Ülkemizde sağlık sektörü denilince insanların aklına binbir türlü sorunlar geliyor.
Hergün haberlerde görüyoruz ve işitiyoruz;
Yok hastaneden randevu alamama sorunu, yok doktor yokluğu, yok ilaç sıkıntısı vs…vs…
Halbuki, AK Parti iktidarının en büyük övünç kaynaklarının başında sağlık sektöründe gerçekleştirilen devrim gibi yatırımlar ve hizmetler geliyordu.
Birçok şehre devasa Şehir Hastaneleri yapılmıştı.
Hala da yapılmaya devam ediyor.
Şehir Hastaneleri’nin dış ve iç görüntüsüne bakarsanız sanki 8 yıldızlı otel gibi görünür…
Hatta, bu hastanelerin baktıkları hasta sayısına ulaşabilmek için kentteki birçok hastanenin de kapatıldığını veya sağlık hizmeti vermediğini görürsünüz.
Çünkü, bu sağlık kurumundaki tüm sağlıkçılar Şehir Hastaneleri’ne kaydırılmıştır.
Yine de, bu hastaneleri yapanlardan “Allah razı olsun” diyelim.
Ama kazın ayağı öyle olmuyor.
Birde randevulu sistem getirdiler.
İnsanın aklı fikri almıyor kim icat etti bunu diye.
Hastanelerden randevu almak bir dert, hastaneye gidince doktora ulaşabilmek ise ayrı bir dert.
Saatlerce telefonun başında bekleyip randevu almaya çalışıyorsun, sonrada ulaştığında sana bir-iki ay öncesinde randevu bile vermiyorlar.
Düşünün acil bir sağlık sorunu yaşadınız ve hastaneye gitmek icap ediyor.
Gidemezsiniz efendim!..
Çünkü;..
Önce randevu alacaksınız.
Sonra gideceğiniz branşı belirleyeceksiniz.
Ardından da eğer doktor müsaitse gidip muayene olacaksınız ve sağlığınıza kavuşacaksınız.
Tabii, istediğiniz gün randevu alabilirseniz.
Yoksa, Acil Servis’ten giriş yapıyorsunuz.
Orda da sorun bitmiyor.
Çünkü, herkes sizin gibi yapıyor ve yüzlerce kuyruk oluşuyor.
Yani, kısaca devletimiz bize “siz devlete gelmeyin, Özel’e gidin…” diyor.
Özel’e gitmek öyle kolay mı?
Binlerce liralık fatura çıkıyor karşınıza.
Özel’lere giden var gidemeyen var.
Parası olan var, olmayan var.
İnanın içinden çıkılması güç bir sorun yaşıyoruz sağlıkta.
Güya sağlıkta büyük devrimler yaşamıştı ülkemiz.
Sonuçta, büyük devasa binalar yapmakla sorunlar çözülmüyor.
Sistemi iyi oturtmak lazım.
Yoksa, hepsi hikaye…
İlayda Mangal (Psikolojik Danışman)
Bir Sonuç Kâğıdı mı, Bir İnsan Hikâyesi mi?
Hasan Yayla
Tedarik Zinciri Ve Lojistik Açısından NATO Toplantısı
Dr. Cemil Paslı
Hey Gidi Günler Hey!
İmdat Yayla
Kutlu Bir Görev, Yeni Bir Dönem: Sedat Göncü Başkanımıza Hayırlı Olsun
Ahmet Turan (Gazeteci-Yazar)
Bakan Çiftçi’nin Duası
Prof. Dr. Mevlüt Mülayim
Hububat Fiyatları ve Dane Kayıpları
Özkan Buyrucu
Babacan Otorite ve Kurumsallaşma Sınavı
Erol Sunat
Türk Yeter Ki Sağ Olsun
Beyza Bandırma Kelek (Eğitim Koçu)
Çocuklar YKS’ye, Anne Babalar Sabra Hazırlanmalı
Ali Sait Öge (Gazeteci-Yazar)
Unutulan Gazeteciler Ve Kaybolan Vefa