GÜNCEL
Giriş Tarihi : 06-11-2024 16:33   Güncelleme : 06-11-2024 16:38

Başkan Altay: “Polemik İçinde Olan Belediye Başkanlarımızı Hizmet Üretmeye Davet Ediyorum”

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, belediyelere kayyum atanması ve gündemde yer alan konularla ilgili basın toplantısı gerçekleştirdi. Son günlerde Türkiye’de bazı belediye başkanlarının belediyeciliğin haricinde her şeyi konuşur hale geldiğini belirten Başkan Altay, “Belediye başkanlığı kariyer planlaması yapılacak bir makam değil. Belediye başkanlığı kişisel PR yapılacak bir makam değil. Belediye başkanlığı hizmet üretilecek bir makam. Belediye başkanlığı şehirde yaşayan her insanın, hatta doğanın, canlı olan her şeyin sorumluluğunu üstlendiğiniz bir makam. Biz şu anda başka bir gündeme doğru gidiyoruz. Bundan şehirlerimiz kaybeder. Onun için belediye başkanlarımıza, asıl gündemlerine dönmelerini öneriyorum. Belediye başkanlarımızı belediyecilik masasına davet ediyorum. Gelin, şehircilik konuşalım, gelin iklim değişikliğinin etkilerinin şehirlerimizdeki olumsuz yansımalarının ne olacağını konuşalım. Gelin, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarında dünyayla birlikte şehirlerimiz nerede onu konuşalım. Gelin, hep birlikte depreme hazırlık, kentsel dönüşüm konusunda ne yapıyoruz onu konuşalım. Bizim işimiz polemik üretmek değil. Tabii ki siyaset yapacağız, tabii ki konuşacağız ama ana gündemimiz siyaset olamaz. Çünkü biz şehir yöneticisiyiz. Belediye başkanının gündemi şehir olmazsa, belediyenin gündemi de şehir olmaz” dedi. Son günlerde ülke gündemini meşgul eden belediyelere kayyum atamalarıyla ilgili de konuşan Başkan Altay, demokrasiden yana olduklarını, sandıktan çıkan iradeye saygılı olduklarını dile getirerek, “Ama seçilmiş insanların da sınırsız bir özgürlüğünün olmadığını herkes bilmeli. Ben seçildim bundan sonra her şeyi yapmakta özgürüm, terörle iltisaklı olabilirim, teröre kaynak aktarabilirim, terörün finansmanını sağlayabilirim derseniz buna dünyanın hiçbir yerinde kimse izin vermez. 85 milyonun vergilerinden toplanan paylarla oluşturduğumuz belediye bütçesini iş ve hizmet üretme konusunda kullanmak zorundayız” diye konuştu.

Başkan Altay: “Polemik İçinde Olan Belediye Başkanlarımızı Hizmet Üretmeye Davet Ediyorum”

Prof. Dr. Abdullah Harmancı, “Pakdil Edebiyatımızın Mihenk Taşlarındandır”

Konya Aydınlar Ocağının düzenlediği Selçuklu Salı Sohbetlerinde bu hafta Prof. Dr. Abdullah Harmancı, Vural Kaya, Burhan Yemiş ve Abdullah Kasay, 5. Vefat yılında Yazar Nuri Pakdil üzerine konuştu. “Nuri Pakdil’i Sevmek” konulu panelde konuşmacılar, yerli ve milli kalarak evrenselliği yakalayan Pakdil’in en temel özelliğinin mükemmeliyetçilik olduğunu anlattı.

İl Halk Kütüphanesinde yapılan programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü Nuri Pakdil’in beş yıl önce vefat ettiği günlerde Konya Kitap Fuarında programı olduğunu hatırlatarak, “Prof. Dr. Abdullah Harmancı ile Pakdil’in birlikte söyleşileri olacaktı. Fakat hastalığı nedeniyle katılamadı ve 18 Ekim 2019 günü fuar sırasında vefat ettiği haberini aldık. Takriben bir ay kadar sonra da Aydınlar Ocağı olarak, Abdullah Harmancı’nın konuşmacı olduğu ilk anma programımızı yapmıştık. Beşinci vefat yılında da bugün dört konuşmacımız bize Nuri Pakdil’ anlatacak” dedi.

Oturum Başkanı Burhan Yemiş Nuri Pakdil’in kitaplarından önce duruşuyla tanındığına vurgu yaparak, “Dönemin Başbakan’ı Adnan Menderes’i idama mahkum eden hâkimin arabasını durdurarak ayakkabısına tüküren Nuri Pakdil, bir devlet memurunun yapması kolay olmayan bu duruşuyla akıllarda yer edindi” dedi.

Pakdil’in, şahsiyeti eserlerinden çok daha fazla öne çıkan bir insan olduğuna işaret eden Yemiş, “Bunun, üstadı anlamakta olumsuz bir durum olduğunu düşünüyorum. Kudüs için şiir yazmıştır ama onu Kudüs şiirine hapsettiğimiz zaman yanlış olur” diye konuştu.

Muhafazakâr bir yapıya sahip ailesinin Nuri Pakdil’i, dönemin şartları içinde savrulmalar yaşamaması için okula göndermeyip özel ders aldırdığını ama onun sonradan okuyup Hukuk Fakültesini bitirdiğini anlatan Yemiş, “Üstat, çağın dilini kavrayıp bir eylem adamı olmuştur” diyerek sözlerini tamamladı.

Doçentlik tezini Nuri Pakdil üzerine yapan Prof. Dr. Abdullah Harmancı da “Otuz sene önce yine Nuri Pakdil konuşuluyordu” diyerek başladığı konuşmasında “Nuri Pakdil gül yetiştiren adamın torunudur. Pakdil’e bu romanı yazdıran dedesidir. Sülalesi Tefsirzadeler olarak bilinir ve annesi o dönemin şartlarında Maraş’ta mahallenin kadınlarına Kur’an okuyup tefsir edermiş” dedi.

Ailesinin, savrulmalar yaşamasın diye okula göndermediği Nuri Pakdil’in özel hocadan hem Kur’an hem de yeni harfleri öğrendiğini ve eserlerinde Kur’an’a bolca gönderme yapmasının temelinde edebi kişiliğini belirleyen Maraş’ın önemli bir unsur olduğunu anlatan Harmancı, “Maraş Milli mücadelede önemli bir pozisyon almış. Ayrıca Necip Fazıl’da Maraşlıdır. İnkılap döneminde güngörmüş, varlıklı bir ailenin çocuğu olan Nuri Pakdil Lise yıllarında Hamle adlı bir dergi çıkarmış ve bu dergi Türkiye’nin gündemine oturmuş” dedi.

Pakdil’in inandığı ilkeleri gerçekleştirmek için kuvvetli eleştiriler yaptığını anlatan Harmancı, “Pakdil’in Necip Fazıl, Fethi Gemuhluoğlu ve Sezai Karakoç’tan etkilendiğini görüyoruz. Devrik cümleler, arada kullandığı Fransızca kelimeler var. En temel özelliği de mükemmeliyetçi olmasıdır” diyerek konuşmasını bitirdi.

Diğer konuşmacı Abdullah Kasay da vefatından evvel evinde ziyaret ettikleri Nuri Pakdil’in inanmışlığını, ziyaretlerinde müşahede ettiklerini belirterek, “Ben hep inandıklarımı yazdım, demişti. Edebiyatımızın mihenk taşlarındandır. Bir Türk aydın kimliği olarak Avrupa Birliğine, batıya önemli eleştiriler yapmış; batıyı eleştirirken de karışısına doğuyu koymuştur. Türkiye’nin tarihselliğini çok önemsemiş ve batıyı, Fransa’yı merkeze koyarak eleştirmiştir” dedi.

Panelin son konuşmacısı Vural Kaya Pakdil’in büyük bir sanatçı olduğuna vurgu yaparak başladığı konuşmasında, “Modern dünyada insanın sıkışmışlığı, daralmışlığında Nuri Pakdil bir tiyatro yazarı olarak öne çıkmıştır. Malum, İslami olarak tanımlanan bizim mahallede tiyatro gibi sanatlar zayıftır ama Necip Fazıl’dan sonra Nuri Pakdil bu alanda önemli eserler vermiştir” dedi.

Nuri Pakdil’in Türk edebiyatında önemli karakterlerden biri olduğunu, ancak onu şair olarak tanımlamanın da yanlış olacağını anlatan Kaya “Pakdil duruş sahibi ve cesurdu” diyerek sözlerini tamamladı.

Panel sonunda Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Başkan Yardımcısı Mustafa Sinan Ümit ve önceki dönem Konya Milletvekili Mustafa Kabakcı panelistlere kitap takdiminde bulundu.

İmdat YAYLAİmdat YAYLA