SİYASET
Giriş Tarihi : 29-06-2025 17:54   Güncelleme : 30-06-2025 13:17

İl Başkanı Mehmet Demirel : ‘’İcraatın, Vaktidir. İttifakın, Vaktidir.’’

İslam aleminin yeni Hicri Yılbaşını kutluyorum. İnsanlığın hakikate, adalete ve esenliğe yürüyüşünün remzi olan bu mübarek günlerde başta Gazzeli kardeşlerimiz olmak üzere tüm mazlumların kurtuluşuna vesile olmasını temenni ediyorum. Bugün sizlerle birkaç önemli konuyu paylaşmak istiyorum.

İl Başkanı Mehmet Demirel : ‘’İcraatın, Vaktidir. İttifakın, Vaktidir.’’

ABD’NİN İRANA SALDIRILARI

Bir kez daha tarihi bir kırılmanın eşiğindeyiz. Bu kırılmanın nedeni; ABD ve İsrail’in Aklı değil çılgınlığı, Hukuku değil haydutluğu, esas alınmasındandır. Sadece bölgemiz değil, Tüm dünya sapkın bir düşünce yapısının tehdidi altındadır. Gelin, geçmişin izini şöyle bir sürelim; günümüzdeki tehdidi anlamaya, önümüzdeki tehlikeleri görmeye çalışalım.

Resim önizlemesi

Hafızalarımızı şöyle bir tazeleyelim:

Amerika;

•       2003’te Irak’ta “kitle imha silahları” var iddiasıyla,

•       2011’de Libya’yı “iç karışıklık” gerekçesiyle,

•       Afganistan’ı, Lübnan’ı, Suriye’yi, Yemen’i de hep benzer bahanelerle defalarca vurdu.

Her seferinde ya bir bahane BULDU ya da işine gelen o bahaneyi ÜRETTİ.

Şimdi de;

İran’ı “nükleer silah üretebilir” iddiasıyla vurdu. Bakınız:

•       “Nükleer silahı var” demiyor,

•       “Nükleer silah üretiyor” demiyor,

•       Üretebilir varsayımıyla vuruyor.

Halbuki, Dünyada en fazla nükleer silaha sahip ülkelerden birisi Amerika diğeri de İsrail! Nasıl ki; Irak, Libya, Suriye, dış müdahalelerin ardından; bir daha kendini toparlayamamış, siyasi istikrarını yeniden tesis edememişse, Bugün de çok benzer bir senaryonun İran için adım adım devreye sokulmaya çalışıldığını açıkça görüyoruz. “Rejim değişikliği” cümleleri boş yere ağızlardan çıkmıyor! İstikrarsız bir İran amaçlanıyor, Parçalanmış bir coğrafya amaçlanıyor, Siyonizm’e, emperyalizme boyun eğmiş bir Ortadoğu amaçlanıyor. Kısaca yıllardır hayalini kurdukları Büyük Ortadoğu Projesi planlanıyor

ASIL MESELEDEN UZAKLAŞMAYALIM: GAZZE

Değerli arkadaşlar, Lahey’de çok fiyakalı fotoğraflar verildi ama tam Nerdeyse 640 gün oldu; Gazze hala abluka altında. Gazze’de hala çocuklar açlık, susuzluk ve ilaçsızlıktan ölüyor. Gazze’de hala masum siviller bombalanarak katlediliyor. Eğer biz bu duruma dur diyemezsek, İşgalci İsrail ordusu son Filistinli şehit edilene kadar soykırıma devam edecek. Soruyorum;

Bu ateşkes, Gazze’deki soykırımı da durduracak mı? Bu ateşkes, insani yardım koridorunun açılmasını sağlayacak mı? Yoksa Balistik füzesi yok diye, Gazzeli çocuklar ölmeye devam mı edecek?

Nihayet geçtiğimiz günlerde Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, “endişe duymaya başladığını” ifade etti. Tehlike bu kadar kapımıza dayanmışken, Bizim dışişleri bakanlığımızın daha yeni “endişe” etmeye başlaması ülkemiz için “endişe” vericidir. Soruyoruz!

Endişe etmekte geç kalmadınız mı?

Kıymetli kardeşlerim,

Buradan, endişe açıklamaları yapan Dışişleri Bakanlığı’na ve iktidar yetkililerine açıkça sesleniyoruz: Endişe duymadan önce yapmanız gereken çok daha somut adımlar var!
Öncelikle Kürecik’i ve İncirlik’i derhal kapatmalısınız! Bugün mesele her ne kadar İran gibi görünse de, aslında asıl hedef Türkiye’dir! Bu bir varsayım değil, bir gerçektir. Rahmetli Erbakan Hocamız yıllar önce ne demişti? “Önce Irak’ı işgal edecekler, sonra Suriye’ye yerleşecekler, ardından İran’a saldıracaklar. Çünkü asıl hedef Türkiye’dir!

İşte bugün bu sözler bir bir gerçekleşiyor. Dolayısıyla, sadece sınırlarımızı değil, inancımızı ve istikbalimizi de hedef alan bu saldırgan planlara karşı durmak zorundayız. Siyonistlerin yolunu kesmek için; bugün Gazze’nin, bugün İran’ın yanında durmak, bir tercihten öte tarihi bir sorumluluktur!

Unutmayalım: Bugün susanlar, yarın kendi sesi duyulmadığında kimseyi suçlayamaz.
Şimdi birlik olma, şimdi dik durma, şimdi gereğini yapma vaktidir!

Artık endişelerin, kaygıların, kınamaların zamanı değil;

İCRAATIN, VAKTİDİR. İTTİFAKIN, VAKTİDİR.

Endişelenmek yerine somut adımlar atmak ve tehlikeyi bertaraf etmek zorundayız.

 

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE

Bildiğiniz üzere, partimizin de içerisinde yer aldığı “Yeni Yol Grubu” olarak, ülkemizin kanayan yaralarından biri olan uyuşturucu ile mücadele konusunda önemli bir kampanya başlattık. Geçtiğimiz günlerde il teşkilatlarımızla birlikte çeşitli basın açıklamaları yaptık. Genel Merkez düzeyinde de bir çalıştay gerçekleştirerek “Uyuşturucuyla nasıl daha etkili bir şekilde mücadele edebiliriz?” sorusuna yanıt aradık.

Maalesef bugün, uyuşturucu kullanım yaşı ilkokul seviyelerine kadar düşmüş durumda. Bu gerçekten endişe verici bir tablodur. Bizler, çocuklarımız ve gençlerimiz bu karanlık bataklığa sürüklenmesin diye mücadele ediyoruz. Son yıllarda hem ülkemizde hem de Konya’mızda uyuşturucu kullanımı ve buna bağlı suç oranlarında ciddi artışlar yaşanmıştır. Konya’da kamuoyuyla paylaşılan raporlara göre; 2025 yılının sadece ilk beş ayında binlerce sentetik hap ile yüzlerce kilogram esrar ve metamfetamin ele geçirilmiştir. Özellikle gençlerimizi hedef alan bu büyük tehdit, toplumsal yapımızı derinden sarsmakta ve Karatay, Selçuklu, Çumra gibi birçok ilçemizde uyuşturucuya bağlı suçlarda ve sosyal çöküntüde ciddi bir artış görülmektedir.

Buradan bir kez daha çağrıda bulunmak istiyorum:
"Benim çocuğum yapmaz" demeyin!
Maalesef bugün Türkiye’nin dört bir yanında gençlerimiz, çocuklarımız, işsizlerimiz, hatta sokaktaki herkes uyuşturucu tehdidi altındadır.

Bu tehdit artık yalnızca arka sokaklarda değil; evimizin önünde, okulumuzda, mahallemizde, marketin köşesinde karşımıza çıkıyor. Bonibon gibi satılan sentetik maddeler, ilkokul çağındaki çocuklarımızın cebine kadar girmiş durumda.

Uyuşturucu artık sadece bir “madde” değildir.
Uyuşturucu, cinayettir!
Uyuşturucu, şiddettir!
Uyuşturucu, çöküştür!

Buradan iktidar yetkililerine sesleniyoruz:
Uyuşturucuyla mücadele için acil bir eylem planı hazırlanmalı ve hayata geçirilmeli ve gençlerimiz bu beladan kurtarılmadılır.
Gençlerimizi bu karanlık bataklıktan kurtarmak hepimizin görevidir.

 

GÜBRE FİYATLARINA %50 YE YAKIN ZAM GELDİ

Konya’mız Türkiye’nin tahıl ambarlarının başını çeken illerden bir tanesidir. Fakat Konyalı çiftçilerimiz Gübre, Mazot ve Su gibi başlıca problemler yaşamaktadır. Tarımın can damarı olan gübreye, en kritik ekim döneminde 20 Haziran 2025 tarihinde %50 oranında fahiş zam yapıldı. Ürün maliyetlerimiz bir anda el yakar hale geldi . Geçtiğimiz günlerde Konya’da bir ilçemizin ziraat odası başkanımız açıklamasında “24 Şubat’ta üre gübresi 17.900 TL idi. 17 Mart’ta 17.700 TL’ye kadar geriledi. 23 Mart’ta ise 18.700 TL’ye yükseldi. Ancak İran-İsrail savaşı sonrası piyasada tam anlamıyla bir kırılma yaşandı. Bugün itibarıyla peşin alımlarda fiyat 29 bin TL’ye çıktı. 3 ay vadeli alımlarda 33 bin TL’ye, 6 ay vadeli satışlarda ise 37 bin TL’ye kadar yükseldi.” İfadelerini kullandı. Çiftcilerimiz girdi maaliyetlerin artması ile zor durumlarda kalmaktadır. Çiftçi kardeşlerimizi plan yapamaz, üretimden soğutur hale geldi. Tarım Kredi'nin Ocak ayında yaptığı zamlar zaten büyük bir yükken, şimdi üstüne gelen bu ek zam üretimi birebir tehdit ediyor

İktidar’ın acilen tarım ile alakalı bir eylem planı çıkarması gerekmektedir.

Biz Saadet Partisi Olarak İktidarda bulunanlara şu uyarıları yapıyoruz.

  • Gübre fiyatlarına acil müdahale yapmalı—KDV indirimi, geçici fiyat politikaları uygulanmalı.
  • Tarım destekleri derhal hızlandırılmalı, “Tohum-Gübre, Mazot Desteği” acilen hayata geçirilmeli.
  • Uzun vadede ise yerli gübre üretimi teşvik edilmeli, döviz ve dışa bağımlı ithalat politikalarına alternatifler oluşturulmalıdır.

 

KONYASPOR’UN 103. YILI VE YENİ BAŞKANI ÖMER ATİKER’E HAYIRLI OLSUN

Köklü geçmişiyle Konya’mızın gururu Konyaspor’un 103. kuruluş yıl dönümünü en içten dileklerimizle kutluyoruz. Yeni Başkan Sayın Ömer Atiker’e görevinde başarılar diliyor, yeşil-beyazlı camiamıza nice zaferlerle dolu bir sezon temenni ediyoruz.

Konyaspor Geçmişte yaşanan sıkıntılara problemlere tekrar düşmemeli. Buradan yeniden uyarmak istiyoruz. Konyaspor yönetimi asla siyasallaşmamalı bir partinin egemenliği altına girmemeli. Geçmiş dönemde biz bunları yaşadık yok Konya'da şu ağabeye soralım bu abi izin verirse yönetime alırız gibi yönetime önerilen  iki  arkadaşımızı başka Parti üyesi diye yönetimden çıkardıklarına şahit olduk. Konyaspor Konyalıların bir değeridir bu değer asla politikaya, siyasete alet edilmemelidir.

Ayrıca Yeni yönetimin bu borç politikası üzerinde sıkı bir çalışma yapmasında fayda görüyoruz. Malumunuz 3 sene önce 200 milyon lira olan borcu 1 yıl önce 700 milyona şu anda neredeyse 1 milyar 500 milyon liraya kadar çıkmıştır. Bu borç yükü bir an önce indirilmeli belediye ve diğer kurumlarla işbirliği yaparak Konyaspora kalıcı sabit gelir getirici bir tesis mutlaka kazandırılmalıdır.

 

İmdat YAYLAİmdat YAYLA