ureticihaber.com
ureticihaber.com

“Alkol” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

41 sonuç
EKONOMİ

Ekim enflasyonu yüzde 29,77 oldu

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), 2026 yılı Ekim ayında aylık yüzde 2,58, yıllık yüzde 29,77 arttı. Yıllık enflasyonda gıda yüzde 27,73, ulaştırma yüzde 36,39, konut harcamaları ise yüzde 40,24 artış gösterdi.Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Ekim ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre tüketici fiyatları ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 2,58 artarken, yıllık enflasyon yüzde 29,77 olarak gerçekleşti. TÜFE'deki artış, 2025 yılının aralık ayına göre yüzde 27,52, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 31,23 oldu. KONUT HARCAMALARINDA YILLIK ARTIŞ YÜZDE 40,24 Yıllık bazda en yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda artış sürdü. Gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 27,73, ulaştırmada yüzde 36,39, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 40,24 artış kaydedildi. Yıllık enflasyona en yüksek katkıyı 6,81 puanla gıda ve alkolsüz içecekler yaptı. Ulaştırmanın katkısı 6,10, konut grubunun katkısı ise 4,71 yüzde puan oldu. EKİM AYINDA GIDA FİYATLARI YÜZDE 3,50 ARTTI Aylık değişimlerde de gıda fiyatları öne çıktı. Ekim ayında gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 3,50, konut harcamaları yüzde 2,84, ulaştırma ise yüzde 2,02 arttı. Aylık enflasyona gıda grubunun katkısı 0,84, ulaştırmanın 0,36, konut grubunun ise 0,34 yüzde puan olarak hesaplandı. TÜİK verilerine göre, endekste yer alan 174 alt harcama grubunun 134'ünde fiyat artışı yaşandı. 29 alt grubun endeksinde düşüş görülürken, 11 alt grupta değişim kaydedilmedi. ÇEKİRDEK ENFLASYON YÜZDE 28,46 İşlenmemiş gıda, enerji, alkollü içecekler, tütün ve altın hariç tutularak hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) de Ekim ayında yükseldi. Buna göre çekirdek enflasyon aylık yüzde 2,00, yıllık yüzde 28,46 arttı. Bu göstergede yıllık artış 2025 yılının aralık ayına göre yüzde 25,87, 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde 30,45 olarak gerçekleşti.

3 gün önce
ASAYİŞ

Konya Dahil 69 ilde Kaçakçılık Operasyonu

İçişleri Bakanlığı, kaçakçılıkla mücadele kapsamında 69 ilde düzenlenen operasyonlarda 494 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığını açıkladı. Operasyonlarda 18 kişi tutuklanırken, 29 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulandı. Baskınlarda binlerce litre kaçak akaryakıt ve alkollü içkinin yanı sıra milyonlarca paket sigara ve makaron ele geçirildi.İçişleri Bakanlığı, kaçakçılık suçlarıyla mücadele kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Başkanlığı koordinesinde 69 ilde operasyonlar gerçekleştirildiğini duyurdu. İl emniyet müdürlüklerince yürütülen çalışmalar kapsamında, gümrük işlemleri yapılmadan ülkeye sokulan ürünleri dağıttığı ve yasa dışı imalathanelerde üretilen sahte ya da kaçak ürünleri piyasaya sürdüğü belirlenen şüpheliler hedef alındı. 18 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI Operasyonlar kapsamında toplam 494 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Şüphelilerden 18'i tutuklanırken, 29'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Operasyonlarda ele geçirilen kaçak ürünlerin miktarı da dikkat çekti. Ekiplerin çalışmaları sonucunda; 9 bin 315 litre akaryakıt, 246 bin 379 paket sigara, 18 bin 94 litre alkollü içki ile 9 milyon 84 bin 170 adet içi doldurulmuş makaron ele geçirildi. İçişleri Bakanlığı, sahte ve kaçak ürünlerin vatandaşların sağlığını tehdit ettiğine ve haksız kazanca yol açtığına dikkat çekerek, kaçakçılık şebekelerine karşı mücadelenin ülke genelinde kararlılıkla sürdürüleceğini duyurdu.

28.10.2026
EKONOMİ

Yıllık enflasyon yüzde 29,73! Gıdada düşüş dikkat çekti

TÜİK’in Eylül 2026 Tüketici Fiyat Endeksi verilerine göre enflasyon aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 29,73 arttı. Gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyatlar aylık bazda yüzde 0,20 gerilerken, konut ve ulaştırmadaki yükselişler dikkat çekti.ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini açıkladı. Buna göre TÜFE, eylülde bir önceki aya göre yüzde 1,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 29,73 oldu. Enflasyon, 2026 yılı başından bu yana ise yüzde 24,32 artış gösterirken, on iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 31,49 olarak gerçekleşti. GIDADA AYLIK DÜŞÜŞ Tüketici harcamalarında en yüksek ağırlığa sahip üç ana gruptan gıda ve alkolsüz içeceklerde fiyatlar aylık yüzde 0,20 geriledi. Aynı dönemde ulaştırma grubunda yüzde 2,79, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda ise yüzde 2,71 artış kaydedildi. Gıdanın aylık enflasyona katkısı -0,05 puan olurken, ulaştırma 0,49 puan, konut grubu ise 0,33 puan katkı yaptı. Yıllık bazda ise gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 27,62 arttı. Ulaştırmadaki yıllık artış yüzde 35,10, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlardaki artış ise yüzde 39,99 oldu. Bu üç grubun yıllık enflasyona katkıları sırasıyla 6,73 puan, 5,96 puan ve 4,84 puan olarak hesaplandı. 174 ALT SINIFIN 133'ÜNDE FİYATLAR ARTTI TÜFE kapsamında yer alan 174 alt sınıfın Eylül ayı verilerine göre 35 alt sınıfta fiyatlar gerilerken, 6 alt sınıfta değişim yaşanmadı. Fiyatların arttığı alt sınıf sayısı ise 133 oldu. Öte yandan işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içecekler ve tütün ile altın hariç tutularak hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) de eylülde aylık yüzde 2,01 arttı. B göstergesinde yıllık artış yüzde 29,00, yılbaşına göre artış yüzde 23,40, on iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 30,80 olarak gerçekleşti.

05.10.2026
ASAYİŞ

Yunak’ta Kaçak Alkol Operasyonu: 191 Şişe İçki Ele Geçirildi

Yunak’ta Kaçak Alkol Operasyonu: 191 Şişe İçki Ele Geçirildi! KONYA - YUNAK // Konya’nın Yunak ilçesinde, jandarma ekiplerinin kaçakçılıkla mücadele kapsamında düzenlediği operasyonda, ruhsatsız alkol satışı yapan bir işletmeye baskın yapıldı. Operasyonda çok sayıda bandrollü ve sahte alkollü içecek ele geçirildi. Kuzören Mahallesi'nde Şok Denetim Edinilen bilgiye göre, Yunak İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, halk sağlığını korumak ve kaçakçılığın önüne geçmek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında Kuzören Mahallesi’nde bir işletmeyi mercek altına aldı. Yapılan denetimlerde, söz konusu işletmenin ruhsat ve gerekli yasal izinleri olmaksızın alkollü içecek satışı yaptığı tespit edildi. Hem Bandrollü Hem Sahte Alkol Çıktı İşletmede gerçekleştirilen aramalarda; Çeşitli markalara ait 174 adet TAPDK bandrollü alkollü içecek, Sahte veya kaçak olduğu değerlendirilen 17 adet alkollü içecek ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Yasal İşlem Başlatıldı Operasyonun ardından işletme sahibi hakkında; 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile 4733 Sayılı Kanun (Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun) kapsamında hem adli hem de idari işlem başlatıldığı öğrenildi. "Mücadelemiz Kararlılıkla Sürecek" Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden, halk sağlığını ciddi şekilde riske atan kaçak ve sahte alkol ticaretiyle mücadelenin, ilgili kurumların koordinasyonunda kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

28.06.2026
YEREL

Konya'dan Balkanlar'a Direkt Uçuş Geliyor

Turizm Sektöründe 2013 yılından bu yana muhafazakâr tatile yönelik tatil düzenleyen bu alanda da sektörde öncü firmalardan olan Hünkâr Turizm, Temmuz-Ağustos aylarında gerçekleştirilmek üzere 7 gece 8 gündüz paketi ile Konya'dan direkt uçuşla Balkan Turu düzenliyor. Bunun yanı sıra Dünya'da ilk ve tek alkolsüz Cruise gemi turu programını da farklı bir konseptte hizmet veriyor.

12.04.2026
ASAYİŞ

Konya'da Babasını Darbeden Zanlı Tutuklandı

Konya'da eve alkollü gelen babasını öldüresiye dövüp görüntülerini amcasına gönderen Yakup Ü., infial yaratan görüntülerin ardından gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

30.01.2026
ASAYİŞ

81 ilde sahte alkol operasyonu

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul ve Antalya merkezli 81 ilde düzenlenen operasyonlarda 33 bin 554 litre sahte/kaçak alkol ve 29 bin 63 litre etil alkol ele geçirildiğini, 121 şüphelinin yakalandığını duyurdu. Sahte alkolün toplum sağlığını tehdit eden bir tuzak olduğunu vurguladı.

05.08.2025
EKONOMİ

Merakla beklenen enflasyon rakamları açıklandı

TÜİK verilerine göre, Temmuz 2025’te Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) yıllık yüzde 33,52, aylık yüzde 2,06 artış gösterdiğini açıkladı. Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık artış yüzde 27,95, konutta yüzde 62,01, ulaştırmada yüzde 26,57 olurken özel kapsamlı TÜFE (B) ise yıllık yüzde 33,77, aylık yüzde 1,82 yükseldi.

04.08.2025
ASAYİŞ

81 ilde sahte içki operasyonu

81 ilde "Sahte Alkol İmalatçılarına" yönelik düzenlenen operasyonlarda 63 bin 957 litre sahte alkol ve 96 bin 992 şişe kaçak ve sahte alkol ele geçirildi.

29.04.2025
SAĞLIK

Konya Türkiye'ye örnek olacak Bağımlılıkla Mücadele'de AMATEM Hizmete Açılıyor

Konya İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Mehmet Koç, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezi’nin (AMATEM) yeni hizmet binasının tanıtım toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Koç, “yeni binamız sadece fiziki bir yapıdan ibaret değil bağımlılıkla mücadelede önemli bir adımı hayata geçirdik.” Dedi.

16.04.2025
ASAYİŞ

Konya’da Kaçak İçki Operasyonu

Konya Emniyet Müdürlüğü ekipleri halk sağlığını tehdit edenlerle mücadelesini sürdürüyor. KOM ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında bir ikamete operasyon düzenlendi. Operasyonda yüzlerce kaçak ve sahte alkol ele geçirildi.

09.02.2025
ASAYİŞ

Akşehir'de Sahte İçki Operasyonu

Akşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, yasa dışı alkollü içki üretimi ve ticaretine yönelik önemli bir operasyon gerçekleştirdi.

01.12.2024
GÜNCEL

Bakanı Göktaş, "ŞÖNİM'lerle yaklaşık 2 milyon kişiye hizmet verdik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" programı düzenlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddet eylemlerinde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabırlar diledi. Doğrudan ve dolaylı olarak şiddete uğramış, acı, sıkıntı çekmiş her kadın için büyük bir kırılma noktası olan bu vahim durumu başkalarıyla paylaşmış veya paylaşamamış tüm kadınlara geçmiş olsun dileklerini ileten Erdoğan, bir eş, baba ve Cumhurbaşkanı olarak Türkiye'deki ve dünyadaki tüm kadınların onurlarını, onurluca yaşama haklarını koruma mücadelelerinde daima yanlarında olacağını ifade etti. İsrail'in soykırımı Erdoğan, Türkiye sınırlarından birkaç yüz kilometre uzaklıkta aylardır büyük bir soykırımın devam ettiğine, İsrail'in Gazze'ye yönelik 14 ay önce başlattığı saldırılarda bugüne kadar 50 bine yakın Filistinlinin şehit olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hayatını kaybeden Filistinlilerin yüzde 70'ten fazlasını ne yazık ki masum çocuklar ve kadınlar oluşturuyor. Lübnan'a uzanan İsrail saldırganlığının en büyük mağdurları da yine kadın ve çocuklar. Gözü dönmüş Netanyahu hükümeti öldürmekten zevk alan seri katiller gibi her gün onlarca kadını, çocuğu, yaşlıyı, bebeği, hunharca katlediyor. Bu katliam, bu zulüm dünyanın gözü önünde, dünyanın sessiz ve tepkisiz bakışları altında tam 14 aydır adım adım ilerliyor. Katliam şebekesinin barbarlıkları karşısında Filistin'in onurlu, gururlu kadınları kararlı mücadeleleriyle, zalime boyun eğmeyen asil duruşlarıyla, bombaların altında umudu ve kıyamı büyüten imanlı yürekleriyle tüm dünyaya, tüm kadınlara örnek oluyorlar." "Şiddete uğrayan tüm kadınlarla dayanışma halindeyiz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası kuruluşların, medyanın, kendilerine her fırsatta insan hakları dersi veren Batılı devletlerin sırtını döndüğü Gazzeli, Filistinli, Lübnanlı kadınlara bir mesaj iletmek istediğini vurgulayarak, şunları söyledi: "Şiddete uğrayan tüm kadınlarla olduğu gibi sizinle de tam bir dayanışma halindeyiz. Türkiye olarak, devleti ve milletiyle, kadını ve erkeğiyle, 85 milyon tüm vatandaşlarıyla sizlerin yanındayız. İçinde bulunduğunuz şartlar ne kadar zor ve ağır olursa olsun şunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Sadece bu salonda bulunan hanım kardeşlerimizin değil, Türkiye'nin tüm kadınlarının kalpleri de şu an sizlerle birlikte atıyor, sizin için çarpıyor, sizin için dua ediyor, Filistin'in kurtuluşu için Mevla'ya niyazda bulunuyor. Lafa gelince demokrasi ve insan hakları konusunda aslan kesilenler, sizin arşa yükselen feryatlarınıza kulaklarını tıkasa da söz konusu sapkın akımlar olunca ortalığı ayağa kaldıranlar, 14 aydır İsrail vahşeti karşısında üç maymunu oynasa da biz sizi asla unutmayacağız, yalnız ve çaresiz bırakmayacağız. Siyonist lobinin baskılarına aldırmadan tepkimizi gösterecek, en temel hakkınız olan yaşam hakkınızı savunmaktan geri durmayacağız." Soykırımın durması, akan kanın, gözyaşının dinmesi için her platformda gerçekleri dillendirmeyi sürdüreceklerini belirten Erdoğan, "Gazze'nin ve Filistin'in yürekli kadınlarını bir kez daha saygıyla selamlıyor, Rabb'imden sabır temenni ediyorum." ifadesini kullandı. "Nice meseleyi el birliği içinde hal yoluna koyduk" Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına hem bu güzel buluşma hem de kadına yönelik şiddete karşı çabaları dolayısıyla teşekkür etti. Türkiye'nin köklü vakıf geleneğinin bir sonucu olarak çok güçlü ve yaygın bir sivil toplum ağına sahip olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bugün insana ve hayata dair her konuda vakıfların derneklerin, gönüllü teşekküllerin gerçekten olağanüstü çalışmalar ortaya koyduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadına yönelik şiddetle mücadelenin de hiç şüphesiz bu çalışmaların en başında geldiğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir insanlık suçu olarak gördüğümüz kadına yönelik şiddetin kökünün tamamen kazınması için faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarımızı tebrik ediyorum. Gerek kamu bürokrasisi gerek sivil toplum gerek medya gerekse siyasi partilerimiz bünyesinde kadına yönelik şiddetle mücadeleye destek veren, bu mücadelenin bayraktarlığını yapan, bu mücadelenin aynı zamanda bir insanlık davası olduğuna inanan tüm kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Şurası tartışmasız bir gerçektir. Türkiye'de başta şiddet olmak üzere kadınlarla ilgili kritik konuların bugün geldiği yerde Bakanlığımızın ve sivil toplumun çok büyük rolü, katkısı, emeği vardır. Daha önce konuşulması dahi mümkün olmayan, konuşulsa bile çözüme kavuşturulması hayal olan nice meseleyi el birliği içinde hal yoluna koyduk. Kadına yönelik şiddet insanlığa ihanettir. Eşrefi mahlukat olan insana, özellikle de kadınlara yönelik şiddet kabul edilemez bir vandallıktır. Böyle bir yola tevessül eden, bu ihanetin içine giren, kadına el kaldıran fiziki ya da psikolojik şiddet uygulayan herkes hak ettiği cezayı mutlaka çekmelidir. Bunu temin etmek de devletin asli görevidir." “'Sözleşme yaşatır' sloganı da marjinal kesimlerin ideolojik kavga aparatı olma dışında hiçbir anlam taşımıyor“ Göreve geldikleri ilk günden beri, her biri kendi alanında devrim niteliğinde pek çok adım attıklarını vurgulayan Erdoğan, bireysel, sosyal, ailevi, iktisadi ve siyasi düzlemde kadınların haklarını güçlendirecek, onları destekleyecek sayısız projeyi devreye aldıklarını söyledi. Bu alandaki hukuki düzenlemelerin en önemlisinin 2012'de çıkardıkları Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yasanın çıkmasıyla ülkemiz kadına yönelik şiddetle mücadelede en kritik eşiği aştı, devletimizin 'Şiddete Sıfır Tolerans' politikası çok güçlü bir hukuki zemine kavuşmuş oldu. Şunu açık ifade etmek isterim; 6284 Sayılı Kanun kadına karşı şiddetle mücadelenin çerçevesini başka hiçbir sözleşmeye veya belgeye ihtiyaç hissettirmeyecek şekilde kesin ve kati olarak çizmiştir. Muhalefetin, İstanbul Sözleşmesi üzerinden ısrarla yürütmek istediği sanal tartışmaların hiçbir dayanağı yoktur. 'Sözleşme yaşatır' sloganı da marjinal kesimlerin ideolojik kavga aparatı olma dışında hiçbir anlam taşımıyor. Esasen bu sloganların arkasına saklananlar bize örnek gösterdikleri Batılı ülkelerdeki vahim tabloyu ya bilmiyor ya da bilmek, görmek istemiyor." "Türkiye, mücadeledeki eksikliklerini tamamlamış yegane ülke" Avrupa Parlamentosu'nun Avrupa Birliği genelinde ilk kez uygulanacak kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadeleye ilişkin direktifini bu yılın ortalarında kabul ettiğini kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Direktifin yayınlanma sebebi, AB üyesi ülkelerin kadına yönelik şiddetle mücadeleyi iç mevzuata aktarmada hızlı hareket etmemesi ve var olan mevzuatlarında yeterli düzenlemeleri yapmamasıydı. Parlamento, üye devletlere hükümleri uygulamak için 3 yıl süre tanıdı. İstanbul Sözleşmesi'ni imzalayan ülkelerin yarıdan fazlası metne çekince koymuş, 7 ülke ise iç hukukunda hiçbir düzenleme yapmamıştır. Diğer bazı ülkeler ise bu konuda son derece kısmi düzenlemeler yapmıştır. Türkiye, sözleşmeden çekilmesine rağmen hem iç hukuk mevzuatında hem de 6284 Sayılı Kanunla konuyu kapsamlı ele alan ikinci mevzuatlarıyla bu mücadeledeki eksikliklerini tamamlamış yegane ülkedir. Avrupa'da Türkiye dışında bu hususta müstakil kanun yapan başka bir ülke bulunmuyor. O zaman da söyledik, bugün tekrar altını çizerek vurguluyorum. Muhalefetin iddialarının aksine sözleşmeden çekilme ile hükümetimizin kadına yönelik şiddetle mücadele iradesi arasında hiçbir illiyet bağı yoktur. Bu adım, her türlü şiddetle mücadelede kararlılığımızı asla eksiltmemiş, geriye götürmemiş, asla törpülememiştir." "Kadına karşı şiddet, AK Parti iktidarında tanımlanarak nitelikli suç haline getirildi" Erdoğan, Türkiye'nin kadına şiddet konusunda 2011'den önce olduğu gibi 2020'den sonra da ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri yaptığının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Şunu da ifade etmek durumdayım. Bize bu iftiraları atanlar maalesef hükümetlerimizin bu süreçte hayata geçirdiği her biri bir dönüm noktası olan gerçekleri de gizlemektedir. Bakınız 2005'teki kapsamlı Türk Ceza Kanunu düzenlemesine kadar ceza kanununda kadına yönelik şiddet suç olarak bile tanımlı değildi. Kadına karşı şiddet, AK Parti iktidarında tanımlanarak nitelikli suç haline getirildi. Bu suçun katalog suç haline getirilmesi, boşanılmış eşe karşı işlenen suçun tıpkı nikahlı eşe işlenmiş gibi ceza alması, iyi hal uygulamasının kaldırılması gibi adımlar da 2020'den sonra atılmıştır. Hasılı Avrupa Parlamentosu'nun 51 maddelik direktifinde belirtilen bütün hususlar gerek 6284 Sayılı Kanunla gerek iç hukuk düzenlemeleriyle katbekat fazlasıyla yerine getirilmiştir. Öyle ki KADES, ihtiyaç halinde mağdurun kimliğinin ve adresinin değiştirilmesi ile elektronik kelepçe gibi tedbirleri biz şu an uyguluyoruz. Dolayısıyla sözleşme değil, kanunlar yaşatır. Bunun yanında, kadına yönelik şiddetle mücadele için hazırladığımız eylem planlarını kararlılıkla takip ediyoruz. Şiddet önleme ve izleme merkezlerimizle, sosyal hizmet merkezlerimizle, kadın konuk evlerimizle, mağdur destek sistemimizle ve eğitim çalışmalarımızla bu alanda takdir edilen bir yere geldik." Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu süreçte, kadınlara yönelik toplumda yerleşmiş dini ve kültürel hiçbir temeli bulunmayan yanlış algılarla, yanlış davranış biçimleriyle de yoğun bir şekilde mücadele ettiklerini bildirdi. Erdoğan, kadınların eğitimleriyle arasına giren engellerin ve yasakların ortadan kaldırılmasının, tarihi başarıları olduğunu belirtti. Başörtüsü yasağı sebebiyle lise ve üniversiteye gidemeyen, gitse de kapısından geri çevrilen kızların mağduriyetlerini giderdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "CHP'li yöneticilerin son günlerde 'safsata' dediği güya 'yalan' olduğunu iddia ettiği zulümlere bu ülkede biz son verdik. Kılık kıyafeti sebebiyle okulundan, memuriyetinden, kamu görevinden atılan on binlerce 28 Şubat mağduruna haklarını tekrar iade ettik. Kız çocuklarının okullaşma oranlarında yaşanan ciddi artış, kadınların iş gücüne katılım oranlarının sürekli yükselmesi, siyasette ve bürokraside kadınların daha fazla pay sahibi olması, ülkemizdeki öğretmenlerin yüzde 60'ının, akademisyenlerin yarıdan fazlasının, üniversite öğrencilerinin yüzde 51'inin kadınlardan oluşması, yasakçı zihniyete karşı verdiğimiz mücadelenin semerelerinden sadece birkaçıdır." Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu başarıları da kadınların çektiği acılara "safsata" diyen CHP'ye ve CHP'nin "kadın düşmanı" politikalarına rağmen elde ettiklerini dile getirdi. Çok daha iyi konumlara geleceklerini kaydeden Erdoğan, "Bir daha bu ülkede, 28 Şubatların yaşanmaması ve kadınların benzer zorbalıklara maruz kalmamaları için her türlü önlemi aldık, alıyoruz, bundan sonra da ihtiyaç hasıl olması halinde her türlü tedbiri alacağız. Kadınlara dönük şiddete hiçbir surette geçit vermeyen, şiddetsiz bir Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşana kadar bu yolda sabırla yürüyeceğiz." diye konuştu. Erdoğan, kadınlara, anne, eş ve kız çocuklarına şiddet uygulayanların, ayrımcılık yapanların, kadınları öteleyenlerin veya hayattan dışlayanların, insani, vicdani ve kutsal değerlerden bahsetme hakkının olamayacağını vurguladı. Bunların en başında, bölücü terör örgütüne "şaşı" bakanların olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti: "Şunun bir defa anlaşılması lazım, kadına şiddetin konuşulduğu her platformda şayet kadınların canına kastedenlerle, genç kızlarımızı zorla dağa kaçıranlarla, onları zorla ölüme ve öldürmeye gönderenlerle ilgili tek bir cümle kurulmuyorsa ortada büyük bir iki yüzlülük var demektir. Bölücü terör örgütündeki tecavüzden infaza, her türlü insan hakkı ihlalini görmezden gelenlerin meselesi asla kadınlar olamaz, kadınların hak ve hukuku olamaz, özgürlüğü hiç olamaz." "Yüreği yanık Diyarbakır annelerinden bir selamı niçin esirgiyor" Erdoğan, yıllardır ciğerparelerine yeniden sarılmak için mücadele veren Diyarbakır annelerinin feryatlarına kulak tıkayanların samimiyetinin elbette sorgulanacağını dile getirerek, şu ifadeleri kullandı: "CHP lideri Özel, iradesini bölücü örgütün komiserlerine teslim edenlerle dayanışma sergilemek için koşa koşa yanlarına giderken yüreği yanık Diyarbakır annelerinden bir selamı niçin esirgiyor? Kadın haklarını İstanbul Sözleşmesi'ne sıkıştıran CHP yönetimi, neden bu kahraman annelerin acılarına yıllardır bigane kalıyor? 28 Şubat'ta 100 binlerce kadının çektiği ızdırabı, maruz kaldığı zulmü inkar etmek, soruyorum; CHP'ye ne kazandıracak? CHP, faşizan tarihiyle ne zaman yüzleşecek? Tahrik siyasetini ne zaman terk edecek? Ne zaman milletle ve milletin değerleriyle barışacak? Kadın düşmanı söylemleriyle ne zaman vedalaşacak? Görüyoruz ki eski genel başkanın parti içi darbeyle emekliye sevki ve seçim sürecinin tamamlanmasıyla birlikte CHP'nin helalleşme tiyatrosu da tümden rafa kaldırıldı." Kadın ve çocuk katili bölücü terör örgütünün arkasında duranların bugün özgürlükten bahsetmelerini, millet gibi kendilerinin de kale almadıklarına dikkati çeken Erdoğan, "Türkiye'de kadına şiddete karşı duruşun samimiyet testi, teröre karşı kararlı, dirayetli ve cesur bir tavır sergilemektir. Kandil'deki kadın düşmanı terör baronlarına ses çıkaramayanların, açık söylüyorum, bu testten geçmesi de mümkün değildir. Toplumsal huzurumuzun altını oyan alkol ve kumar bağımlılığı, kadına ve çocuğa yönelik şiddet vakalarında önemli bir faktör. Aile kurumumuzu, ahlaki yapımızı, evlatlarımızın ve milletimizin geleceğini tehdit eden içki ve uyuşturucu bağımlılığı, kumar ve bahis gibi marazların önüne geçmediğimiz müddetçe kadına yönelik şiddetin de önünü tam anlamıyla kesemeyiz." dedi. "Muhalefet, zihniyet itibarıyla 1940'larda takılıp kalmış durumdadır" Araştırmaların, şiddet ve bağımlılık arasında doğrudan bir irtibatın olduğunu, birinin diğerini tetikleyip beslediğini ve nihayetinde kısır bir döngüye girildiğini çok net biçimde ortaya koyduğunu aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün karşı karşıya olduğumuz aile içi şiddetin, davranış bozukluklarının, psikolojik sorunların, travmaların ve daha nice problemin içki ve kumar bağımlılığıyla derinleştiği bir gerçektir. Hal böyleyken, muhalefet bu tehlikeyi görmezden gelmekte, alkol ve kumar bağımlılığının yol açtığı felaketlere karşı gözlerini kapamaktadır. 31 Mart sonrası el değiştiren kimi belediyelerin ilk icraatlarından birinin alkol tüketimini özendirici adımlar olmasını asla iyi niyetli bulmuyoruz. Bunlar, yıllarca bu ülkeye dayatılan bizim 'vitrin modernleşmesi' dediğimiz jakoben modernleşme algısının tezahürlerinden ibarettir. Tek parti faşizmi yıllarca millete illallah dedirten ne kadar uygulama varsa daha sinsi yöntemlerle bugün de tedavüle konulmak istenmektedir. Muhalefet, zihniyet itibarıyla 1940'larda takılıp kalmış durumdadır. Valsle, dansla, kadeh tokuşturmakla modern olacağını zannedenler, artık Batı'nın bile terk ettiği arkaik bir ideolojinin adeta son temsilcileridir." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de herkesin, her vatandaşın, her insanın hayat tarzının, Anayasa'nın güvencesi altında olduğunu belirtti. Başkalarının özgürlük alanına girmediği müddetçe isteyenin istediğini giymekte, söylemekte, tüketmekte, istediği gibi davranmakta serbest olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: "Ama 1940'ların faşizan uygulamalarının, çağdaşlık kılıfıyla tekrar millete dayatılmasına da eyvallah diyemeyiz. Hukuk ve demokrasi zemininde eleştirilerimizi dile getirir, tepkimizi ortaya koymaktan asla çekinmeyiz. Biz, yarım asrı bulan siyasi hayatımızın her safhasında bunu yaptık. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığımıza kadar milletimizin takdiriyle geldiğimiz her görevde, insanımızın yaşam tarzına müdahale etmedik. Kimsenin de bize bir dayatmada bulunmasına, bu milleti hor görmesine, üstenci bir dille bu millete had bildirmesine rıza göstermedik. Ne hak yedik ne de hakkımızın yenilmesine izin verdik. Bugün de aynı yerdeyiz. Aynı hassasiyetle hareket ediyoruz. Doğruluktan sapmıyor, yanlış bulduğumuz uygulamaları da açık yüreklilikle ifade ediyoruz. Muhalefetin de bizimle aynı çizgiye gelmesini, millete karşı dayatmalara girmekten uzak durmasını arzu ve ümit ediyoruz." Erdoğan, "Kadına şiddet konusunda, sinema ve dizi sektörümüzün de artık kendine bir çekidüzen vermesi gerektiğine inanıyorum" ifadesini kullanarak, şu görüşleri paylaştı: "Kadın ve Demokrasi Vakfı KADEM'in yaptığı kapsamlı inceleme, maalesef reyting uğruna kadına yönelik şiddetin normalleştirildiğini gösteriyor. Bu konuda toplumu bilgilendirici olması gereken diziler, tam tersine şiddeti teşvik eden, meşrulaştıran, araçsallaştıran kötü bir rol oynuyor. Bunun engellenmesi noktasında hepimize özellikle de yapımcılara, senaristlere, medya organlarına ve RTÜK'e sorumluluk düşmektedir." Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nün, tüm kadınlar için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, "Türkiye'nin kadınlarının tarih boyunca olduğu gibi bugün de dirayetleriyle, çalışkanlıklarıyla, mücadele azimleriyle, şefkat ve merhametleriyle tüm dünyaya örnek olacaklarına inanıyorum." diye konuştu. “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun en güçlü hukuki dayanak” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş ise konuşmasında bugünün, bir kez daha kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında, büyük bir kararlılıkla durduklarını ilan ettikleri, bu mücadeleyi sadece bir gün değil, her gün bıkmadan, yorulmadan, hep birlikte sürdüreceklerini duyurdukları bir gün olduğunu dile getirdi. Kadınların huzur ve güven içinde yaşayacağı bir dünya inşa edene kadar bu kararlılıktan asla vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Göktaş, devletin tüm kurumlarıyla, tüm kadınların yanında olduğunu ifade etti. Göktaş, "Bu mücadelede en büyük destekçimiz olan, böylesi anlamlı bir günde, bizleri yalnız bırakmayan Sayın Cumhurbaşkanımız ve kıymetli Hanımefendiye şükranlarımızı sunuyoruz. 'Güçlü kadın, güçlü Türkiye' ilkesiyle çıktığımız bu yolda, kadınların her alanda daha fazla söz sahibi olmasını sağlamak için pek çok reformu hayata geçirdik. Kadına yönelik şiddete 'sıfır tolerans' dedik. Bugün, küresel bir sorun olan şiddeti önlemek için geliştirdiğimiz politikalara siyaset üstü bir anlayışla yaklaşıyoruz." diye konuştu. Kadına yönelik şiddetle mücadelede, fiziksel, psikolojik, ekonomik ve siber olmak üzere şiddetin her türüne karşı topyekun bir mücadele yürüttüklerini kaydeden Göktaş, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un, bu mücadelede ellerindeki en güçlü hukuki dayanak olduğunu aktardı. Bakan Göktaş, bu kanun sayesinde, kadınların can güvenliğini ve haklarını koruma noktasında önemli mesafeler katettiklerine dikkati çekerek, kanunun etkin şekilde uygulanmasının en yakın takipçisi olmaya da devam edeceklerini belirtti. "ŞÖNİM'lerle yaklaşık 2 milyon kişiye hizmet verdik" Şiddet mağduru kadınlar için acil destek hattından elektronik kelepçe uygulamasına kadar kapsamlı önlem mekanizmalarını hayata geçirdiklerini ifade eden Göktaş, şiddetle mücadelede kurumsal kapasitelerini daha da artırdıklarını, kadınların geleceği ve huzurunu sağlayan kazanımların artarak devam etmesi için büyük kararlılıkla çalışmayı sürdüreceklerini anlattı. Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi, tüm paydaşlarıyla güçlü koordinasyonla yürüttüklerini aktararak, şunları paylaştı: "Kadına yönelik şiddetle mücadeleyi, bir devlet politikası olarak en üst düzeyde yürütüyoruz. Zatıalinizin teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz programda, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planımızın 2024 yılı faaliyet planını açıklamıştık. Bu plan çerçevesinde 2'sini bu ay açtığımız, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) sayımızı 84'e yükselterek, koruyucu ve önleyici hizmet sunum kapasitemizi daha da güçlendirdik. 2012'den bugüne kadar ŞÖNİM'lerle yaklaşık 2 milyon kişiye, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında rehberlik ve danışmanlık hizmeti verdik." Şiddetle Mücadele Hattı, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne entegre edilecek "ALO 183 hattımızın 112 Acil Çağrı Merkezi'ne dahil edilmesi konusunda çalışmalarımızı başlattık" diyen Göktaş, kadına yönelik şiddeti önlemenin yollarından birinin, hiç şüphesiz kadını koruyucu mekanizmaları hayata geçirmeleri ve etkin şekilde uygulamaları olduğunu vurguladı. Yasal düzenlemelerin, yazılı metinlerin, koruma tedbirlerinin ve caydırıcı cezaların, bu mücadelede hayati rol oynadığını belirten Göktaş, şunları kaydetti: "Ancak bu tedbirlerle yetinmiyor, şiddetin kök nedenlerine de odaklanıyor ve kalıcı çözümler geliştirmeye gayret ediyoruz. Bu çerçevede, bu yıl Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması'nın üçüncüsünü, TÜBİTAK ve Marmara Üniversitesi işbirliği ile yürütmeye başladık. Şiddetin kök sebeplerini tespit etmek ve şiddet döngüsünü kırmak amacıyla, şiddet uygulayanların profillerini ortaya koyan yeni bir araştırma başlattık. Bu mücadelede, devletimizin tüm kurumlarıyla ve paydaşlarımızla işbirliğimizi güçlendirmeye özel önem verdik." Sosyal risk haritaları oluşturuluyor RTÜK ile işbirliğinde, mart ayında "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler Rehberi" hazırladıklarını anımsatan Göktaş, "81 ilimiz ve 922 ilçemizde, kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı, bağımlılık gibi tehditleri bütüncül bir yaklaşımla ele alacağımız sosyal risk haritaları oluşturuyoruz. Bu çalışmayla, koruyucu ve önleyici mekanizmaları güçlendirmeyi ve olası risklerin geri dönülemez sonuçlar doğurmadan önüne geçmeyi amaçlıyoruz." dedi. 6 ilde daha yeni ŞÖNİM faaliyete geçirerek, mücadele ağlarını genişleteceklerini vurgulayan Göktaş, yapay zeka teknolojilerinden yararlanarak, risk analizleri ve önleyici çalışmalar için kapsamlı bir veri ambarı oluşturduklarını söyledi. Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Risk odaklı bir yaklaşımı benimseyerek vakalara ilişkin tespit, müdahale ve izleme hizmetlerimizi güçlendireceğiz. Bunun yanı sıra okul rehberlik birimleri aracılığıyla şiddet vakalarının tespiti ve bildirimine ilişkin kurumsal işbirliklerini daha da geliştireceğiz. Aynı zamanda, medyanın dilini dönüştürmek için çalışacak ve şiddetle mücadeleye katkı sunan içerikteki yapımları ödüllendireceğiz. 2026-2030 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı'nı, tüm kurumlarımızın, paydaşlarımızın desteğiyle, ulusal ve uluslararası deneyimlerimiz doğrultusunda hazırlayacak ve hayata geçireceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'a anlamlı hediye Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın programda yaptığı konuşmanın ardından, eşi Emine Erdoğan'a, Bakanlığa bağlı kadın konukevlerinden hizmet alan kadınların "sıfır atık" konseptiyle yaptıkları "Kadın Ana" figürünü hediye etti. Kadın Konukevi'nde kalan kadınların atık gazete kağıdı ve şişe kapaklarıyla yaptıkları "Kadın Ana" figürü, ilhamını Afyonkarahisar yöresine ait bir efsaneden alıyor. Ayrıca, kadını himaye etmek üzere kurulan 2 ayrı vakfın senedi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a takdim edildi. Vakfiyelerden ilki 1385 yılına tarihlendirilmiş olup ihtiyaç içinde bulunan kadınların ve yetimlerin hizmetine sunulmak üzere Sivas'ta, diğer vakıf ise evsiz ve kimsesiz kadınların ikamet etmeleri ile geçimlerini sağlamak amacıyla sanat ve meslek öğrenmelerini teşvik etmek üzere 1916'da Bursa'da kuruldu.

26.11.2024
ASAYİŞ

Konya’da Kaçakçılık Operasyonu

Konya Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri kaçakçılara göz açtırmıyor. KOM ekiplerince yapılan çalışmalarda binlerce tütün mamulü, ruhsatsız silah, kaçak alkollü içecek, gümrük kaçağı otomobil ve araç motorları ele geçirilirken 15 şahıs hakkında adli işlem başlatıldı.

14.03.2024
GÜNCEL

Yeşilay 104 Yaşında! “Yeşilay Varsa Hayat Var.”

5 Mart 1920’de kurulan ve Türkiye’nin en saygın sivil toplum kuruluşlarından biri olan, başta gençler olmak üzere tüm vatandaşlara bağımsız, sağlıklı ve insan onuruna yaraşır bir gelecek tesis etmek için kararlılıkla çalışmalarını sürdüren Yeşilay 104 yaşında. Alkol, tütün, madde, kumar ve teknoloji bağımlılıklarıyla mücadele eden ve toplumun zararlı alışkanlıklardan korunması için çalışan bir sivil toplum kuruluşu olan Yeşilay, 120 şube, 107 danışmanlık merkezi, 2 rehabilitasyon merkezi, 100 bini aşan gönüllüsü ve 97 Ülke Yeşilay’ı ile hizmet veriyor.

28.02.2024
ASAYİŞ

Ereğli Emniyeti Suç Ve Suçlularla Mücadelesini Kararlılıkla Sürdürüyor

Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri suç ve suçlularla mücadelesine kararlılıkla devam ediyor. Emniyet güçleri ilçede gerçekleştirdiği uygulama ve operasyonlarla çok sayıda uyuşturucu madde, ruhsatsız silah, sahte alkol ve suç unsuru birçok eşya ele geçirirken çok sayıda şüpheli gözaltına alındı.

06.12.2023
ASAYİŞ

Konya Polisi Kaçakçılara Geçit Vermiyor

Konya Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, il merkezinde yapılan çalışmalarda binlerce litre kaçak akaryakıt, sahte alkollü içki, cep telefonu ve çok sayıda tütün mamulü ele geçirdi.

20.11.2023
ASAYİŞ

Konya’da Bir Depo Sahte Alkollü İçki Üretim Hanesi Çıktı

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce (KOM) Konya’da gerçekleştirilen iki farklı operasyonda çok sayıda gümrük kaçağı tıbbi ilaç, ve sahte alkollü içki üretiminde kullanılan malzemeler ele geçirildi. 2 kişi gözaltına alındı.

31.08.2023
ASAYİŞ

Konya’da Turistleri Darp Şahıslar Tutuklandı

Konya'nın Emirgazi ilçesinde çadırda kamp yapan Fransız Gamila ve Quantu çiftine alkollü olduğu iddia edilen 2 kişi saldırdı. Jandarma ekipleri tarafından tespit edilen şüpheliler, tutuklanarak Ereğli Kapalı Cezaevine gönderildi.

20.08.2023
ASAYİŞ

Konya Polisinden Sahte İçki Operasyonu

Polisten Sahte Alkollü İçki İmalathanesine Çevrilen İkamete Baskın! Yüzlerce Litre Sahte Alkollü İçki Piyasaya Sürülemeden Ele Geçirildi

25.05.2023
GÜNCEL

AMATEM İnşaatı Hızla İlerliyor

İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Mehmet Koç, Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kampüsü alanında yapımı hızla devam eden AMATEM ( Alkol ve Madde Tedavi Merkezi ) binası inşaatında incelemelerde bulundu.

19.04.2023
GÜNCEL

Seçim Günü Yasakları Belli Oldu

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK), seçim günü uygulanacak kuralları, oy kullanma saatlerini ve bir sandık bölgesindeki seçmSEÇİM GÜNÜ UYGULAMA VE YASAKLAR ■ Seçim günü saat 06.00’dan gece 24.00’a kadar alkollü içki satışı yasak olacak. ■ Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlar dışında yerleşim yerlerinde kimse silah taşıyamayacak. ■ Seçim günü kahvehane, kıraathane ve internet kafe gibi bütün umumi eğlence yerleri kapalı olacak. Eğlence yeri niteliğindeki lokantalarda yalnızca yemek verilebilecek. ■ Seçim günü saat 18.00’dan sonra düğünler yapılabilecek. ■ YSK’nın kararlarına göre saat 18.00’a kadar basın yayın organlarında seçimler ve sonuçlarına ilişkin haber tahmini ve yorum yapılması yasak olacak. ■ Saat 18.00 ile 21.00 arasında ise YSK tarafından seçime ilişkin verilecek haber ve tebliğler yayımlanabilecek. Saat 21.00’den sonra ise bütün yayınlar serbest olacak, YSK bu saati daha erkene alabilecek. İKİNCİ TURA KALIRSA SEÇİM TARİHİ 28 MAYIS ■ Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci tura kalması halinde aynı hükümler 28 Mayıs’ta da uygulanacak. Bir sandıkta oy kullanacak seçmen sayısı il ve ilçelerde 360 ila 380 kişi olacak. Köylerde seçmen sayısının 400’ü aşmaması halinde bir sandıkta oy kullanılabilecek. NE ZAMAN OY KULLANILABİLECEK ■ YSK’nın oy verme saatlerine ilişkin kararına göre; Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28’inci Dönem Milletvekili Genel Seçiminde oy verme günü olan 14 Mayıs 2023 Pazar günü, Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci oylamaya kalması durumunda ise 28 Mayıs 2023 Pazar günü tüm yurtta oy verme başlangıç ve bitiş saatleri 08.00-17.00 olarak belirlendi. YSK’DAN 36 PARTİYE SEÇİME KATILMA VİZESİ Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), seçimlere girme yeterliliğine sahip 36 siyasi partiye ilişkin kararı Resmi Gazete yayımlandı. Karara göre, seçime girebilecek siyasi partiler, Adalet Birlik Partisi, Adalet Partisi, Adalet ve Kalkınma Parti, Anavatan Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Parti, Emek Partisi, Gelecek Partisi, Genç Parti, Güç Birliği Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Hür Dava Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Milli Yol Partisi, Saadet Partisi, Sol Parti, Türkiye Değişim Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yenilik Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ile Zafer Partisi olacak. en sayısını belirlediği kararlar Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, 14 Mayıs'ta tüm ülke genelinde oy verme başlangıç ve bitiş saati 08.00-17.00 olarak belirlendi.

12.03.2023
ASAYİŞ

Konya’da Sahte İçki Operasyonu

Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde yurt genelinde 81 ili kapsayan Alkollü İçki Kaçakçılığına ve Sahteciliğine yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Konya’da birçok noktaya operasyon düzenleyen ekipler onlarca litre kaçak içki ele geçirdi.

15.12.2022
ASAYİŞ

Sahte İçki Operasyonu: 3 Gözaltı

Beyşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, kaçak ve sahte alkollü içki üretimi ve satışı yapan 3 kişinin evinde yaptığı aramada, sahte içki üretiminde kullanılan çok sayıda ham madde ve malzeme ele geçirdi.

09.12.2022
ASAYİŞ

Konya’da Sahte İçki Operasyonu: 5 Gözaltı

KOM Daire Başkanlığı koordinesinde Alkollü İçki Kaçakçılığı/Sahteciliği ile ilgili olarak Türkiye geneli 81 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Konya’da gerçekleşen operasyonda depo, ev ve araçlarda yapılan aramada çok sayıda Alkollü Sahte İçki ve sahte içki yapımında kullanılan ham madde ele geçirildi.

15.09.2022