." "Yüreği yanık Diyarbakır annelerinden bir selamı niçin esirgiyor" Erdoğan, yıllardır ciğerparelerine yeniden sarılmak için mücadele veren Diyarbakır annelerinin feryatlarına kulak tıkayanların samimiyetinin elbette sorgulanacağını dile getirerek, şu ifadeleri kullandı: "CHP lideri Özel, iradesini bölücü örgütün komiserlerine teslim edenlerle dayanışma sergilemek için koşa koşa yanlarına giderken yüreği yanık Diyarbakır annelerinden bir selamı niçin esirgiyor? Kadın haklarını İstanbul Sözleşmesi'ne sıkıştıran CHP yönetimi, neden bu kahraman annelerin acılarına yıllardır bigane kalıyor? 28 Şubat'ta 100 binlerce kadının çektiği ızdırabı, maruz kaldığı zulmü inkar etmek, soruyorum; CHP'ye ne kazandıracak? CHP, faşizan tarihiyle ne zaman yüzleşecek? Tahrik siyasetini ne zaman terk edecek? Ne zaman milletle ve milletin değerleriyle barışacak? Kadın düşmanı söylemleriyle ne zaman vedalaşacak? Görüyoruz ki eski genel başkanın parti içi darbeyle emekliye sevki ve seçim sürecinin tamamlanmasıyla birlikte CHP'nin helalleşme tiyatrosu da tümden rafa kaldırıldı." Kadın ve çocuk katili bölücü terör örgütünün arkasında duranların bugün özgürlükten bahsetmelerini, millet gibi kendilerinin de kale almadıklarına dikkati çeken Erdoğan, "Türkiye'de kadına şiddete karşı duruşun samimiyet testi, teröre karşı kararlı, dirayetli ve cesur bir tavır sergilemektir. Kandil'deki kadın düşmanı terör baronlarına ses çıkaramayanların, açık söylüyorum, bu testten geçmesi de mümkün değildir. Toplumsal huzurumuzun altını oyan alkol ve kumar bağımlılığı, kadına ve çocuğa yönelik şiddet vakalarında önemli bir faktör. Aile kurumumuzu, ahlaki yapımızı, evlatlarımızın ve milletimizin geleceğini tehdit eden içki ve uyuşturucu bağımlılığı, kumar ve bahis gibi marazların önüne geçmediğimiz müddetçe kadına yönelik şiddetin de önünü tam anlamıyla kesemeyiz." dedi. "Muhalefet, zihniyet itibarıyla 1940'larda takılıp kalmış durumdadır" Araştırmaların, şiddet ve bağımlılık arasında doğrudan bir irtibatın olduğunu, birinin diğerini tetikleyip beslediğini ve nihayetinde kısır bir döngüye girildiğini çok net biçimde ortaya koyduğunu aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün karşı karşıya olduğumuz aile içi şiddetin, davranış bozukluklarının, psikolojik sorunların, travmaların ve daha nice problemin içki ve kumar bağımlılığıyla derinleştiği bir gerçektir. Hal böyleyken, muhalefet bu tehlikeyi görmezden gelmekte, alkol ve kumar bağımlılığının yol açtığı felaketlere karşı gözlerini kapamaktadır. 31 Mart sonrası el değiştiren kimi belediyelerin ilk icraatlarından birinin alkol tüketimini özendirici adımlar olmasını asla iyi niyetli bulmuyoruz. Bunlar, yıllarca bu ülkeye dayatılan bizim 'vitrin modernleşmesi' dediğimiz jakoben modernleşme algısının tezahürlerinden ibarettir. Tek parti faşizmi yıllarca millete illallah dedirten ne kadar uygulama varsa daha sinsi yöntemlerle bugün de tedavüle konulmak istenmektedir. Muhalefet, zihniyet itibarıyla 1940'larda takılıp kalmış durumdadır. Valsle, dansla, kadeh tokuşturmakla modern olacağını zannedenler, artık Batı'nın bile terk ettiği arkaik bir ideolojinin adeta son temsilcileridir." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de herkesin, her vatandaşın, her insanın hayat tarzının, Anayasa'nın güvencesi altında olduğunu belirtti. Başkalarının özgürlük alanına girmediği müddetçe isteyenin istediğini giymekte, söylemekte, tüketmekte, istediği gibi davranmakta serbest olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: "Ama 1940'ların faşizan uygulamalarının, çağdaşlık kılıfıyla tekrar millete dayatılmasına da eyvallah diyemeyiz. Hukuk ve demokrasi zemininde eleştirilerimizi dile getirir, tepkimizi ortaya koymaktan asla çekinmeyiz. Biz, yarım asrı bulan siyasi hayatımızın her safhasında bunu yaptık. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığımıza kadar milletimizin takdiriyle geldiğimiz her görevde, insanımızın yaşam tarzına müdahale etmedik. Kimsenin de bize bir dayatmada bulunmasına, bu milleti hor görmesine, üstenci bir dille bu millete had bildirmesine rıza göstermedik. Ne hak yedik ne de hakkımızın yenilmesine izin verdik. Bugün de aynı yerdeyiz. Aynı hassasiyetle hareket ediyoruz. Doğruluktan sapmıyor, yanlış bulduğumuz uygulamaları da açık yüreklilikle ifade ediyoruz. Muhalefetin de bizimle aynı çizgiye gelmesini, millete karşı dayatmalara girmekten uzak durmasını arzu ve ümit ediyoruz." Erdoğan, "Kadına şiddet konusunda, sinema ve dizi sektörümüzün de artık kendine bir çekidüzen vermesi gerektiğine inanıyorum" ifadesini kullanarak, şu görüşleri paylaştı: "Kadın ve Demokrasi Vakfı KADEM'in yaptığı kapsamlı inceleme, maalesef reyting uğruna kadına yönelik şiddetin normalleştirildiğini gösteriyor. Bu konuda toplumu bilgilendirici olması gereken diziler, tam tersine şiddeti teşvik eden, meşrulaştıran, araçsallaştıran kötü bir rol oynuyor. Bunun engellenmesi noktasında hepimize özellikle de yapımcılara, senaristlere, medya organlarına ve RTÜK'e sorumluluk düşmektedir." Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nün, tüm kadınlar için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, "Türkiye'nin kadınlarının tarih boyunca olduğu gibi bugün de dirayetleriyle, çalışkanlıklarıyla, mücadele azimleriyle, şefkat ve merhametleriyle tüm dünyaya örnek olacaklarına inanıyorum." diye konuştu. “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun en güçlü hukuki dayanak” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş ise konuşmasında bugünün, bir kez daha kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında, büyük bir kararlılıkla durduklarını ilan ettikleri, bu mücadeleyi sadece bir gün değil, her gün bıkmadan, yorulmadan, hep birlikte sürdüreceklerini duyurdukları bir gün olduğunu dile getirdi. Kadınların huzur ve güven içinde yaşayacağı bir dünya inşa edene kadar bu kararlılıktan asla vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Göktaş, devletin tüm kurumlarıyla, tüm kadınların yanında olduğunu ifade etti. Göktaş, "Bu mücadelede en büyük destekçimiz olan, böylesi anlamlı bir günde, bizleri yalnız bırakmayan Sayın Cumhurbaşkanımız ve kıymetli Hanımefendiye şükranlarımızı sunuyoruz. 'Güçlü kadın, güçlü Türkiye' ilkesiyle çıktığımız bu yolda, kadınların her alanda daha fazla söz sahibi olmasını sağlamak için pek çok reformu hayata geçirdik. Kadına yönelik şiddete 'sıfır tolerans' dedik. Bugün, küresel bir sorun olan şiddeti önlemek için geliştirdiğimiz politikalara siyaset üstü bir anlayışla yaklaşıyoruz." diye konuştu. Kadına yönelik şiddetle mücadelede, fiziksel, psikolojik, ekonomik ve siber olmak üzere şiddetin her türüne karşı topyekun bir mücadele yürüttüklerini kaydeden Göktaş, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un, bu mücadelede ellerindeki en güçlü hukuki dayanak olduğunu aktardı. Bakan Göktaş, bu kanun sayesinde, kadınların can güvenliğini ve haklarını koruma noktasında önemli mesafeler katettiklerine dikkati çekerek, kanunun etkin şekilde uygulanmasının en yakın takipçisi olmaya da devam edeceklerini belirtti. "ŞÖNİM'lerle yaklaşık 2 milyon kişiye hizmet verdik" Şiddet mağduru kadınlar için acil destek hattından elektronik kelepçe uygulamasına kadar kapsamlı önlem mekanizmalarını hayata geçirdiklerini ifade eden Göktaş, şiddetle mücadelede kurumsal kapasitelerini daha da artırdıklarını, kadınların geleceği ve huzurunu sağlayan kazanımların artarak devam etmesi için büyük kararlılıkla çalışmayı sürdüreceklerini anlattı. Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi, tüm paydaşlarıyla güçlü koordinasyonla yürüttüklerini aktararak, şunları paylaştı: "Kadına yönelik şiddetle mücadeleyi, bir devlet politikası olarak en üst düzeyde yürütüyoruz. Zatıalinizin teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz programda, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planımızın 2024 yılı faaliyet planını açıklamıştık. Bu plan çerçevesinde 2'sini bu ay açtığımız, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) sayımızı 84'e yükselterek, koruyucu ve önleyici hizmet sunum kapasitemizi daha da güçlendirdik. 2012'den bugüne kadar ŞÖNİM'lerle yaklaşık 2 milyon kişiye, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında rehberlik ve danışmanlık hizmeti verdik." Şiddetle Mücadele Hattı, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne entegre edilecek "ALO 183 hattımızın 112 Acil Çağrı Merkezi'ne dahil edilmesi konusunda çalışmalarımızı başlattık" diyen Göktaş, kadına yönelik şiddeti önlemenin yollarından birinin, hiç şüphesiz kadını koruyucu mekanizmaları hayata geçirmeleri ve etkin şekilde uygulamaları olduğunu vurguladı. Yasal düzenlemelerin, yazılı metinlerin, koruma tedbirlerinin ve caydırıcı cezaların, bu mücadelede hayati rol oynadığını belirten Göktaş, şunları kaydetti: "Ancak bu tedbirlerle yetinmiyor, şiddetin kök nedenlerine de odaklanıyor ve kalıcı çözümler geliştirmeye gayret ediyoruz. Bu çerçevede, bu yıl Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması'nın üçüncüsünü, TÜBİTAK ve Marmara Üniversitesi işbirliği ile yürütmeye başladık. Şiddetin kök sebeplerini tespit etmek ve şiddet döngüsünü kırmak amacıyla, şiddet uygulayanların profillerini ortaya koyan yeni bir araştırma başlattık. Bu mücadelede, devletimizin tüm kurumlarıyla ve paydaşlarımızla işbirliğimizi güçlendirmeye özel önem verdik." Sosyal risk haritaları oluşturuluyor RTÜK ile işbirliğinde, mart ayında "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler Rehberi" hazırladıklarını anımsatan Göktaş, "81 ilimiz ve 922 ilçemizde, kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı, bağımlılık gibi tehditleri bütüncül bir yaklaşımla ele alacağımız sosyal risk haritaları oluşturuyoruz. Bu çalışmayla, koruyucu ve önleyici mekanizmaları güçlendirmeyi ve olası risklerin geri dönülemez sonuçlar doğurmadan önüne geçmeyi amaçlıyoruz." dedi. 6 ilde daha yeni ŞÖNİM faaliyete geçirerek, mücadele ağlarını genişleteceklerini vurgulayan Göktaş, yapay zeka teknolojilerinden yararlanarak, risk analizleri ve önleyici çalışmalar için kapsamlı bir veri ambarı oluşturduklarını söyledi. Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Risk odaklı bir yaklaşımı benimseyerek vakalara ilişkin tespit, müdahale ve izleme hizmetlerimizi güçlendireceğiz. Bunun yanı sıra okul rehberlik birimleri aracılığıyla şiddet vakalarının tespiti ve bildirimine ilişkin kurumsal işbirliklerini daha da geliştireceğiz. Aynı zamanda, medyanın dilini dönüştürmek için çalışacak ve şiddetle mücadeleye katkı sunan içerikteki yapımları ödüllendireceğiz. 2026-2030 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı'nı, tüm kurumlarımızın, paydaşlarımızın desteğiyle, ulusal ve uluslararası deneyimlerimiz doğrultusunda hazırlayacak ve hayata geçireceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'a anlamlı hediye Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın programda yaptığı konuşmanın ardından, eşi Emine Erdoğan'a, Bakanlığa bağlı kadın konukevlerinden hizmet alan kadınların "sıfır atık" konseptiyle yaptıkları "Kadın Ana" figürünü hediye etti. Kadın Konukevi'nde kalan kadınların atık gazete kağıdı ve şişe kapaklarıyla yaptıkları "Kadın Ana" figürü, ilhamını Afyonkarahisar yöresine ait bir efsaneden alıyor. Ayrıca, kadını himaye etmek üzere kurulan 2 ayrı vakfın senedi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a takdim edildi. Vakfiyelerden ilki 1385 yılına tarihlendirilmiş olup ihtiyaç içinde bulunan kadınların ve yetimlerin hizmetine sunulmak üzere Sivas'ta, diğer vakıf ise evsiz ve kimsesiz kadınların ikamet etmeleri ile geçimlerini sağlamak amacıyla sanat ve meslek öğrenmelerini teşvik etmek üzere 1916'da Bursa'da kuruldu.

26.11.2024
EĞİTİM

Bakan Tekin , Okullarda Şiddetin Önlenmesi" konulu genelge yayımlandı.

Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in imzasıyla, fiziksel, cinsel, duygusal/psikolojik, ekonomik, siber/dijital şiddet, akran zorbalığı, siber zorbalık gibi şiddetin her türlüsünün önlenmesine yönelik yürütülecek çalışmalara yol gösterici olması amacıyla "Okullarda Şiddetin Önlenmesi" konulu genelge yayımlandı.

29.08.2024
EĞİTİM

Türk-İş’le, Kuzey Yıldızı İndirim Anlaşması İmzaladı

Türk-İş Konya İl Temsilcisi ve Tarım-İş Sendikası Başkanı Abdülkadir Tamak ile Kuzey Yıldızı Eğitim Danışmanlığı Sahibi Beyza Bandırma Kelek ve Psikolojik Danışman İlayda Mangal, verecekleri hizmetlerde indirim sözleşmesi imzaladı.

25.08.2024
EĞİTİM

Selçuk Üniversitesinden öğrencilere psikolojik destek

Selçuk Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi, yeni eğitim öğretim döneminde de ücretsiz olarak verdiği psikolojik danışmanlık hizmetiyle öğrencilerin bireysel, sosyal ve akademik gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlıyor.

14.08.2024
EĞİTİM

Konya’da Bir İlk Eğitim Koçluğu Açıldı

Konya’da bir ilke imza atan Eğitim Danışmanı Beyza Bandırma Kelek ve Psikolojik Danışman İlayda Mangal’ın açmış oldukları ‘’ KUZEY YILDIZI EĞİTİM DANIŞMALIĞI’’ adı altında Öğrencilerle Bire Bir eğitim Kursu

08.08.2024
EĞİTİM

Eğitim Koçlarından Gazetemize Ziyaret

Konya’da bir ilke imza atan Eğitim Danışmanı Beyza Bandırma Kelek Hocam ve Psikolojik Danışman İlayda Mangal,kardeşim Gazetemizi ziyaret ederek bizleri onurlandırdılar ,

07.08.2024
EĞİTİM

Doğru Tercih İçin Karatay Belediyesi Gençlerin Yanında

Karatay Belediyesi, Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tercih dönemindeki gençlerin karar verme sürecine destek olmak amacıyla “Meslek Sırrı” adlı bir program düzenledi. Tercih sürecinin önemine değinen Karatay Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Ahmet Babuççu, “Meslek Sırrı” etkinliğiyle öğrencilerin akademik ve psikolojik altyapılarını oluşturarak daha verimli ile doğru bir tercih süreci geçirmelerine katkı sağladıklarının altını çizdi.

30.07.2024
SAĞLIK

Uzm. Psk. Tuğçe Dabağer,İklim Değişikliği Kaygıyı Arttırıyor

İklim değişikliği, artan veya azalan sıcaklık, ekstrem hava olayları ve çevresel belirsizlik gibi faktörlerle birlikte, bireylerin psikolojik sağlığını olumsuz etkilemektedir. Bu durum, kaygı, depresyon, travma ve genel stres düzeylerinde artışa ve duygusal zorluklara da yol açmaktadır. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi’nden Uzm. Psk. Tuğçe Dabağer Dilek bu gibi durumlarda neler yapmamız gerektiğini bizlerle paylaştı.

27.12.2023
GÜNCEL

Dr. Fatma Turan: ‘’Sanal arkadaşlıklar yerine gerçek dostluklar kurulmalı’

Dostu olanlar daha mutlu olurken, olumlu ilişkiler psikolojik iyi oluşa katkı sağlıyor. İnsanın sosyal bir varlık olarak iletişim kurmak istediğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Fatma Turan, doğduğu andan itibaren çevresiyle bir iletişim içinde olan bireylerin varlığını devam ettirebilmesi için ilişkilere ihtiyacı olduğunu belirtiyor. “Kendi duygularımızın ve değer yargılarımızın farkında olarak çevremizdeki kişilerle sağlıklı ilişkiler kurmak, yalnızlık duygusuyla baş edebilmemiz için bize önemli katkılar sunuyor” diyen Turan, sağlıklı bir dostluk için ise kişisel sınırların muhafazasına dikkat çekiyor. Turan, sanal arkadaşlıklar yerine gerçek dostluklar kurulması gerekliliğinin de altını çiziyor…

28.08.2023
YEREL

Karatay Belediyesi, Tercih Döneminde De Gençlerin Yanında

Karatay Belediyesi, Yüksek Öğretim Kurumları Sınavı (YKS) sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte tercih dönemindeki gençlerin karar verme sürecine destek olmak amacıyla “Meslek Sırrı” adlı bir program düzenledi. Tercih sürecinin önemine değinen Karatay Kent Konseyi Gençlik Meclisi Başkanı Ahmet Babuççu, “Meslek Sırrı” etkinliğiyle öğrencilerin akademik ve psikolojik altyapılarını oluşturarak daha verimli bir süreç geçirmelerine katkı sağladıklarını söyledi.

31.07.2023
GÜNCEL

“Mesleği Akademisyeninden Dinle” Etkinliğinde Buluşuyor

Konya’nın Meram, Selçuklu ve Karatay ilçelerindeki okullarda görev yapan rehberlik ve psikolojik danışman öğretmenleri, Üniversitemiz Kariyer Merkezi tarafından düzenlenen ve Rehberlik Araştırma Merkezleri ile desteklenen ‘Mesleği Akademisyeninden Dinle’ etkinliğinde buluşuyor.

06.06.2023
EĞİTİM

Tüm Etkinlikler, Liseli Öğrencilerin Katılımına Açık Olacak

Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi, son zamanlarda ülkemizde yaşanan depremler nedeniyle genel hayatı etkileyen şartların iyileştirilmesine ve sosyo-psikolojik etkilerin en aza indirilmesine katkı sağlamak amacıyla “Açık Kampüs Dijital” Projesini hayata geçiriyor. 02-12 Mayıs 2023 tarihleri arasında geçekleşecek proje ile YKS öğrencileri, üniversite yaşamı hakkında daha fazla bilgi sahibi olacak ve akademik dünyayı daha yakından tanıma fırsatı bulacak.

29.04.2023
GÜNCEL

Gündüz: “Sosyal Hizmet, Afet Sonrasında İyileştirme Sürecine Güç Katıyor”

Afetler, neden olduğu sonuçlar itibarıyla çoğu zaman pek çok ulusal ve uluslararası kurumun yardım ve desteğini gerektiren büyük olaylardır. Afet sonrasında fiziksel yıkımın, psikolojik travmanın ve çok fazla belirsizliğin olduğu bir ortamda toparlanmayı planlamak ve yönetmek oldukça güçtür. Bu bağlamda sosyal hizmet alanına da önemli görevler düşmektedir. Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Dilara Ustabaşı Gündüz afetlerde sosyal hizmet konusunu değerlendirdi.

02.04.2023