ureticihaber.com
ureticihaber.com

“Kurtuluş” için sonuçlar

Başlık, özet ve etiketlerde arandı.

40 sonuç
GÜNCEL

Türkiye LÖSEV için tek yürek oldu

LÖSEV’in lösemi tedavisi gören çocukları ve aileleri, iyileşmiş gençleri, yetişkin kanser hastaları ve gönüllü ordusu Anıtkabir’de buluştu. LÖSEV’in Türkiye geneli yaptığı çağrı ile 100 bin kişi Ata’nın huzuruna koştu. LÖSEV Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı, geleneksel Anıtkabir buluşmasını 3 Ekim’de gerçekleştirdi. Büyük LÖSEV Ailesi Aslanlı Yol'dan ilerleyerek, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün huzuruna çıktı. Lösemili çocuklar, Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ezer ve beraberindeki heyet, Atatürk'ün mozolesine LÖSEV motifli çelenk bıraktı. Saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra Misak-ı Milli Kulesi'ne geçildi. Dr. Ezer, burada Anıtkabir Özel Defteri'ni imzaladı. Türkiye’nin dört bir yanından 632 otobüs ile yaklaşık 32 bin kişinin katıldığı buluşmada, Ankara’dan gelen aile ve gönüllülerle birlikte toplam sayı 100 bine ulaştı. Lösemi ve kanser tedavisi gören çocuklar, hastalığı yenerek hayata yeniden tutunan gençler, aileler, gönüllüler ve LÖSEV destekçileri, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e minnetlerini sunmak ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak için söz verdi. Tedavi gören Lösemili Çocuklar ile Anıtkabir’de mozoleye çelenk koyan ve saygı duruşunda bulunan LÖSEV ’in Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Üstün EZER Anıtkabir defterine şunları kaydetti: “Bu günlerde çok daha iyi anlıyoruz ki, sen sadece Vatanımızın kurtarıcısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu değil, aradan 100 yıl da geçse halen ülkemizin umudu ve birleştirici gücüsün. Bizler LÖSEV Ailesi olarak; bölünmez vatanımızın kıymetini çok iyi biliyoruz, senin bütün ilke-devrim ve eserlerine sahip çıkıyor, çok çalışıyor, hayatlar kurtarıyor her alanda üretiyor, ufkun ötesini görüyoruz. İnanıyoruz ki her gecenin bir sabahı vardır ve bu karanlık günlerin ardından güneş LÖSEV ’den doğacaktır. Sen rahat uyu Atam, emanetlerin LÖSEV Ailesinde ve asil Türk halkındadır.” LÖSEV’in LÖSANTE Hastanesi’nde tedavi gören Lösemili Çocuklar da Atatürk’lerine şöyle seslendi: “Siz ülkemizi işgal eden düşmanlarımızla büyük bir Kurtuluş Savaşı yaptınız ve sonunda onları yenerek ve denize dökerek galip geldiniz. Biz de lösemi canavarına karşı büyük bir mücadele veriyoruz. Vücudumuzun her yerine kötü hücreler yayılmış ve bizi ele geçirmeye çalışsalar da LÖSEV sayesinde iyileşeceğiz ve BİZ KAZANACAĞIZ. Size söz veriyoruz ve umudumuzu hiçbir zaman kaybetmiyoruz.” Anıtkabir ziyaretinin ardından Anıttepe Spor Kompleksi’nde devam eden etkinliklerde Lösemili Çocukların anneleri, LÖSEV’in çalışmalarının önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulundu. Anneler, Sağlık Bakanlığı’ndan LÖSANTE Hastanesi’ne tam ruhsat verilmesini, YÖK Başkanlığı’ndan ise LÖSEV Üniversitesi’nin kuruluşu için beklenen son imzanın atılmasını talep etti. LÖSEV Gençliği’nin öncülüğünde on binlerce gencin Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni hep bir ağızdan okuduğu program, müzik ve dans festivaliyle sona erdi.

3 gün önce
ASAYİŞ

Konya’da Kamyonetle Çarpışan Otomobildeki Çift Hayatını Kaybetti

Konya'nın Çumra ilçesinde kamyonetle çarpışan otomobilde bulunan 63 yaşındaki Hasan Gürşahin ve eşi Havva Gürşahin hayatını kaybetti. Yaşlı çift, öğle namazının ardından Kurtuluş Mezarlığı'nda kılınan cenaze namazıyla son yolculuklarına uğurlandı

07.09.2026
GÜNCEL

İl Başkanı Ahmet Arslan: "Bu Zafer, Anadolu’nun İsimsiz Kahramanlarının Destanıdır"

Gelecek Partisi Konya İl Başkanı Ahmet Arslan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda kurtuluş mücadelesinin kahramanlarına vurgu yaptı. Arslan, "19 Mayıs, sadece bir başlangıç değil; canını vatan toprağına siper eden, kadınıyla erkeğiyle, yaşlısıyla genciyle topyekün bir milletin ayağa kalkış destanıdır" dedi.

18.05.2026
GÜNCEL

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şehit Aileleri ile İftarda Buluştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü'nde düzenlenen Şehit Aileleri ile İftar Programı'nda yaptığı konuşmada, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek ramazan ayını tebrik etti.

20.02.2026
MAGAZİN

“Kurtuluşun Kadınları” Adlı Tiyatro Gösterisine İlgi Yoğundu

Cumhuriyetimizin 100. Yılı sebebiyle bu topraklar için mücadele etmiş, canını vermiş bütün “Kuvayı Milliye Kadınlarına “Cumhuriyet Kadınlarına” ithaf edilen Kurtuluşun Kadınları adlı oyun, seyirciler tarafından beğenilerek ayakta alkışlandı.

22.12.2025
GÜNCEL

Başkan Kavuş; “Cumhuriyet Bu Milletin Yeniden Doğuşudur”

Cumhuriyetin, bu milletin iman dolu yüreğiyle küllerinden yeniden doğuşu olduğunu belirten Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, “Kurtuluş mücadelesinde yediden yetmişe kenetlenen, tek yürek, tek yumruk olan milletimiz; bugün de birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde yarınlarını inşa ediyor.” diye konuştu.

28.10.2025
GÜNCEL

Başkan Abdil Erdal’dan Kadir Gecesi Mesajı

Konya Mali Müşavirler Odası Başkanı Abdil Erdal, yayımladığı mesajla Konya halkının ve tüm İslam âleminin Kadir Gecesi'ni kutladı. Kadir Gecesi’nin rahmet, bereket ve af gecesi olduğunu ifade eden Erdal, bu mübarek gecenin insanlık için bir kurtuluş yolu sunduğunu vurguladı.

25.03.2025
SİYASET

Bahçeli'den milli sorumluluğa davet

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’nin mezhep provokasyonu sadece Türkiye’ye değil, İslam toplumlarına ve dinamiklere yapılabilecek en vahim kötülük olduğunu iddia etti. Bahçeli, MHP'nin bir beladan kurtuluşun mücadelesi verirken, herkesi milli ve sorumlu olmaya davet etti.

10.03.2025
GÜNCEL

Başkan Kavuş; “Tüm Mü’minlerin Beratını Aldığı Bir Gece Olsun”

İslam’daki beş özel gecenin, inananların gönlünü aydınlattığına ve maneviyatını güçlendirdiğine işaret eden Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, “Af, arınma, bağışlanma ve kurtuluş vakitlerinden biri olan Berat Gecesi’nin insanlığın hidayet, barış ve huzuruna, bütün mü’minlerin ise arınma ve affına vesile olmasını yüce Allah’tan niyaz ediyorum.” diye konuştu.

12.02.2025
GÜNCEL

Başkan Pekyatırmacı Regaib Kandili’ni Tebrik Etti

Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Regaib Kandili dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı. Başkan Pekyatırmacı mesajında dünyada zulme uğrayan tüm Müslümanların kurtuluşa ermesi duasında bulundu.

01.01.2025
GÜNCEL

Bakan Kurum'dan afet bölgesine yakın mercek

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Hatay ziyaretinin ikinci gününde Kurtuluş Caddesi, Uzun Çarşı ve Atatürk Caddesi’nde devam eden ihya ve inşa çalışmalarını inceledi.

30.12.2024
GÜNCEL

Bakanı Göktaş, "ŞÖNİM'lerle yaklaşık 2 milyon kişiye hizmet verdik"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde "Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" programı düzenlendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddet eylemlerinde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabırlar diledi. Doğrudan ve dolaylı olarak şiddete uğramış, acı, sıkıntı çekmiş her kadın için büyük bir kırılma noktası olan bu vahim durumu başkalarıyla paylaşmış veya paylaşamamış tüm kadınlara geçmiş olsun dileklerini ileten Erdoğan, bir eş, baba ve Cumhurbaşkanı olarak Türkiye'deki ve dünyadaki tüm kadınların onurlarını, onurluca yaşama haklarını koruma mücadelelerinde daima yanlarında olacağını ifade etti. İsrail'in soykırımı Erdoğan, Türkiye sınırlarından birkaç yüz kilometre uzaklıkta aylardır büyük bir soykırımın devam ettiğine, İsrail'in Gazze'ye yönelik 14 ay önce başlattığı saldırılarda bugüne kadar 50 bine yakın Filistinlinin şehit olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hayatını kaybeden Filistinlilerin yüzde 70'ten fazlasını ne yazık ki masum çocuklar ve kadınlar oluşturuyor. Lübnan'a uzanan İsrail saldırganlığının en büyük mağdurları da yine kadın ve çocuklar. Gözü dönmüş Netanyahu hükümeti öldürmekten zevk alan seri katiller gibi her gün onlarca kadını, çocuğu, yaşlıyı, bebeği, hunharca katlediyor. Bu katliam, bu zulüm dünyanın gözü önünde, dünyanın sessiz ve tepkisiz bakışları altında tam 14 aydır adım adım ilerliyor. Katliam şebekesinin barbarlıkları karşısında Filistin'in onurlu, gururlu kadınları kararlı mücadeleleriyle, zalime boyun eğmeyen asil duruşlarıyla, bombaların altında umudu ve kıyamı büyüten imanlı yürekleriyle tüm dünyaya, tüm kadınlara örnek oluyorlar." "Şiddete uğrayan tüm kadınlarla dayanışma halindeyiz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası kuruluşların, medyanın, kendilerine her fırsatta insan hakları dersi veren Batılı devletlerin sırtını döndüğü Gazzeli, Filistinli, Lübnanlı kadınlara bir mesaj iletmek istediğini vurgulayarak, şunları söyledi: "Şiddete uğrayan tüm kadınlarla olduğu gibi sizinle de tam bir dayanışma halindeyiz. Türkiye olarak, devleti ve milletiyle, kadını ve erkeğiyle, 85 milyon tüm vatandaşlarıyla sizlerin yanındayız. İçinde bulunduğunuz şartlar ne kadar zor ve ağır olursa olsun şunu lütfen aklınızdan çıkarmayın. Sadece bu salonda bulunan hanım kardeşlerimizin değil, Türkiye'nin tüm kadınlarının kalpleri de şu an sizlerle birlikte atıyor, sizin için çarpıyor, sizin için dua ediyor, Filistin'in kurtuluşu için Mevla'ya niyazda bulunuyor. Lafa gelince demokrasi ve insan hakları konusunda aslan kesilenler, sizin arşa yükselen feryatlarınıza kulaklarını tıkasa da söz konusu sapkın akımlar olunca ortalığı ayağa kaldıranlar, 14 aydır İsrail vahşeti karşısında üç maymunu oynasa da biz sizi asla unutmayacağız, yalnız ve çaresiz bırakmayacağız. Siyonist lobinin baskılarına aldırmadan tepkimizi gösterecek, en temel hakkınız olan yaşam hakkınızı savunmaktan geri durmayacağız." Soykırımın durması, akan kanın, gözyaşının dinmesi için her platformda gerçekleri dillendirmeyi sürdüreceklerini belirten Erdoğan, "Gazze'nin ve Filistin'in yürekli kadınlarını bir kez daha saygıyla selamlıyor, Rabb'imden sabır temenni ediyorum." ifadesini kullandı. "Nice meseleyi el birliği içinde hal yoluna koyduk" Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına hem bu güzel buluşma hem de kadına yönelik şiddete karşı çabaları dolayısıyla teşekkür etti. Türkiye'nin köklü vakıf geleneğinin bir sonucu olarak çok güçlü ve yaygın bir sivil toplum ağına sahip olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bugün insana ve hayata dair her konuda vakıfların derneklerin, gönüllü teşekküllerin gerçekten olağanüstü çalışmalar ortaya koyduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadına yönelik şiddetle mücadelenin de hiç şüphesiz bu çalışmaların en başında geldiğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir insanlık suçu olarak gördüğümüz kadına yönelik şiddetin kökünün tamamen kazınması için faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarımızı tebrik ediyorum. Gerek kamu bürokrasisi gerek sivil toplum gerek medya gerekse siyasi partilerimiz bünyesinde kadına yönelik şiddetle mücadeleye destek veren, bu mücadelenin bayraktarlığını yapan, bu mücadelenin aynı zamanda bir insanlık davası olduğuna inanan tüm kardeşlerime en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Şurası tartışmasız bir gerçektir. Türkiye'de başta şiddet olmak üzere kadınlarla ilgili kritik konuların bugün geldiği yerde Bakanlığımızın ve sivil toplumun çok büyük rolü, katkısı, emeği vardır. Daha önce konuşulması dahi mümkün olmayan, konuşulsa bile çözüme kavuşturulması hayal olan nice meseleyi el birliği içinde hal yoluna koyduk. Kadına yönelik şiddet insanlığa ihanettir. Eşrefi mahlukat olan insana, özellikle de kadınlara yönelik şiddet kabul edilemez bir vandallıktır. Böyle bir yola tevessül eden, bu ihanetin içine giren, kadına el kaldıran fiziki ya da psikolojik şiddet uygulayan herkes hak ettiği cezayı mutlaka çekmelidir. Bunu temin etmek de devletin asli görevidir." “'Sözleşme yaşatır' sloganı da marjinal kesimlerin ideolojik kavga aparatı olma dışında hiçbir anlam taşımıyor“ Göreve geldikleri ilk günden beri, her biri kendi alanında devrim niteliğinde pek çok adım attıklarını vurgulayan Erdoğan, bireysel, sosyal, ailevi, iktisadi ve siyasi düzlemde kadınların haklarını güçlendirecek, onları destekleyecek sayısız projeyi devreye aldıklarını söyledi. Bu alandaki hukuki düzenlemelerin en önemlisinin 2012'de çıkardıkları Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun olduğunu belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu yasanın çıkmasıyla ülkemiz kadına yönelik şiddetle mücadelede en kritik eşiği aştı, devletimizin 'Şiddete Sıfır Tolerans' politikası çok güçlü bir hukuki zemine kavuşmuş oldu. Şunu açık ifade etmek isterim; 6284 Sayılı Kanun kadına karşı şiddetle mücadelenin çerçevesini başka hiçbir sözleşmeye veya belgeye ihtiyaç hissettirmeyecek şekilde kesin ve kati olarak çizmiştir. Muhalefetin, İstanbul Sözleşmesi üzerinden ısrarla yürütmek istediği sanal tartışmaların hiçbir dayanağı yoktur. 'Sözleşme yaşatır' sloganı da marjinal kesimlerin ideolojik kavga aparatı olma dışında hiçbir anlam taşımıyor. Esasen bu sloganların arkasına saklananlar bize örnek gösterdikleri Batılı ülkelerdeki vahim tabloyu ya bilmiyor ya da bilmek, görmek istemiyor." "Türkiye, mücadeledeki eksikliklerini tamamlamış yegane ülke" Avrupa Parlamentosu'nun Avrupa Birliği genelinde ilk kez uygulanacak kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetle mücadeleye ilişkin direktifini bu yılın ortalarında kabul ettiğini kaydeden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Direktifin yayınlanma sebebi, AB üyesi ülkelerin kadına yönelik şiddetle mücadeleyi iç mevzuata aktarmada hızlı hareket etmemesi ve var olan mevzuatlarında yeterli düzenlemeleri yapmamasıydı. Parlamento, üye devletlere hükümleri uygulamak için 3 yıl süre tanıdı. İstanbul Sözleşmesi'ni imzalayan ülkelerin yarıdan fazlası metne çekince koymuş, 7 ülke ise iç hukukunda hiçbir düzenleme yapmamıştır. Diğer bazı ülkeler ise bu konuda son derece kısmi düzenlemeler yapmıştır. Türkiye, sözleşmeden çekilmesine rağmen hem iç hukuk mevzuatında hem de 6284 Sayılı Kanunla konuyu kapsamlı ele alan ikinci mevzuatlarıyla bu mücadeledeki eksikliklerini tamamlamış yegane ülkedir. Avrupa'da Türkiye dışında bu hususta müstakil kanun yapan başka bir ülke bulunmuyor. O zaman da söyledik, bugün tekrar altını çizerek vurguluyorum. Muhalefetin iddialarının aksine sözleşmeden çekilme ile hükümetimizin kadına yönelik şiddetle mücadele iradesi arasında hiçbir illiyet bağı yoktur. Bu adım, her türlü şiddetle mücadelede kararlılığımızı asla eksiltmemiş, geriye götürmemiş, asla törpülememiştir." "Kadına karşı şiddet, AK Parti iktidarında tanımlanarak nitelikli suç haline getirildi" Erdoğan, Türkiye'nin kadına şiddet konusunda 2011'den önce olduğu gibi 2020'den sonra da ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri yaptığının altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Şunu da ifade etmek durumdayım. Bize bu iftiraları atanlar maalesef hükümetlerimizin bu süreçte hayata geçirdiği her biri bir dönüm noktası olan gerçekleri de gizlemektedir. Bakınız 2005'teki kapsamlı Türk Ceza Kanunu düzenlemesine kadar ceza kanununda kadına yönelik şiddet suç olarak bile tanımlı değildi. Kadına karşı şiddet, AK Parti iktidarında tanımlanarak nitelikli suç haline getirildi. Bu suçun katalog suç haline getirilmesi, boşanılmış eşe karşı işlenen suçun tıpkı nikahlı eşe işlenmiş gibi ceza alması, iyi hal uygulamasının kaldırılması gibi adımlar da 2020'den sonra atılmıştır. Hasılı Avrupa Parlamentosu'nun 51 maddelik direktifinde belirtilen bütün hususlar gerek 6284 Sayılı Kanunla gerek iç hukuk düzenlemeleriyle katbekat fazlasıyla yerine getirilmiştir. Öyle ki KADES, ihtiyaç halinde mağdurun kimliğinin ve adresinin değiştirilmesi ile elektronik kelepçe gibi tedbirleri biz şu an uyguluyoruz. Dolayısıyla sözleşme değil, kanunlar yaşatır. Bunun yanında, kadına yönelik şiddetle mücadele için hazırladığımız eylem planlarını kararlılıkla takip ediyoruz. Şiddet önleme ve izleme merkezlerimizle, sosyal hizmet merkezlerimizle, kadın konuk evlerimizle, mağdur destek sistemimizle ve eğitim çalışmalarımızla bu alanda takdir edilen bir yere geldik." Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu süreçte, kadınlara yönelik toplumda yerleşmiş dini ve kültürel hiçbir temeli bulunmayan yanlış algılarla, yanlış davranış biçimleriyle de yoğun bir şekilde mücadele ettiklerini bildirdi. Erdoğan, kadınların eğitimleriyle arasına giren engellerin ve yasakların ortadan kaldırılmasının, tarihi başarıları olduğunu belirtti. Başörtüsü yasağı sebebiyle lise ve üniversiteye gidemeyen, gitse de kapısından geri çevrilen kızların mağduriyetlerini giderdiklerini anlatan Erdoğan, şöyle devam etti: "CHP'li yöneticilerin son günlerde 'safsata' dediği güya 'yalan' olduğunu iddia ettiği zulümlere bu ülkede biz son verdik. Kılık kıyafeti sebebiyle okulundan, memuriyetinden, kamu görevinden atılan on binlerce 28 Şubat mağduruna haklarını tekrar iade ettik. Kız çocuklarının okullaşma oranlarında yaşanan ciddi artış, kadınların iş gücüne katılım oranlarının sürekli yükselmesi, siyasette ve bürokraside kadınların daha fazla pay sahibi olması, ülkemizdeki öğretmenlerin yüzde 60'ının, akademisyenlerin yarıdan fazlasının, üniversite öğrencilerinin yüzde 51'inin kadınlardan oluşması, yasakçı zihniyete karşı verdiğimiz mücadelenin semerelerinden sadece birkaçıdır." Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm bu başarıları da kadınların çektiği acılara "safsata" diyen CHP'ye ve CHP'nin "kadın düşmanı" politikalarına rağmen elde ettiklerini dile getirdi. Çok daha iyi konumlara geleceklerini kaydeden Erdoğan, "Bir daha bu ülkede, 28 Şubatların yaşanmaması ve kadınların benzer zorbalıklara maruz kalmamaları için her türlü önlemi aldık, alıyoruz, bundan sonra da ihtiyaç hasıl olması halinde her türlü tedbiri alacağız. Kadınlara dönük şiddete hiçbir surette geçit vermeyen, şiddetsiz bir Türkiye Yüzyılı hedefine ulaşana kadar bu yolda sabırla yürüyeceğiz." diye konuştu. Erdoğan, kadınlara, anne, eş ve kız çocuklarına şiddet uygulayanların, ayrımcılık yapanların, kadınları öteleyenlerin veya hayattan dışlayanların, insani, vicdani ve kutsal değerlerden bahsetme hakkının olamayacağını vurguladı. Bunların en başında, bölücü terör örgütüne "şaşı" bakanların olduğunu belirten Erdoğan, şunları kaydetti: "Şunun bir defa anlaşılması lazım, kadına şiddetin konuşulduğu her platformda şayet kadınların canına kastedenlerle, genç kızlarımızı zorla dağa kaçıranlarla, onları zorla ölüme ve öldürmeye gönderenlerle ilgili tek bir cümle kurulmuyorsa ortada büyük bir iki yüzlülük var demektir. Bölücü terör örgütündeki tecavüzden infaza, her türlü insan hakkı ihlalini görmezden gelenlerin meselesi asla kadınlar olamaz, kadınların hak ve hukuku olamaz, özgürlüğü hiç olamaz." "Yüreği yanık Diyarbakır annelerinden bir selamı niçin esirgiyor" Erdoğan, yıllardır ciğerparelerine yeniden sarılmak için mücadele veren Diyarbakır annelerinin feryatlarına kulak tıkayanların samimiyetinin elbette sorgulanacağını dile getirerek, şu ifadeleri kullandı: "CHP lideri Özel, iradesini bölücü örgütün komiserlerine teslim edenlerle dayanışma sergilemek için koşa koşa yanlarına giderken yüreği yanık Diyarbakır annelerinden bir selamı niçin esirgiyor? Kadın haklarını İstanbul Sözleşmesi'ne sıkıştıran CHP yönetimi, neden bu kahraman annelerin acılarına yıllardır bigane kalıyor? 28 Şubat'ta 100 binlerce kadının çektiği ızdırabı, maruz kaldığı zulmü inkar etmek, soruyorum; CHP'ye ne kazandıracak? CHP, faşizan tarihiyle ne zaman yüzleşecek? Tahrik siyasetini ne zaman terk edecek? Ne zaman milletle ve milletin değerleriyle barışacak? Kadın düşmanı söylemleriyle ne zaman vedalaşacak? Görüyoruz ki eski genel başkanın parti içi darbeyle emekliye sevki ve seçim sürecinin tamamlanmasıyla birlikte CHP'nin helalleşme tiyatrosu da tümden rafa kaldırıldı." Kadın ve çocuk katili bölücü terör örgütünün arkasında duranların bugün özgürlükten bahsetmelerini, millet gibi kendilerinin de kale almadıklarına dikkati çeken Erdoğan, "Türkiye'de kadına şiddete karşı duruşun samimiyet testi, teröre karşı kararlı, dirayetli ve cesur bir tavır sergilemektir. Kandil'deki kadın düşmanı terör baronlarına ses çıkaramayanların, açık söylüyorum, bu testten geçmesi de mümkün değildir. Toplumsal huzurumuzun altını oyan alkol ve kumar bağımlılığı, kadına ve çocuğa yönelik şiddet vakalarında önemli bir faktör. Aile kurumumuzu, ahlaki yapımızı, evlatlarımızın ve milletimizin geleceğini tehdit eden içki ve uyuşturucu bağımlılığı, kumar ve bahis gibi marazların önüne geçmediğimiz müddetçe kadına yönelik şiddetin de önünü tam anlamıyla kesemeyiz." dedi. "Muhalefet, zihniyet itibarıyla 1940'larda takılıp kalmış durumdadır" Araştırmaların, şiddet ve bağımlılık arasında doğrudan bir irtibatın olduğunu, birinin diğerini tetikleyip beslediğini ve nihayetinde kısır bir döngüye girildiğini çok net biçimde ortaya koyduğunu aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün karşı karşıya olduğumuz aile içi şiddetin, davranış bozukluklarının, psikolojik sorunların, travmaların ve daha nice problemin içki ve kumar bağımlılığıyla derinleştiği bir gerçektir. Hal böyleyken, muhalefet bu tehlikeyi görmezden gelmekte, alkol ve kumar bağımlılığının yol açtığı felaketlere karşı gözlerini kapamaktadır. 31 Mart sonrası el değiştiren kimi belediyelerin ilk icraatlarından birinin alkol tüketimini özendirici adımlar olmasını asla iyi niyetli bulmuyoruz. Bunlar, yıllarca bu ülkeye dayatılan bizim 'vitrin modernleşmesi' dediğimiz jakoben modernleşme algısının tezahürlerinden ibarettir. Tek parti faşizmi yıllarca millete illallah dedirten ne kadar uygulama varsa daha sinsi yöntemlerle bugün de tedavüle konulmak istenmektedir. Muhalefet, zihniyet itibarıyla 1940'larda takılıp kalmış durumdadır. Valsle, dansla, kadeh tokuşturmakla modern olacağını zannedenler, artık Batı'nın bile terk ettiği arkaik bir ideolojinin adeta son temsilcileridir." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de herkesin, her vatandaşın, her insanın hayat tarzının, Anayasa'nın güvencesi altında olduğunu belirtti. Başkalarının özgürlük alanına girmediği müddetçe isteyenin istediğini giymekte, söylemekte, tüketmekte, istediği gibi davranmakta serbest olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: "Ama 1940'ların faşizan uygulamalarının, çağdaşlık kılıfıyla tekrar millete dayatılmasına da eyvallah diyemeyiz. Hukuk ve demokrasi zemininde eleştirilerimizi dile getirir, tepkimizi ortaya koymaktan asla çekinmeyiz. Biz, yarım asrı bulan siyasi hayatımızın her safhasında bunu yaptık. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığımıza kadar milletimizin takdiriyle geldiğimiz her görevde, insanımızın yaşam tarzına müdahale etmedik. Kimsenin de bize bir dayatmada bulunmasına, bu milleti hor görmesine, üstenci bir dille bu millete had bildirmesine rıza göstermedik. Ne hak yedik ne de hakkımızın yenilmesine izin verdik. Bugün de aynı yerdeyiz. Aynı hassasiyetle hareket ediyoruz. Doğruluktan sapmıyor, yanlış bulduğumuz uygulamaları da açık yüreklilikle ifade ediyoruz. Muhalefetin de bizimle aynı çizgiye gelmesini, millete karşı dayatmalara girmekten uzak durmasını arzu ve ümit ediyoruz." Erdoğan, "Kadına şiddet konusunda, sinema ve dizi sektörümüzün de artık kendine bir çekidüzen vermesi gerektiğine inanıyorum" ifadesini kullanarak, şu görüşleri paylaştı: "Kadın ve Demokrasi Vakfı KADEM'in yaptığı kapsamlı inceleme, maalesef reyting uğruna kadına yönelik şiddetin normalleştirildiğini gösteriyor. Bu konuda toplumu bilgilendirici olması gereken diziler, tam tersine şiddeti teşvik eden, meşrulaştıran, araçsallaştıran kötü bir rol oynuyor. Bunun engellenmesi noktasında hepimize özellikle de yapımcılara, senaristlere, medya organlarına ve RTÜK'e sorumluluk düşmektedir." Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü'nün, tüm kadınlar için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, "Türkiye'nin kadınlarının tarih boyunca olduğu gibi bugün de dirayetleriyle, çalışkanlıklarıyla, mücadele azimleriyle, şefkat ve merhametleriyle tüm dünyaya örnek olacaklarına inanıyorum." diye konuştu. “6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun en güçlü hukuki dayanak” Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş ise konuşmasında bugünün, bir kez daha kadına yönelik her türlü şiddetin karşısında, büyük bir kararlılıkla durduklarını ilan ettikleri, bu mücadeleyi sadece bir gün değil, her gün bıkmadan, yorulmadan, hep birlikte sürdüreceklerini duyurdukları bir gün olduğunu dile getirdi. Kadınların huzur ve güven içinde yaşayacağı bir dünya inşa edene kadar bu kararlılıktan asla vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Göktaş, devletin tüm kurumlarıyla, tüm kadınların yanında olduğunu ifade etti. Göktaş, "Bu mücadelede en büyük destekçimiz olan, böylesi anlamlı bir günde, bizleri yalnız bırakmayan Sayın Cumhurbaşkanımız ve kıymetli Hanımefendiye şükranlarımızı sunuyoruz. 'Güçlü kadın, güçlü Türkiye' ilkesiyle çıktığımız bu yolda, kadınların her alanda daha fazla söz sahibi olmasını sağlamak için pek çok reformu hayata geçirdik. Kadına yönelik şiddete 'sıfır tolerans' dedik. Bugün, küresel bir sorun olan şiddeti önlemek için geliştirdiğimiz politikalara siyaset üstü bir anlayışla yaklaşıyoruz." diye konuştu. Kadına yönelik şiddetle mücadelede, fiziksel, psikolojik, ekonomik ve siber olmak üzere şiddetin her türüne karşı topyekun bir mücadele yürüttüklerini kaydeden Göktaş, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un, bu mücadelede ellerindeki en güçlü hukuki dayanak olduğunu aktardı. Bakan Göktaş, bu kanun sayesinde, kadınların can güvenliğini ve haklarını koruma noktasında önemli mesafeler katettiklerine dikkati çekerek, kanunun etkin şekilde uygulanmasının en yakın takipçisi olmaya da devam edeceklerini belirtti. "ŞÖNİM'lerle yaklaşık 2 milyon kişiye hizmet verdik" Şiddet mağduru kadınlar için acil destek hattından elektronik kelepçe uygulamasına kadar kapsamlı önlem mekanizmalarını hayata geçirdiklerini ifade eden Göktaş, şiddetle mücadelede kurumsal kapasitelerini daha da artırdıklarını, kadınların geleceği ve huzurunu sağlayan kazanımların artarak devam etmesi için büyük kararlılıkla çalışmayı sürdüreceklerini anlattı. Göktaş, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi, tüm paydaşlarıyla güçlü koordinasyonla yürüttüklerini aktararak, şunları paylaştı: "Kadına yönelik şiddetle mücadeleyi, bir devlet politikası olarak en üst düzeyde yürütüyoruz. Zatıalinizin teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz programda, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele IV. Ulusal Eylem Planımızın 2024 yılı faaliyet planını açıklamıştık. Bu plan çerçevesinde 2'sini bu ay açtığımız, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) sayımızı 84'e yükselterek, koruyucu ve önleyici hizmet sunum kapasitemizi daha da güçlendirdik. 2012'den bugüne kadar ŞÖNİM'lerle yaklaşık 2 milyon kişiye, kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında rehberlik ve danışmanlık hizmeti verdik." Şiddetle Mücadele Hattı, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne entegre edilecek "ALO 183 hattımızın 112 Acil Çağrı Merkezi'ne dahil edilmesi konusunda çalışmalarımızı başlattık" diyen Göktaş, kadına yönelik şiddeti önlemenin yollarından birinin, hiç şüphesiz kadını koruyucu mekanizmaları hayata geçirmeleri ve etkin şekilde uygulamaları olduğunu vurguladı. Yasal düzenlemelerin, yazılı metinlerin, koruma tedbirlerinin ve caydırıcı cezaların, bu mücadelede hayati rol oynadığını belirten Göktaş, şunları kaydetti: "Ancak bu tedbirlerle yetinmiyor, şiddetin kök nedenlerine de odaklanıyor ve kalıcı çözümler geliştirmeye gayret ediyoruz. Bu çerçevede, bu yıl Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet Araştırması'nın üçüncüsünü, TÜBİTAK ve Marmara Üniversitesi işbirliği ile yürütmeye başladık. Şiddetin kök sebeplerini tespit etmek ve şiddet döngüsünü kırmak amacıyla, şiddet uygulayanların profillerini ortaya koyan yeni bir araştırma başlattık. Bu mücadelede, devletimizin tüm kurumlarıyla ve paydaşlarımızla işbirliğimizi güçlendirmeye özel önem verdik." Sosyal risk haritaları oluşturuluyor RTÜK ile işbirliğinde, mart ayında "Medyada Kadına Yönelik Şiddetle Mücadeleye İlişkin Etik İlkeler Rehberi" hazırladıklarını anımsatan Göktaş, "81 ilimiz ve 922 ilçemizde, kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı, bağımlılık gibi tehditleri bütüncül bir yaklaşımla ele alacağımız sosyal risk haritaları oluşturuyoruz. Bu çalışmayla, koruyucu ve önleyici mekanizmaları güçlendirmeyi ve olası risklerin geri dönülemez sonuçlar doğurmadan önüne geçmeyi amaçlıyoruz." dedi. 6 ilde daha yeni ŞÖNİM faaliyete geçirerek, mücadele ağlarını genişleteceklerini vurgulayan Göktaş, yapay zeka teknolojilerinden yararlanarak, risk analizleri ve önleyici çalışmalar için kapsamlı bir veri ambarı oluşturduklarını söyledi. Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Risk odaklı bir yaklaşımı benimseyerek vakalara ilişkin tespit, müdahale ve izleme hizmetlerimizi güçlendireceğiz. Bunun yanı sıra okul rehberlik birimleri aracılığıyla şiddet vakalarının tespiti ve bildirimine ilişkin kurumsal işbirliklerini daha da geliştireceğiz. Aynı zamanda, medyanın dilini dönüştürmek için çalışacak ve şiddetle mücadeleye katkı sunan içerikteki yapımları ödüllendireceğiz. 2026-2030 yıllarını kapsayan Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele V. Ulusal Eylem Planı'nı, tüm kurumlarımızın, paydaşlarımızın desteğiyle, ulusal ve uluslararası deneyimlerimiz doğrultusunda hazırlayacak ve hayata geçireceğiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'a anlamlı hediye Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın programda yaptığı konuşmanın ardından, eşi Emine Erdoğan'a, Bakanlığa bağlı kadın konukevlerinden hizmet alan kadınların "sıfır atık" konseptiyle yaptıkları "Kadın Ana" figürünü hediye etti. Kadın Konukevi'nde kalan kadınların atık gazete kağıdı ve şişe kapaklarıyla yaptıkları "Kadın Ana" figürü, ilhamını Afyonkarahisar yöresine ait bir efsaneden alıyor. Ayrıca, kadını himaye etmek üzere kurulan 2 ayrı vakfın senedi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a takdim edildi. Vakfiyelerden ilki 1385 yılına tarihlendirilmiş olup ihtiyaç içinde bulunan kadınların ve yetimlerin hizmetine sunulmak üzere Sivas'ta, diğer vakıf ise evsiz ve kimsesiz kadınların ikamet etmeleri ile geçimlerini sağlamak amacıyla sanat ve meslek öğrenmelerini teşvik etmek üzere 1916'da Bursa'da kuruldu.

26.11.2024
GÜNCEL

CHP Konya Milletvekili Bektaş: Atatürk’ü özlemle ve minnetle anıyoruz

CHP Konya Milletvekili ve Anayasa Komisyonu üyesi Barış Bektaş Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümünün 86. yıldönümüyle ilgili yayımladığı anma mesajında, “Ölümünün 86. Yıldönümünde Kurtuluş Savaşının önderi, Cumhuriyetimizin kurucusu ve edebi başkomutan, eşsiz devrimci Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ulus olarak özlemle ve minnetle anıyoruz” diye konuştu.

10.11.2024
GÜNCEL

Başkan Ahmet Arslan: Mevlid Kandili mesajı

Gelecek Partisi Konya İl Başkanı Ahmet Arslan, Mevlid Kandili dolayısı ile yayımladığı mesajında; “Peygamber Efendimiz sadece İslam âlemi için değil tüm insanlık için bir kurtuluş müjdesidir” dedi ve bu gece’in Gazze ve Doğu Türkistan’daki Soydaşlarımızın kurtuluşuna vesile olmasını diledi.

13.09.2024
GÜNCEL

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 'Sivas' mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sivas Kongresi’nin 105. yıl dönümü münasebetiyle yayımladığı mesajında, Sivas Kongresi'nde alınan tarihi kararların Kurtuluş Savaşı'nın yolunu açtığı gibi, Cumhuriyetimizin istikbaline de yön verdiğini söyledi.

04.09.2024
YEREL

Başkan Altay: “En Büyük Amacımız Başta Gazze Olmak Üzere Mazlumların Sesini Duyurmak İçin Çalışmak”

57 İslam ülkesinden 187 üyesi bulunan İslam Başkentleri ve Şehirleri Teşkilatı’nın 15. Genel Konferansı ve 33. Yönetim Kurulu Toplantısı Konya’nın ev sahipliğinde başladı. Konferans kapsamında düzenlenen OICC Yönetim Kurulu Toplantısı açılışında konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, İslam dünyasının farklı köşelerinden kardeş şehirlerin temsilcileri olarak bir araya geldiklerini belirterek, “Bu birliktelik, sadece şehirlerimizi değil, kalplerimizi de birleştiriyor” dedi. Başkan Altay, konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Dünya İslam Bilginleri İstişare Toplantısı’nda söylediği “Müslümanlar olarak Gazze’de bir imtihana tabi tutuluyoruz. Ya bu imtihandan alnımızın akıyla çıkacağız ya da bir ömür boyu kalbimizde ağır bir pişmanlık yüküyle yaşamak zorunda kalacağız. Müslümanlar olarak Hakkın yanında durmak, gerçek anlamda, samimi anlamda Allah’ın ipine sarılmak, yegane kurtuluş yolumuzdur” sözünü hatırlatarak, “Hepimizin kalbindeki ortak acı olan Gazze’li kardeşlerimizin sesini buradan bir kez daha duyurmak istiyorum. İsrail’in sürdürdüğü katliam nedeniyle hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor, bu savaşın bir an önce sona ermesini temenni ediyorum. OICC Yönetim Kurulunun en büyük amacının başta Gazze olmak üzere mazlumların sesini duyurmak için çalışmak olduğunu düşünüyorum” dedi. OICC Genel Sekreteri Ömer bin Abdullah El-Kadı, Başkan Altay’a ev sahipliği için teşekkür ederek, İslam başkentleri ve şehirleri arasındaki iş birliğinin artarak devam etmesini diledi.

13.05.2024
GÜNCEL

Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’dan Berat Gecesi Mesajı

Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, yayımladığı kutlama mesajıyla tüm İslâm âleminin Berat Gecesi’ni tebrik etti. Berat Gecesi’nin kurtuluş, bağışlanma ve arınma gecesi olduğuna vurgu yapan Başkan Kılca, “Bu mübarek geceyi fırsat bilerek Gazze ve Doğu Türkistan başta olmak üzere, dünyanın dört bir yanındaki mazlumları, kimsesizleri ve muhtaçları da dualarımızda unutmayalım” dedi.

23.02.2024
GÜNCEL

Başkan Yaman: ''Atatürk’ü ölümünün 85. Yıldönümünde özlem ve minnetle anıyoruz''

CHP Konya İl Başkanı Bekir Yaman, Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 85. Yıl dönümde bir mesaj yayımlayarak, “Kurtuluş Savaşı’nın önderi, ebedi Başkomutanımız, Cumhuriyetimizin ve bağımsızlığımızın mimarı Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete intikal edişinin 85’nci yıldönümünde saygı, minnet ve özlemle anıyorum” diye konuştu.

09.11.2023
SPOR

Pedallar Milli Mücadele Ruhu İçin Dönüyor

SAMKON, Cumhuriyetin yeni yüzyılına ithafen 30 Ağustos-2 Eylül 2023 tarihleri arasında Samsun'dan Ankara'ya “Kurtuluş Yolu Bisiklet Turu” düzenleyecek. Cumhuriyetin ilk meclis binasında son bulacak olan bisiklet turunda son durak Kahramankazan olacak.

18.08.2023
SİYASET

MHP Lideri Bahçeli : ‘’Silah Sanayiinde Mukayeseli Üstünlüğe Sahip Olacağımız Günler Çok Yakındır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Demokrasinin olmadığı bir ülkede gayri meşru Türkiye Komünist Partisi’nin veya Halkın Kurtuluş Partisi’nin seçimlerde boy göstermesi akıl dışılıktır. Özgürlüklerin olmadığı bir ülkede Türkiye Komünist Hareketi’nin varlığından bahsetmek hastalık ölçüsünde saflıktır” dedi.

13.04.2023
GÜNCEL

Seçim Günü Yasakları Belli Oldu

Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK), seçim günü uygulanacak kuralları, oy kullanma saatlerini ve bir sandık bölgesindeki seçmSEÇİM GÜNÜ UYGULAMA VE YASAKLAR ■ Seçim günü saat 06.00’dan gece 24.00’a kadar alkollü içki satışı yasak olacak. ■ Emniyet ve asayişi korumakla görevli olanlar dışında yerleşim yerlerinde kimse silah taşıyamayacak. ■ Seçim günü kahvehane, kıraathane ve internet kafe gibi bütün umumi eğlence yerleri kapalı olacak. Eğlence yeri niteliğindeki lokantalarda yalnızca yemek verilebilecek. ■ Seçim günü saat 18.00’dan sonra düğünler yapılabilecek. ■ YSK’nın kararlarına göre saat 18.00’a kadar basın yayın organlarında seçimler ve sonuçlarına ilişkin haber tahmini ve yorum yapılması yasak olacak. ■ Saat 18.00 ile 21.00 arasında ise YSK tarafından seçime ilişkin verilecek haber ve tebliğler yayımlanabilecek. Saat 21.00’den sonra ise bütün yayınlar serbest olacak, YSK bu saati daha erkene alabilecek. İKİNCİ TURA KALIRSA SEÇİM TARİHİ 28 MAYIS ■ Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci tura kalması halinde aynı hükümler 28 Mayıs’ta da uygulanacak. Bir sandıkta oy kullanacak seçmen sayısı il ve ilçelerde 360 ila 380 kişi olacak. Köylerde seçmen sayısının 400’ü aşmaması halinde bir sandıkta oy kullanılabilecek. NE ZAMAN OY KULLANILABİLECEK ■ YSK’nın oy verme saatlerine ilişkin kararına göre; Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28’inci Dönem Milletvekili Genel Seçiminde oy verme günü olan 14 Mayıs 2023 Pazar günü, Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci oylamaya kalması durumunda ise 28 Mayıs 2023 Pazar günü tüm yurtta oy verme başlangıç ve bitiş saatleri 08.00-17.00 olarak belirlendi. YSK’DAN 36 PARTİYE SEÇİME KATILMA VİZESİ Yüksek Seçim Kurulunun (YSK), seçimlere girme yeterliliğine sahip 36 siyasi partiye ilişkin kararı Resmi Gazete yayımlandı. Karara göre, seçime girebilecek siyasi partiler, Adalet Birlik Partisi, Adalet Partisi, Adalet ve Kalkınma Parti, Anavatan Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Büyük Birlik Partisi, Büyük Türkiye Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi, Demokrasi ve Atılım Partisi, Demokratik Sol Parti, Demokrat Parti, Emek Partisi, Gelecek Partisi, Genç Parti, Güç Birliği Partisi, Hak ve Özgürlükler Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Halkların Demokratik Partisi, Hür Dava Partisi, İYİ Parti, Memleket Partisi, Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Milli Yol Partisi, Saadet Partisi, Sol Parti, Türkiye Değişim Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Türkiye Komünist Partisi, Vatan Partisi, Yeniden Refah Partisi, Yenilik Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ile Zafer Partisi olacak. en sayısını belirlediği kararlar Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, 14 Mayıs'ta tüm ülke genelinde oy verme başlangıç ve bitiş saati 08.00-17.00 olarak belirlendi.

12.03.2023
SİYASET

Kılıçdaroğlu, Akşehir'i İl Yapacağız

Kılıçdaroğlu, Akşehir'in Türk tarihinde önemli bir misyon yüklendiğini, Milli Mücadele'de büyük yer tuttuğuna işaret ederek, "Kurtuluş Savaşı'nın asıl karargahı Akşehir'dir. Diğerleri il, Akşehir değil. Akşehir, neden il değil? Kadim kültürümüzün yerleşkesi olan Akşehir'i il yapacağız.

29.01.2023
YEREL

Batı Cephesi Karargahı Akşehir’den İzmir’e Bayrak

Keşan Belediyesi, Akşehir Belediyesi ve Keşan Saros Doğa Ve Spor Derneği (Sardos) işbirliği ile Büyük Taarruz Zaferinin 100. Yıl dönümünde “Keşan, 100. Yılda Zafer Yolunda” projesi kapsamında Büyük Taarruz Zaferinin Batı Cephesi Karargahı olan ve Büyük Taaruzu’n tüm hazırlıklarının yapıldığı Akşehir’den alınan bayrak 9 Eylül İzmir’in Kurtuluş Günü’nde İzmir Valisine teslim edilmek üzere yola çıktı.

31.08.2022