Ahmet İyioldu ,Hayatlar Namlunun Ucundaydı

Konya Aydınlar Ocağı’nda Konyalı hukukçu, gazeteci, fikir ve dava adamı Ahmet İyioldu’nun 80.doğum yılında Saygı Gecesi yapıldı.

GÜNCEL - 11-06-2026 15:42 355 kez okundu.

Ahmet İyioldu ,Hayatlar Namlunun Ucundaydı

Konya Aydınlar Ocağı’nın düzenlediği Selçuklu Salı Sohbetlerinde bu hafta hukukçu, yayıncı, fikir ve dava adamı Ahmet İyioldu ömrünün 80 yılında yaşadığı hatıraları anlattı.

Konevi derneği salonundaki programın açılış konuşmasında Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü Türkiye Cumhuriyeti döneminin pek çok münevveri olduğuna vurgu yaparak “Biz kendimize Nurettin Topçu, Erol Güngör gibi rol modeller seçtik. Erol hocayı şahsen tanımış olmakla, Aydınlar Ocağı’nın Selçuklu Sobhetleri’nin ilk konferansını da Mehmet Doğan hoca vermişti” dedi.

Ahmet İyioldu’yu Ötüken yayınlarındaki faaliyetlerinden gıyaben de olsa uzun yıllardır bildiğini anlatan Güçlü “Hukukçu, yayıncı ve bir kültür adamı olmanın yanında dava adamı da olan değerli ağabeyimizi 80.doğum yılında dinleyerek değerli hatıralarından, tecrübelerinden bu Saygı Gecemizde istifade edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Daha sonra kürsüye gelen Ahmet İyioldu, 1970’li yıllardan bu yana üyesi olduğu Aydınlar Ocağı’nda halen İstişare Kurulu Üyesi olarak görevde bulunduğunu ifade ettikten sonra “Ben 17 Eylül 1945 tarihinde Pürçüklü, şimdiki adıyla Aziziye mahallesindeki kışlık evimizde dünyaya geldim. Bağımız da Büyük Kumköprü de idi. Sülalemiz Hastamehmetler diye bilinirdi. Merhum Hasan Hüseyin Varol hoca dayımın oğludur, yaşça benden büyük olduğu için dayı diye hitap ederdim. Sadece dayızadem de değil, din dersi aldığım hocamdır“ dedi.

Hakimiyeti Milliye İlkokulu, Karma Ortaokulu ve Konya Lisesinde tahsil gördüğünü anlatan İyioldu “Lise talebesiyken 1960 darbesi olmuştu. Cuma günüydü ve okul o gün tatil edildi. Evimize giderken, CHP’li bir ailenin çocuğu olan arkadaşım (Üniversite talebelerini kıyma makinesinde doğramışlar, asfaltların altına gömmüşler) gibi 15 yaşında bir çocuğun tahayyül sınırının ötesinde şeyler anlatmıştı. Sonra anladık ki bir merkez bu sözleri daha evvelden hazırlamış. Valiliğin önüden geçerken de rahmetli Vali Cemil Keleşoğlu’nu yaka-paça aşağı indirirlerken gördüm. Az ötede Saray Çarşısının önüne de CHP’liler toplanmış, DP Milletvekili Muhittin Güzelkılıç’a tükürüklerle bağırıp çağırırken askerler onu da alıp götürdü” diyerek devam etti.

Yassıada mahkemelerini radyodan takip ettiklerini ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde yükseköğrenim yapınca, o mahkemelerde hukukun katledildiğini anladığını kaydeden İyioldu “Mahkeme başkanı Salim Başol bir sanığa (Sizi buraya getiren güç böyle istiyor) diyebildi, bunu duyduk. Menderes ve arkadaşlarının idamına halk çok üzüldü. Babam Kumköprü’nün hem muhtarı hem ocak başkanıydı ve idamlardan sonra dişlerini kaybetti” dedi.

1962-66 yılları sırasında Hukuk öğrencisi olarak İstanbul’da bulunduğunu ve avukatlık stajını AP Genel Başkanı Sadettin Bilgiç’in ağabeyi Said Bilgiç’in yanında yaptığını kaydeden İyioldu o dönemi şu sözlerle anlattı: “Fakültede darbeye fetva veren hocalarımız vardı. Rektörümüz Sıtkı Sami Onar, Hüseyin Nail Kubalı, Tarık Zafer Tunaya bunlardandı. Ve darbeden sonra şımarık bir sol öğrenci kitlesi oluştu. 28 Nisan olaylarını başlatan nesil darbeden de tatmin olmadı. Mesela, henüz Deniz Gezmiş’lerin ortaya çıkmadığı dönemde Konya Ereğlili aşırı solcu Öcal Okay biz dersteyken bin kişilik sınıfa girip (bahçeye çıkmamızı ve heykelin önünde toplanmamızı) söyler hoca da buna bir şey diyemezdi. Kadir Mısıroğlu, Mehmet Niyazi Özdemir gibi insanları orada tanıdık. Kadir beyin uzun bir fakülte hayatı oldu; benden önce başladığı okuldan benden sonra mezun oldu. Cebimizde Yeni İstanbul gazetesi, elimizde kitap olurdu” şeklinde konuştu.

MTTB ve Milli Talebe Federasyonu adlı öğrenci birliklerinin alt birlikleri de bulunduğunu hatırlatan İyioldu “Biz de kendimizi bu faaliyetlerin içinde bulduk. 1964’de ben Ötüken yayınevinin kurucuları arasında oldum. 1965’de MTTB’yi, Rasim Cinisli’yi başkan seçerek ele geçirdik. Kısa bir süre sonra da Türkiye Milli Talebe Federasyonunda sonuç aldık” dedi.

Ötüken’i Mehmet Niyazi Özdemir, Nevzat Köseoğlu, Ahmet Nuri Yüksel, Hasan Fehim Üçışık, Özer Ravanoğlu ile kurduklarını hatırlatan iyioldu “Bunlardan bir ben, bir de Özer Ravanoğlu hayatta kaldık. 40.yılında da biz Ötüken’i ikinci nesle bir vasiyetname ile devrettik. İstikametin Türk milletine, kültürüne, tarihine hizmet olmasını özellikle belittik. Devirden sonra da Çarşamba günleri Ötüken’de arkadaşlarla bir araya gelmeye devam ettik. 32 yıldır İstiklal caddesinde hizmet verdi ama yeni nesil Koşuyolu’na gitmeye bizi de ikna etti” diyerek sözlerini sürdürdü.

1960 darbesinden sonra Türk milletinin ıstırabını dindirmeye yönelik yayınlar yapan Yeni İstanbul gazetesinde Yücel Acaroğlu,  Gökhan Evliyaoğlu gibi yazarların bulunduğunu vurgulayan İyioldu “1965’de bunun yanında Babı Ali’de Sabah adlı bir teşebbüs oldu. (Sağın Cumhuriyeti) olması düşünülmüştü. Niyazi Özdemir’in teklifiyle gazeteciliğe de başlamış oldum. Ergun Göze, Ömer Öztürkmen, Hamit Yazgan ile çalıştık. Enver Ören de Ramazan sayfası hazırlıyordu. Gazetenin oluşmasında da (Milli Bakkal) namıyla bilinen Konyalı Mehmet Emin Alpkan’ın gayreti olmuştu. Sonra gazeteyi Muammer Topbaş aldı. Ben üç yıl çalıştıktan sonra, patronumuzun diğer personele dair tasarrufu nedeniyle istifa edip askere gittim” dedi.

Hukuk Fakültesini derece ile bitirdiğini ve Fehim Üçışık, Fethi Gemuhluoğlu gibi insanların asistanlık sınavına girmesi için ısar ettiklerini de kaydeden İyioldu “Reşat Kaynar’a asistan olmak için sınava müracaat ettim ve yazılıyı geçtim. Mülakattan sonra Fehim ağabeye (Ben bu çocuğu beğendim ama Konyalı imiş. Konyalılar gerici olur) diyerek beni almadı” diyerek devam etti.

Said Bilgiç’in başkan olduğu Milliyetçiler derneğine Sadettin Ökten gibi insanlarla gittiklerini, bir de Marmara kıraathanesinden istifade ettiklerini  dile getiren İyioldu “Çınaraltı’nı göremedik ama onun devamı olan ve ikinci üniversite denilen Marmara ortamından istifade ettim. O sohbetler bize dünyaya bakış açısı kazandırdı. Olayları analiz etme, fark etme konusunda orada geliştik. Konyalı Ziya Nur Aksun, kız kardeşi gazeteci Belma Aksun, Erol Güngör, Emin Işık, Mehmet Genç, Muzaffer Özak gibi insanları Marmara kıraathanesinde tanıdık” diye anlattı.

Askerlik dönüşünde İlhami Soysal, Turhan Selçuk, Çetin Altan gibi isimlerin olduğu Akşam gazetesinde çalışmaya başladığını söyleyerek devam eden İyioldu “Erol Türegün Hürriyet’e yazı işleri müdürü olunca bana teklifte bulundu. Neticede amiral gemisine çağırılmıştım ve kabul edip Nezih Demirkent yönetiminde işe başladım. Burada muhabirimiz Necmi Onur güzel özel haberler yapardı. 1973’de bir gün (Üniversite sualleri çalınmış, bunu haber yapalım) dedi.  Merkezi sınav sistemi yeni başlamıştı ve Onur beni habere ikna etti. Durumu Nezih Demirkent’e bildirdim, evinden geldi. Ben manşetten vermeyi teklif ettim ama Nezih Bey üç sütun vermeyi yeterli gördü. Haber başka gazetelerde çıkmadı ve hakikaten bir süre sonra sınav iptal edildi. Nezih bey (Seni dinlemek lazımmış) dedi” şeklinde konuştu.

Hürriyet’te çalışırken, yayıncılık alanında gelişen Ötüken’in bir de dağıtım şirketine ihtiyaç duyması üzerine istifa edip Anda Dağıtım’ı kurup başına geçtiği sürecini de anlatan İyioldu “Diyanet Yayınlarının dağıtımını almak için teminat mektubu isteniyordu. Aydın Doğan’ın yardımcı olabileceğini söylediler ve Nevzat Köseoğlu görüşmeye gitti ama Aydın Bey cironun yüzde 15’ini isteyince bu teminattan vazgeçtik. Sonra bir arkadaşımız Adana’daki tarlalarını bize ipotek etti, bu şekilde Diyanet Yayınlarını aldık ve cami önlerinden vitrinlere çıkardık” dedi.

Terör hadiselerinin şiddetlendiği dönemde gazeteci Uğur Mumcu’nun yazılarında üç-dört defa Anda dağıtımı ve kendilerini ismen zikrederek adeta hedef gösterdiğini de söyleyen İyioldu “Hayatların namlunun ucunda olduğu, hakikaten sıkıntılı günler, dönemler yaşadık. Mevlâ korudu, bize bir şey olmadı ama benim kadromda çalışan depo sorumlusu Ömer Uğraş arkadaşımızı, Kadırga’daki evine gece baskın yapıp şehit ettiler” diyerek sözlerini sürdürdü.

Kendisi görevi devrettikten üç sene sonra Anda deposunda çıkan yangında elli kamyon kitabın itfaiye müdahalesiyle hamur haline geldiğinden SEKA’ya geri döşüme gönderildiğini anlatan İyioldu “Yirmi seneyi aşkın sektöre çok iyi hizmet veren Anda bu yangından üç yıl sonra kapanmak durumunda kaldı. Kendime şahsi hiçbir mülk almadan Anda’nın yerini satın almıştım. Yangından sonra orayı satıp herkese borcumuzu ödedik. Yangın sebebiyle Ötüken’de sıfıra düştü, çünkü başka bir deposu yoktu. Onlar da kaynak yayınları yayınlamaya başladı, çok güzel kaynak eserlerin baskısını yaptı ve Beyoğlu’ndaki yeri Allah nasip etti” dedi.

MHP’de siyaset yaptığı döneme de değinen İyioldu şöyle devam etti “Anda’nın işleri için Samsun’a gitmiş, dönüyordum ve MHP’nin de Ankara’da genel kurulu vardı. Uğradığımda Alparslan Türkeş’in listede bana da yer verdiğini gördüm ama bunu evvelce bana söylememişti. 1974-79 arasında Genel idare Kurulu Üyesi olarak hizmet ettik. Bu dönemde, 1974’de Ecevit-Erbakan hükümeti kurulmuş ve bir af çıkarmışlardı. 12 Mart muhtırasının 1971’de cezaevine koyduğu adamlar dâhil, herkes serbest kaldı. Mahir Çayan’lar, Nahit Töre’ler, DEV-YOL, DEV-SOL, THKC’nin militanları dışarı çıktı. Nihat Erim’in öldürüldüğü bir anarşi dönemi var; o yanlış af buna sebep oldu. Ve bağıra bağıra 12 Eylül 1980 ihtilali oldu. Biz MHP Genel İdare Kurulu olarak her toplantıdan sonra Türkiye’nin kötüye gittiğini ve anarşiyi önlemek için müdahale edilmesi gerektiğini ifade eden açıklamalar yaptık. Fakat Sıkıyönetim bizi takip edip, açıklamalarımızdan dolayı, orduyu davet etiğimiz gerekçesiyle dava açıyordu. Biz orduyu darbeye çağırmıyorduk da onlar öyle anlıyordu; otorite kurulsun diye davet ediyorduk. Sonra 12 Eylül’de gelip darbe yaptılar.”

Sonraki süreçte Türkiye gazetesinde de görev aldığını anlatan iyioldu, Konya Aydınlar Ocağı’na teşekkür edip başarılar diledi. Program sonunda Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Genel merkez yönetim kurulu üyesi Hikmet Kaplan, Konya Şubesi Başkan Yardımcısı Mustafa Sinan Ümit ve eğitimci üye İbrahim Altay, İyioldu’ya günün hatırası olarak kitap ve belge takdim etti.

 

Advert
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
DOSD Meram'ın Özel Yüreklerinden Milli Takım'a Anlamlı Destek

DOSD Meram'ın Özel Yüreklerinden Milli Takım'a Anlamlı Destek

11-06-2026 - GÜNCEL

İletişim Başkanlığı ve BİK Bölge Müdürlerinden  Üretici Haber’e Ziyaret

İletişim Başkanlığı ve BİK Bölge Müdürlerinden Üretici Haber’e Ziyaret

11-06-2026 - GÜNCEL