11 Ekim’de il sağlık müdürleriyle bir araya gelen Memişoğlu, hemşireler arasında nöbet ve iş yükünün adaletsiz dağılmasının çalışanların motivasyonunu ciddi biçimde bozduğunu söyledi; görevlendirmelerin iptal edilmesi için talimat verdiğini açıkladı.
Aynı unvan ve ücretle çalışan personelin benzer sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Memişoğlu, sahadaki çarpıcı tabloyu “Bir hemşire 15 nöbet tutarken aynı pozisyonda, aynı parayı alan hemşire hiçbir şey yapmazken bu, öteki hemşirenin performansını inanılmaz düşürüyor” sözleriyle anlattı. Bakan, “Görevlendirmelerinin iptal edilmesini ben talimatlandırdım” diyerek il yöneticilerinden personel dağılımında adalet istedi.
Açıklamanın odağında, kadrosu sağlık hizmetinde olmasına rağmen hastane dışındaki veya masa başı idari birimlerde geçici olarak çalıştırılan personelin bulunduğu değerlendiriliyor. Bu personelin asli görev alanına dönmesi; kliniklerdeki iş yükünün, hasta bakımının ve nöbetlerin daha dengeli paylaşılması anlamına gelebilir. Memişoğlu ayrıca yöneticilerin “adil ve ulaşılabilir” olması gerektiğini belirterek unvan ayrımı yapılmaksızın çalışma düzeninde hakkaniyet çağrısı yaptı.
Karar, özellikle eksik kadroyla çalışan servislerde yıllardır artan nöbet yükünü taşıyan hemşireler açısından önemli görülüyor. Ancak açıklama, aile birliği veya sağlık mazereti bulunanları, hizmetin devamı için başka bir sağlık tesisinde görevlendirilenleri ya da tüm meslek gruplarını kapsayıp kapsamadığı konusunda henüz kesin bir çerçeve sunmuyor.
Bu nedenle gözler Sağlık Bakanlığı ile Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğünün yayımlayacağı resmî yazıya çevrildi. Uygulamanın hangi görevlendirmeleri, hangi personeli ve hangi tarihi kapsayacağı açıklığa kavuştuğunda kararın sahaya etkisi de netleşecek. Mesaj ise şimdiden açık: Aynı kadro ve aynı ücret varsa, iş yükünde de adalet olacak.