Konya Aydınlar Ocağında Âşık Ahmet Özdemir Unutulmadı

Konya Aydınlar Ocağı, Konya türkülerinin unutulmaz ismi sanatçı Ahmet Özdemir’in 10.vefat yılında anma programı düzenledi.

KÜLTÜR - SANAT - 09-09-2026 20:24

Konya Aydınlar Ocağı’nın düzenlediği Selçuklu Salı Sohbetlerinde bu hafta, on yıl önce vefat eden ve Kör Ahmet namıyla bilinen Konyalı âşık Ahmet Özdemir anıldı. Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, merhum sanatçının hayatı ve hatıralarından kesitler anlatırken sanatçı kemal Pekçağlar’da makaralı teybe kaydettiği, Ahmet Özdemir’in kendi sesinden türkü dinletti.

Program öncesinde şair yazar İsmail Detseli, sağlığında ve anma programı sırasında Ahmet Özdemir için yazdığı şiirleri okudu. Daha sonra kürsüye gelen Dr. Mustafa Güçlü,  dinî eğitimin yasak olduğu yıllarda ailelerin, çocuklarını korumak üzere; onları müzikten de uzak tutmak için tek yol olarak yasak uygulamasına başvurduğunu ifade ederek “Okuma yazma bilmeyen ailelerin, çocukları savrulmalardan koruyabilmek için yasak getirmekten başka ellerinden bir şey gelmiyordu. Ben fıtraten müzik ortamlarında pek bulunmadım. Ahmet Özdemir’i tanımam da 2005 yılında oldu. Bu nedenle belki Konya’da onu anlatacak son kişilerden biriyim” dedi.

Aydınlar Ocağı olarak düzenledikleri kültürel faaliyetler sırasında Ahmet Özdemir’in hem bir müzisyen olarak hem de taklit ve anlatı yetenekleri ile toplumda ciddi bir karşılığının olduğunu gördüğünü kaydeden Güçlü “Sille Kültür Evindeki programlarımıza onu birkaç defa konuk edip temsil ettiği kültür ile tanıştık. 60.yılında da özel program tertip ettik. Hastalığı sırasında, hastanede birkaç defa ziyaret 4dip moral vermeye çalıştık. Konya’nın Ahmet Özdemir ve onun gibi insanlara vefa borcu var ve biz şehrin bu borcunu ödemesinde üzerimize düşeni yapmaya gayret ettik, ediyoruz” diye konuştu.

Merhum sanatçı Ahmet Özdemir’in aile köklerine dair bilgiler veren Güçlü “Oğuz akınlarıyla Anadolu Türk yurdu olduktan sonra fethedilen bölgelere uygun yerleşim planı uygulandı. Hacı Bilal’ler sülalesi de Güvenç köyüne yerleştirildi. Sülalenin, o günkü yaşayan oğlu Ahmet Efendi, seferberlik ilan edildiğinde askere gitmiş ve on iki sene cephede kalmış ve ancak 1922’den sonra milli mücadele kazanılınca evine dönebilmiş. Çocuklarına eşi Atiye Hanım bakmış ve babaları askerde olduğu için (Atiye’nin çocukları) olarak anılmıştır. Bu arada oğullarından İsmail Ali’de büyümüş ve milli mücadele için askere alınmış. Baba ile oğul,  İsmet Albay (İnönü) komutasındaki Batı Cephesinde buluşmuş ve burada birlikte vatan savunmasında bulunmuşlar. Atiye’nin Ali, Topçu Taburunda görev alırken, demir ustası olması münasebetiyle, bozulan, vurulan topları da tamir eder. Afyon Müzesinde sergilenen toplardan biri de tekerini, onun tamir ettiği toptur. İsmail Ali, sanatçımız Ahmet Özdemir’in babasıdır” diyerek sözlerini sürdürdü.

Babasıyla birlikte askerden dönen İsmail Ali’nin Emine Hanım ile evlendiğini ve 1933 yıllında dünyaya getirdiği üçüncü çocuğuna Hüseyin adın verildiğini anlatan Güçlü “Çocuk mavi gözlü ve pak paktır. Çocuk bir yaşındayken, kardeşi askerden gelen Emine hanım beyazlar giydirerek annesinin evine götürür. Orada bir kadın bu güzel çocuğu maşallah çekmeden sever. Üç beş gün sonra çiçek hastalığına yakalanan Hüseyin’in gözü enfeksiyon alır ve kapanır. Bu sırada dede vefat edip, adı da herhangi bir toruna verilmemiş olunca Hüseyin’in adına Ahmet ilave edilir. Aile, soyadı kanunu çıkınca, baba mesleğinden dolayı Özdemir soyadını alır, çocuklarını yazdırırken de Hüseyin adı düşer. Âşık Ahmet Özdemir, nüfusa bu şekilde yazılmış olur” diyerek devam etti.

Henüz bir yaşında görme yetisini kaydeden Ahmet Özdemir’in, küçük yaşlarda kulak hassasiyetinin geliştiğini ve kadınlar arasındaki kına, nişan gibi ortamlarda musikiye olan ilgisinin ortaya çıktığını aktaran Güçlü "güğümden enstrüman sesleri çıkarması kadınların dikkatinden kaçmaz. Zaten ailede musiki ile ilgilenen insanlar da vardır. Onlardan da etkilenir. Altı yaşında köydeki Kur’an Kursuna, ertesi yıl da ilkokula gönderilir. Bu arada ninesi ve annesiyle köydeki düğünlere de gider ve orada türküler söylemeye de başlar. On bir yaşında da ud çalmaya başlar” diyerek sözlerini sürdürdü.

Özdemir ailesinin 1946’da Konya’ya göçüp Ahmet Dede Yediler mahallesine yerleştiğini kaydederek devam eden Güçlü “Ali Özdemir ufku geniş bir müteşebbistir. İlk elektrikli kaynağı Konya’ya o getirir. Eski Sanayi Sitesinin temelini de o atar. Ahmet Özdemir’de köyde başladığı İlkokul tahsilini İsmetpaşa’da bitirir. Okuldaki musikişinas hocalarından ve mahalledeki komşularından da ders alır. Bu arada; gözü de görmediği için, kadınların düğün, kına gibi eğlence ortamlarında müzik icra etmeye başlar” dedi.

Ahmet Özdemir’in, sanat hayatı boyunca 365 binin üzerinde düğünde sanatçı olarak bulunduğunu ifade eden Güçlü “Bunu söylerken, ondan sonrasını saymadığını da söylerdi. Demek ki bu rakam dört yüz bine yaklaştı. Dolayısıyla, üç kuşak Konyalı insanı evlendirmiş bir sanatçıdır. Mevlâna İhtifallerinin turizm derneği ve Belediye tarafından yapıldığı dönemde orada görev almıştır. 1989’dan sonra Konya Büyükşehir Belediyesi Altınbaşak Kültür ve Sanat etkinliklerini başlattığı dönemde, organizasyonun da sorumlusu olan Ahmet Köseoğlu, Ahmet Özdemir’e sahne verdi ve 1995 yılında da 41. Sanat Yılı dolayısıyla plaket verilmesini sağladı. Daha sonra Köseoğlu Kon TV’de çalışmasını da teklif eder ama vefa gösterip, SUN TV’den ayrılmaz. Biz de Aydınlar Ocağı olarak kendisi için programlar düzenledik, 60. Yıl Beratı verdik.. 2012 yılında Konya Büyükşehir Belediyesinde Mücahit Sami Küçüktığlı ve Muhammed Ali Orak, Ahmet Özdemir’n 17 türküden oluşan bir CD’sinin hazırladı. ” diyerek devam etti.

Beş bin türkü bilen Ahmet Özdemir’in TRT’ye 124 türkü hediye ettiğinin altını çizen Güçlü “Babasından izinsiz olarak gittiği Ankara’da Muzaffer Sarısözen tarafından programa alınıp türkü söylemiş ve haftada bir gün radyoya gelmesi istenmiştir ama ulaşım imkânlarının kısıtlılığından ötürü devam edememiştir. Kendisiyle barışık bir insandı ve insanların (Kör Ahmet) demesine alışmıştı. Ama (Âşık Veysel de kör ama kimse ona Kör Veysel demiyor) diye hayıflandığını da müşahede ettik. Ömrünün son döneminde böbrek yetmezliği şikâyetinden sık sık hastanede tedaviye ihtiyacı oldu. 6 Eylül 2016’da vefat etti.   366 binin üzerinde insanın evliliğinde sahne alan Ahmet Özdemir’in sade bir cenaze merasimi oldu. Mahalle komşusu da olan gazeteci Recep Çınar (360 bin kişinin kılması gereken cenaze namazı 360 kişiyle kılındı. Ahmet abi öldü, Konya’nın nur topu gibi bir ayıbı doğdu) diye yazarak bu vefasızlığa vurgu yaptı.  Kültürümüze uzun yıllar hizmet etmiş olan Ahmet Özdemir’i, vefatının 10.yılında rahmetle anıyoruz” diyerek konuşmasını tamamladı. Daha sonra sanatçı Kemal Pekçağlar, sağlığında makaralı teybe kaydedilen Ahmet Özdemir türkülerinden bir seçki sundu.

Günün Diğer Haberleri