Engelli bireylere karşı yükümlülükler, yalnızca vicdani bir tercih değil; Anayasa ve yasalarla devlete ve topluma verilmiş açık bir hukuki sorumluluktur. Erişilebilirlik, eşit hizmete erişim ve ayrımcılığın önlenmesi, herhangi bir kurumun inisiyatifine bırakılmış bir lütuf değil, yerine getirilmesi zorunlu görevlerdir.
Bu nedenle toplumun her kesimine çağrımdır:
* Bir saatliğine gözlerinizi kapatın.
* Konya sokaklarında yürümeye, trafik ışıklarından karşıdan karşıya geçmeye çalışmaya, duraklarda beklemeye ve toplu taşıma araçlarında yolculuk etmeye teşebbüs edin.
* Her adımda yaşadığınız tereddütleri, belirsizliği ve çaresizliği hissedin.
İşte biz görme engelliler olarak, bu duyguyu hayatımızın her gününde taşıyoruz.
Empati, farkındalığın ilk adımıdır; ancak görev bilinci ve hukuka uygun davranmak asıl değişimi sağlar. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve toplumun tüm fertleri; engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmak için üzerine düşen hukuki ve insani vazifeleri geciktirmeden, eksiksiz olarak yerine getirmelidir.
Gerçek medeniyet, herkes için erişilebilir bir şehirden geçer.
Hep birlikte gözlerimizi kapatalım; engelleri görelim, anlayalım ve sorumluluklarımızı yerine getirelim.

































