Kamu Hakkı Dokunulmazdır

Ahmet Turan (Gazeteci-Yazar)

28-06-2025 14:17

Bugün içinde insan sevgisi olanların yüksek sesle dillendirdiği serzenişin Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) tarafından Cuma Hutbesine yansıtılan bölümünü sizlerle paylaşmak istedim.

Zaman, zaman bizde bu köşemizden örfümüze, adetimize, töremize, geleneğimize, göreneğimize, inancımızın bize yüklediği edebimize, ahlakımıza uygun olmayan davranış ve uygulamaları sert sözlerle eleştiriyorduk.

Bu haksızlıktır, insanların ahını almayın diye dilimiz döndüğünde gördüklerimizi dile getiriyorduk.

Ne diyorduk:

“Tüyü bitmedik yetimin hakkı yenmez.”

“Devlet malı deniz değil”

“Üç liralık işi beş liraya yapmayın. Bu insanların ahını almayın” diyorduk

Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençleri özünden uzaklaştırıyoruz, vicdanlardaki hassasiyet kalktı diye bağırıyorduk.

Hatta daha da ileri gidip ‘Ahlaksızlık yapmayın’ diye feryat ediyorduk.

Çünkü bu gidişattan herkes rahatsız olmaya başlamıştı.

En etkili çağrıyı Diyanet İşleri Başkanlığı yayınladığı Cuma Hutbesinde yaptı.

Bu yanlışa dur demeyi hatırlattı.

Bende hutbeyi olduğu gibi sizlerle paylaşıyorum.

Hayber’in fetih günüydü. Müslümanlar o gün, büyük bir zafer elde etmişlerdi. Zaferin ardından sahabiler Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in yanında, canlarını feda eden şehitleri bir bir anıyorlardı. Birinin adı zikredildiğinde Peygamber Efendimiz (s.a.s), o kişi hakkında şöyle buyurdu:

“Hayır! Ben onu kamu malından çaldığı bir hırka ile cehennemde gördüm.”

Allah Resûlü (s.a.s) bu sözleriyle bizlere; kamu hakkını çiğnemenin Allah yolunda ölen bir kimsenin şehit olmasına engel olacak derecede büyük bir günah olduğunu haber vermektedir.

Kamu hakkı; ‘Hukukullah’tır; Allah’ın hakkıdır, Rabbimizin bizlere emanetidir. Bu emanete sahip çıkmak, Müslüman olmanın bir gereğidir. Kamu hakkına ihanet etmek; sadece bir haksızlık değil, aynı zamanda bir zulümdür.

Kamu malı ise; topyekûn bir milletin ortak menfaat alanıdır. Hiç kimse bu mallar üzerinde şahsi ve keyfi bir tasarrufta bulunamaz. Kamu malı; sadece hayatta olanların değil, henüz doğmamış çocukların, tüyü bitmemiş yetimlerin, bütün muhtaçların, garip gurebanın da hakkıdır. Kur’an-ı Kerim’de ‘Gulûl’ olarak isimlendirilen hazine, kamu, belediye, vakıf ve dernek mallarına el uzatmak; insanı dünyada zillete, ahirette büyük bir azaba sürükleyen ağır bir vebal, büyük bir günahtır. Nitekim Yüce Rabbimiz, “…Kim, kamu malına ihanet ederse, kıyamet günü, hainlik ettiği şeyin günahı, boynuna asılı olarak gelir...” buyurmaktadır.

Kimi zaman görsel ve yazılı yayın organlarında gündeme gelen, kimi zaman dijital mecralarda dillendirilen, kimi zaman da insanlar arasında sohbet konusu olarak geçen kamu hakkı ihlallerini ve yüce dinimiz İslam’ın bu konuya bakışını bugün bir kez daha hatırlayalım.

Hazineye, vakıflara, derneklere, kamu kurum ve kuruluşlarına ait menkul veya gayrimenkulleri zimmete geçirmek, işgal etmek ya da vasıflarını değiştirerek gayr-i meşru kazanç sağlamak ateşten bir korla karnı doldurmaktır. Bu hususta Resûl-i Ekrem (s.a.s)’in uyarısı gayet açıktır: “Hiç kimse hakkı olmayan bir karış toprağı bile almasın! Eğer alırsa, kıyamet gününde Allah yedi kat yeri onun boynuna dolar.”

Kamu imkânlarını amacı dışında kullanmak, kamuya ait işleri yavaşlatmak ya da aksatmak, verilen görevleri layıkıyla yerine getirmemek hem vebal hem de günahtır. Kamu hizmetlerini sunarken insanlar arasında ayrım yapmak, tanıdığı kişilere öncelik vermek, çalışma saatlerinde şahsi işlerle meşgul olmak, hak hukuk tanımamaktır, günahtır. Yaptığı iş karşılığında aldığı ücretten başka, hak etmediği bir ücret talep etmek harama el uzatmaktır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bu hususta bizleri şöyle uyarmaktadır: “Bir kimseyi bir işte görevlendirip yaptığı işin karşılığı olarak ona bir ücret verdiysek, onun bu ücret dışında alacağı her şey emanete hıyanettir.”

Hediye kisvesine bürünen her türlü çıkar ilişkisi, cehennem ateşinden bir parçadır. Dijital mecralarda, yazılı ve görsel medyada yalan ve yanıltıcı haberlerle manipülasyon yaparak kamuyu zarara uğratmak haramdır. Bir kişinin yapabileceği bir iş için birden fazla kişiyi işe almak kamu kaynaklarını israf etmektir. Torpil yapmak ve yaptırmak, adam kayırmak ve kollamak, gençlerimizin hayallerini çalmaktır. Bir takım kanuni boşluklardan yararlanıp adeta gayrimenkul mafyası oluşturarak kamunun ve şahısların malına haksız yere el koymak, sahte belgeler ve yalan beyanlarla bunları haksızca ele geçirmek haramdır, zulümdür.

Elektrik ve suyu kaçak kullanmak, toplumun tamamının malına el uzatmaktır, haramdır. Devletin; tarımda, hayvancılıkta ve ticarette verdiği destekleri amacı dışında kullanmak, kamu hakkını ihlal etmektir, günahtır. Daha fazla destek almak için olmayan tarlaları varmış gibi beyan etmek ya da vasıfsız tarlaları vasıflı göstermek, büyük bir haksızlıktır, zulümdür. Değeri düşsün diye çiftçinin ürününü tarlada bekleterek gerçek fiyatının altında almak, fiyatlar artsın diye karaborsacılık ve stokçuluk yapmak, haksız yere milletin malına el koymaktır, haramdır, günahtır.

İhtiyacı olmadığı halde sosyal yardım almak, ailesinden kalan maaşı alabilmek için resmiyette boşanıp gerçekte birlikte yaşamaya devam etmek, ateşten gömlek giymektir. Naylon fatura ile vergi kaçırmak, sahte belgelerle mal beyanını düşük göstermek haramdır, günahtır. Engelli muafiyetinden yararlanılarak alınan aracı amacı dışında kullanmak, vergi imtiyazını istismar edip bunu bir rant kapısına çevirmek kamu hakkını gasp etmektir, haramdır. Menfaat elde etmek için rüşvet alıp vermek ise Allah’ın lanetine müstahak olmaktır. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.s), “Allah’ın laneti, rüşvet verenin de alanın da üzerine olsun.” buyurmaktadır.

Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu uyarısını unutmayın: “Kamu malından haksız kazanç sağlayanlar için kıyamet günü ancak cehennem azabı vardır.”

 

 

DİĞER YAZILARI Bakan Çiftçi’nin Duası 01-01-1970 03:00 Bayramlık Olsun 01-01-1970 03:00 Al Bayrağımızın Gölgesindeyiz 01-01-1970 03:00 Bizim Hikayemiz 01-01-1970 03:00 Kusura Bakmayın Biz Buyuz 01-01-1970 03:00 Tarım Fuarı Konya Da Buluşturdu 01-01-1970 03:00 Kör Topal Gidiyor 01-01-1970 03:00 Ecdadımın Bize Bıraktıkları 01-01-1970 03:00 Köpeğe MISGA Yazmak 01-01-1970 03:00 Hainler Temizlenmeden Olmaz 01-01-1970 03:00 Kâbe de Hacılar Hu Der 01-01-1970 03:00 Onbir Ayın Sultanı 01-01-1970 03:00 Temel Eğitim Ailedir 01-01-1970 03:00 Berat Kandili ve CERBE Muharebesi 01-01-1970 03:00 Terör Sorunu 01-01-1970 03:00 Kalemin Karakterin Olsun 01-01-1970 03:00 Çağın Gerekliliğine Hakim Olan Bireyler Yetiştirmek 01-01-1970 03:00 Hatay Depremin İzlerini Siliyor 01-01-1970 03:00 Konya da SURİÇİ 01-01-1970 03:00 Hz Mevlana Gel Diyor 01-01-1970 03:00 Doğru Kararlar Alkışlanır 01-01-1970 03:00 Sağlıkta Müzik ve Su Sesi 01-01-1970 03:00 Nereden Nereye 01-01-1970 03:00 Acı Hayat 01-01-1970 03:00 Tek Dişi Kalmış Canavarlar 01-01-1970 03:00 Tarihe Dönelim 01-01-1970 03:00 Ailede Secde ve Sohbet 01-01-1970 03:00 Gazze. 01-01-1970 03:00 Köleleşmiş Ruhlar 01-01-1970 03:00 Okullar Açıldı 01-01-1970 03:00 Konya Festivalleri 01-01-1970 03:00 BİLİM FESTİV ALİ 01-01-1970 03:00 Üç Program Milyonluk Heyecan 01-01-1970 03:00 Yol Hikayesi 01-01-1970 03:00 Rehbersiz Bir Konya Turu 01-01-1970 03:00 Suyumuzu Koruyalım 01-01-1970 03:00 Aslan Yürekli 01-01-1970 03:00 Tarımda Strateji 01-01-1970 03:00 Ahlaksızlık Yapmayın 01-01-1970 03:00 Babalar Ve Evlatları 01-01-1970 03:00 Bayramlar Bize İyi Geliyor 01-01-1970 03:00 Eğitim Ve Karakter 01-01-1970 03:00 Ortaya Karışık 01-01-1970 03:00 Diş Hastanesi Hizmete Başladı 01-01-1970 03:00 Hindistan da İnekler Ölüyor 01-01-1970 03:00 Karakter Bozulmasın 01-01-1970 03:00 Gönül Coğrafyamızın Birliği 01-01-1970 03:00 Merhamet Kampüsü 01-01-1970 03:00 Sadece Su 01-01-1970 03:00 Aniden Geldi 01-01-1970 03:00 Hesap Zamanı 01-01-1970 03:00