. Şehirlerin medeniyet tasavvurundaki yerini ve kimlik arayışını konu alan kitap, programla birlikte okuyucularla buluştu.
ŞEHİR KİTAPLARI SERİSİNİN ÜÇÜNCÜ HALKASI
Programın açılışında konuşan TYB Konya Şube Başkanı Ahmet Köseoğlu, şehir üzerine yazdığı eserlerin bir serinin parçası olduğunu belirterek, “Bu, şehir kitapları serisinin üçüncüsü. Rabbim bana onu hamselemeyi, yani beşlemeyi de nasip etsin. Şehir, insanın korkularını, dualarını, iktidar arzusunu, yalnızlığını, estetik duygusunu ve sonsuzluk arayışını biriktirdiği büyük hafıza mekânıdır. Tarih boyunca her medeniyet önce bir kelime üretmiş, ardından bir mabet, sonra bir meydan ve nihayet bir şehir inşa etmiştir. Çünkü medeniyetin asıl yüzü taşta değil, şehirde görünür hâle gelir” ifadelerini kullandı.
ŞEHİRLERDE MEDENİYETLERİN TEZAHÜRÜNÜ ARIYORUZ
Ahmet Köseoğlu’nun yeni eseri; Taşkent, Hive, Buhara, Semerkant, Kıbrıs, Roma, Strazburg, Kahire, Encemine, Sivas, Afyonkarahisar, Niğde, Erzincan, Ankara ve Tarsus’u kapsıyor. Köseoğlu, daha önceki kitaplarında ele aldığı şehirleri de hatırlatarak bir süreklilik vurgusu yapıyor. İlk kitabı “Kendini Koruyan Şehir”de dünü olup bugünü olmayan veya bugünü olup dünü olmayan kentler ile gerçek şehirler arasındaki farkı irdeleyen Köseoğlu, ikinci kitabı “Kendini Arayan Şehir”de ise ruhunun izini sürerek şehirlerin kimlik arayışını derinlemesine işlemişti. Yeni eseri, şehirlerin ruhunda medeniyetlerin tezahürünü aradığı ‘Kendini Bulan Şehir’ ile şehirlere yolculuğunu bir üst aşamaya taşıyor.
Medeniyetin ve insanın şehirle kurduğu bağları da merkeze alan yeni kitabın açıklama metninde şu ifadelere yer veriliyor:
"İnsan önce güvenlik aradı, ardından geçim yolları kurdu; sonra çarşılar, mabetler ve meydanlar etrafında toplanarak şehri meydana getirdi. Bu yüzden şehir yalnız evlerin ve yolların bir araya geldiği bir mekân değil, insan topluluklarının kurduğu düzenin, otoritenin, inancın ve hayat anlayışının somutlaşmış hâlidir. Tarih boyunca göçebe hareketin yerini yerleşik hayata bırakmasıyla birlikte ilim, sanat, ticaret ve siyaset de şehirlerde gelişmiştir. Çünkü medeniyet, ancak insanların bir arada yaşayarak ihtiyaçlarını aşan daha yüksek bir hayat kurmalarıyla ortaya çıkar. Bu sebeple her şehir, onu inşa eden medeniyetin ahlakını, kuvvetini ve dünya tasavvurunu kendi sokaklarında saklayan bir organizma gibidir. Şehir; insanın korkularını, dualarını, iktidar arzusunu, yalnızlığını, estetik duygusunu ve sonsuzluk arayışını biriktirdiği büyük hafıza mekânıdır. Tarih boyunca her medeniyet önce bir kelime üretmiş, ardından bir mabet, sonra bir meydan ve nihayet bir şehir inşa etmiştir. Çünkü medeniyetin asıl yüzü taşta değil, şehirde görünür hâle gelir."
ÖNCEKİ KİTAPLARDA BAŞKA ŞEHİRLERİN İZİ SÜRÜLMÜŞTÜ
Ahmet Köseoğlu, serinin önceki iki kitabında da şehirleri farklı bağlamlar ve coğrafyalar üzerinden okuyucuya sunmuştu.
Kendini Arayan Şehir
Yazarın bir önceki kitabı olan Kendini Arayan Şehir; şehirlerin kimlik arayışını derinlemesine ele alan, onları yalnızca fiziksel yapılarıyla değil tarihî, kültürel ve manevi boyutlarıyla inceleyen kapsamlı bir eserdi. Şehirlerin ruhunu ve dokusunu anlamaya çalışan yazar; mekân ve zaman arasındaki ilişkiyi gözler önüne sererek şehirlerin geçmişi, bugünü ve geleceği üzerine okuyucuyu düşündürmüştü. Bu kitapta yer alan şehirler: Kudüs, Konya, Şam, Şanlıurfa, Bursa, Üsküp, Kütahya, Aksaray, Tokat, Amasya, Balıkesir, İznik ve Ereğli.
Kendini Koruyan Şehir
Serinin ilk kitabı olan Kendini Koruyan Şehir’de ise Köseoğlu, şehirler ve kentler üzerine çarpıcı bir tasnife gitmişti. Dünü olup bugünü olmayan şehirlere Çatalhöyük ve Bahçesaray’ı örnek gösteren yazar; bugünü olup dünü olmayan (kentlere) ise Los Angeles, San Francisco, Las Vegas ve New York'u örnek vermişti. Dün de bugün de var olan; tarihi sağdığımız, gözlemleyebildiğimiz ve soluyabildiğimiz "gerçek" şehirlere ise Bursa, İstanbul, Konya, Şam, Kudüs, Buhara, Mekke, Medine gibi kadim merkezleri örnek göstermişti. Bu kitapta incelenen diğer duraklar: Şam, Konya, Saraybosna, Kütahya, Karaman, Bahçesaray, Akşehir, Seydişehir, Beyşehir, Bolvadin, Los Angeles, San Francisco, Las Vegas ve New York.
KONUŞMACILARIN DEĞERLENDİRMELERİ
Programda söz alan TYB Şeref Başkanı Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, şehir üzerine yapılan çalışmaların önemine değinerek, “Şehir artık hepimizin meselesi. Sadece siyaset bilimcilerin değil, sosyologların, bilim insanlarının ve sanatçıların da üzerinde durması gereken bir konu. Ahmet Köseoğlu’nun bu eseri, bulunduğumuz şehri ve gittiğimiz şehirleri yazma geleneğini sürdürmesi bakımından çok kıymetlidir” dedi.
TYB önceki dönem başkanı, Büyükelçi Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç, şehir yazılarının okuyucu için zevkli bir yolculuk sunduğunu belirterek, “Konya hakkında çıkan kitaplar ilgimi çekiyor. Bulunduğum İran coğrafyasında da Konya’ya benzeyen çok yerler olduğu için kıyaslama imkânı buluyorum. Bu eseri zevkle okuyacağım” değerlendirmesinde bulundu.
TYB Genel Başkanı Prof. Dr. Muhammed Enes Kala, kitabın hayırlara vesile olmasını dileyerek, “Özbekistan’da kitap takdimine ‘kitap toy’ diyorlar. Bu program da aslında bir kitap düğünüdür” ifadesini kullandı.
Kent sosyoloğu Prof. Dr. Mustafa Orçan, 18. yüzyıldan sonra sanayi devrimiyle birlikte şehirlerin kimlik kaybına uğradığını hatırlatarak, “21. yüzyılda ‘Kendini Bulan Şehir’i anlamak çok önemli. Bir kent sosyoloğu olarak bu kitaptan faydalanacağım” dedi.
Mehmet Akif Araştırma Merkezi Başkanı ve şehir kitapları yazarı Mehmet Kurtoğlu ise, “Ahmet Köseoğlu, kendi şehri olan Konya’dan hareketle medeniyet ve kültür eksenli olarak diğer şehirlere bakıyor. Şehir gerçekten hafızasını bulmuş bir şehir olarak karşımıza çıkıyor” şeklinde konuştu.
TYB Konya Şubesi önceki dönem başkanlarından gazeteci yazar M. Ali Köseoğlu, şehirlerin insan hayatındaki yerine ve bireyselleşmenin arttığı günümüzde ortak şuura katkı sağlayan şahsiyetlerin önemine dikkat çekerek şöyle konuştu: "Ahmet Köseoğlu ile Yazarlar Birliği'nin açıldığı dönemlerde tanıştım. Kendisiyle yıllardır beraber yol yürüyoruz, beraber seyahatler ediyoruz. O, şehrin hem ayaklarına hem de zihinlerine hizmet eden, bu şehirde bulunduğu için gerçekten Konya'nın da şanslı olduğu isimlerden bir tanesi. Her adımında şehri arayan, her adımında şehri çoğaltan insanların varlığıyla bizler de kendimize geliyoruz, kendimizi buluyoruz. Kendini bulan şehirlerle birlikte inşallah daha fazla kendimizi bulacağız diye ümit ediyorum. Hayırlı olmasını diliyorum."
Kırgız şair Altınbek İsmailov, Mehmet Doğan anısına yazdığı şiiri seslendirerek, kitabın dünya dillerine çevrilmesi temennisinde bulundu. Programda ayrıca Erzincan Şube Başkanı Halil İbrahim Özdemir, şehirlerin deprem sonrası yeniden inşasına dair notlar paylaşırken, diğer katılımcılar Altınbek İsmailov (Kırgızistan), Atilla Yaramış, Bahtiyar Aslan, Gülnaz Cihan (Tataristan), Hakan Şarkdemir, Hayriye Ünal, Hicabi Kırlangıç, İbrahim Demirci, M. Ali Köseoğlu, M. Erim Tarım (Doğu Türkistan), Mehmet Solak, Mustafa Özçelik, Osman Özbahçe, Şemsettin Küzeci (Irak/Kerkük), Younus Ebu Jarad (Filistin), Raşit Keskin, Bekir Şahin, Prof. Dr. Nuri Şimşekler ve Dr. Ümit Savaş Taşkesen de eserin şehir edebiyatına katkılarını vurguladı.
Eser, 16x24 cm boyutlarında, 224 sayfa olarak Ankara’da basıldı. Eylül 2026 tarihli ilk baskı, 1. hamur kâğıt kullanılarak renkli, sıvama ciltli sert kapakla hazırlandı. “Kendini Bulan Şehir”, Kitapmatik, Amazon ve D&R başta olmak üzere internet satış siteleri ile seçkin kitapçılardan temin edilebiliyor.








