ureticihaber.com
ureticihaber.com
KÖŞE YAZISI

İlan Çok, Çalışan Yok!

Hasan Yayla Hasan Yayla Yazarın tüm yazıları
09-10-2026 01:00 2 dk okuma
Paylaş:

 Son yıllarda sanayi sitelerinden fabrika kapılarına kadar nereye başımızı çevirsek benzer bir manzarayla karşılaşıyoruz: Camlara asılmış “Eleman Aranıyor” yazıları, internet sayfalarını dolduran ilanlar ve her ortamda dert yanan işverenler… Üretim çarklarının döndüğü Anadolu şehirlerinde bugün sermaye veya pazar bulmaktan daha büyük bir mesele var: İşini bilen, ustalaşmış, tezgâhın başına geçip üretimi sırtlayacak insan kaynağını bulabilmek.

 Gelişen teknoloji ve büyüyen kapasiteler sayesinde fabrikalarımız büyüyor, modern makineler tesislerimize giriyor fakat o makineleri çalıştıracak usta eller her geçen gün azalıyor. Çıraklıktan yetişen eski kuşak ustalar birer birer emekli olurken, onların yerini dolduracak yeni nesil usta adayları ne yazık ki yetişmiyor. Sanayici yatırım yapıyor, sipariş alıyor ama “Bu işi kim yapacak?” sorusu karşısında çaresiz kalıyor.

 Oysa dışarıdan bakıldığında durum oldukça çelişkili görünüyor. Bir yanda üniversite mezunu binlerce gencimiz iş arayışındayken, diğer yanda sanayide tezgâh boş bekliyor. Sorunun özünde işsizlikten ziyade bir “mesleksizlik” ve beklenti uyuşmazlığı yatıyor. Gençlerimiz haklı olarak masa başı, daha konforlu işlere yönelmek istiyor; ancak sanayideki emeğin, ustalığın ve zanaatın getirdiği geleceği gözden kaçırıyoruz.

 Burada hepimizin durup düşünmesi gereken derin bir zihniyet dönüşümüne ihtiyacımız var. Toplum olarak ustalığa ve zanaat kültürüne verdiğimiz değeri yeniden hatırlamalıyız. Meslek sahibi olmanın, bir zanaatı öğrenmenin sadece bir geçim kapısı değil; aynı zamanda saygın bir geleceğin güvencesi olduğunu gençlerimize ve ailelerimize doğru anlatmak zorundayız. Masa başı hayallerinin ötesinde, usta bir elin üretime katacağı değerin altını çizmeliyiz.

 Elbette bu mesele sadece gençlerin bakış açısıyla çözülemez. Sanayicilerimizin de çalışma koşullarını, ücret politikalarını ve sosyal imkânları günün şartlarına uygun hâle getirmesi gerekiyor. Genç bir çalışana sadece gündelik bir iş gücü olarak değil, geleceğin ustası ve işletmenin partneri gözüyle bakıldığında, aidiyet duygusu da kendiliğinden gelişecektir. Adil ücret ve insani çalışma ortamı, nitelikli personeli elde tutmanın en güçlü anahtarıdır.

 Öte yandan eğitim sistemimizin ve meslek liselerimizin reel sektörle entegrasyonu kağıt üstünde kalmamalı, tam anlamıyla sahaya yansımalıdır. Meslek liseleri, öğrencilere sadece teorik bilgi veren yerler değil; doğrudan sanayinin kalbinde, uygulamanın tam içinde eğitim sunan merkezler hâline getirilmelidir. Okul-sanayi iş birliği güçlendikçe, mezun olan gencimiz ne yapacağını bilerek tezgâhının başına geçecektir.

 Anadolu’nun üretim gücünü koruması ve küresel rekabette öne geçmesi, insan kaynağımıza verdiğimiz değerle doğrudan orantılıdır. İlanları çoğaltarak veya sadece dert yanarak bu sorunu çözemeyiz. Eğitimcisi, sanayicisi, ailesi ve genciyle el ele verip ustalığı yeniden cazip hâle getirmeli; emeğin ve zanaatın itibarını hak ettiği yere taşımalıyız. Çarkların durmaması, Anadolu’nun bereketli üretim geleneğinin sürmesi buna bağlıdır.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, ureticihaber.com yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Hasan Yayla — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.